• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
PESCO'nun NATO'yu anlamsızlaştırma ihtimali ve Türkiye'ye yansıması
"Eğer 13 Kasım’da 23 üye ülkenin imzasıyla hayatiyet kazanmaya başlayan bu proje AB’nin güvenlik alanında kendi ayakları üstüne durmasına gerçekten yol açarsa, NATO’nun anlamını yitirmesi, bir savunma örgütü olarak caydırıcılığını kaybetmesi muhtemel."
07 Ocak 2018 / 12:04

KARAR gazetesi yazarı Mensur Akgün, bugünkü "PESCO" başlıklı yazısında bu yapının NATO'ya alternatif olup olmayacağı ve Türkiye'ye önümüzdeki dönemlerde yansımalarını kaleme almış.

Akgün'ün yazısı şöyle;

PESCO, Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği yani Permanent Structured Cooperation’ın kısaltması. 2007’de imzalanan ve AB’ye yeni bir yön veren  Lizbon Antlaşması’na dayanıyor. Amacı güvenlik alanında işbirliğine niyetli olan ülkeler arasında fonksiyonel bir entegrasyon sağlamak, yeri ve günü geldiğinde AB için NATO benzeri bir yapılanmayı ortaya çıkartmak. Zaten dayandığı Lizbon Antlaşması’nın 42’inci maddesinde de savunma mekanizması öngörülüyor.İstenen operasyon yapabilecek bir uluslararası güce sahip olmak. Öncelikli hedef çatışma çözümü ve barış gücü tipi operasyonlar (Mad. 42.1), nihai amaçsa üye ülkelerden biri saldırıya uğradığında onu korumak (Mad 42.6 ve 42.7), bir tür bağlayıcı ve belli ki AB üyesi ülkeler dışındakileri dışlayıcı bir ittifak oluşturmak. Söylenen bu projenin arkasındaki itici gücün Ukrayna sorunu olduğu yönünde.

***

Ama görünen farklı. PESCO’nun Lizbon Antlaşması’nın imzalanmasından yıllar sonra hayatiyet kazanmasının ardında yatan asıl neden AB’nin belli başlı üyelerinin artık ABD’ye güvenmemeleri, kendi güvenliklerini sağlamak için harekete geçmeleri. IŞİD saldırılarının ve mülteci krizlerinin de bu düşüncenin hayata geçmesinde katkısı olduğu muhakkak. Birleşik Krallığın AB’den çıkmaya karar vermesinin de öyle.

Eğer 13 Kasım’da 23 üye ülkenin imzasıyla hayatiyet kazanmaya başlayan bu proje AB’nin güvenlik alanında kendi ayakları üstüne durmasına gerçekten yol açarsa, NATO’nun anlamını yitirmesi, bir savunma örgütü olarak caydırıcılığını kaybetmesi muhtemel. Evet, PESCO üyesi ülkeler yakın bir gelecekte Rusya’ya eşit bir nükleer kapasiteye ulaşamayacaktır, dolayısıyla da ABD’ye bu anlamda bağımlılıkları sürecektir.

Ancak zorda kalırlarsa bunu da başarabileceklerine şüphe yok. Fransa zaten bir nükleer güç. Almanya’da da nükleer silah edinme konusundaki tartışmalar şimdiden başlamış bulunuyor. Kaldı ki caydırıcı olmak için ille de elinizde eşit sayıda ve eşit kalitede nükleer başlık bulunması gerekmiyor. Karşınızdaki vurabilme yeteneğiniz olması, kendinizi savunma imkanlarınızın bulunması da caydırıcılık için yeterli olabiliyor.

7 Aralık 2017 itibarıyla PESCO’ya üçü NATO üyesi olmayan 25 AB üyesi dahil oldu. Danimarka ve Malta ve tabii ki Birleşik Krallık dışarıda. Şimdilik üye ülkeler daha ziyade güvenliğin yumuşak yüzü diyebileceğimiz 17 proje üstünde işbirliği yapıyor. Projelerin finansmanı da Avrupa Savunma Fonu tarafından sağlanıyor. Sekretaryasını Avrupa Savunma Ajansı ve AB’nin Dışişleri Bakanlığı olarak tanımlayabileceğimiz EAS yürütüyor.   

AB’nin içinde yaşadığı krizleri düşünüldüğünde böylesi bir inisiyatifin geliştirilmiş olması önemli. PESCO belki de AB’yi ayakta tutabilecek, merkezkaç kuvvetlerine karşı direnebilecek bir yapı haline dönüşebilir. Başka bir deyişle AB’yi parçalanmaktan, bir tür serbest ticaret bölgesi haline dönüşmekten koruyabilir.

Fakat aynı zamanda istikrarsızlık kaynağı da olabilir. NATO, PESCO yüzünden şu ya da bu nedenle etkisizleşirse, AB’nin II. Dünya Savaşı sonrasında kurulmuş olan güvenlik mimarisi sarsılabilir. Çok zayıf bir olasılık olsa da 19 yüzyıl güçler dengesine dönüş bile yaşanabilir. Bu da bizi etkiler. Türkiye olarak bizi öncelikle ilgilendiren tarafıysa NATO’ya alternatif olabileceği.

Sorunlar yaşasak, eleştirsek de NATO’da eşit oy hakkına sahip bir üyeyiz. Kararları veto etme hakkımız var. Zaman zaman ediyoruz da. Oysa PESCO’nun dışındayız. NATO’ya alternatif olmasa bile güçlenmesinin, savunma ittifakı haline dönüşmesinin bizim için ne gibi riskler doğuracağını hesap etmek zorundayız. Mesela Yunanistan ya da GKRY ile yaşayabileceğimiz bir krizde karşımızda PESCO’yu, üyesi olan diğer 24 ülkeyi bulmamız ya da çevremizdeki krizlerin yönetiminde yeni sorunlarla karşılaşmamız söz konusu olabilir.

***

Umarız Yunanistan ve, GKRY ile tüm sorunlarımızı en kısa süre içinde çözer, çevremizdeki krizleri de bir an önce yönetilebilir hale getiririz, bizim için tehdit oluşturmalarını önleriz. Ama bunlar olmadığı takdirde de ne yapacağımızı düşünmemiz gerekiyor. Eminim devlet bu konuda düşünüyor, ilerisi için planlama yapıyordur. Fakat sivil toplumun, üniversitelerin, düşünce kuruluşlarının da akıl yürütmesinde, PESCO’yla nasıl bir “modus vivendi” geliştirebileceğimizi tasarlamasında yarar var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa ziyareti sırasında iyice ortaya çıktığı gibi AB’nin bizi görünebilir bir gelecekte üye yapmaya niyeti yok. Özel bir ortaklık geliştirmek, ekonomik işbirliğini derinleştirmek, güvenlik alanında ortak zeminler bulmak istiyorlar. Hollanda ve Almanya da belli ki Fransa’dan farklı düşünmüyor. Belki bizim de bu zeminlere PESCO’yu katmamız yararlı olabilir. AB üyeliğinden vazgeçsek de, geçmesek de…  

KARAR

Bu haber 577 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
ABD’nin Suveyş Krizi nerede ne zaman yaşanacak?
"Tarih, her imparatorluğa galip gelmiş bir “süper güçler” mezarlığıdır aynı zamanda. ABD’nin de yükselebileceği zirveyi gördüğünü ve fizik kanunun gazabına uğrayacağı konusunda şüphe yok. İngiltere’nin hangi dönemini yaşadığı da baktığınız yere göre deği
HDP'de 'Kürt mü olsun Türk mü?' tartışması ve Ahmet Türk
"HDP'deki Türk-Kürt krizine, işkencelerden geçmiş, Kürt toplumunun belirli bir kesiminin güvenini almış, bunun yanında soyadı Türk olan bir ismin çözüm olarak sunulması da ilginç."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası