• BIST
    105.840
  • Altın
    160,737
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
TEOG'un kaldırılma usulü yanlıştı; Yeni sistemde eşitlik ilkesine dikkat edilmeli
TEOG değişikliğinin, en az bir eğitim yılı öncesinden duyurup, öğrencileri ve öğretmenleri belirsizliğe mahkum etmeden yapılması gerektiğini yazan Berat Özipek, bundan sonraki süreçte ise yeni sistemin eşitlikçi ve adil olması gerektiğini vurguladı.
19 Ekim 2017 / 10:56

Serbestiyet yazarı Bekir Özipek, TEOG sınavının kaldırılmasının öğrenci ve öğretmenlerin sınava hazırlık yaptıkları esnada hiçbir hazırlık olmadan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmasının yanlışlığına değindi.  "Biz sınav sisteminin değişeceğini cumhurbaşkanından mı öğrenmeliyiz? Öğrenciler mevcut sisteme göre çalışmış, sınava hazırlayan öğretmenler, sınav hazırlık kitaplarını yazanlar hazırlığını ona göre yapmış, sınavı beklerken nedir bu?" diyen Özipek, bu değişikliğin en az bir eğitim yılı öncesinden duyurup, öğrencileri ve öğretmenleri belirsizliğe mahkum etmeden yapmak gerektiğini yazdı. Buna rağmen değişikliği en iyi şekilde yapmak gerektiği vurgusunda bulunan yazar, kimi uyarılarda bulundu. 

Berat Özipek'in  "TEOG sonrası adil bir sınav sistemi nasıl olmalı?" başlıklı yazısı şöyle;

TEOG’un yerine getirilecek sınav sistemiyle ilgili endişeli bekleyiş devam ediyor. Yapılan açıklamalardan yeni sistemin niteliğini anlamak da mümkün değil.

 

Önce usul açısından yapılagelen ciddi bir yanlışa işaret etmek gerek. Biz TEOG’un değişeceğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından öğreniyoruz ve bunu bütün hazırlıkların mevcut TEOG sistemine göre yapıldığı bir yılın sonunda öğreniyoruz.

 

Öncelikle bu böyle mi olmalı? Biz sınav sisteminin değişeceğini cumhurbaşkanından mı öğrenmeliyiz? Öğrenciler mevcut sisteme göre çalışmış, sınava hazırlayan öğretmenler, sınav hazırlık kitaplarını yazanlar hazırlığını ona göre yapmış, sınavı beklerken nedir bu?

 

Bakanlığın bu gelişmeden haberi var mı yoksa Cumhurbaşkanının açıklamasını onlar da bizim gibi yeni bir haber olarak mı dinlediler? Haberleri varsa şimdiye kadar neden kamuyu bilgilendirmediler? Bakan “çalışıyoruz” diyor. İyi de ne çalışıyorsunuz ve niye şimdi çalışıyorsunuz diye soruyor insan.

 

Oyunun ortasında kural değiştirmek

Ben matah bir eğitim sistemi varmış da hükümet bozmuş gibi düşünenlerden değilim. Tersine, asıl baştan yanlış kurulmuş eğitim sistemini kökten değiştirmeyi başaramadıkları için eleştiriyi hak ettiklerini düşünüyorum onların.

 

Çünkü tam da Cumhuriyetin başında büyük ve verimsiz bir devlet işletmesi olarak kurgulanan, çocuğun ufkunu açmayı değil, kapatıp resmi ideolojiye uygun “makbul vatandaş” yapmayı amaçlayan Kemalist eğitim sisteminin doğal sonuçları bütün bu yaşadıklarımız. 

 

Ve temeli yanlış kurulmuş bir binayı da tadilatla düzeltmek hiçbir eğitim bakanı için mümkün değil. “Kanser gülsuyuyla temizlenmez” diyor Kant. Türkiye’de çocuğun zihnini kötürümleştirmek için kurulmuş eğitim sistemi de revizyonla kurtulmaz.

Bununla beraber, eğitim sistemi ile sınav sistemini birbirine karıştırmamak gerek.

Evet, ne yapsanız dikiş tutmaz ve kalıcı olarak iç huzuruyla sahipleneceğiniz bir sınav sistemi de olmaz bu düzende. Ama bu düzende bile yapmamanız gereken şeyler var. Bunların başında da oyunun kurallarını sıkça değiştirmemek geliyor. Özellikle de oyun başlamışken ve sonuna yaklaşmışken.

 

Bu bakımdan sınav sistemini sık ve ani değiştirmeye ilişkin eleştiri ve şikayetler haklı. Yenisini açıklamadan veya kararlaştırmadan “değiştiriyoruz” demenin ise hiç izahı yok.

“En kötü sistem belirsizlikten iyidir, şimdi o var” diyor genç bir öğretmen. Çok haklı.

 

“Devrim” değil “ıslahat”

Eğer mesele eğitim sistemiyse, ona cerrahi müdahale şart. Evet, “kanser gülsuyuyla yıkanmaz” ama eğitim sistemini temelden değiştirecek iradeniz veya niyetiniz yoksa, onu reforme etmelisiniz. Reformu da usulünce yapmalısınız.

 

TEOG’un hatasız olduğunu söyleyen yoktu. TEOG şimdiye kadarki en eşitlikçi sınav sistemiydi ama onun bu niteliğini zedeleyen açık noktaları da vardı ve yapılması gereken, eksikliklerini tespit edip düzeltmekti. Ve bu değişikliği, en az bir eğitim yılı öncesinden duyurup, öğrencileri ve öğretmenleri belirsizliğe mahkum etmeden yapmaktı.

 

İkincisi olmadı.  Ama birincisi için hala bir fırsat var.

Madem ki değişecek, o halde bu değişikliği daha adil bir sınav sistemi için fırsat olarak kullanmak hala mümkün.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli husus, yeni sınav sisteminin daha eşitlikçi biçimde oluşturulması. Önümüzdeki en hayati, en kritik mesele bu.

 

Peki bu çerçevede yeni sınav sisteminin muhtevası ve usulü ne olmalı?

 

Üç husus hayati önem taşıyor bu konuda:

  • Yeni sınav sistemi, kayırmacılığa, hormonlu notlara ve okulların -özellikle de özel okulların- kendi öğrencilerini avantajlı kılmak için kullanacakları tüm sübjektif değerlendirmelere kapalı, ülke çapında düzenlenen genel bir sınav olmalı.
  • Eğer okullara zerre kadar takdir marjı verilecek olursa, mesela sınavın bir kısmını da onlar yapsın denirse, bu marjın her zaman en alttakilerin çocuklarının aleyhine işleyeceği bilinmeli. Bütün öğrencilere eşit şans verilmeli.
  • Okulların öğrenciye “destek” için verdiği puanlarla manipüle edilmiş not değil, adı ne olursa olsun, sadece genel sınav veya sınavlarla aldığı not belirleyici olmalı.

Ve bundan sonra bir değişiklik yapılacaksa, sınav kapıya gelince değil, makul bir süre önce duyurulmalı.

Yarın bir eğitim emektarının yeni sisteminde neden okulların verdiği başarı puanının hesaba katılmaması gerektiğine ilişkin fikirlerine ve onun önerisine yer vereceğim.

SERBESTİYET

Bu haber 780 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Güncel Kategorideki Diğer Haberler
İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son
İkinci el araçların muayene tarihi ve kilometresine ilişkin bilgiler, PTT’nin HGS ve PTTBank mobil uygulamaları aracılığıyla öğrenilebilecek.
Dolandırıcılar sosyal medyayı da hedef aldı
Son yıllarda e-ticaret, sosyal medya ve mobil uygulama kullanımının yaygınlaşmasıyla bu alanlardaki dolandırıcılık vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar uyarıyor
OHAL komisyonu karar aşamasında
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilenler, bursu kesilen öğrenciler, rütbeleri alınan emekli güvenlik personeli ve kapatılan kurum ile kuruluşlara ilişkin başvurularda karar aşamasına geçti.
Uğur Dursun Kardeşimiz Tahliye Oldu
Kayseri'de önde gelen tüm İslami kuruluşların masumiyetine kefil olduğu Orman Bölge Müdür yardımcısı Uğur Dursun 7,5 aylık tutukluluktan sonra 16 Kasım günü görülen son duruşmada tahliye oldu.
Bağdat’tan Kürdistan’a 10 kat vergi artışı
Bağdat Hükümetinin kararı ile Kürdistan’daki pasaport, evlilik, boşanma ve çocuk kayıtları işlemlerinden alınan vergiler yükseltildi.
Hakkari ve Şırnak’ta konuştu: Irkçılık yok, etnik milliyetçilik yok
Başbakan Binali Yıldırım, Hakkari ve Cizre’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Norveç Türkiye’den Özür Diledi
Norveç Savunma Bakanı Jensen, NATO'nun Norveç'teki Trident Javelin tatbikatındaki skandal nedeniyle Türkiye'den özür diledi.
NATO, TSK'dan yazılı ve sözlü olarak özür diledi
Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, "Sıralı NATO makamlarınca yaşanan olaydan duyulan üzüntü ve olayın kabul edilemez olduğu belirtilerek yazılı ve sözlü olarak özür dilenmiştir." denildi.
AK Parti Başkan Yardımcısı: İlişkiler düzelecektir
AK PARTİ Genel Başkan yardımcısı Hamza dağ, Erbil- Ankara ilişkilerinin bir süre sonra eski düzeyine ulaşması gerektiğini söyledi.
NATO Genel Sekreteri Türkiye'den özür diledi
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, tatbikat skandalı nedeniyle Türkiye'den özür diledi.
NATO tatbikatında Erdoğan’ı düşman gösteren subay ordudan atıldı
NATO tatbikatında Atatürk ve Erdoğan’ın fotoğrafını düşman tablosunda gösterilmesine tepki olarak askerlerin geri çağrılmasının ardından ilgili askerin ordudan atıldığı bildirildi
CHP İl Başkanlığı Seyid Rıza'yı andı, Aydınlık hükümet ve medyasıyla vurdu
CHP, 1938’de idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarını Tunceli’deki etkinlikle andı. "1938 Dersim, Türkiye Cumhuriyeti'nin cinnetidir" denilen açıklamaya, Aydınlık çevresi hükümetin ve medyasının Atatürk övgülerini göstererek sert çıktı.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor Danıştay üyesi meslekten çıkarıldı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası