• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
TÜSİAD 15 Temmuz hakkında ne düşünüyor?
"TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı."
25 Temmuz 2017 / 10:13

Atilla Yayla'nın yorumu;

15 ve 16 Temmuz günleri paraya kıyıp hemen tüm önemli, toplumsal karşılığı olan gazeteleri aldım. Saatlerce yorumları okudum. ilânları tek tek kontrol ettim. Dikkatimi bir şey çekti, hemen her büyük veya büyükçe şirket darbe teşebbüsünü kınamak ve demokrasiyi desteklemek için ilân verirken TÜSİAD sermayesinden ana parçalarından bir ilân göremedim. Bir tek Sabancı'nın Hürriyet'te yarım sayfadan küçük bir ilânı vardı. Koç Holding ile Eczacıbaşı Holding’ten veya bağlı şirketlerinden gelen bir ilân yayınlanmadı. Acaba benim gözümden mi kaçtı? Tespitim doğruysa, bu, adı geçen grupların ve TÜSİAD’ın 15 Temmuz'un başarısız olmasından için için üzüntü duyduğunun bir işareti olarak okunabilir mi?

 

İnsanların yaptıklarından ve söylediklerinden değil de yapmadıklarından ve söylemediklerinden dolayı yargılanmasını veya ağır eleştiriye maruz bırakılmasını sevmiyorum. Somut olgular ve olaylar üzerinden konuşmayı ve yargılamaktan çok yorum yapmayı tercih ederim. Bunu da yumuşak bir üslupla gerçekleştirmeyi isterim. İşte bu yüzden TÜSİAD’ı tümden “infaz” edecek bir pozisyon almak istemem. Tarihine bakıldığına bu derneğin bana göre iyi duruşlar sergilediği ve yararlı işler yaptığı zamanlar da var. Ancak, TÜSİAD’ın başka zamanlarda ses vermeye çok hevesli olurken bu sefer suskun kalması ister istemez insanı düşünmeye sevk ediyor.

 

TÜSİAD ülkenin en büyük sermaye grubu. AK Parti zamanındaki tüm toplumsal değişikliklere rağmen büyük sermaye hâlâ onun çatısı altında. Dindar işadamlarına ait sermaye miktarı henüz TÜSİAD’da toplanandan çok küçük. Üstelik TÜSİAD ürkek olmayan, üst perdeden konuşmaktan pek çekinmeyen bir örgüt. Ecevit’e ve sonra Erbakan’a karşı açtığı savaş hatırlarda. Dindarlardan pek hoşlanmadığı da malûm. Daha geçenlerde CHP’nin “adalet yürüyüşü” için açık destek belirtmekten geri kalmadı.

 

Bu TÜSİAD üyeleri –özellikle Koç grubu- Cumhuriyet bayramında, 10 Kasım’da irili ufaklı tüm yayın organlarına bol bol ilân vermekle de meşhur. Bu kendi tercihleri, diyecek bir şey yok. Ancak aynı sermaye grupları 15 Temmuz’un ilk yıldönümünde adeta sessizliğe büründü. Göstermelik de olsa ilân vermedi.  Duygusal televizyon klipleri hazırlayıp tekrar tekrar yayınlatmadı.

 

Bunu nasıl yorumlamalıyız?

 

Türkiye’de kişilerin aldıkları siyasî pozisyonlarda rasyonel menfaat ilişkileri ve hesapları yanında kültürel öğeler de rol oynuyor. Meselâ şehrin Türkiye’nin yerel yönetimlerde şahit olduğu bir tür devrimden uzak kalmasına ve bu yüzden çok geri düşmesine rağmen İzmir’de seçmenlerin önemli bir bölümü kültürel faktörlere dayanarak CHP’ye oy veriyor. Muğla aynı durumdaki bir başka kent. Yanlış anlaşılmasın, bu tavır sadece CHP tabanına mahsus değil, her kesimde karşılığı vat. Örneğin dindar-mütedeyyin kitlelerin siyasal tercihinde de ekonomik olanlar kadar kültürel faktörlerin de rol oynadığını biliyoruz.

 

TÜSİAD tüm kavga gürültüye rağmen AK Parti iktidarlarından ekonomik olarak zarar görmedi. Rakamlara göre ülke üç kat büyürken TÜSİAD üyeleri ortalama on kat büyüdü. AK Parti’nin dindar müteşebbislere açık “desteği” (yani rantları onlara kanalize etmesi) onların bütün olarak TÜSİAD’ın kurumsal olarak ise KoÇ, Sabancı ve Eczacıbaşı’nın yanına bile yaklaşmalarına yetmedi. Başka bir deyişle TÜSİAD ekonomik büyümeden aslan payını aldı. Buna rağmen AK Parti hükümetlerinden hiç hoşlanmadı. Bazen açıkça bazen kapalı kapılar arkasında hükümet aleyhine konuştu ve çalıştı.

 

Bu kadarla kalsa iyidir. İktidara yönelik demokrasinin usul kurallarının ihlâline dayanan hamleleri daha doğrusu saldırıları dahi hoş karşıladı, destekledi, hatta onlara lojistik destek sağladı. Yukarda işaret ettiğim üzere bazı günlerde verdiği ilânlarla hem yüksek perdeden ses verdi hem de  medyayı yönlendirmeye çalıştı. Bütün bunlar dikkate alındığında TÜSİAD’ın 15 Temmuz’da büyük bir suskunluk içine girmesinin manidar olduğu söylenebilir.

 

TÜSİAD neden böyle yapıyor?

 

Sorunun cevabını yukarda kısmen verdim. TÜSİAD ile AK Parti arasında doku uyuşmazlığı var. TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Bunu bazen ihtiyatlı şekilde bazen kendini kaybetmişçesine dışa vuruyor. TÜSİAD’ın bu tavrında etkili olan bir diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı.

 

TÜSİAD’ın nerede durduğu demokrasinin usul kurallarına saygı gösterdiği ve o sınırlar içinde kaldığı sürece mesele değil Ancak, TÜSİAD üyelerinin tavırlarının geniş halk kitlelerinin gözünden kaçmayacağını ve her tavrın toplumsal getirileri yanında toplumsal maliyetleri de olacağını unutmamaları gerekir.

SERBESTİYET

Bu haber 1035 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası