• BIST
    104.001
  • Altın
    145,669
  • Dolar
    3,5083
  • Euro
    4,1894
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Trump, Çin'i küresel bir yalnızlığa mı, liderliğe mi itti?
Karbon salımında dünya ikincisi olan ABD’nin, Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çekilme kararıyla birlikte, Çin’i küresel bir ‘yalnızlığa’ mı, yoksa ‘liderliğe’ mi ittiği pek çok uzman tarafından sorgulanıyor.
24 Haziran 2017 / 00:00

Selin Çalık Muhasiloviç / İklim değişikliğinin önlenmesinde Çin'in yükselişi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çekilme kararının ardından çok yönlü küresel tartışmalar başladı. Kararın iç politikada ve küresel çevrelerde yansımaları sürerken, AB’nin Çin ile kurmayı hedeflediği daha güçlü bir iklim değişikliği ittifakı Çin’i odak noktası haline getirdi. Karbon salımında dünya ikincisi olan ABD’nin, Trump’ın kararıyla birlikte Çin’i küresel bir ‘yalnızlığa’ mı, yoksa ‘liderliğe’ mi ittiği pek çok uzman tarafından sorgulanıyor.

MYRON EBELL ETKİSİ

Anlaşmaya tam uyumun on yıl içerisinde ABD'nin gayri safi milli hasılasını 2,5 trilyon dolara azaltacağını söyleyen Trump, bu durumun Amerikan ekonomisine zarar vereceğini her fırsatta dile getiriyordu. Ancak Trump’ın verdiği bu kararda, ekonomik endişeler kadar siyasi sebepler de ağır basıyor.

Paris anlaşmasından çekileceğini açıklamasıyla Trump, başta uluslararası tüm anlaşma ve paktlardan sorumlu olan ABD Dış İşleri Bakanı Rex Tillerson olmak üzere iş dünyası liderlerini, kamuoyunun çevreye duyarlı kesimlerini kontrolü altına almayı hedefledi. Çünkü Tillerson ve diğerleri, gelecekte kararlar alınırken masada bir yer tutmak için Paris anlaşmasında kalmanın daha ihtiyatlı bir tutum olacağına inanıyorlardı. Ancak Başkan Trump, danışman Stephen Bannon, EPA (Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı) Başkanı Scott Pruit ve Rekabetçi Kurumsal Enstitüsü (CEI) direktörü Myron Ebell liderliğinde oluşturulan küçük bir ekibin tavsiyelerini izledi ve böylelikle Paris anlaşmasını imzalamayan Suriye ve Nikaragua ile aynı sınıfa girmeyi tercih etmiş oldu.

Özellikle Ebell, Paris anlaşmasından çekilmeyi destekleyen bir politika merkezi olan CEI ile ABD'nin siyasi ve ekolojik yönünü değiştirmesine sebep olabilecek doğrudan ve dolaylı bir nüfuza sahip. Trump’ın seçim çalışmaları sırasında verdiği çekilme sözünü tutup tutmayacağı konusunda bir ikilemde olduğu haberlerini takiben Ebell, uluslararası çevre anlaşmalarından çekilme vaatlerini içeren bir videoyu CEI aracılığıyla dolaşıma sokarak Trump’a oy verenlerin desteğini aldı ve dolayısıyla Trump’ın kararını etkilemeyi başarmış oldu. Ebell Trump’a altı aylık geçiş döneminde, iklim değişikliğinin önlenmesine ve karbon emisyonlarının düzenlenmesine ilişkin Obama’nın imzaladığı kararların yürürlükten kaldırılmasını önermişti. Neticede tüm bu gelişmeler, Trump’ın göreve başladıktan sonra bu önerileri yerine getirdiğini gösteriyor.

Öte yandan, çevre politikalarını etkilemedeki ısrarlı tavrıyla sicili bir hayli kabarık olan Ebell, Paris anlaşmasının 2015'te son aşamasına gelmesinden birkaç ay önce, Barack Obama'nın ‘Temiz Enerji Planı’nın “yasadışı” olduğunu iddia eden yazısıyla çevre aktivistleri tarafından “çevre canisi” olarak adlandırılmış ve sert bir şekilde eleştirilmişti.

KARAR SONRASI GÜÇLENEN AB-ÇİN İTTİFAKI

Trump’ın kararını açıklamasının hemen ardından, vakit kaybetmeden Brüksel’de bir araya gelen Çin Başbakanı Li Keqiang ve Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, iklim değişikliği ile mücadele konusunda Çin ve AB arasında “daha güçlü bir ittifakın oluşturulması” yönündeki niyetlerini bildirerek Paris anlaşmasına bağlılıklarını teyit ettiler. Bu ikili toplantıda Eylül ayında bakanlar düzeyinde bir görüşme yapılması kararı da alındı. Böylece Pekin ve Brüksel, Washington’ın çekilme kararının ardından ciddi anlamda ilk adımı atmış oldular.

Karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel çabalara Çin ile birlikte öncülük etmek için özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın bir istek var. Bu durum, AB Emisyon Ticareti Sistemi’ne kendi programıyla destek sağlamayı hedefleyen Çin’e AB’nin 10 milyon avro vermeyi kabul etmesinden de açık bir şekilde anlaşılmaktadır.

Pekin ve Brüksel'in bu ikili görüşmeleri, Brüksel’in Paris anlaşması konusunda Washington’dan ümidini tamamıyla kestiğini ve ibreyi Çin’e doğru ciddi bir şekilde kaydırmak istediğini gösteriyor. Ayrıca iklim değişikliği konusunda on yılı aşkın bir süredir Kyoto protokolü çerçevesinde işbirliği yapmakta olan AB ve Çin, bu yeni görüşmelerle, iklim konusundaki ikili katılımlarının yoğunlaştığını gösteriyor.

ÇİN İKLİM LİDERİ OLABİLİR Mİ?

AB’nin Çin ile kurduğu iklim değişikliği işbirliğinin, Trump’ın kararıyla bir anda ivme kazanmasının ardından, Çin’in bu konuda küresel bir lider olup olamayacağına dair tartışmalar başladı. Daha önce ABD’nin Trans Pasifik Ortaklığı’ndan çekilmesiyle de gündeme gelen Çin, yine bir küresel liderlik tartışmasıyla karşı karşıya kalmış oldu.

Konuyla ilgili pek çok uzman, Çin'in dünyanın yeni çevre lideri olarak hızlı bir şekilde yükselebileceğini söylüyor. Geçtiğimiz hafta New York Times’ta yayımlanan bir makalede, kararın "Washington'ın dünyanın dört bir yanında bıraktığı bu boşluğu doldurmaya hevesli Çinlilere en büyük stratejik hediyesi" olarak değerlendirilmesi bu tartışmaları destekler nitelikte. Ayrıca AB liderlerinin yanı sıra, ABD’de de Çin’in iklim liderliği konusunda desteklenmesi gerektiğini savunan isimler var. Örneğin Enerji Sekreteri Rick Perry, Çin'i iklim değişikliği konusunda “adım atarak ABD'nin yerini doldurmak için ciddi bir girişime” davet etti.

Ancak tüm bu gelişmeler, iklim değişikliğindeki liderlik gerçekten stratejik bir armağan olarak değerlendirilebilir mi, Pekin bu liderliği istiyor mu, her şeyden önce, bunu hak ediyor mu sorularını da akla getiriyor.

Çin, Paris anlaşmasının gereklerini yerine getirmek ve iklim değişikliğine sebep olan karbondioksit salınımında yüzde 29’luk oranla dünya birincisi olmanın yükünü hafifletmek için, iklim değişikliği konusunda çeşitli yatırımlar yapıyor. Örneğin 2016 yılında yenilenebilir enerjiye 78,3 milyar dolarlık yatırım yaparak Avrupa ve Amerika’yı geride bırakmış oldu. Buna ek olarak Çin, yenilenebilir elektrik kapasitesi açısından da dünyada birinci sırada. Öte yandan kömürle çalışan elektrik santrallerini, özellikle zengin ve kirliliğe duyarlı kıyı illerinden kaldırmasına rağmen Çin, kömürden kimyasal üretim sağlayan tesislerinin sayısını da artırıyor. Hali hazırda 46 kimyasal üretim tesisine, şuan inşaat aşamasında olan 22 tesisin eklenmesiyle beraber, Çin’in 2016 yılında 10 milyon metrik ton olan karbon salınımına 193 milyon ton daha eklenmiş olacak. Ayrıca geçen hafta resmi haber ajansı Xinhua’nın yayımladığı rapora göre, Çin'in kuzeyinde 14 bin işletmenin çevre standartlarını karşılamada başarısız oldukları açıklandı.

Bir yandan iklim değişikliğini önlemek için yatırımlar yaparken öte yandan karbon salınımını artıran Çin endüstrisinin de giderek ivme kazandığının farkında olan bazı analistler, iklim değişikliği konusunda “Çin liderliğinin” henüz gerçekçi olmadığını ifade ederek, Çin’e böyle bir küresel liderlik yüklemek için henüz çok erken olduğunu savunuyorlar. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in de yükselen bir güç olan Çin’in küreselleşmeyi sürdürebilecek standartlarına ve kurumlarına güvenirken iklim konusunda yaptığı açıklamalarında henüz bir liderlikten bahsetmemesi bu konuda daha ihtiyatlı hareket ettiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, Trump’ın çelişkili dış politikasının ve ABD’yi tecride sürükleyen eğilimlerinin, Çin’in küresel açılımlarını olumlu şekilde etkilemeye başladığı görülüyor. Trump “Önce Amerika” sloganıyla içe dönük politikalar hedeflerken, Çin ülke çıkarlarını dışa dönük hedefleriyle birleştirmeye çalışıyor. Bu iki eğilim devam ederse, Trump yalnızca ABD'yi sınırlamayı başarırken, ABD’nin bıraktığı boşluğu doldurmak üzere Çin global etki alanını büyük ölçüde genişletebilir. Fakat Çin’in uzun vadede başarılı olabilmesi, AB’nin ya da farklı kurumların ona ‘yüksek yetkiler’ vermesini beklememesine, bu yetkileri kendi bileğinin gücüyle elde etmek için çalışmasına bağlı.

KAYNAK: AA

Bu haber 902 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Barzani’nin planı ne? İşte Erbil’de konuşulanlar...
"Planlanan, referandumdan sonra maksimum 1 yıl içinde bağımsızlığın ilan edilmesi. Yeni devletin isminin de Kürdistan Federal Cumhuriyeti olmasını istedikleri bilgisini aldım."
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
Kürdistan'a 'ikinci İsrail' olacak diye karşı çıkanlar buyursun 'ikinci Türkiye' yapsınlar
"Kürdistan ille de bir ülkenin “ikinci”si olacaksa niçin “İkinci Türkiye” olmak dururken “İkinci İsrail” olsun ki? IKBY ile iyi ilişkilerimizi koruyup geliştirir ve IKBY’yi Siyonistlerin yahut sair emperyalistlerin yardımlarına muhtaç etmez isek..."
AB-ABD savaşı fena tırmanıyor
"Uzmanlar Apple'ın sadece ilk cephe olduğunu; McDonald's, Amazon, Starbucks ve Fiat Chrysler'in de cezalara maruz kalabileceğini belirtmekteler."
En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir:Bu toplum nereye gidiyor?
"En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"
Bir camiden daha fazlası
"Ciddi bir dahlimiz olmadan elimize gelen böyle bir imkânın en iyi şekilde değerlendirilmesi, bizim sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu yerine getirmezsek, aynı imkân geldiği gibi gidiverir."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası