Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı “savcıyla ilişkisi vardı” iddialarını yalanladı-haberi

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin‘in katili Cemal Metin Avcı tutuklanarak cezaevine gönderilmesinden bir süre sonra savcılığa ek ifadeler sundu. Avcı ifadelerinden birinde de Muğla Adliyesi’nde görevli bir savcıdan bahsederek öldürdüğü genç kadını suçladı. HSK tarafından hakkında soruşturma başlatılan D.Y., isimli savcının görevinden istifa ettiği ortaya çıktı.

Ailenin avukatı Rezan Epözdemir, söz konusu iddialar hakkında yaptığı açıklamada “haksız tahrik” indirimine dikkat çekerek”Bu vahşet meşrulaştırılamaz” dedi.

“KATİL ZANLISI AVCI’NIN TÜM İDDİALARI GERÇEK DIŞI ÇIKTI”

Avukat Rezan Epözdemir, katil zanlısı Cemal Metin Avcı’nın, soruşturmanın başından itibaren haksız tahrik indiriminden faydalanmak için gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu belirterek, üç haksız tahrik savunmasının da gerçek dışı olduğunun net bir şekilde ortaya çıktığını söyledi.

Katil zanlısı Avcı’nın gerçek dışı iddialarla cinayeti meşrulaştırmaya ve haksız tahrik indirimi ile alacağı cezayı indirmeye çalıştığını belirten Avukat Epözdemir, “Bu kapsamda soruşturma aşamasında ‘Bana şantaj yaptı, menfaat talep etti, aileme söylemekle tehdit etti’ şeklinde beyanlarda bulundu. Ortada ne bir mesaj, ne tehdit ne şantaj beyanı bulunamadı. Bu tutmayınca mahkeme aşamasında, kurgu haksız tahrik savunmasını değiştirerek bu sefer cezaevinden mahkemeye gönderdiği mektupta ‘Benim hemcinslerimle videomu çekti, menfaat talep etti, bir savcı ile de ilişkisi vardı, beni tehdit etti’ şeklinde akıl tutulması mahiyetinde bir beyanda bulundu. Dosyada, telefonlarda, maillerde herhangi bir video yok, ilişki yok. Disiplin soruşturmasında üniversite hocaları dahil bütün herkes dinlendi ve bu iddianın gerçek dışı olduğu ortaya çıktı. Bu yol da tutmayınca duruşmada 3’ncü kez ‘haksız tahrik’ savunması değiştirildi. Ceza Muhakemeleri Kanunu 201. maddesine göre çapraz sorgu yapılırken kendisine sorduğumuz sorulara cevaben; ‘Çantasından bıçak çıkardı ve beni bıçakladı, bu durumun üzerine kendimi kaybederek hiddetlendim ve öldürdüm’ şeklinde kurgu haksız tahrik savunması yaptı ama nafile. Bu değişen üçüncü haksız tahrik savunması da tutmadı. Çünkü ortada bıçak yok, adli tıp raporuna göre bıçak kesisi yok, adli tıp raporunu tanzim eden doktorun duruşmadaki beyanlarına göre koldaki yaralanma ‘sıyrık’ şeklinde ve bıçak kesisi ile oluşturulmasına imkan yok” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜNCÜL MÜCADELE VERMESİ GEREKTİĞİ AÇIKTIR”

Bugünkü haberlerde bahsi geçen cezaevinden gönderilen mektuptaki iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu savunan Epözdemir, “Türkiye’nin en temel kanayan yarası olan ‘kadın cinayetleri’ne karşı; yargı, siyaset, sivil toplum örgütleri, yazılı ve görsel basının birlikte, bütüncül, yeknesak bir mücadele vermesi gerektiği açıktır. Burada en önemli görev, yazılı ve görsel basın ile kitle iletişim araçlarına düşmektedir. Kadın cinayetlerini meşrulaştıran, normalleştiren ve özendiren bir dilin kullanılmaması ve bu konuda özen ve hassasiyet gösterilmesi gerekir. Bir kadını, önce varile koyup sonra diri diri yakıp, üzerine beton dökülerek gerçekleştirilen bu vahşeti, hiç bir şey meşrulaştıramaz” diye konuştu.

KATİLDEN ‘SAVCI İLE İLİŞKİSİ VARDI’ İDDİASI

Muğla’da acımasızca öldürüldükten sonra cansız bedeni bir varile koyulup yakılan Pınar Gültekin davasında Cemal Metin Avcı, ek bir ifade vererek Gültekin’in adliyede görevli bir savcı ile birlikte olduğunu iddia etti. İddialara göre savcı, merhumun okul notları için bile hocalarıyla konuştu. İddiaların ardından HSK soruşturma başlattı, söz konusu savcı istifa etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Kaynak :haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir