• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Trajikomik formasyon ve atanamayan öğretmen
"Bu konu Türkiye’nin en hazin hikâyesidir. Bu mesele, bir eğitim ve istihdam sorunu olmaktan çıkmıştır."
06 Ekim 2017 / 09:51

Diriliş Postası'ndan Esat Harmancı'nın yazısı;

En son dokuz ay önce yazdım ve yaklaşık on yıldır anlatıyorum. Bu konu Türkiye’nin en hazin hikâyesidir. Bu mesele, bir eğitim ve istihdam sorunu olmaktan çıkmıştır. Ortada çok ciddi boyutlara gelmiş bir memleket meselesi var fakat ne yazık ki hala yüzleşmek istemiyoruz.

Pedagojik formasyon sorunundan bahsediyorum. 90’lı yılların başında çıktı. Esasında bu formasyon eğitim fakültelerinde müfredat içerisinde verilen dersler ve stajlarla sağlanmaktaydı. Bakanlık, eğitim fakültelerinin karşılayamadığı öğretmen ihtiyacını diğer fakültelerden karşılamak için başlatmıştı.

Bakanlık ve YÖK o günden bu yana bir öğretmen yetiştirme politikası belirleyemediği için formasyon konusu da bugünlere kadar geldi.

Geçmişte göze batacak bir sorun değildi. Özellikle fen edebiyat fakültesi öğrencileri, kendilerini öğretmen adayı kılan bu düzeneği bir lütuf olarak görüyordu. Bu olasılık, fen edebiyat fakültesi kontenjanlarını sürekli besledi, özel üniversiteler bu boşluğu gördü ve ortaya her yıl formasyon alan 60 ile 80 bin arası bir atanamayan öğretmen adayı çıkmış oldu.

Geldiğimiz noktada, elinde pedagojik formasyon sertifikası ile bakanlığın kapısına dayanmış kabaca 400 bin ATANAMAYAN ÖĞRETMEN konulu bir büyük meselemiz oldu. Bu sorun her geçen gün daha da büyüyen ve sürekli geriden beslenen bir mağdurlar hikâyesine dönüşmüş durumda.

Bu formasyonu kazandıran akademisyenlere bir sözüm yok. Ama bu sertifika, 4 ya da beş dersten ve stajdan oluşan bir süreç. Eğitim fakültelerinde dönemlere yayılarak verilen sosyoloji, psikoloji ve ölçme-değerlendirme derslerinden ibaret. 2000 lirasını aldığımız 80 bin öğrencinin cebinden yılda 150 milyon lirayı nasıl bu kadar kolay savurabiliyoruz anlamış değilim. İstihdama ve üretime dönmeyen bu harcamanın on yıllık maliyeti ortada. Her yıl bir dev fabrika parası.

Bu formasyonu kazandıktan sonra bir bu kadar daha harcayıp KPSS kursuna giden öğretmen adaylarının daha mesleğe başlamadan kaybettikleri en verimli yıllar bu niteliksiz dershane öğrenciliği ile geçiyor.

Bu sertifikayı 2006 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığı veriyordu. Müfettişler ve öğretmenler eliyle aday öğretmenler hizmet içi eğitim kapsamında eğitime hazırlanıyordu. 2006 yılında “eski” YÖK’ün şikayeti ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen adaylarına pedagojik formasyon vermesinin önü kapandı.

Fakat o günden beri geçen 11 koca yılda bir daha geri dönüp bu sorun ile yüzleşemedik. Bu konu kendi adıma bir vicdan ve merhamet meselesidir. He yıl kabaca 700 kişinin atandığı edebiyat branşında, yılda 5 bin kişinin formasyon alarak umutsuzca beklemesine asla müsaade edilmemelidir. Hele ki 40-50 bin edebiyatçı da atanamayan öğretmen konumunda yıllardır bekliyorsa ateş bacayı sarmış demektir.

Yapılması gerekenler çok basit…

1.      Bir hizmet içi eğitim olan pedagojik formasyon kazandırma hakkı yasal bir düzenlemeyle tekrar MEB’e devredilmeli. (Hakim, savcı ve avukatların adaylık ve stajyerlik formasyonlarını hukuk fakültelerinin vermediği gibi.)

2.      Eğitim fakültelerinin sayısı öğretmen ihtiyacına göre yeniden düzenlenmeli ve bu fakültelere özel yetenek sınavları ile öğrenci alınmalı.

3.      Eğitim fakültelerinin müfredatı güncellenmeli ve kadroları güçlendirilmeli.

4.      Yatılı eğitim veren 50 eğitim fakültesi bölgelere göre yeniden planlanmalı.

5.      Fen edebiyat fakültelerinin yapısı ve misyonu bütünüyle değişmeli; sosyal ve fen olmak üzere iki temel bilim alanı gelecek yüzyıl için yeniden planlanmalı, ilgili disiplinlere entegre hale getirilmeli.

6.      Temel bilimler sorunu sadece sayısal değil sosyal bilimler açısından da projelendirilmeli, burs ve doktora dahil lisansüstü öğrenim fırsatı ile özendirilmeli.

7.      Çıkarılacak yasa ile bu “yeni” fakültelerden mezun olanların zorunlu istihdam edileceği kurum ve kuruluşlar belirlenmeli.

DİRİLİŞ POSTASI

Bu haber 459 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kerkük’ten zafer çıkarmak
Irak güçlerinin İran destekli Haşdi Şabi milislerini de yanına alarak Kerkük’e saldırmasının ardından Kerkük’de yaşanabileceklere dikkat çeken Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca ‘Kerkük’ten zafer çıkarmak’ başlıklı yazıyı köşesine taşıdı.
Her yıl kural değiştiren ÖSYM'ye: Madem kaldıracaktınız neden getirdiniz?
Bir önceki sınavda birçok öğrencinin canını yakan uygulamaların bu sene bir açıklamayla kaldırılmasını sorgulayan Abbas Güçlü, "Madem kaldırılacaktı, neden getirdiniz?... Sınavı iptal edilenlerden özür dilenecek mi?" diye sordu.
"Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?"
"Şimdi Irak Anayasası’na Kerkük’ün Türklüğünü vurgulayan bir madde mi eklenecek? Kerkük’te raconu bundan böyle Türkmenler mi kesecek? Yok öyle bir şey."
Barzani kaybetti de sen ne kazandın?
"Kerkük düştü diye zil takıp oynayan kardeşim!.. Düştüyse İran’ın eline düştü, senin payına ne düştü ki çığlık çığlığasın böyle?... Hani sen Barzani için İsrail’e çalışıyor, Almanların piyonudur, Amerika’nın ajanıdır diyordun ya, hiçbiri sahip çıkmadı."
Okul sayısı başarı tamam, ya nitelik? Bahçeli istemişse sınav kalkabilir öyle mi?
"Sorun AK Parti’nin yaptıkların rakamlarla anlatması değil. Sorun, AK Partinin yaptıklarını sadece rakamlara indirgemesindedir. Nitelikle değil, sadece rakamlarla konuşuyor olmasındadır."
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
Mardin’de gündelik hayat
Karar Gazetesi yazarı Yıldız Ramazanoğlu, Mardin'e yaptığı ziyareti köşesine taşıdı.
Korku, susturanda zulüm, susturulanda öfke biriktirir
Devlet ve örgüt gibi organizasyonların, değer vermek gibi ikna yöntemleri yerine korku duvarları üzerinden toplumları yönetmenin yollarını keşfetmenin üzerinden bin yıllar geçti.
Haşdi Şabi Kimdir ve Kime Hizmet Ediyor?
Haşdi Şabi, İran’ın Irak’da sevk ve idare ettiği, eğittiği, donattığı ve finansmanını sağladığı bir paramiliter terör örgütüdür. Haşdi Şabi’yi en doğru anlatan kanıt, ele geçirdiği şehirlerde yaptığı katliam ve zulümlerdir.
Yemen’de neler oluyor?
Türkiye’ye yakın coğrafyada yaşanan sıcak gelişmeler nedeniyle Yemen gibi nispeten uzak bölgelerde olup bitenler gündemde kendine yer bulamıyor.Oysa oralarda da bölgeyi sağlıklı bir şekilde okuyabilmek için dikkatlerden kaçırılmaması gereken olaylar oluyo
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak, Bylock üzerinden yapılan kimi uzman görüşlerini ve Gültekin Sincar'ın mağduriyetini işlemiş.
Kuş besleyicisi hastalığı
Hastalık, kuşlara ait döküntülerde veya kuşların tüylerinde bulunan proteinlere maruz kalmak suretiyle gelişir.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı EPDK Başkanı Yılmaz: Sistemde kaçak akaryakıt kalmadı 'Öcalan öldü' iddiasına savcılıktan yalanlama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası