• BIST
    106.816
  • Altın
    145,637
  • Dolar
    3,5223
  • Euro
    4,1300
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluTüm Yazlıları
12 Haziran 2017 Pazartesi 08:17
Şımarık çocuklara her gün, yetim çocuklara bir gün...

I-10 Haziran Dünya Yetimler Günü olarak “kutlandı”.

Ne eksikse dünyamızda o eksikliği bir gün ile doldurmaya çalışıyoruz. Bir gün üzerinden dikkat çekmeye...

“Tercihi bol” dünyada, birilerinin dikkatini çekmek ne mümkün!

Kimisi kendi hayatının içinde zevkten bunalmış; ne yesek, ne giysek, nereye gitsek, hangi fotoğrafı Instagramımıza yüklesek derdine gark olmuş...

Kimisi  de Allah’ım bugün de akşam oldu, gökler dürülmedi şükrüyle okşayacak yetim başı, eli öpülecek ihtiyar bulmanın derdinde...

Dünyanın dört bir tarafından yetimlerin sesi yükseliyor duyana.

Kalbi olanlar duyuyor bu sesi.

Kalbi olmayanlar ar damarını yitirmiş olanlar, bir kürenin başında şeytana yoldaşlık ediyor.

Şeytana yoldaşlık demek yeni yetimler demek.

ABD’nin Irak işgalinden arta kalan yetim sayısı 5 milyon. Bir milyon Suriyeli, 3 milyon Afgan yetim çocuk var.

Silah tacirlerinin küre başında toplanıp oyun kurdukları her yeni hamle binlerce yetim çocuk demek.

 10 Haziran Dünya Yetimler Günü’nde Yetimler Vakfı açıldı Fatih’te.

Böylece ekran üzerinden tanık olduğumuz yetim yüzler için elimizde bir adres var artık. Madden, manen destek olmak hepimizin borcu.

 Evet her an bir yetimin hikayesine ekran üzerinden tanık oluyoruz.

Mesela yetim bir kız çocuğu yoldan geçen kadını annesi sanarak ağlıyor. Annesini bulduğunu sanıyor o an. Küçük benliğinde, nasıl bir hafıza bohçasında saklandıysa annesinden kalan son görüntüyü, o an o kadını annesi sanıyor. Travmayı düşünebiliyor musunuz? Annesi sandığı, annesine benzeyen kadını bırakmak istemiyor. Nasıl sıkı tutunuyor. 

Ben senin annen değilim diyen kadın yetim çocuktan nasıl kurtulacağını bilememenin telaşıyla yoluna devam etmek istiyor, polis o senin annen değil diye ikna etmeye çalışıyor, lakin nafile.

Ve bütün bunlar bir kamera üzerinden bize yansıyor.

Birileri her an her şeyi kaydediyor. Kayıt altına alınca sorumluluğunu yerine getirdiğini zannederek yoluna devam ediyor. Sorumluluğunu yerine getirdi, birazdan  çekmiş olduğu vidyoyu sosyal medyasına yükleyecek, böylece gerekli mercilerin dikkatini çekmiş olacak.

Kimse o merciler. Sen değilsen, ben değilsek, kim! Tanık olduğumuzdan mesul değilsek, neyden mesulüz!

 II-

Geçen haftanın iki yetim  hikayesi  vardı, sonu mutlulukla biten.

Milli Eğitim Müsteşarlarından Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili ile Hamide Bilgili Etiyopya kökenli Adem’i oğullardan bir oğul olarak bağırlarına basmış, Adem’in koruyucu ailesi olmuşlar.

Hamide Bilgili ile 1980’lerin sonunda Kadın ve Aile dergisinde çalışmıştık. Merhamet ehli bir insandır. Rikkatli ve dikkatli kalbi ile Adem’i kucaklamış olmasına hiç şaşırmadım.

Pek kolay alınamayacak mesuliyeti sırtlayıvermiş. Allah yar ve yardımcısı olsun. 

İkinci yetim hikayesini –ki o analı babalı yetim kategorisinden- Star Gazetesi’nde Fadime Özkan’ın köşesinde okuduk. “Evimdeki melek” diye yazmıştı Fadime Özkan. 2,5 yaşındaki bir kız çocuğuna nasıl koruyucu aile olduğunu başkalarını da özendirmek için teferruatıyla anlattı Fadime Özkan.

Dünya böyle bir yer bir tarafta kendi çocuğunu çöpe atan anneler var, diğer tarafta doğurmadığı çocuk için seferber olan merhamet ehli kadınlar.

Sadece kadınlar mı merhamet ehli!

Elbette hayır. Mesela belediye otobüsünde ayak altına oturup uyuyan çocuğa kıyamayıp yer veren yaşlı adam. Gel burada uyu diyor yerinden kalkıp.

Ne ki tam da orada başkasının gönül ikramını engellemeye çalışan gönülsüz bir kadın var. “Niye kalkıyorsun beyefendi!” diyor öfke ile. Sen de yaşlısın salmasaydı annesi sokağa, bakamayacağı çocuğu dünyaya getirmeseydi annesi.

Belli ki bu kadın uzayın en beyaz yerinden dünyamıza düşmüş.

A uzaylı beyaz kadın. Dünyanın hiçbir kirine, acısına gönlünü, gözünü değdirmemiş kadın! Dünyada 140 milyondan fazla yetim var. Türkiye’de binlerce Suriyeli yetim var.

Yüzlerce şehit çocuğu var.

Parçalanmış aileler yüzünden 40.000 civarında “analı babalı yetim” diyeceğimiz çocuklar var.

Kendi çocukların, torunların için hayal ettiğin geleceği bu yetim çocuklar için hayal etmediğin sürece maalesef gelecek senin çocuklarını da içine alacak kadar karanlık olacak...

YENİ ŞAFAK

Bu haber 415 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İşitme engelliler, "umre" için yarıştı TEOG birinci nakil sonuçları açıklandı PTT'den Kurban Bayramı'na özel ücretsiz tebrik kartı Zerzevan Kalesi'nde yeni keşif MEB Teşkilat Yönetmeliğinde değişiklik Meslek öğrenmek isteyenler için yaş ve takvim şartı kaldırıldı İki üniversite 23 öğretim üyesi alacak Kahramanmaraş'ta 4.3 büyüklüğünde deprem Ege Denizi'nde deprem Harput Kapı gün yüzüne çıkarılacak
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası