Heybeliadalılar’dan ‘Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi yeniden açılsın’ çağrısı-haberi

Heybeliadalılar, Türk edebiyatına mühim yapıtlar bırakan yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın hayatının nihayet 30 yılını geçirdiği, müzeye dönüştürülen evinin tekrar kamuya açılması amaciyla tek eylem düzenledi.

Heybeliadalılar’a başka adalarda yaşayanlar ve adaların dışından gelenler ile Gürpınar’ın o asama adada bisiklet yarisi kullanan tek kişi olduğunu söyleyen bisikletli katılımcılar da destek verdi. Ada iskelesi önünde tek araya toplanan grup, ‘Hüseyin Rahmi’nin bisikletleriyiz’, ‘Müzemizi art istiyoruz’ pankartları açarak Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi’ne doğru yürüdü.

“MÜZE STATÜSÜNDE KAMUYA AÇILMASINI İSTİYORUZ”

Müze önünde de pankartlarını açan grup yerine müzenin tekrar açılması amaciyla internette imzasini kampanyası başlatan Nihan Aydar medya izahı yaptı. Aydar, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evinin 110 yaşında olduğunu belirterek şunları söyledi:

* Adadaki tek bisikletli var olan Hüseyin Rahmi, o asama şeytan arabası olarak anılan bisikletiyle Sanki özdeşleşmiş, evine giden çok yokuşları 1912 yılından ölümüne dek tam 31 sene süresince bisikletiyle tırmanmıştı. Biz de kendisini anmak ve Heybeliadalıların onu Katiyen unutmayacağını hep tek ağızdan dile getirmek üzere bisikletlerimizle birlikte evinin önünde buluşuyoruz.

* Bu evin müze olarak açılıp dağıtılmış eşyalarıyla tek bütün seklinde tekrar kurulmasını, çok sevdiği adasında yaşamaya ayni ritimde devam etmesini istiyoruz. Hüseyin Rahmi Heybeliada’dır. 1912 seneninde Şıpsevdi romanının telifiyle satın alabildiği bu ev adanın kıymetlisidir. Heybeliadalıları, adalıları, bütün yazın severleri ve İstanbullu dostlarımızı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın hatırası çevreninde tek arada olmaya çağırıyoruz.

* Müzenin geleceğinin belirsizlikten kurtulmasını, ticari veyahut hususi başka girişimlere değil müze statüsünde kamuya açılmasını istiyoruz. Bu amaçla change org’da açılan kampanyada takriben 7000 imzaya ulaşılmıştır. Bu ev tekrar müze olarak açılana civarindan biz Heybeliadalılar o evin yazgınını bırakılmasına, yanmasına, yıkılmasına göz yummayacağız. Hüseyin Rahmi nasıl Heybeliadasız yapamadıysa Heybeliadalılar da ondan vazgeçmeyecek. Hüseyin Rahmi hanesi müze olarak kalacak, Hüseyin Rahmi Heybeliada’da yaşamaya ayni ritimde devam edecek.

“EVİ YENİDEN MÜZE YAPILSIN”

Türkiye Yazarlar Sendikası’ndan genel sekreter Nuray Gök Aksamaz ise “Yazar, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evini 2017’de Vakıflar genel Müdürlüğüne geçtikten ardindan müze olarak ziyarete açıldığını ve kısa tek vakit açık kaldıktan ardindan restorasyon programına alındığı duyurularak kapatıldığını öğrendik. 1864’te dünyaya gelen Gürpınar, hayatının nihayet 30 yılını bu hanede geçirdi. 1944’te vefat edene dek Bir hayli romanı bu hanede yazdı ve kabiri da burada Heybeliada’da. ‘Hayat yalan, vefat hakikat’ dese de yapıtlarıyla yaşamayı sürdüren Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın hanesi tekrar müze yapılsın diyoruz” diye konuştu.

“YAPILACAK ŞEY HEYBELİADA’NIN KÜLTÜR ADASI OLMASI”

Adada yaşayan tarihçi Orhan Silier de Heybeliada’nın Osmanlı’nın nihayet döneminden başlayarak tek entellektüeller adası olduğuna vurgu yaptı. Silier, Bir hayli karşıt görüşlü edebiyatçı, şair, yazarın yazlarını bu adada geçirdiğini dile getirerek şöyle konuştu:

* Bu edebiyatçı bolluğunun güzelliği tek kıymet olarak Heybeliada amaciyla kullanılacak tek yerde, bunlardan geriye var olan tek evin adım adım terk edilmesi, oradaki roman müsveddelerinin, eşyaların, yerlerde kaybolmaya terk edilmesi, iki asama evvelki belediye başkanının eşinin girişimiyle durduruldu. art kalmış malzeme bu evin içinde kısa tek asama savunmaya alındı.

* Ama ne yazık ki derhal hemen peşinden buranın özelleştirilmesi tek kafe haline getirilmesi söylentileri de erişmeye başladı. Yapmamız koşul olan şey Yalnızca bu örnekte bu binanın yüceleştirilmesi değil, Adalar’ın özellikle Heybeliada’nın Bir hayli müzeye ev sahipliği yapacak tek kültür adası olması işidir. Bunun mühim tek adımı da bu noktayla başlatılabilir diye düşünüyorum.

“KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA SESİMİZİ DUYURMAK İSTİYORUZ”

Behçet Necatigil’in kızı, yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın ise, “Büyük tek kültürel miras, binasıyla içinde yaşanmışlığıyla. tek şekilde Kültür Bakanlığı’na sesimizi duyurmak istiyoruz” diyerek binanın perişan tek vaziyette olduğuna ve yangınlara açık olduğuna dikkat çekti. (DHA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir