Ertuğrul Taşkıran: Beni en çok zorlayan forvet Sörloth’tu-haberi

Kasımpaşa’nın deneyimli ağ bekçisi Ertuğrul Taşkıran, kariyeri, Süper Lig’de görev alan toy kaleciler ve Bir hayli mevzu hakkinda İhlas havadis Ajansı’na hususi açıklamalarda bulundu.

“Büyük takımdan nokta aldığında değişik tek sema oluşuyor”

Beş maçlık galibiyet serisine civarindan yaşadıkları inişli çıkışlı grafiği değerlendirerek sözlerine başlayan 32 yaşında olan eldiven, “Sezon başladığında geçen sezondan ders alıp başladık. Zira geçen sezonun sonuna doğru iyi tek grafik yakalamıştık. eğer onu yakalamasaydık sıkıntı yaşayacaktık nihayet haftalarda. Bu doğrultuda iyi oyuncular da katıldı aramıza ama takım oyununda istediğimiz istikrarı yakalayamadık. Bu da neticelere yansıdı ama oyundan vazgeçmedik. Hiçbir oyunu bırakarak, değişik mağlubiyet alarak kaybetmedik. İstikrarlı tek oyunumuz vardı ama neticeye yansıtamadık. Nitekim hoca değişiklikleri de oldu bu doğrultuda. Bir takım mücadelelerde çok iyi oyunlar sergiledik. Galibiyet alabileceğimiz mücadelelerde kimi özgüven eksikliği, kimi ferdi yanlislar ile neticeler alamadık. Haftalar çok acele geçti. bendeniz Antalyaspor maçını oynadıktan ardindan Altay maçına geldiğimizde, ligin nihayet haftası artık, kazanmaktan başka hiçbir bahtımız yoktu. Altay o maça bize göre dahada huzurlu çıktı, üst sıralardaydı. Bizim lige 2. dönem tutunabilmemiz amaciyla kati galibiyet almamız gerekiyordu. Oraya civarindan Bir takım beraberlikler açıkçası bizim gözümüzü boyamış. Beşiktaş ile beraberlik aldık. hatri sayilir büyüklükte takımdan nokta aldığında değişik tek sema oluşuyor. İster istemez gerçeklerden uzaklaşabiliyorsun. Nitekim çok az galibiyet adlık, Giresun ve Malatya mücadelesi var galip ayrıldığımız. O doğrultuda aradaki maçların hepsinde bendeniz oynadım. Malatya maçında asagi adalemden tek sakatlık yaşadım. 20. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldım. O mücadeleden ardindan 6-7 mücadele oynayamadım. 5 haftası sakat geçti, iki haftası da yedek oturdum. Sonrasında tekrar fırsat geldi ve takımın yükselişiyle birlikte iyi tek grafik çıktı ortaya. bütün arkadaşlarım oynayan oynamayan her biri çok mutlu. iyi tek ortam yakaladık” şeklinde konuştu.

“Sami hoca vazgeçmememiz gerektiğini her konuşmada bize aşıladı”

Teknik Direktör Hakan kutsal ile yolların ayrılmasının derhal peşinden takımın başına geçen Sami Uğurlu’nun hatri sayilir büyüklükte tek inanç ile göreve başladığının altını çizen Ertuğrul Taşkıran, “Sami Hoca futbolculuktan gelen tek insan. Bizim neler yaşadığımızı çok iyi biliyor. dahada evvelki hocaların ekiplerinde de bulundu. Bizi yakından tanıyor. Hoca takimi de çok iyi biliyor. Camiayı da çok iyi biliyor. Oyuncuları da bire tek istikametten çok iyi tanıyor. Neler yapabileceğimizi en iyi bilenlerden tek tanesiydi. Bu doğrultuda inançlı tek şekilde başladı. Sahiden kazansak da kaybetsek de oyundan vazgeçmememiz gerektiğini her defasında her idmanda her toplantıda bize aşıladı. Kendine çok inanıyordu, fırsat bekliyordu. Bu fırsatı da güç tek vakitte yakaladı. Üstesinden şu anne civarindan çok iyi tek şekilde geldi. Bundan ardindan da dahada iyi olanini dahada güzelini yapacaktır” cümlelerine yer verdi.

“Performansımın artışı takımla doğru orantılı”

Yükselen grafiğinin takımdaki dayanışma ile alakalı olduğunu da belirten başarılı ağ bekçisi, “Konya’dan ayrıldıktan ardindan Bir hayli takımın alakası ilgisi oldu. mükemmel şartlar sunan takımlar oldu. Kasımpaşa benim hep önceliğimdi. Nitekim o süre zarfında da bekledim. Zira burada tek kaleci rotasyonu olacaktı. Fatih’in Galatasaray ’a gittiği dönemde Ramazan tek kalmıştı. Buraya çok istekli ve arzulu geldim. Zira yaptığım bütün tasarı programlarda burada olmayı istiyordum. dahada döneminden evvel burada oynayan yakın arkadaşlarım da vardı. hemide faydalı olabileceğimi ayni vakitte da kariyerimde o istediğim ivmeyi yakalayabileceğim fırsatı burada bulacağıma inanıyordum. O inançla geldim. geçen sezon da benim adıma iyi geçti. 20-21 mücadele oynadım. Bu sezon da şu anne civarindan 15 adet mücadele var ve her mücadele takımıma katkı sağlamak amaciyla uğraşıyorum. Performansımın artışı takımla da doğru orantılı ama takimi seviyorum, çok iyi tek ortamımız var ve sahiplendim. Bu da hemide performansıma hemide alan içi hemide alan dışı duruşuma yansıyor. Bu da beni çok mutluluk dolu ediyor. Üzerine koyarak ayni ritimde devam etmem gerekiyor. Bunun da farkındayım” diye konuştu.

“Trabzonspor mücadelesi çok önemli”

Ertuğrul, Süper Lig’e verilen arada sıkı çalışarak Trabzonspor maçına hazırlandıklarını söyleyerek, “Takımda sema gayet iyi. Şampiyonluk adayı takımlardan tek tanesiyle oynuyoruz. O açıdan çok mühim ama bizim amaciyla her mücadele çok önemli. Biz yaptığımız şu seride aradan tek adet maçı, Allah savunsun kaybetmiş olsaydık işler şu anda bizim amaciyla çizilen bu tablo şeklinde olmayacaktı. dahada güç olacaktı. Bizim her mücadeleden nokta çıkartmamız gerekiyor. Bu güce sahibiz. Oyuncular olarak biz bunun için inandık. Bir hayli takım kampa gitti. Bizim tesis imkanlarımız çok iyi. o nedenle antrenmanlarımıza burada ayni ritimde devam ediyoruz. Sıkı çalışıyoruz. Sakat oyuncularımız var. Bu ara onların dönmesi amaciyla de iyi oldu. Aramıza katılan ani çok arkadaşımız oldu. Bizim adımıza iyi tek fırsat oldu. Bu tek ara ama bizim hiç ara vermemiş benzeri aynı ciddiyetle, aynı istek ve arzuyla yolumuza ayni ritimde devam etmemiz gerekmektedir ve allahın izniyle da bunun benzeri olacak” değerlendirmesinde bulundu.

“Altay, Uğurcan, Berke, Ersin ve İrfan Can Türk futboluna damga vurabilecek kaleciler”

Son dönemde Türk futbolunda yetişen toy kalecilerin Avrupa standartlarının üstüne çıkabileceğini müdafaa eden lacivert-beyazlı oyuncu, “Gerçekten Türk futboluna damga vurabilecek isimler var; Altay, Uğurcan, Berke, Ersin, İrfan Can. Sayabileceğimiz Bir hayli ad var aklıma gelmeyen. asagi liglerde de aynı şekilde güvenip oynatılan Bir hayli kaleci var. Bu Türk kaleciler amaciyla çok hatri sayilir büyüklükte tek fırsat. Fırsat verildiğinde de bunun değerlendirilebileceğini Sahiden Avrupa standartları Hem de Avrupa standartlarının üstüne çıkılabileceğini gösteren tek ivme bu” izahını yaptı.

“Potansiyelli kalecilerimiz var, bunların Avrupa’da öne çıkması gerekiyor”

Türk kalecilerin Avrupa’ya açılmasına baz alinarak adımların atılması gerektiğini aktaran Taşkıran, tertemiz yetişen toy kalecilerin fizik kalitesine ait de şunları söyledi:

“Bizim fizik standartlarımız çok iyi. Türkiye’deki kalecilerin özellikle nihayet vakitte fizik kalitesinde muazzam tek artış oldu. hayat standartlarının civarındayız. vasati 1.91 diye biliyorum kaleci standardı. Şu vakit Türkiye’deki kalecilerin boyutları çok iyi. Fizik kuvvetleri çok iyi. Bunu teknik ve oyun bilgisiyle birleştirdiğimizde başka seviyeye geleceğiz. Bunu yapan kaleciler üst düzey oldu. hatri sayilir büyüklükte takımda oynamak zor, başka takımlardaki benzeri mücadele içinde 6-7 adet pozisyon gelmiyor. Sıcak kalman gerekiyor. Konsantrasyonunu bozmaman gerekiyor. Bunu başarabilenler de yukarıya doğru ayni ritimde devam ediyor. Altay bunu muvaffak oldu kalıcı oldu, Uğurcan bunu muvaffak oldu kalıcı oldu. Benim temennim Ersin de dahil. Ersin’in Berke ile birlikte dahada gelişimine katabileceği zamanları da var. Fırsatları da var. İnşallah türk mali kalecilerin vatan dışına açılmasıyla alakalı adımlar atılır. Bunu başarabilen kaleciler olur ve bunun devamı gelir. Sahiden çok potansiyelli kalecilerimiz var. Fizik kalitemiz çok iyi. Bunun Avrupa’da tek şekilde öne çıkması gerekiyor. Umarım gerçekleşir.”

“Genç kaleciler faydalı eleştirileri dinleyip yoluna ayni ritimde devam edecek”

Fenerbahçe ’de Altay Bayındır’ın yokluğunda kaleyi devralan Berke Özer’e ara ara yöneltilen menfi eleştirilere de değinen 32 yaşında olan futbolcu, toy kalecilerin bu tür ağır eleştirilere takılmadan çalışarak ayni ritimde devam etmeleri gerektiğinin altını çizip şöyle ayni ritimde devam etti:

“Bu eleştirilerin olması normal. hatri sayilir büyüklükte tek camia. Türkiye’nin en hatri sayilir büyüklükte camialarından tek tanesi. bendeniz de altyapısından yetiştim. takriben 10-11 sene bu camianın içinde bulundum ve üzerimde o armayı taşıdım. alan içi alan dışı sorumlulukları çok fazla. Bu tek gerçek. muvaffakiyet geldiğinde armağanı de çok hatri sayilir büyüklükte oluyor ama başarısızlık geldiğinde eleştiriler de tek bu civarindan ağır oluyor. Berke ile Zati konuşuyoruz. Çok düzgün tek bebek ama bunlara karşı duruşunuz ilerideki kariyerinizi belirleyecek. Övgülerde çok yükselmemeniz lazım. Bu stil eleştirilerde de kendinizi düşürmemeniz lazım. Aynı çizgide ayni ritimde devam etmek gerekiyor. Benim bütün kalecilere söyleyeceğim bu. tek mücadelede yaptığın tek kurtarış seni göklere çıkartıyor. Aslında bu da gerçekçi değil. Yaptığın tek hatada da çok ağır eleştirilere maruz kalıyorsun. Bu da gerçekçi değil. O doğrultuda çok çalışacaksın. Kaleciliğin anahtarı bu, bitmiyor. Uğurcan 25-26 yaşında çok iyi kaleci. Ama bunu ayni ritimde devam ettirmesi gerekiyor. Üzerine koyduğu sürece o çizgide ayni ritimde devam ettiği sürece iyi kaleci olarak anılacak. Altay ve Ersin de öyle. başka kaleciler amaciyla de bu durum laf konusu. İstikrar gerekiyor. toy kalecilerde özellikle inişler çıkışlar olması çok normal. Kalecilik deneyimle de doğru orantılı. Çok takılmadan doğru olanları sana yararı var olan eleştirileri dinleyeceksin aynı şekilde çalışmaya ayni ritimde devam edip yoluna bakacaksın.”

“Serdar Kulbilge ile çalışmak bizim amaciyla tek şans”

Lacivert-beyazlı eldiven, kaleci antrenörü Serdar Kulbilge’yle çok iyi çalıştıklarını da belirterek, “Milli takım arasında bizi iyi yoruyor. Serdar hoca bendeniz Fenerbahçe’de evvel altyapıdan A takıma çıktığımda çalışkanlığı ile misal olusturacak tek isimdi. Nitekim o seviyede oynamasını da çalışkanlığına bağlıyor kendisi. Şimdi antrenörken de aynı şekilde. hemide değişik çalışmalar yaptırıyor, kendini geliştiriyor ayni vakitte da yoğun tempoda çalıştırıyor bizi. O açıdan bizim amaciyla tek şans” diye konuştu.

“Futbol sonrası antrenörlük yaparım diyemiyorum”

Ertuğrul, etkin futbol hayatının derhal peşinden kariyerini nasıl sürdüreceğine ait suallen soruya, “Ben şu vakit 32 yaşındayım, kaç yaşına civarindan oynarım? 3, 4, 5 sene, seyre bağlı. 37-38 yaşıma civarindan oynadığımda tekrar çalışmam gerekecek. Geçmişte yaptığım çalışmalar beni 36-37 yaşıma civarindan götürmeyecek. Evet, oynadığım maçlar, gösterdiğim performanslar beni tek yere getirecek ama kalecilik çalışmayla birebir aynı doğrultuda ilerliyor. uzunca vadede şöyle yaparım, şu yaşa civarindan oynarım diye tek şey söyleyemiyorum. Kendimi fit hissediyorum. Fiziğim el verdiği sürece alana adımı attığımda bugünkü benzeri istekli giriyorsam, onu ayni ritimde devam ettirdiğim sürece bendeniz de ayni ritimde devam edeceğim. Sonrası güç tek soru. Şu vakit futbol çok darboğazdan geçiyor. Kulüplerin çok ağırbaşlı Parasal sıkıntıları var. Tesis sıkıntıları var, Bir hayli kulübün. Yarın ne olacağını bilmiyorum. Futbol sonrasında antrenörlük yaparım dediğimde kendimi oraya koyamıyorum. Zira Daha kaledeyim. Onun dışında yöneticilik, futbolcu temsilciliği benzeri tek sürü seçenek var ama kendisinin adıma bunları değerlendirip, şunu yapacağım diyemiyorum. Benim vaktinde Fenerbahçe’de birlikte oynadığım buyruğa ağabey (Belözoğlu), Egemen ağabey (Korkmaz), Selçuk ağabey (Şahin) ve Volkan ağabey (Demirel) şu anda antrenörlük yapıyor. doğal olarak onlarla iletişim halindeyiz. Belki futboldan ardindan antrenörlüğe yönelebilirim veyahut dahada değişik fikirler oluşabilir kafamda. Planlarım var ama net şekilde karar vermiş değilim” Cevabını verdi.

“Çocukluğumuzda bizim dönemimizin efsanesi Rüştü ağabeydi”

Deneyimli eldiven, misal aldığı kalecinin Rüştü Reçber ile Volkan Demirel olduğunu aktararak, “Çocukluğumuzda bizim dönemimizin efsanesi Rüştü ağabeydi. Kendisiyle de tanışma fırsatı yakaladım, karşılıklı da oynadık. Bizim adımıza akla evvel o geliyordu. Zira benim çocukluğum onun çok başarılı olduğu döneme eşit geldi. bendeniz hep kaleci olarak oynadım. Forvet, defans değildim. o nedenle Rüştü ile başlayan dahada ardindan Volkan ile süre gelen tek asama vardı. Önümüzde Volkan Demirel benzeri tek hakikat vardı. Ve hep bize o söyleniyordu. Kariyerlerimiz tek şekilde tek araya geldi. bendeniz Fenerbahçe’ye tasima oldum A takıma çıktım. iki sene de Volkan abiyle aynı odayı paylaştım. Rüştü ile başlayıp Volkan ile süre gelen oyun model oldu hayatımızda. Şu anda da bendeniz gençlere yakınımda altyapıdan gelen gençlere misal olabilmek amaciyla elimden geleni yapıyorum. Zira çogunlukla Türk futbolunda perişan örnekler haylaz çocuklar göze geliyor ama çok doğru düzgün profiller de var. bendeniz de bunlardan biri olup gençlere misal olabilmek yerine elimden geleni yapıyorum. Onlara muavin olmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.

“Beni en çok zorlayan forvet Sörloth’tu”

Süper Lig’de kendisini en çok zorlayan forvet oyuncusunun iki sezon evvel Trabzonspor’da takim formasi giymiş var olan Norveçli Alexander Sörloth olduğunu açıklama eden Ertuğrul Taşkıran, “Açıkçası Burak Yılmaz ağabey buradayken cevabım o olurdu. Sonrasında da Sörloth’tu. Zira erkek hiçbir şekilde durdurulamıyor. Koşu atıyor, şut atıyor, baş topu var. ugras ediyor. Defansa yardım ediyor. Şu anda aklıma güncel gelen ad yok ama en nihayet Sörloth’tu. baş atıyor, koşuyor. bütün nitelikleri var. Beni en çok zorlayan forvet Sörloth diyebilirim. Şu vakit amaciyla ‘beni çok zorluyor’ diyebileceğim tek ad yok. Bizim umut çok zorluyor, antrenmanlarda. (Gülerek) dahada rakip oynamadık ama umut zorluyor diyebilirim” ifadalerini kullandı.

İHA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.