• BIST
    106.816
  • Altın
    145,637
  • Dolar
    3,5223
  • Euro
    4,1300
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
TÜSİAD 15 Temmuz hakkında ne düşünüyor?
"TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı."
25 Temmuz 2017 / 10:13

Atilla Yayla'nın yorumu;

15 ve 16 Temmuz günleri paraya kıyıp hemen tüm önemli, toplumsal karşılığı olan gazeteleri aldım. Saatlerce yorumları okudum. ilânları tek tek kontrol ettim. Dikkatimi bir şey çekti, hemen her büyük veya büyükçe şirket darbe teşebbüsünü kınamak ve demokrasiyi desteklemek için ilân verirken TÜSİAD sermayesinden ana parçalarından bir ilân göremedim. Bir tek Sabancı'nın Hürriyet'te yarım sayfadan küçük bir ilânı vardı. Koç Holding ile Eczacıbaşı Holding’ten veya bağlı şirketlerinden gelen bir ilân yayınlanmadı. Acaba benim gözümden mi kaçtı? Tespitim doğruysa, bu, adı geçen grupların ve TÜSİAD’ın 15 Temmuz'un başarısız olmasından için için üzüntü duyduğunun bir işareti olarak okunabilir mi?

 

İnsanların yaptıklarından ve söylediklerinden değil de yapmadıklarından ve söylemediklerinden dolayı yargılanmasını veya ağır eleştiriye maruz bırakılmasını sevmiyorum. Somut olgular ve olaylar üzerinden konuşmayı ve yargılamaktan çok yorum yapmayı tercih ederim. Bunu da yumuşak bir üslupla gerçekleştirmeyi isterim. İşte bu yüzden TÜSİAD’ı tümden “infaz” edecek bir pozisyon almak istemem. Tarihine bakıldığına bu derneğin bana göre iyi duruşlar sergilediği ve yararlı işler yaptığı zamanlar da var. Ancak, TÜSİAD’ın başka zamanlarda ses vermeye çok hevesli olurken bu sefer suskun kalması ister istemez insanı düşünmeye sevk ediyor.

 

TÜSİAD ülkenin en büyük sermaye grubu. AK Parti zamanındaki tüm toplumsal değişikliklere rağmen büyük sermaye hâlâ onun çatısı altında. Dindar işadamlarına ait sermaye miktarı henüz TÜSİAD’da toplanandan çok küçük. Üstelik TÜSİAD ürkek olmayan, üst perdeden konuşmaktan pek çekinmeyen bir örgüt. Ecevit’e ve sonra Erbakan’a karşı açtığı savaş hatırlarda. Dindarlardan pek hoşlanmadığı da malûm. Daha geçenlerde CHP’nin “adalet yürüyüşü” için açık destek belirtmekten geri kalmadı.

 

Bu TÜSİAD üyeleri –özellikle Koç grubu- Cumhuriyet bayramında, 10 Kasım’da irili ufaklı tüm yayın organlarına bol bol ilân vermekle de meşhur. Bu kendi tercihleri, diyecek bir şey yok. Ancak aynı sermaye grupları 15 Temmuz’un ilk yıldönümünde adeta sessizliğe büründü. Göstermelik de olsa ilân vermedi.  Duygusal televizyon klipleri hazırlayıp tekrar tekrar yayınlatmadı.

 

Bunu nasıl yorumlamalıyız?

 

Türkiye’de kişilerin aldıkları siyasî pozisyonlarda rasyonel menfaat ilişkileri ve hesapları yanında kültürel öğeler de rol oynuyor. Meselâ şehrin Türkiye’nin yerel yönetimlerde şahit olduğu bir tür devrimden uzak kalmasına ve bu yüzden çok geri düşmesine rağmen İzmir’de seçmenlerin önemli bir bölümü kültürel faktörlere dayanarak CHP’ye oy veriyor. Muğla aynı durumdaki bir başka kent. Yanlış anlaşılmasın, bu tavır sadece CHP tabanına mahsus değil, her kesimde karşılığı vat. Örneğin dindar-mütedeyyin kitlelerin siyasal tercihinde de ekonomik olanlar kadar kültürel faktörlerin de rol oynadığını biliyoruz.

 

TÜSİAD tüm kavga gürültüye rağmen AK Parti iktidarlarından ekonomik olarak zarar görmedi. Rakamlara göre ülke üç kat büyürken TÜSİAD üyeleri ortalama on kat büyüdü. AK Parti’nin dindar müteşebbislere açık “desteği” (yani rantları onlara kanalize etmesi) onların bütün olarak TÜSİAD’ın kurumsal olarak ise KoÇ, Sabancı ve Eczacıbaşı’nın yanına bile yaklaşmalarına yetmedi. Başka bir deyişle TÜSİAD ekonomik büyümeden aslan payını aldı. Buna rağmen AK Parti hükümetlerinden hiç hoşlanmadı. Bazen açıkça bazen kapalı kapılar arkasında hükümet aleyhine konuştu ve çalıştı.

 

Bu kadarla kalsa iyidir. İktidara yönelik demokrasinin usul kurallarının ihlâline dayanan hamleleri daha doğrusu saldırıları dahi hoş karşıladı, destekledi, hatta onlara lojistik destek sağladı. Yukarda işaret ettiğim üzere bazı günlerde verdiği ilânlarla hem yüksek perdeden ses verdi hem de  medyayı yönlendirmeye çalıştı. Bütün bunlar dikkate alındığında TÜSİAD’ın 15 Temmuz’da büyük bir suskunluk içine girmesinin manidar olduğu söylenebilir.

 

TÜSİAD neden böyle yapıyor?

 

Sorunun cevabını yukarda kısmen verdim. TÜSİAD ile AK Parti arasında doku uyuşmazlığı var. TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Bunu bazen ihtiyatlı şekilde bazen kendini kaybetmişçesine dışa vuruyor. TÜSİAD’ın bu tavrında etkili olan bir diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı.

 

TÜSİAD’ın nerede durduğu demokrasinin usul kurallarına saygı gösterdiği ve o sınırlar içinde kaldığı sürece mesele değil Ancak, TÜSİAD üyelerinin tavırlarının geniş halk kitlelerinin gözünden kaçmayacağını ve her tavrın toplumsal getirileri yanında toplumsal maliyetleri de olacağını unutmamaları gerekir.

SERBESTİYET

Bu haber 571 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kayıp kaçak prensler
"Avrupa’da yaşayan bu prenslerden üçü, aniden ortadan yok oldular. Adını vermek istemeyen ve halen hayatta olduğu ileri sürülen muhalif prenslerden dördüncüsü ise, bu ortadan kaybolmaları teyit eden kişi durumunda."
Çalıştırılan mahkum 'modern köle' olmasın
"Sistem sağlam temeller üzerinden işletilmezse modern bir köleliğe dönmesi de kaçınılmaz hale gelecektir. Türkiye’de 50 binin üzerinde mahkumun çalıştığı sisteme geçmeden önce sistemin kopya edildiği ABD’yi incelemek gerekiyor."
İran ve Türkiye, bölgede ortak bir siyaset oluşturabilirler mi?
"İran Genelkurmay Başkanı Gen. Bagherî’nin 15 Ağustos günü Ankara’ya yaptığı proğramdışı ziyaretin tahminlerin ötesinde uzadığı anlaşılıyor. Bu da, görüşülecek çok önemli konular olduğundan.."
Irkçılığın ABD’deki yüzü
"Söz konusu cesaret ortamı, Virginia’da patladı ve burası Kuzey-Güney ayırımın yaşandığı yıllar açısından bir tür sınır bölgesi olarak düşünülebilir.Başkent’in çok yakınındaki bu bölge iç savaştaki büyük kayıpların da yaşandığı yer.Dolayısıyla tarihi ve
Teknoloji bağımlılığı alarm veriyor ama bu kimin umurunda!
Bugüne kadar uyuşturucu ve alkollü içeceklerle mücadele eden Yeşilay’ın da teknoloji bağımlılığını ilk sıraya alması durumun vahametini gösteriyor.
Bölgesel Kürtlerle İran ilişkilerinde yeni dönem...
"İran'la bölgesel Kürtler arasındaki ilişkilerin daha gerilimli olacağı bir döneme giriyoruz. İran'ın Irak Kürdistanı'ndaki bağımsızlık referandumuna bu şekilde katı bir muhalefette bulunması da bu yeni durumun ve dönemin dışa vurumlarından birini olu
ABD’yi darbeye İngiltere kışkırtmış
"CIA-MI6 kurgulu 1953 İran darbesine ilişkin yeni belgeler açıklandı. Darbe sorumluluğu ABD’de kalmıştı. ABD’yi meğerse İngiltere kışkırtmış. İran darbe belgesi 64 yıl sonra açıklanıyor ise 15 Temmuz gizli belgeleri için kaç zaman lazım?"
“Youtuberlar” ve tehdit altındaki çocuklarımız!..
"Makyaj yapan küçük kızlardan tutun da, ahlaka ve edebe mugayir sohbetlerin döndüğü, abuk-sabuk her türlü hareketlerin pervasızca yapıldığı, küçücük çocukların adeta birer yetişkinmiş gibi davrandığı videoların neden paylaşım rekorları kırdığı sorgulanıy
Ergenlerden mesaj var!
''Boyacı ağabey seni de yoruyorum, yengeye selamlar.'', ''Düşünün kafanız acımaz.''
‘Yeni Türkiye’ Şapatan’da tökezliyor
‘Yeni Türkiye’de bir işkence vakasının tartışılması ne kadar üzücüyse, bu iddiaya toplumun gösterdiği refleks ile bir polisi açığa aldırması da bir o kadar umut vericidir. Ancak topluma karşın,siyaset kurumunun aynı refleksi gösterdiği söylenemez.
Tabut mu, reklâm panosu mu?
"Memlekette sanki koskoca cenaze aracını itfaiye yahut allı-morlu güllerle süslenmiş düğün arabası zannedecek kadar dünyadan bîhaber zavallılar ve arka taraftaki tabutu da göremeyecek derecede bakar-körler mevcutmuş gibi işte böyle yazıyorlar!"
Su Misali
Sait Çokça'nın yorumu;
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İki üniversite 23 öğretim üyesi alacak Kahramanmaraş'ta 4.3 büyüklüğünde deprem Ege Denizi'nde deprem Harput Kapı gün yüzüne çıkarılacak KPSS branş sıralamaları sistemde PTT, sözleşmeli 2500 personel alacak "Domuz çiftliği İstanbul'un suyunu kirletiyor" iddiası yalan çıktı Bakımını yaptığı araçları kundaklayıp görüntüsünü çekmiş Besicinin umudu otlar yangında kül oldu Diyarbakır'da yola tuzaklanan patlayıcı imha edildi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası