• BIST
    106.535
  • Altın
    146,721
  • Dolar
    3,4890
  • Euro
    4,1635
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Uğur Dursun Dosyası
Karar Gazetesi yazarı Hakan Albayrak, FETÖ operasyonları kapsamında yapılan operasyonlarda teknik hatalar nedeniyle hukuksuzca tutuklu bulunan Uğur Dursun hakkında İslami STKların yaptığı basın açıklamasını köşesine taşıdı.
21 Ağustos 2017 / 08:39

Hakan Albayrak'ın yorumu;

Özgür-Der ve Akabe camialarına yakınlığı ile bilinen Kayseri Orman Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Dursun, bundan dört ay evvel FETÖ mensubu olduğu iddiasıyla tutuklandı. Uğur Bey’le ortak dostlarımız var. Hepsi de FETÖ’yle yüzde yüz alakasızlığına şahitlik ediyorlar. Telefonuna “bylock” programını yüklediği iddia ediliyor ve fakat bilirkişi raporu bu iddiayı yalanlıyor. Aleyhinde başka bir delil de olmadığı halde halen tutuklu. Geçen Perşembe (17 Ağustos 2017) günü Kayseri Adliyesi’nde duruşması vardı. Tahliye edilecek diye bekledik; edilmedi.

Aşağıda, Uğur Dursun’un ailesi adına kız kardeşi Fatma Ercan’ın Özgür-Der Sarıyer Temsilciliği, Kayseri Mazlumder ve Kayseri Hilalder ile beraber yayımladığı bildiriyi sunuyorum. Keşke elimden daha fazlası gelseydi.

***

BYLOCK MAĞDURU UĞUR DURSUN’LARA ÖZGÜRLÜK!

Kayseri Orman Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Dursun, “bylock kullanıcısı” diyerek tutuklanıp 4 aydır suçsuz yere mağdur edilmektedir.

Emniyetten gelip götürdüklerinde sorgulamada 2014’te toplam “16 sanşye Bylock gözüktüğü” suçlamasını öğrenmiş olmasına ve o dönemde kullandığı telefonun şu an hala elinde olduğunu belirtmesine rağmen telefonu istenmemiştir. Biz de ailesi olarak İstanbul adliyesi yeminli bilirkişisine telefonunu incelettik. Yeminli bilirkişi raporunda “imeisi belirtilen telefona bylock programı indirilmemiş ve indirilip kaldırılmamıştır” diye raporda belirtmiştir. Raporla birlikte telefon adliyeye teslim edilmesine rağmen sonuç alınamadığı gibi; HTS ve NAT kayıtları BTK’dan geldiği halde; mahkemede “bakılmasına gerek yok, hiçbir yazışma da beklenmeyecek” şeklinde ifade kullanarak hukukun önü tıkanmıştır. Bir cinayette adli tıp raporu olmadan sanık nasıl yargılanamazsa, telefonunda bylock olduğu iddiasıyla yargılanan birinin de adli bilirkişi raporu olmadan yargılanmaması gerekmiyor mu?

Biz torpil değil hukukun işlemesini istiyoruz. Herkese suçlama yapılabilir; fakat kişi, masumiyetini her şekilde ortaya koyduğu halde delillerle hareket edilmiyorsa hukuk nasıl işleyecek ve biz hakkımızı nerede arayacağız?

Ağabeyimiz Uğur Dursun da, biz kardeşleri de 15 Temmuz’lara kadar “Cemaat” olarak adlandırılan yapının, -suç da teşkil etmemesine rağmen- ne okullarında okuduk ne de dersanelerine gittik. Bankasını kullanmadık, dernek ve vakıflarına bağışta bulunmadık. Aksine, bu yapının ve FETÖ’nün rakip olarak gördüğü İHH, Özgürder ve Akabe gibi vakıf ve derneklerle ilişkide olduk; Suriye ve Gazze gibi beldelere yardımlarımızı bu kurumlar üzerinden gönderdik ki; bu durum da bizlerin aile olarak kimlik yapımızı ortaya koymaktadır. Uğur Dursun’un sosyal medya hesapları da incelendiğinde bu durum sarih biçimde ortaya çıkacaktır. Nitekim hakkındaki bu bilgi ve belgeler Emniyet tarafından tesbit edilip dosyasına da konmuştur. Ama tüm bu gerçekler ve deliller mahkeme tarafından görmezden gelinip maalesef dört aydır mağdur edilmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, hükümet ve devlet 17-25 Aralık’ı milat almakla beraber bizim miladımız doğum tarihlerimizdir. Çünkü hayatımızın hiçbir döneminde bizler ne FETÖ ile ne de bu yapının “dindar tabanı” ile yanyana dahi gelmedik.

Halihazırda HTS kayıtlarını da İstanbul adliyesi yeminli bilirkişi inceledi ve yine temiz sonuç almamıza rağmen hiçbir şekilde dikkate alınmadı. Mahkeme delillere dayanarak hareket etmeyip işi temyize bırakarak hem devletin birimlerini gereksiz yere meşgul etmekte hem de insanların mağduriyetleri uzatılmakta.

Ne gariptir ki “mağdurum” diyen ve sadece bylockla suçlanan insanlar hep 2014’te 8. veya  9. aya denk geliyor ve 1 dk. etmeyecek bir süre ile yargılanıyor. Biz her türlü araştırmanın yapılmasını ve gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

Geçmiş hükümetler döneminde hep biz İslami kimlik sahipleri mağdur edildik. Ağabeyimiz Uğur Dursun’un eşi de 28 şubat mağdurudur. Başımıza gelen zulümlere “dur” diyecek biri gelsin deyip AK Parti’ye gönül verdik ve tek başına iktidar olsun diye çırpındık ki 28 şubat mağdurlarının, Sivas vb. mağdurların mağduriyetlerine son verilsin.

Biz ve bizim gibi mağdurlar ve tüm 28 Şubat mağdurları için hakkın ve adaletin yerine geleceği günleri hasret ve umutla beklerken, tüm İslami kamuoyunu ve STK’ları da bu süreçte üzerlerine yüklenen “adil şahitlik” sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızdan, yetkililerden ve sorumlu kişilerden isteğimiz mağdurların sesinin duyulması ve bütün mağduriyetlerin bir an önce giderilmesidir. Bütün mağdurlar, bu konuda yetkililerden hukuk ve emniyet bürokrasisine yapacakları çağrıyı umutla beklemektedirler. İnsanlar, geç gelecek olan adaletle, zulmün ve öfkenin kapısında heder edilmemelidir!

KARAR

Bu haber 720 kez okudu
Etiketler :
UğurDursunDosyası
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Kürdistan'a 'ikinci İsrail' olacak diye karşı çıkanlar buyursun 'ikinci Türkiye' yapsınlar
"Kürdistan ille de bir ülkenin “ikinci”si olacaksa niçin “İkinci Türkiye” olmak dururken “İkinci İsrail” olsun ki? IKBY ile iyi ilişkilerimizi koruyup geliştirir ve IKBY’yi Siyonistlerin yahut sair emperyalistlerin yardımlarına muhtaç etmez isek..."
AB-ABD savaşı fena tırmanıyor
"Uzmanlar Apple'ın sadece ilk cephe olduğunu; McDonald's, Amazon, Starbucks ve Fiat Chrysler'in de cezalara maruz kalabileceğini belirtmekteler."
En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir:Bu toplum nereye gidiyor?
"En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"
Bir camiden daha fazlası
"Ciddi bir dahlimiz olmadan elimize gelen böyle bir imkânın en iyi şekilde değerlendirilmesi, bizim sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu yerine getirmezsek, aynı imkân geldiği gibi gidiverir."
"Cenazedeki provokasyon, Ergenekon'un yeniden sahneye çıkışıdır"
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesinde yaşanan provokatfi saldırıya ilişkin bir çok kesimden tepki geldi. Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı ise saldırıyı Ergenekon'un tekrar sahneye çıkışı olarak değerlendirdi.
Federalizm gecikirse bağımsızlık kaçınılmaz
"O halde Türkiye niçin bu referanduma karşı çıkıyor? Tabi ki Suriye nedeniyle… Yani Irak’ın Suriye için örnek teşkil edeceğinden, bugün Irak’ta kabul edilecek Kürt bağımsızlığının yarın Suriye’de PYD için de doğal bir hak olarak görülebileceğinden endişe
Ölülere Biraz Saygı...
"Öyle cenazeye/ölüye saldırılmaz. Başta da ifade ettiğimiz gibi; hangi ideolojiye, fikir dünyasına, zihin yapısına sahip olunursa olunsun, insan evladı olan bütün kesimlerin kabul edemeyeceği bir şey bu."
Hükümete lanetlemenin ötesinde büyük sorumluluk düşüyor
İktidara ‘lanetlemenin’ ötesinde büyük sorumluluk düşüyor. Küçük bir grubun yaptığı bir saldırı olarak geçiştirilemez. Bu saldırı, her yönüyle açığa çıkarılmalı ki, geçmişte yaşadığımız toplumsal acılar tekrar etmesin…
Kral var mı Kral kim?
"Eğer “Gölgede” kalan birileri varsa ve onlar bir şekilde “Darbe” sürecinde yol almışlarsa, “Darbe” damarı henüz kurutulmamış demektir."
Suudi Arabistan’ın Sancıları
"Muhammed bin Selman saray içinde bir tasfiye ve etkisizleştirme politikası izliyor. Kraliyet ailesi içinde ayağına takılacaklarını ve politikasını icra etmesine engel oluşturacaklarını tahmin ettiği bazı prensleri etkisizleştirmeye çalışıyor."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı Üniversitelere ek yerleştirme sonuçları açıklandı Fakıbaba'dan içecek açıklaması Tarım işçilerini taşıyan traktör devrildi: 16 yaralı Adıyaman çiftçisinin tütün telaşı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası