• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Tarihi Kürt liderlerini aşağılamanın dayanılmaz hafifliği-1
Sosyal medyada birçok konuda olduğu gibi Kürt tarihine ilişkin de lakayt bir dil kullanılıyor. Cumhuriyetin kuruluş sürecinde Kürt liderlerine yönelik aldatıldıkları söylemi, tarihi bir tespit olarak değil dönemin şahsiyetlerine sövmenin aracı kılınıyor
10 Kasım 2017 / 20:33

Zafer Burakmak yazdı... 

Sosyal medyada birçok konuda olduğu gibi Kürt tarihine ilişkin de lakayt bir dil kullanılıyor. Gençlerin Cumhuriyetin kuruluş sürecinde Kürt ileri gelenlerine yönelik aldatıldıkları söylemi, tarihi bir tespit olarak değil dönemin şahsiyetlerine adeta sövmenin bir aracı kılınıyor. Cumhuriyetin kuruluş dönemlerinde Kürt ileri gelenlerinin, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının “Kürtlerin kavmi haklarının da verileceği” sözlerine inandıkları tarihsel bir gerçek. Çünkü Osmanlı’nın son dönemlerinde siyasiler ve fikir adamları arasında Kürtlere bir özerkliğin verilebileceği tezi hakim bir düşünceydi zaten. Mustafa Kemal de bu yönde açıklamalar yapmıştı. Örneğin, 1919’da Diyarbekir Mebusu Kemal Bey’e gönderdiği telgrafta bağımsız bir Kürt devletini isteyenleri eleştirirken Kürtlerin haklarına ilişkin “İdare usulü, ırkların haklarının korunması gibi arada halledilecek aile meseleleri” tespitinde bulunmuştur. Yine Cemilpaşazade Kasım Bey’e çektiği telgrafta da şöyle diyordu; “Kürt kardeşlerimin hürriyet ve refah ve ilerlemesinin vasıtalarını sağlamak için sahip olmaları gereken her türlü hukuk ve imtiyazların verilmesine tamamen tarafım.”  10 Ocak 1920’de İzmit Kasrı’nda gazetecilerle yaptığı toplantıda “…Binaenaleyh başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmekten ise bizim Teşkilat-ı Esasiye Kanunu mucibince zaten bir nevi mahalli muhtariyetler teşekkül edecektir. O halde hangi livanın ahalisi Kürt ise onlar kendi kendilerini muhtar(özerk) olarak idare edeceklerdir.” İfadelerini kullanırken, TBMM Gizli Celse Zabıtlarında yer alan, 22 Temmuz 1922 tarihli Mustafa Kemal imzalı bir talimatta ise “1… Kürtlerle meskûn menatıkta ise hem siyaseti dahiliyemiz ve hem de siyaseti hariciyemiz noktai nazarından tedricen mahalli bir idare iltizam etmekteyiz. 2- Milletin kendi mukeadderatlarını bizzat idare etmeleri hakkı bütün dünyada kabul olunmuş bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmişizdir.” denilmişti.

Görüldüğü üzere Kürtlerin haklarının verileceği düşüncesi sürekli dillendirilmiştir. Buna rağmen Kürt ileri gelenlerinin aldatılmalarını eleştirmek elbette tabiidir. Kürtlere haklarının verileceğini belirten kurucu kadronun, daha sonra bir kıyım gerçekleştirmesinde ve bugüne kadar süregelen bir sorunda, dönemin Kürt aşiret reislerinin ve şeyhlerin payları elbette sorgulanacaktır. Ancak yapılacak analizlerin, bugünün ideolojik bakışlarından arındırılması, dönemin anlaşılması için temel bir kaide olarak belirlenmelidir. Anakronizm olarak ifade edilen, tarihi kendi dönem ve şartları yerine bugünün gözüyle değerlendirme hastalığına düşülmemesi daha net bir perspektif sunmada kilit önemdedir.  

Kürt liderlerin kurucu kadro ile ortak hareket etmelerinin hangi şart ve ruh haline dayandıkları dikkate alınmalı değil midir? Klavye başındaki gençlerin sosyal medya üzerinden hakaretler yağdırarak yaptıkları analizlerde dönemin ağır şartları dikkate alınıyor mu? Bugün herhangi bir şirketin ceo’suna hayran hayran bakan gençlerin, yüzlerce köyü, büyük bir ekonomi ve ticareti ve hatta dış ilişkileri yöneten, bir kısmı dış dünya ile ciddi ilişkileri bulunan dönemin eğitimli, (birçoğu) birkaç dil bilen aşiret reislerine cahil sıfatlarıyla saldırmaları ne kadar doğru?

Döneme ilişkin yapılan analizlerde iki noktanın dikkatten kaçtığını düşünüyorum. Birincisi bölgedeki demografik yapının bugün üzerinden değerlendirilmesi. İkincisi de bununla ilişkili olarak Kürt coğrafyasında yaşanan etnik ve dini temelli çatışmalar ve bunun sonucunda dünyada oluşan Ermeni hassasiyeti ve bir Ermeni devletinin kurulma niyeti.

Öncelikle Kürtlerin, bölgedeki en büyük güç olmalarına rağmen demografik yapının bugün görüldüğü gibi olmadığı bilinmelidir.

Osmanlı Devleti’nin yaptığı üç nüfus sayımında, Vilayet-i Sitte olarak tanımlanan Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Sivas ve Mamuretü’l-Aziz’deki Ermeni nüfus şöyle belirlenmişti; 1987’de 555 bin 902, 1906 yılındaki sayımda 561 bin 774 ve 1914’teki nüfus sayımında 636 bin 306. Başka kaynaklar, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Diyarbakır’ın yaklaşık yüzde 30’unun Ermeni, Keldani ve Süryani gibi gayri Müslimlerden oluştuğunu belirtir.  1914 yılında yapılan nüfus sayımına göre Diyarbekir Vilayeti’nde yaşayan 492 bin 101 kişiden, 65 bin 850’si yani toplam nüfusun %13,38’i Ermeni’dir. Yine, 179.380 nüfusa sahip Van’da ise 67 bin 792 (%37,79) Ermeni yaşıyordu. Toplam nüfusu 309 bin 999 olan Bitlis’te Ermeni nüfus, 117 bin 492 (%37,9) olarak belirlenmişti. Yine başka kaynaklarda Hakkari sancağında 165 bin Kürde karşın 97 bin Hıristiyan bir kavim olan Nasturi’nin olduğu belirtilmektedir. Bu rakamlara, Sultan II. Abdülhamit’in korktuğu“Ermenilerin çeşitli oyunlarla ve entrikalarla kendi sayılarını olduğundan fazla gösterme çabası” ve yine dikkat çektiği “Rusya’dan ülkeye olası Ermeni akımı” tezlerinin ne kadar etkili olduğu bilinmiyor. Ancak, Ermeni ve diğer gayri Müslim nüfusun..

Yazı için tıklayınız...

Bu haber 523 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
"Türkiye’den bir düşünce kuruluşu ya da bir üniversite Moskova’da Montreux rejimi hakkında bir toplantı düzenleyebilir"
Çıkmaz sokak
100 yıl önce İngilizlerin ve Fransızların bölgeye attığı neşterlerin yarası hâlâ kanamaya devam ederken, bugün onların yerini ABD ve Rusya almış durumda.
Kırmızı et üretimi bitiyor; olsun, ithalata devam!
Kırmızı et üretimi ilk 9 ayda, geçen yıla göre yüzde 12 geriledi. Üçüncü üç aylık dönemde kırmızı et üretimindeki gerileme yüzde 23 oranına ulaştı.
Değişim üzerine düşünmek
İnsan, özgür iradesine "düşünme" erdemini giydirdiği oranda fıtratına uygun değişim gösterirken; alt yapısında düşünce kısırlığı olan bir irade ile yola çıktığında ise değişimin acımasız yönüyle karşılaşacaktır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor Danıştay üyesi meslekten çıkarıldı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası