• BIST
    106.843
  • Altın
    142,580
  • Dolar
    3,5367
  • Euro
    4,1209
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Tatvan'da ‘’En Güzel Örnek: Hz. Muhammed‘’ konuşuldu
Özgür-Der Tatvan Şubesinin Cuma seminerlerinin bu haftaki konuğu Özgür-Der Diyarbakır şubesinden Akan Akamak oldu.
17 Nisan 2017 / 08:22

‘’En Güzel Örnek: Hz. Muhammed‘’ konusunun konuşulduğu seminer, Tatvan Özgür-Der’in dernek binasında yapıldı.

Seminer, Enes Ece'nin okuduğu Kur’an-ı Kerim ve mealinin ardından başladı.

Akan Akamak, konuşmasında genel olarak şu hususlara değindi:

Hz. Peygamberi bize en iyi şekilde tanıtabilecek olan kaynak, O2nu peygamberlik vazifesiyle görevlendiren ilahi kaynaktır.

Peygamberimizi tanıtan en objektif ve sahih kaynak Kur'an kerim'dir. Peygamberimizin bize Kur'an'ı öğrettiği gibi, Kur'an da bize hz. Peygamberi öğretmektedir.

A. Beşer- İnsan Olan Peygamber

Kur'an'da ilahi mesajı inkar ettikleri için kötü akıbetleri bir ibret vesikası olarak sunulan hemen hemen tüm toplumların kendilerine mesaj getiren peygamberlere karşı yönelttikleri ilk itiraz, peygamberlerin de kendileri gibi birer insan olması olmuştur.

İnkârcı toplumu peygamberleri Hz Nuh'a karşı direnirken, Eyke ahalisi Hz şuayb'ı reddederken, firavun Hazreti Musa'yı reddederken, ikisi de  helak olan ad ve Semud kavimleri peygamberlerine yüz çevirirken istedikleri, talep ettikleri şey peygamberin bir melek olmasıydı. Hz Peygamber'in ilettiği mesaja direnen Müşrikler de bunun istisnası değildir. Onlar ''Allah bir insanı mı bize elçi olarak gönderdi?(isra-94)'' Deyince Kuranı Kerim isra suresinin 95. ayetinde şu cevabı vermiştir; ''de ki eğer yeryüzünde Salına Salına dolanan melekler olsaydı o zaman Onlara elçi olarak Şüphesiz Gökten Bir Melek indirir dik'' bu cevap aslında inkârcı mantığın tutarsızlığınıaçık bir şekilde  gözler önüne seren bir cevaptır.

Cevabın konumuz açısından asıl dikkat çekici yanı peygamberin beşer-insan oluşunun vahyin amacının gerçekleşmesinin bir ön şartı olarak takdim edilmesidir. Bunun açılımı şudur; vahiy, getirilip bırakılan bir posta olsaydı bu dediğimiz mümkündü hatta bir şekilde bize aracısız bile ulaştırabilirdi. Fakat vahiy onu ulaştıran kimsenin mutlaka yaşaması gereken bir hayat tarzı olduğu için onun ilk muhatabı ile son muhatapları aynı hamurdan olmak zorundadır.

Tüm peygamberler inkârcı toplumların vahyi hayattan dışlamak için bir bahane olarak kullandıkları bu türden tüm taleplerine aynı karşılığı vermişlerdir; ''Biz de sizin gibi bir insanız (nahnu illa beşerun mislukum) ibrahim-11''

Onlar bu karşılık ile hem örneklik misyonlarına dikkat çekmiş oluyorlar hem de vahyin kendisine inanan yada inanacak olan insanların muhtemel putlaştırma teşebbüslerine set çekmiş oluyorlardı.

Bu nebevi uyarıyı hatırlatan bir örneğin Kur'an'da ölümsüzleştirildiğini görüyoruz;  Abese suresinin ilk ayetleri peygamberin Beşer oluşuna güzel bir örnektir. Birçok kanaldan birden gelen sahih bir rivayete göre Hz Peygamber Mekke'nin müşrik reisleri ile konuşmaktayken onlardan birinin gönlünü İslama ısındırmayı ümit etmekte, bunun Mekke'deki ortamı İslam lehine çevireceğini düşünmekteyken bu sırada İbni Ümmü Mektum diye anılan görme özürlü bir şahıs kendisine yaklaşır ve Kur'an'ın kimi ayetlerinin tekrarını ya da açıklanmasını ister, diğerleriyle olan diyaloğunun kesilmesinden rahatsız olan Hazreti Peygamber ona surat asar ve oradan uzaklaşır.

Şu uyarı ayetleri İşte bu olay üzerine iner; ''O suratını astı ve uzaklaştı bir kör kendisine geldi diye nereden bilebilirsin belki de o alınacaktır yada uyarılacak ve bu uyarı kendisine fayda verecekti ama kendi kendine yettiğini sanana gelince sen bütün ilgiyi ona gösterdin Halbuki onun arınmamasından sen sorumlu değilsin ama sen büyük bir arzuyla geleni ve sakına sakına yaklaşanı sen görmezden geldin(abese-1/10)''

O muhteşem ahlakı, örnek kişiliği, sağlam karakteri, yüce ruhu merhamet pınarı yüreği, keskin zekası, engin basireti, asil tavırları, yüksek hasletleri ile Allah tarafından peygamber olarak seçilmemiş olması durumunda dahi bir insan olarak yine üstün idi tıpkı şairin dediği gibi;

 Muhammed beşerdir fakat sanma ki sıradan Beşer gibidir.

 Onun değeri, değersiz taşlar içinde yakuta bedeldir.

B. Nebi- Resul Olan Peygamber

 Nebi bir yerden bir yere intikal anlamına gelen n-b-e kökünden türetilmiştir. Resul bir kaynağın hedefe yolladığı habercidir. ''Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir fakat o Allah'ın resulü ve bütün peygamberlerin sonuncusudur Allah ise her şeyi hakkıyla bilendir.(ahzab-40)''

 Evet hz. Peygamber anasından doğduğu gibi çağının bozulmuş kültürlerine bulaşmadan kalabilmiştir. Daha önce dini, felsefi ya da edebi bir ürün ortaya koyduğu görülüp duyulmamış biri olarak Allah'tan aldığını kaynağından aldığı saflıkla ve titizlikle insanlara taşıyan ümmi bir Resul ve nebilerin sonuncusu olan bir peygamberdi. Hiç beklemediği bir görevi omuzlarında hissedince bundan bayağı tedirginlik duymuş  fakat ilk inen vahiyler onun aşırı tedirginliğine rağmen inmeye devam etmiş ve peygamberliğinin kendi seçimi değil Allah'ın seçimi olduğuna ikna edilen Hazreti peygamberin kendisi olmuştur.

C. Hayranlık Uyandıran Bir Ahlak

Hazreti peygamber, davete başlayınca neden sen? Neden falanca ya da filanca kişi değil? Senin özelliğin ne ki? türünden itiraz ve çıkışlara muhatap olmuş olmalı ki ayeti kerime bu Soruyu cevaplamaktadır; ''Çünkü sen yüce bir ahlak üzeresin''

Daha peygamberlik öncesinde onun ahlakının ihtişamı kendisini tanıyan herkeste derin izler bırakmıştır. Hz Peygamberin peygamberlik öncesine ilişkin bilgilerimiz ne kadar çok görünse de yine de sınırlıdır ama peygamberlik öncesine ilişkin bize kadar ulaşan en kesin bilgi O'nun çevresinde ahlaki güzelliğiyle seçilmiş şahsiyet olmasıdır. O'na dürüstlüğünden dolayı daha ilk gençlik yıllarında Mekkeliler tarafından dürüst kişi anlamına gelen el-emin adının verildiği tarihi bir gerçektir. Öyle ki o adıyla değil bu ünvanıyla çağırılır olmuştur. O'nun ahlakına hayran olanlardan biri de ilk eşi olan Hazreti Hatice idi.

 Hazreti Ayşe'nin aktardığına göre Hazreti Peygamber'e ilk vahiy geldiğinde Hz Hatice onu şu şiirsel sözlerle teselli etti;

''Vallahi

Allah seni kesinlikle mahçup etmez.

Çünkü sen sözüne güvenilir bir adamsın.

 Akrabalık bağlarını gözetirsin.

Kimsesizleri korursun.

Konuğa ikram edersin

Haklının hakkını almasına yardım edersin.''

 İşte bu gerçeğe işaret eden Hazreti Aişe Hz peygamberin ahlaki sorulduğunda şöyle cevap veriyordu ''Siz hiç Kur'an okumuyor musunuz? O'nun ahlakı kur'an idi.

D. Alemlere Rahmet Olan Peygamber

''Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik. De ki: “Bana, sizin ilâhınızın sadece tek bir ilâh olduğu vahyedildi.” Öyleyse siz müslümanlar mısınız (Allah’a teslim olanlar mısınız)? Bundan sonra dönerlerse, o zaman de ki: “Size müsavi olarak (herkese eşit şekilde), (Allah’ın emirlerini) bildirdim (ilân ettim). Vaadolunduğunuz şey (azap) uzak mı yoksa yakın mı (eğer) ben bilseydim (bilmiyorum).” Muhakkak ki O, sözün cehrî olanını (açıkça söylenenini) ve ketmettiklerinizi (gizlediklerinizi) bilir. (enbiya-107/110)''

Vahiy tüm insanlığa gönderilmiş ilahi bir mesajdır. Hazreti peygamberin elçiliği de dil, soy,ırk, renk, coğrafya, kültür farklılığı dinlemeden  tüm insanları Hazreti peygamberin alemlere Rahmet olması kendi çağında yaşayan ve ondan sonra gelen tüm insanlık ailesini kapsamaktadır. Kendisine vahiy ulaşıp da onun ışığıyla aydınlananlar için bilfiil bir rahmet kendisine henüz vahiy ulaşmamış olanlar için ise potansiyel bir rahmettir. İşte şu ayette O'nun hem insanlık için genel hem de inananlar için özel bir rahmet ve şefkat pınarı oluşu birlikte ifade edilmektedir;  ''doğrusu ey insanlık size kendi cinsinizden bir elçi gelmiştir sizin kurtuluşu olmayan ebedi bir belaya çarptırılmanız ona çok ağır gelir o sizin üzerinize titrer müminlere karşı çok şefkatli çok merhametlidir.(tevbe-128)''

Hazreti peygamberin diğer peygamberlerden ayıran fark Kur'an vahyini diğer bütün vahiyler den ayıran farktır. O da bütün insanlığı muhatap alan bir mesajla geldiği için bütün alemlere rahmet olma farkıdır. Nasıl ki Kur'an kendisinden önceki ilahi mesajların özünü içerisinde toplayan ve onları hakem olan bir zirve ise hazreti peygamber de kendisinden önceki Nebiler zincirinin taç halkası ve zirvesidir onu tebliğ ettiği mesajla birlikte düşündüğünüzde bu sonuç hisse dayalı bir sonuç değil nassa dayalı bir sonuçtur.

O bir şefkat ve rahmet pınarıydı. Bilinen ömrü onun alemlere rahmet olma niteliğini kişiliğinde içselleştirdiğinin sayısız örnekleriyle doludur. Müşrikler tarafından hayatına kastedildiği bir sırada sahabiler O'na ''ey Allah'ın resulü müşriklere ve dua etseniz ya'' denilmişti de cevabı alemlere nasıl rahmet olunacağını öğretir cinsten olmuştu. ''Unutmayın ki ben lanetçi olarak değil rahmet olarak gönderildim''.

E. Güzel bir örnek Olarak Peygamber

''Gerçek şu ki, Allah'ı ve Ahiret Günü'nü (korku ve umutla bekleyen) ve O'nu her daim anan kimseler için Allah'ın Elçisi güzel bir örnek teşkil eder.(ahzab-21)''

 Kur'an yalnızca hazreti peygamberi örnek göstermekle kalmıyor onun yanında Hazreti İbrahim'i de aynı ifadelerde örnek gösteriyordu ''doğrusu İbrahim de ve ona uyanlar da sizin için güzel bir örneklik vardır'' Hz İbrahim'in Hz Peygamber'e ona uyanları da Hz Peygamberin ümmetine örnek gösteren Kur'an bu ayetlerle Hazreti Peygamberin çok temel bir misyonuna atıfta bulunuyordu o misyon, Vahyin inşa etmek istediği model olma misyonuydu. Kur'an Hz Peygamber'e model şahsiyet olma misyonunu Vahyin inişine şahit olan ilk Müminlere de model toplum olma misyonunu yüklüyordu. ''İşte böylece biz sizin dengeli bir ümmet olmanızı istedik ki insanlar örnek ve model olasınız ve resul de size örnek ve model olsun(bakara-143)''

Hazreti peygamberin örnekliğinin onu taklit etmekten hatta ona benzemekten daha öte bir şey olduğunu şu söz kadar güzel ifade eden başka bir söz bulunamaz; ''Biz ona benzemekle değil O'nu örnek edinmekle emrolunduk.''

Hazreti peygamber  her insan gibi coğrafya, iklim, çevre ve ortama uymuş. Yediklerini, içtiklerini, giydiklerini kullandığı eşyaları, bütün bu çevresel şartlar belirlemiştir. O'nun beşeri faaliyetlerini örneklik misyonuna dahil etmek bir eskimodan onun gibi giyinmesini istemekle aynı şeydir.

 Çağdaş İslam alimlerinden Yusuf El karadavi'ye göre bugün sünnet zannedilen birçok şey Arap adetidir. Ona göre yerde oturup yemek, yemeği el ile yemek, cübbe sarık giymek ve benzeri adet ve gelenek sünnet değildir. Muhammed Ebu Zehra'ya göre Sakal bırakmak da bu kabildendir.

Seminer soru cevap faslının ardından sona erdi.

Bu haber 4094 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Eylem ve Etkinlikler Kategorideki Diğer Haberler
“Bizi daha fazla zehirlediler diye sigara şirketlerine törenlerle ödül veriyoruz”
Prof Dr Elif Dağlı, Radyo Selam’da sigara tüketiminin gittikçe arttığı uyarısında bulunarak önlem alınması çağrısı yaptı. Dağlı, sigara firmalarının birer düşman gibi algılanması gerektiğini belirtirken, elektronik sigara uyarısında da bulundu.
Diyarbakır'da siyonist işgalciler protesto edildi
Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın İsrail tarafından ibadete kapatılmasına tepki gösterdi.
Diyarbakır halkına eylem çağrısı
İşgal rejiminin, Mescid-i Aksa’ya yönelik işgal girişimlerine karşı eylem kararı alan Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Diyarbakır halkına duyarlılık çağrısı yaptı.
Özgür-Derli Gençler Harçlıklarını Yetimlere Bağışladı
Kocaeli Diriliş Kampı’nda 5 gün kamp yapan yaklaşık 400 kişilik Özgür-Derli ortaokul ve lise öğrencisi genç, 11 bin 245 lirayı bulan harçlıklarını Suriyeli yetimler için yapımına başlanan Yetim Köyü’ne bağışladı.
Darbenin Arkasındaki Dış Dinamikler
15 Temmuz'un Batı tarafından örgütlendiğini belirten Şen, en temel sebebin de Türkiye'nin İslam dünyasındaki dış politikası olduğunu belirtti. Darbecilerin kazanıp kazanmadığını ise "Türkiye'nin duruşunda değişiklik olup olmadığından anlayabileceğiz"
Muş’ta “15 Temmuz ve Muş” Konulu Paneli
​​​​​​​15 Temmuz Darbe Girişimi’nin püskürtülmesinin yıldönümünde, Muş Alparslan Üniversitesi öncülüğünde “15 Temmuz ve Muş” paneli düzenlendi.
Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Gündemi Değerlendirdi
Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Süleyman Nazlıcan, Radyo Selam’da gündemi yorumladı. Suriyeli muhacirlere yönelik kara propaganda, PKK şiddeti ve Kürt Sorunu, FETÖ mağdurları ve Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Sivas Olayları Mahkumları Serbest Bırakılmalıdır!”
​​​​​​​Sivas Özgür-Der üye ve gönüldaşları, Madımak olayları mahkumlarının yeniden yargılanması/serbest bırakılmasıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
Sosyal Medya Uzmanı Sanlav: Bot hesaplarda ciddi artış var
Radyo Selam’da yaptığı konuşmada, Suriyeli muhacirlere yönelik sosyal medyada yürütülen provakatif çalışmaların nasıl yapıldığını anlatan sosyal medya uzmanı Ümit Sanlav, bot hesapların son günlerde ciddi bir şekilde arttığı uyarısında bulundu.
Suriyeli Anne ve Bebeği İçin Muş’ta Gıyabi Cenaze Namazı ve Basın Açıklaması
Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde katledilen Suriyeli muhacirler için Muş’un merkezindeki Hacı Şeref Camisi’nde gıyabi cenaze namazı kılındı.
Özgür-Der Lise ve Ortaokul Gençliğinin Kampından Kareler
3 Temmuz'da başlayan Özgür-Der lise ve ortaokul gençlerinin Kocaeli'de düzenlediği kamp söyleşi ve etkinliklerle devam ediyor.
Mültecilere Yönelik Katliamlar İstanbul’da Lanetlendi!
Lübnan ordusu ve Hizbullah milislerinin Lübnanlı mültecilere yönelik saldırıları Lübnan’ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde protesto edildi.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Un paketinde Hitler eroini Urfa'da UNESCO heyecanı! Frak giyme zorunluluğu kalkıyor DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı Lale İthalatı Devlet Sırrı Olabilir mi? Giresun'da tur otobüsü devrildi: 38 yaralı Sivas'ta pirana alarmı İstanbul Valiliği'nden OHAL başvuruları açıklaması Yolcu otobüsünde yangın: Yaralılar var Diyarbakır'a suikast için gelen 3 PKK üyesi yakalandı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası