• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Referandum kararının siyasi ve stratejik boyutu
Tarihi bir dönemecin başındayız ve bu kritik dönemde Türkiye’nin Irak Kürtlerinin yanında durması, sadece geçmişin günahından kurtulmanın tarihi bir fırsatı olmakla kalmaz; kalıcı bir güven duygusunu tesis etmenin de zeminini teşkil eder.
22 Haziran 2017 / 11:20
Bekir Özipek'in yorumu;

Toplumların tarihinde önemli karar anları vardır. Devletler, hükümetler, rejimler gelir geçer, ama o kritik anda alınan doğru veya yanlış tutum, kuşaklar boyunca kalıcı olur; bütün politikaların ötesinde, ilişkilerin doğasını belirler.

 

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKYB) bağımsızlık kararı karşısında Türkiye’nin alacağı tutumun da tarihi bakımdan böyle bir etkisi olabilir.

 

Türkiye bu tarihi dönemeçte Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni yalnız bırakmamalı. Bu hem ahlaki, hem siyasi bakımdan doğru olur.

 

Neyi bilebiliriz?

 

Kürt Sorunu inkarla başlayan bir sorundu ve Cumhuriyetin başlangıcında bu yapıldı. Ama sonra, köprülerin altından çok su aktı. Kemalist Tek Parti’nin mağduru olan geniş kesimler “çevre”den “merkez”e yürümeye başladılar.

 

Yürüyenler kusursuz demokratlar değillerdi elbette. Ama her halükarda o sorunu başımıza açanlardan niteliksel olarak farklıydılar ve gücü ellerine aldıkları ölçüde kırılanı yapıştırmaya da çalıştılar. Önce Kürtlere nefes aldıran Menderes, Özal ve Erbakan dönemlerinde, ardından son 15 yıldaki Ak Parti reformlarıyla Erdoğan döneminde, barış içinde birlikte yaşamanın ahlaki ve hukuki zemini önemli ölçüde yeniden oluşturuldu. Elbette atılması gereken adımlar bitmedi ama Kürtler bu yöneliş ve çabayı takdir ettiler ve birlikten yana durdular.

 

Yarın tarih ne getirir? Kürtler ve Türkler bu iradeyi muhafaza edebilir mi? Tarihin nasıl akacağının mutlak bilgisine sahip olamayız ve bütün zamanlar için geçerli bir cevap mümkün değil bu sorulara. Ama şunları rahatlıkla söylemek mümkün:

  • Bugün Kürtler ayrılmıyorsa, bu bağımsız bir Kürdistan’ın yokluğundan değildir. Birliğin teminatı ulus-devlet değildir. Hatta o ulus-devlete rağmen, bir arada yaşama iradesinin daha güçlü olmasındandır.
  • Birliğin teminatı ordu da değildir. Kürtlerle Türklerin beraberliğinin hikmeti bu değildir. Ayrılmak isteyen bir halkı hiçbir ordu ilanihaye engelleyemez. Ve bugün “biz” berabersek, bu Kürtler ayrılmak istemediği içindir.
  • Sınırların hemen ötesinde bağımsız bir Kürdistan’ın olmayışı, zannedildiği gibi ayrılıkçı talepleri azaltmaz, hatta çoğu kez artırır. Milliyetçilikler çağı henüz sona ermemiştir ve bağımsız bir Kürdistan’ın olmayışı, bir Kürt ulus-devleti idealini ortadan kaldırmadığı gibi, aksine her zaman onu canlı tutar.
  • Türkiye’nin sınırları dışındaki bir Kürdistan, bu idealin başka yerde realize edilmesi bakımından milliyetçiliğin hayaletini önemli ölçüde başından atarak Türkiye’yi rahatlatıcı bir etki bile yapabilir. Aksi halde geç milliyetçilik rahatsızlığıyla malul veya yaşadığı acıları ulus-devlet eksikliğinden zanneden pek çok Kürt için bağımsız bir Kürdistan bir ukde olarak kalmaya devam eder.
  • Kürdistan’a kol kanat geren, oranın imarı ve demokrasisinin gelişmesi için yapıcı bir rol oynayan bir Türkiye, geçen yüzyılın başındaki inkarla işlenen ilk günahın affına ve Türkiyeli Kürtler nezdinde “biz” duygusunun pekişmesine de katkı yapar.

Birlik ve beraberliğin her daim geçerli tek bir formülü yoktur. Hatta milletin bile. Ama her durumda adaleti tesis etmek isteyenler için ortak bir formül vardır. Bu formül, kural izleyici olmaktan, ahlaki olan ile faydalı olanı keyfi biçimde ayırmadan, Türk veya Kürt olmaktan bağımsız olarak, izlenmesi gereken adil davranış kurallarını anlamaya ve tatbik etmeye yönelmekten ibarettir.

 

Asıl olan budur ve sonucuna bakılmaksızın izlenmesi gereken de

.

Bu yüzden de Türkiye eski korkularına yenilmemeli ve amaç birlik ve beraberlikse, bunun da yolunun adaletten geçtiğini anlamalı.

 

Bazı kaygılar anlamlı ama statüko da adil değil

 

IKBY’nin bağımsızlık talebi meşrudur. Ancak bu elbette kararın getireceği siyasi sonuçlara ilişkin bazı kaygı ifadelerinin anlamlı olabileceği gerçeğini değiştirmiyor.

 

“Bölgemizde yeterince sorun var. Yeni bir sorun alanı oluşturulmasının doğru  olmadığını düşünüyoruz” diyor Başbakan Yıldırım. Bu haklı bir kaygı; ama çözüm Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı çıkmak değil.

 

Doğru, yaşadığımız coğrafyada yeterince sorun var; fazlasıyla ulus-devlet de. Ama ulus-devletler çağında çözüm realiteyi reddetmek değil. Özellikle de etnik kimliğe dayalı bir ulus-devlet formunda yaşayıp, başkasından bunu aşmasını beklemek de ne makul, ne ahlâki.

 

Şurası doğru, Kürdistan’ın bağımsızlık kararı, bölgedeki çatışma potansiyelini aktüel hale getirmek isteyen güçler tarafından manipüle edilebilir. Örneğin ABD başta IKBY’nin kararına keskin bir biçimde karşı çıkmayacağı sinyallerini verip, sonrasında Irak ve İran ile onları karşı karşıya bırakıp, çatışmanın derinleşmesinin taşlarını döşeyebilir. Tıpkı daha önce defalarca yaptığı gibi, son olarak da Suriye’de yaptığı gibi.

 

Ama aksi durumun, yani fiilen ayrılmış ve devlet olmuş bir iradeyi Bağdat’a bağlılığa zorlamanın uzun vadede daha az çatışma potansiyeli arz etmediğini de görmek gerek.

 

Böyle bir ortamda Türkiye’nin izlemesi gereken en sağlıklı politika, bağımsızlık kararının bir çatışma ve savaşa sebebiyet vermemesini sağlayacak basiretli bir yaklaşımla, bölge ülkelerini sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine yöneltmek olmalı. ABD’nin Arabistan ve Katar’dan açıktan haraç istediği bir zamanda, Kürtlerle Irak rejimini çatıştırıp, her ikisini de bu haracı gönüllü verebilecekleri bir duruma düşürmeyi deneyeceğini öngörmek için iflah olmaz bir Amerikan karşıtı olmak gerekmiyor. Ama onlar kullanabilir diye bölgesel statükoya teslim olmak da. Çünkü o statüko, aynı zamanda bütün bu sorunları ve çatışmaları üreten zemini de ifade ediyor.

 

Elbette Erbil'in yapması gerekenlere dair bazı haklı beklentiler de var. Özellikle bağımsızlık sonrası azınlık hakları konusundaki kaygılar giderilmeli. Türkiye'nin IKBY’ye desteği, oradaki Arap, Türkmen, Süryani, Êzidi ve Ermeni birey ve toplulukların haklarının garanti altına alınmasını kolaylaştırılabilir veya o şarta bağlanabilir; ki bu da ahlaki ve siyasi bakımdan doğrudur.

 

Tarihi bir dönemecin başındayız ve bu kritik dönemde Türkiye’nin Irak Kürtlerinin yanında durması, sadece geçmişin günahından kurtulmanın tarihi bir fırsatı olmakla kalmaz; kalıcı bir güven duygusunu tesis etmenin de zeminini teşkil eder.

SERBESTİYET

Bu haber 629 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
TÜSİAD 15 Temmuz hakkında ne düşünüyor?
"TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı."
Almanya Türkiye ilişkileri kopuyor mu?
"Son gelişmelerden sonra Türkiye-Almanya ilişkileri, belki de târihinin en kötü evresine girdi. Bu kadar gerilimden sonra iki ihtimâlden birisi olur: Ya ilişkiler tâmir edilir veyâ daha büyük bir hesaplaşma için tırmanmaya devam eder ve tarafların inisiy
Görkemli Kutlamaları Adaletsizliğe Örtü Yapmak!
​​​​​​​15 Temmuz’un yıldönümü etkinliklerine kitlelerin geniş katılımı mağduriyet iddialarının yalan olduğunun göstergesi sayılabilir mi?
Bir sömürü aracı olarak sigaranın ekonomisi
"Kızlar sigaralarını içerken, muhabirler fotoğrafları çekmiş ve ertesi gün gazeteler “Hürriyete yakılan meşaleler” manşetleriyle çıkmıştı. İstenen başarılmış ve kadın özgürlüğü, sigara ile özdeşleştirilerek şirketler büyük bir tüketici kitlesi kazanmıştı
Özgürlük Yolunda
"Esir düşünceli insanların, dünyaya vaad ettikleri kavramlardan bir tanesi de özgürlük kavramıdır."
Sosyal medya vatanseverleri
"21. yüzyılda, sosyal medya vatanseverliği diye bir kavramımız var. Başka ülkelerde de var mı bilmiyorum. Adını sosyal medya vatanseverleri koydum, ama sanmayın takdir ile, kahrımdan koydum bu ismi."
İsrail'in sessiz stratejisi
Ortadoğu'nun içinden geçmekte olduğu kaotik süreçte Filistin meselesinin ve Kudüs'ün gündemde geri plana düşmesi, Irak'ın ve Suriye'nin gölgesinde kalması, İsrail'in boş durduğu anlamına gelmiyor.
O mayını döşeyen bile unutmuştur belki ama ailesi Yunus’u unutamayacak
"O mayınları tuzaklayan PKK üyeleri belki şu an yaşamıyordur, belki döşediği patlayıcıyı unutmuştur bile. Belki mayının kendisi için tuzaklandığı asker evine gitmiş o yolları hatırlamıyordur. Ancak Havin Güneş ve Yunus Kaplan’ın ailesi onu asla unutamaya
İnsan Hakları Duyarlılığı Yerini Milli Reflekslere Bırakırken
Artık iktidarın dilinden hak, hukuk, özgürlük, evrensel değerler, uluslararası demokratik standartlar gibi kavramlar pek çıkmıyor. İktidar medyası ise insan haklarına veba, insan hakları savunucularına vebalı muamelesi yapıyor.
PKK neden 11 Temmuz 2015’de ateşkese son verdi?
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Aktürk, PKK’nın 2 yıl önce bu dönemlerde ateşkese son vermesinin arkasında yatan sebepleri analiz ediyor.
"CHP’nin tarihî haksızlığı, AK Parti’nin her şeyini haklı çıkarmaz"
"AK Parti hareketinin içinde yer alan veya bu harekete destek veren kimselerin iktidara yönelik eleştirileri bile “davaya ihanet” diye damgalanıp lanetlenebiliyor, halbuki dostça uyarı ve nasihatin teşvik edilmesi lazım."
Yunanistan, Türkiye ve reform | ANALİZ
1999 yılından bu yana İstanbul'da yaşayan ve bu süre boyunca Yunanistan’ı da sıkça ziyaret eden tarihçi Adam McConnel, son Yunanistan izlenimlerini Türkiye’yle ilişkili ve mukayeseli olarak kaleme aldı
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Muğla'da 3.6 büyüklüğünde deprem Zonguldak'ta maden ocağında oluşan göçükte bir işçi hayatını kaybetti Bitlis'te bir PKK üyesi teslim oldu Un paketinde Hitler eroini Urfa'da UNESCO heyecanı! Frak giyme zorunluluğu kalkıyor DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı Lale İthalatı Devlet Sırrı Olabilir mi? Giresun'da tur otobüsü devrildi: 38 yaralı Sivas'ta pirana alarmı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası