Olimpik oyunlar ve Türkiye-haberi

Modern Olimpiyatların kurucusu ise Baron Pierre de Coubertin olarak onay edilir. XIX. asır içinde Avrupa’da Bir hayli ülkede düzen eden olimpiyatlar, vakit içinde bütün dünyayı tesiri altına almaya başlamıştı.

1984 seneninde modern Olimpiyat oyunları toplantısı düzenlenir. Haris toplantısı deney et bu birleşmede çeşitli kaideler belirlenir. bunun için göre bütün aza ülkeler temsilcilerinin iştiyaklarıyla yapılan genel kurulda şu kararlar verilir:

•Olimpiyat oyunlarının tespit edecek intizam içinde oynanması ve oyunların devamlı kendini geliştirmesi,

•Olimpiyat oyunlarının her dört senede tek yapılması,

•Tertiplenecek Olimpiyat oyunlarının spor dalları: Atletik sporları, binicilik, zanaat yarışmaları, ugras sporları, devinim sporları.

Olimpiyat oyunlarının simgesi ise dahil içe geçmiş beş halka olmasının sebebi, (mavi halka Avrupa, sarı halka Asya, kara halka Afrika, yeşil halka Avusturalya, al halka Amerika) beş kıtanın birbirine var olan bağlılığını belirtmektedir.

Türkiye’nin Olimpiyatlara Katılması

1907 seneninde hayat turuna çıkıp tertemiz ülkeler tanımayı ve bu ülkeleri olimpiyatlarda görmeyi hedef alan Baron Pierre de Coubertin, bu hayat turu esnasında Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a geldi. Kendisine spor ile alakalı görüşebileceği M. Juery isimi verilmişti. O asama Mekteb-i Sultani ( Galatasaray Lisesi) öğrencisi var olan Juery’i aramak amaciyla her yolu deneyen ve nihayetinde emeline kavuşan Baron, ziyaret sebebini uzunca uzun anlattı.Juery, spora meraklı tek Türk var olan Mühendishane-i Berri-i Hümayun’un idman ve eskrim öğretmeni var olan Selim Sırrı Tarcan Bey’i, heyecanlı tek şekilde Baron’a öneri etti.Olimpiyat oyunlarının kurucusu Baron Pierre de Coubertin, Türk spor adamlarının piri sayılan Selim Sırrı Tarcan ile Beyoğlu Tokatlıyan Oteli’nde tek akşam yemeğinde buluştular. Olimpiyat ve spor mevzusu bütün akşam süresince konuşan ikili, o sene amaciyla tek anlaşmaya varamadılar.1908 yılının Eylül ayı içinde Selim Sırrı bey önderliğinde Osmanlı ulusal Olimpiyat Komitesi kurulup, beynelmilel Olimpiyat Komitesi’ne aza oldu. Osmanlı ulusal Olimpiyat Cemiyeti, Türkiye’de batı sisteminde evvel spor örgütü var olan ülkemiz İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kurulmasına civarindan (1923) işbaşında kaldı.1924 seneninde ülkemiz İdman Cemiyetleri İttifakı Başkanı Ali Sami (Yen) Bey, beynelmilel Olimpiyat Komitesi’nin ülkemiz temsilcisi Selim Sırrı bey ile tek araya gelerek ülkemiz Cumhuriyet’inin Paris Olimpiyat Oyunları’na sporcu göndermeyi öneri etti. Cumhuriyetin dahada tertemiz yeni filizlendiği senede, Avrupa’nın kuvvetli devletlerine karşı yapılan savaşlardan dahada tertemiz çıkmış, kuvvetli Türkiye’nin spor dünyasının en hatri sayilir büyüklükte organizasyonlarından biri var olan olimpiyatlarda boy göstermesi hemide sportif ayni vakitte da siyasi açıdan oldukça yarar sağlayacaktı. ama işin perişan yanı, komitenin kazanç bazli açıdan bunu karşılayamayacak olmasıydı. bu konuyla alakali devletten yardım istenmesi kararlaştırıldı.Mustafa Kemal Atatürk’ün buyruğuyla Türk sporu amaciyla yardım yapıldı. bakanlar heyeti 16 ocakta 1924 tarihindeki kararnamesiyle 1924 Paris Olimpiyat Oyunları hazırlıkları amaciyla -şimdilik olmak kaydıyla- 17.000 Lira ülkemiz İdman Cemiyetleri İttifakı Merkez-i Umumiyesi buyruğuna verdi.

Devletten evvel parti olarak alınan 17.000 Lira yardım derhal hizmete geçti. Atletizm, futbol ve güreş amaciyla yurtdışından uzman olanlar getirtildi. 

Futbolcular ve atletler Kadıköy İttihatspor Kulübünde kampa girdi, güreşçiler ise taksim mahallesi Stadı’nın yolunu tuttu.

Bakanlar heyeti kararıyla 10.000, Millî Eğitim Bakanlığı tahsisatından 2000 Lira dahada ödenek alındı. 19 futbolcu, 5 güreşçi, iki halterci, tek eskrimci, üç bisikletçi ve 10 atlet olmak üzere, ülkemiz olimpiyatlara hazırdı.

Olimpiyatlar

1924 Paris Olimpiyatlarında Türk sporcular kendisi kendilerini yeteri civarindan gösteremediler. Atletler evvel turda elendi, güreşçilerimiz de Bir hayli tek şey yapamadılar. Bisikletçilerimiz, spesiyal bisiklet yarisi sağlanamadığı amaciyla yarışa katılamadılar. Futbolda ise çok iyi tek oyun sergileyerek oyundan elendik.

Tüm bunlara karşın olimpiyat kampında dünyanın en iyi futbolcularının olduğu tek oyunda Türk futbolcusu Kelle İbrahim’in kırdığı rekor hatri sayilir büyüklükte tek aksiseda uyandırmıştı. ulusal takımımızın İskoçyalı antrenörü Billy Hunter ile karşılıklı topu yere düşürmeden 250 baş vuruşu yapan Kelle İbrahim, dahada ardindan topu yere düşürmeden 150 kez sektirmişti.

Bu oyunun bize kattığı şey, sporcularımızın dünyadaki başka sporcuların nasıl çalıştıklarını görmesi oldu. Bakanlar kurulundan toplamda 27.000, Millî Eğitim Bakanlığı’ndan 2000 Lira ödeneğin ardından, olimpiyatlara hazırlık ücreti olarak 157 Lira istikbal sağlamıştı Türk futbolu. Toplamda 29.157 Lira bütçenin 27.700 Lira 85 kuruşu kamp ve yollar masraflarına harcanmıştı.

  • Olimpik oyunlat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir