• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
19 Eylül 2017 / 23:35

"PKK Güneydoğu'da elektrik alt yapısı, baraj, yol gibi işler yapan firmaların tesislerine, araçlarına ve elemanlarına ısrarla ve sistematik olarak saldırıyor. Evine, çoluk çocuğuna ekmek götürmeye çalışmaktan başka bir şey yapmayan, korumasız, silâhsız işçileri kurşunlayarak hunharca öldürüyor. Müteşebbislerin edinmek için yıllarca çaba harcadığı kamyon, iş makinası gibi araçları yakıyor." ifadelerini kullanan Serbestiyet yazarı Atilla Yayla, işçi sendikalarının örgütün saldırılarına sessizliğini sorguladı.

Yayla'nın "PKK terörü çalışma hakkını gasp ediyor" başlıklı yazısı şöyle;

Özgürlükle ilgili tartışmalar genellikle hayat tarzını seçme ve izleme hakkı ile ifade ve din özgürlükleri üzerinden yürütülür. Şüphe yok ki bunlar çok önemli. İnsanlar seçtikleri veya kendilerini içinde buldukları hayat tarzını sürdürme ve koruma hakkına sahip (olmalı). Kimsenin onları bunu yapmaktan men etmesi meşru sayılamaz. İfade özgürlüğü de özgürlükçü toplumlardaki temel haklardan. Kişiler, özellikle kamusal meseleler, şahıslar ve kurumlar hakkındaki görüşlerini -- bilhassa eleştirilerini -- taciz edilme, zarar verilme korkusu yaşamadan, sahip oldukları veya kullanabildikleri bütün araçlarla dile getirme hakkına sahip. Din özgürlüğü ise, ifade özgürlüğü gibi, bir kavşak özgürlük. Hem hayat tarzını seçme özgürlüğü ile ifade özgürlüğünü kapsıyor, hem de onlara dayanıyor. Her insan bu özgürlüklere başkalarının lütfu olmaksızın sahip. Ancak hepsinin bir fiyatı vardır. Bu özgürlükleri sahiplenmek ve kullanmak isteyenler, başka herkesin de aynı hak ve özgürlüklere sahip olduğunu kabul etmek, onların hak ve özgürlüklerine saygı göstermek zorunda.

 

Özgürlüklerin çok defa ihmâl edilen bir yüzü, ekonomik özgürlükler. Ekonomik özgürlükler uzun vadede en az diğer özgürlükler kadar önemli. Hattâ onlardan bile önemli, çünkü doğrudan doğruya insanın bekasıyla -- yani hayat hakkıyla -- bağlantılı. Ayrıca, ekonomik özgürlükler olmadan yukarda sözü edilen diğer özgürlüklerin var olması ve/ya korunması da mümkün değil. Nitekim ekonomik özgürlüğün çiğnendiği, yok edildiği her türden devletçi kolektivist sistemde, din, ifade ve hayat tarzını seçme özgürlüklerinin de ortadan kalktığı görülüyor. Bu yüzden, özgürlük konusunda tutarlı bir çizgi izlemek, samimî ve dürüst bir özgürlük savunucusu olmak isteyen herkes, ekonomik özgürlüklerin de önemi ve değerini kabul edip savunmak zorunda.

 

Ekonomik özgürlük deyince akla sadece zenginlerin özgürlüğü gelmemeli. Ekonomik özgürlük herkesi ilgilendirir ve herkese aittir. Aralarında hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm insanlar ekonomik özgürlüğe sahip. Aynı zamanda muhtaç. Bu hususu ekonomik özgürlüğün tanımını yaparsak daha iyi görebiliriz. Ekonomik özgürlük; ekonomik aktörlerin (bireylerin ve birey birliklerinin, örneğin firmaların) ekonomik amaç ve araçlarını serbestçe seçebilmesi; sahip oldukları ve ekonomik faaliyet için önem taşıyan (insanlar tarafından değer verilen) varlıkları ekonomik süreçlere keyfî bir engelleme ile karşılaşmaksızın sürekli olarak dahil edebilmesidir. Bu tanım, parasını yatırıma ödünç vereni ve üretim tesisi kuranı olduğu kadar, vasıflı veya vasıfsız emeğini kiraya vermek isteyeni (çalışanı) da kapsar ve ilgilendirir. Yani işçiler de, çalışanlar da, emeğinden başka ekonomik varlığı olmayanlar da müteşebbisler, fabrikatörler, bankerler kadar ekonomik özgürlüğe sahip ve muhtaçtır. Ekonomik özgürlük öylesine önemlidir ki, onu engellemek insanın hayat hakkına saldırmak anlamına gelir.

 

PKK Güneydoğu'da elektrik alt yapısı, baraj, yol gibi işler yapan firmaların tesislerine, araçlarına ve elemanlarına ısrarla ve sistematik olarak saldırıyor. Evine, çoluk çocuğuna ekmek götürmeye çalışmaktan başka bir şey yapmayan, korumasız, silâhsız işçileri kurşunlayarak hunharca öldürüyor. Müteşebbislerin edinmek için yıllarca çaba harcadığı kamyon, iş makinası gibi araçları yakıyor. Binaları bombalayarak tahrip ediyor. Ne yazık ki bu adi saldırılar iç ve özellikle dış kamuoyunda hak ettiği ilgiyi görmüyor. İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevrelerin, kişi ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi, insanların çalışma hakkının gasp edilmesi, malının mülkünün tahrip edilmesi, müteşebbislerin iş kurma ve yürütme hakkının çiğnenmesi karşısında sessiz kalıyor. Uluslararası kuruluşlara ülkedeki iş hayatının durumuyla ilgili bilgileri de genellikle bu tür kuruluşlar sağladığı (veya kendisi ideolojik bakımdan açıkça önyargılı olduğu) için Uluslararası Çalışma Örgütü de (ILO) işçilere yönelik saldırılarla ve işçi cinayetleriyle ilgilenmiyor. Onları gündemine almıyor. Haklarında ses vermiyor.

 

PKK terörü insanların sadece hayat hakkına zarar vermiyor. İşçilerin çalışma, hayatını kazanma hakkını da çiğniyor. Bölge halkının refah seviyesinin yükselmesine engel oluyor. Fakirliği ve ekonomik geriliği kalıcılaştırıyor. Bu gerçeği de görmeli ve üzerinde konuşmalıyız.

SERBESTİYET

Bu haber 776 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası