• BIST
    98.193
  • Altın
    141,180
  • Dolar
    3,5006
  • Euro
    3,9168
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
S.Bülent Yılmaz
S.Bülent YılmazTüm Yazlıları
27 Aralık 2016 Salı 07:28
Toprağın fıtratı ve yabancılaşma

PKK bir realitedir. Kuşkusuz bu böyledir. Kendisini destekleyen belli bir halk kitlesi, binlerce militanı, milyarlarca dolarlık ekonomisi, siyasi uzantısı, medyası, partileri ve STK’larıyla PKK’nın gerçekliği yadsınamaz. Kuşkusuz bu böyledir.

Bir gerçek daha var. PKK’nın ortaya çıkmasında etkili olan Batıcı laik Kemalist oligarşik vesayet sistemine dayalı tekçi ulus devlet anlayışıyla paylaştığı ortak bir gerçek; PKK bu toprakların yabancısıdır. Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyerek devam edelim: Toprak, fıtratına yabancı unsurları kolay kolay kabullenmez ve onları bir süre sonra bünyeden atarak özüne döner. Kuşkusuz bu böyledir.

Ağırlıklı olarak Kürtlerden oluşan bir örgüt olması, “Kürdistan” için mücadele ettiğini söylemesi bu gerçeği değiştirmez. Tıpkı Kemalist Türk ulus devlet ideolojisi gibi.

İdeoloji bir siyasal topluluğun/organizasyonun ruhudur ve ruhunuz nereye aitse siz de esasında oralısınızdır. İdeolojik aidiyet reel olarak en temel aidiyettir. Çoğu kez etnik ve dini aidiyetlerin dahi önüne geçmiştir. O nedenle ideolojik aidiyetiniz gerçek vatanınızı işaret eder.

[“İdeoloji” kavramını, kavramın felsefi boyutunun söylediklerimizle ters düşme durumunun farkında olarak kullanıyoruz. Marks’ın “gerçeği çarpıtma aracı” olarak tespit edip bir “yanılsama” olarak gördüğü, Foucoult’nun “güvenilmez” bulduğu ve yerine “söylem” kavramını geliştirdiği Ricoeur’un “saptırma aracı” olarak tanımladığı ideolojinin reel değerinden hareketle ve felsefi içeriğine atıf yapmaksızın ve daha önemlisi söz konusu kavramın modernizme ait Batılı bir köken taşıdığının farkında olarak kullanıyoruz. Geniş bir ideoloji tartışması için bkz. Doğu –Batı Dergisi İdeolojiler 1-2-3-4; Michele Barrett, Marx’tan Foucault’ya İdeoloji, Sarmal y.]

PKK laikliği

Nasıl ki Türkiye’de fabrikası olması, Mercedes’i Türkiyeli yapmazsa bir ideolojinin bulunduğu her toprak onun vatanı sayılmaz.

Bu yönüyle PKK, ideolojik olarak da bu toprakların fıtratına yabancıdır. Bir defa aydınlanmacıdır, aydınlanmaya iman etmiştir. Aynı şekilde pozitivisttir. Üstüne otoriter bir totaliterliği savunur. PKK otoriterliğine Öcalan’ın son yıllarda toplumcu anarşist ve demokratik tezleri savunmasını ileri sürüp itiraz etmek isteyenler olabilirse de PKK’nın otoriter, hiyerarşik yapısı Öcalan’ın bu yönde değişen görüşlerinin aksine aynı sertlikte sürmektedir.

PKK, örgütlenme biçimi itibariyle de yabancıdır. Kadın erkek iç içeliğinin öne çıkarıldığı, laik ilişkilerin merkeze alındığı, örgütlenmede dindarlığa asla yer verilmeyen, kadını yüceltiyor gibi görünüp ama esasen kadını kültürel kodlarından koparıp pespaye sentetik bir nesneye dönüştüren bir yapıya sahip olan PKK bu yönüyle de bu toprakların fıtratına yabancıdır.

 PKK dine aydınlanmacı bir refleksle karşı çıkar. Laik ve sekülerdir. Dini en fazla folklorik bir düzeyde kabul edilebilir bulmaktadır. Ama aynı zamanda pragmatist olduğundan dini istismar etmekten de kaçınmaz. Mesela imamlar birliği gibi yapılar kurmak bir çelişki olarak görülmez.

PKK milliyetçi bir örgüttür. Kafatasçı, ırkçılığa dayanmayan klasik geç milliyetçiliğin karakteristik özelliklerini taşır. PKK milliyetçiliği, diğer Kürt milliyetçileri tarafından yetkin bir milliyetçilik olarak görülmez. Çünkü Kürtleri değil PKK’nın geleceğini esas alır. PKK milliyetçiliği “makul Kürt” ölçütüne sahiptir. Makul Kürt, PKK’lı Kürttür. Laik veya dindar olabilir ama bir Kürt Apocu olabildiği kadar makul Kürt’tür.

Laik veya dindar bir Kürt milliyetçisi PKK’ya destek olduğu kadar Kürt kabul edilir. Federasyon isteyen milliyetçi bir Kürt partisi de makul Kürt değildir, PKK’yı desteklemiyorsa. O nedenle ne HAKPAR, ne HÜDAPAR, ne PAK, PSK, KDP-Bakur, T-KDP, ÖSP ve diğer Kürt partileri makul görülür. PKK’nın Kürtler ve sosyal siyasal yaşam üzerindeki hegemonyasını kabul etmeyen her kurum, PKK için makul da değildir esasen Kürt de değildir. Bu nedenle PKK milliyetçiliği, bu toprakların diğer yabancısı olan Kemalizmle aynı rahmin ürünüdür.

Dindar cemiyet ve cemaatler için de aynı ölçüt geçerli tabi ki. PKK’ya göre, PKK’ya destek olan, onu “Kürt ulusal hareketi” olarak kabul eden ve birlikte yürüyen her dini oluşum, bu tutumunu sürdürdüğü müddetçe makuldür. Buna karşın kendisine itiraz eden, kendisini meşru görmeyen diğer bütün kesimler gayrı meşrudur, devletin “ajan” kuruluşlarıdır, “çete”dir, “kontrgerilla”dır.

Şeyh Said, makul Kürt değildir, çünkü dini kaygılarla hareket etmiştir. Din, PKK için kendisinin ideolojik varlığına ontolojik itirazlar getirdiği için kabul edilemez, toplumu geri bırakan, gerici bir olgudur. Kemalizmin dine bakışıyla aynı şekilde bakan PKK o nedenle 28 Şubat’ı desteklemiştir. PKK da Kemalistler gibi dindarları, zamanla “Kürt ulusal bilinci” içinde eriyebilecek olanlar ve buna direnecek olanlar olarak ayırmakta, direnebilecek olanları tehlikeli görüp tasfiye etmenin türlü yollarını denemektedir. Makul Kürdün dindarlığı, Kürt ulusal bilincine varlığını feda etmeye hazır olan dindarlıktır.

PKK milliyetçiliğinin tarih, dil, kültür, coğrafya, din algısı dünyadaki herhangi bir milliyetçilik biçimiyle özü itibariyle aynıdır. Buna Kemalist milliyetçilik de dahildir.

PKK faşist bir örgüttür. Toplumu yukarıdan aşağıya doğru, bir toplum mühendisliği anlayışıyla, sert yöntemlerle, topluma rağmen değiştirmeye çalışmaktadır. Direnenlere karşı baskı uygulamakta, susturamazsa öldürmektedir. Toplum, diğer tüm faşizmlerde olduğu gibi PKK faşizmi için de şekil verilip yukarıdan aşağıya doğru tekçi bir anlayışla biçimlendirilmesi gereken bir nesnedir. PKK, bu yönüyle tıpkı Yunan mitolojisindeki Prokrustes, toplum da onun o mitolojik yatağa yatırıp uzun gelirse uzuvlarını keserek, kısa gelirse çekip uzatarak yatağın şekline göre şekil verdiği bir nesnedir. Bunu reddeden herkesi de potansiyel olarak bir “Theseus” olarak görüp düşman beller.

PKK bu yönleriyle Kemalizmle ideolojik akrabadır. Aradaki fark öz itibariyle ideolojik değil sosyolojik ve siyasidir. Kemalizmin neredeyse tüm ideolojik kabullerine sahiptir. O nedenle PKK tavanı -tabanından ayrı olarak- Kemalistlere kendilerini daha yakın hisseder. Türkan Saylan bir PKK aydınlanmacısına herhangi bir dindar kadın aydından daha sevimli gelir.

PKK bu toprakların ne kadar realitesi ise o kadar da yabancısıdır. Yabancılığını gizleyen, Kürt sorununun yarattığı karartma eşliğinde içine girdiği kanlı mücadeledir.Sorgulanmayışının nedeni odur. Bir mollanın, bir sakallı cami müdaviminin, bir dindar gencin, başörtülü bir kızın PKK sempatisi bu gizlenmişlikten kaynaklanmaktadır. Savaş bitince bu gizleyen perde ve psikolojik atmosfer de ortadan kalkacaktır. O gün PKK’nın toplumun değerlerine karşı olan ideolojisi çırılçıplak gerçekliği ile ortaya çıkacaktır.

Peki, PKK bu karşılaşmaya hazırlıklı mıdır? Hazırlıklı göründüğü söylenemez. Tabanının er ya da geç bu ideolojik yabancılığı fark etmesi kaçınılmazdır. PKK ideolojisinin önünde iki seçenek var; ya tabanını ideolojik olarak dönüştürecek ya da kendisi dönüşecektir. Üçüncü seçenek ise her yabancı işgalci gibi yabancısı olduğu topraklardan çıkıp gitmek zorunda kalacaktır.

İslam fıtri gerçekliğimizdir

PKK’nın Batı menşeli ideolojisi ile bu toprakların yabancısı olduğundan bahsettik. Bu durumda “Bu toprakların sahici sahibi kimdir?” sorusu gündeme gelecektir. İnsandan arındırılmış bir toprağın bir değeri varsa bu, yaratıcının fıtratlara yüklediği, taştan ve topraktan da esirgemediği İslam’dır. Dolayısıyla bu toprakların da yeryüzünün de ontolojik gerçekliği İslam’dır.

Peki, böyle olması veya bunun idrakinde olmak ne işe yarar? Taşın toprağın Allah’ı zikrediyor olması, “toprak” denen aidiyet mekanının bir fıtratının olması bize ne söylemektedir? İşte mesele tam da bu sorunun cevabını doğru verdiğimizde vuzuha kavuşacaktır.

 

AÇIK GÖRÜŞ/STAR

Bu haber 3872 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Hanefi
3 ay önce yazıldı.
Pkk'yi ideolojisinin tamamen anlatıklarının aynısı olduğunu kabul edelim. Vaka olarak bunları destekleyenlere bir arada yaşıyorsun, bir müslümanın bunları destekleyenlerle ilişkisi hangi ölçüde olmalıdır. beşeri munasebetleri, komşuluk ilişkileri, iş arkadaşlıkları vb. listeyi uzatabilirsin. Ne yapmalı düşmanlıkla onları öldürmeli mi, can ciğer arkadaş mı olunmalı, mesafeli mi durulmalı, sözüm ona nevrozda vatandaş yarı çıplak bir şekilde alana koşarken polisler onu canlı bomba olduğu şüphesiyle!? katlediyor. Oh! iyi olmuş mu diyelim, yoksa haksız bir şekilde öldürüldüğünü ve kendi kardeşemiz öldürülmüş gibi mi davranalım. daha açıkçası onlardan olduğunda görmemzlikten, bizden olduğunda avazımız çıktığı kadar sesimizi yükseltmelimiyiz. Örnek olarak İslami kimliği sahip haber siteler Diyarbakır'da evet propagandası yapan bir otobüsün taşlandığı haberini yaparken, hayır propagandası yapan hdp otobüsünün polisler tarafından el konulmasını haberleştirmemktedir. Adalet nasıl bir şeydir, sadece bizden olanlar için mi geçerlidir. Vel-hasıl böyle bir zeminde ötekiyle ilişklerimizi nasıl kurmalıyız? Adalet mi? düşmanlık mı?
ayhan akın
6 ay önce yazıldı.
1-pkk bu toprağın yabancısıdır. 2-pkk faşist bir örgüttür.kendisinden başka kimseye hayat hakkı vermez 3-pkk kemalizmin kürtçesidir. 4-pkk laik seküler din düşmanı bir gavur harekettir. 5-pkk ilkel milliyetçi bir harekkettir. 6-pkk dini istismar ederek kullanmaktadır.dindar kürtler pkk'nin kimliğini görememektedir.ortak payda zulme karşı direniştir. 7-pkk'nin ideolojik kimliğini kabul eden kesim tabanın %10'nu tekabül eder... peki %90 kesim neden pkk hdp'ye destek verir? bunun cevabı: KÜRT VE TÜRK MÜSLÜMANLARININ ÜMMET PROJESİNİ UYGULAMAMALARIDIR.. KÜRT SORUNUNU İSLAMİ VATAN ANLAYIŞI YERİNE TÜRKLERİN AĞA ,DİĞER HALKLARIN MARABA OLARAK KABULLENİLDİĞİ... MUHAFAZAKAR BİR ULUSAL SİSTEMİ, DİNİ BİR KUTSAL ÇÖZÜM OLDUĞUNA İNANMALARI VE UYGULAMALARIDIR...
NUREDDİN YARGICI
6 ay önce yazıldı.
ALLAHIN ADIYLA O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.30:30 Rabbim Kardeşimin ilmini artırsın.
Abdulhakim Beyazyüz
6 ay önce yazıldı.
Güzel tespitlerle dolu bir yazı. Kardeşimin eline sağlık.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Şırnak'ta 6 PKK üyesi teslim oldu Yeni KHK yayımlandı Üniversite tercih kılavuzu yayımlandı Helikopterlere engel tanıma sistemi geliyor Dışişleri'nden 'güvenlik mesajı' açıklaması Şırnak'ta zırhlı polis aracı devrildi: 8 polis yaralı Erdoğan Katar için Trump'la görüşecek LYS-1'de 2 sorunun iptalinin istendiği iddiası Görevden alınan iki DBP’li belediye başkanına tahliye 3,5 saatlik görüşme
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası