• BIST
    99.639
  • Altın
    141,794
  • Dolar
    3,5028
  • Euro
    3,9236
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Öcalan mı Demirtaş mı?
"Geçmişte daha bölgesel düzeyde "Öcalan mı Barzani mi?" tartışması sürerken, bugün bunun yerini "Öcalan mı Demirtaş mı?" tercihi almış durumda. HDP cenahında yeni bir siyasi sürecin ilk işaretleri bunlar..."
25 Mayıs 2017 / 10:51

Mahmut Övür'ün yazısı;

Geçtiğimiz hafta sonu HDP'nin de kongresi vardı. Derin bir kırılmanın eşiğinde olan HDP'nin bu kongresinden yeni bir siyasi yolculuk çıkmayacağı ve sadece milletvekilliği düşen eş genel başkan Figen Yüksekdağ'ın yerine birinin seçileceği belliydi.
O da seçildi... Yeni eş genel başkan Serpil Kemalbay oldu. Ancak HDP kongresi sadece bu seçimden ibaret değildi. Merak edilen çok soru vardı ve o soruların cevapları bir biçimde yeni dönemin de nasıl seyredeceğinin işaretiydi. Çünkü özellikle Kandil'in 20 Temmuz 2015'te başlattığı, HDP'nin de açık açık destek verdiği kanlı "halk savaşı" bölgede derin bir yara açtı. O andan itibaren halka "sorunları sadece siyasetle çözeceğiz" sözü veren HDP de irtifa kaybetmeye başladı. Bu da kaçınılmaz olarak İmralı-Kandil ve HDP hattında derin çatlağın ve sert bir hesaplaşmanın başlangıcı oldu.
Bir süredir de bu hesaplaşmanın sinyalleri veriliyor. Birbiriyle ilişkili iki süreç yaşanıyor. Bir yanda HDP içinde 7 Haziran 2015'te 80 milletvekiline sahip olup elde tutamamanın hesaplaşması yaşanırken, öte yanda CHP'li Tuncay Özkan'ın cezaevinde SelahattinDemirtaş görüşmesiyle başlayan CHP'nin "Kürt ayağı"nı oluşturma çabası var.
Özkan, Twitter hesabından Demirtaş'la ilgili şu açıklamayı yapmıştı: "Türkiye'nin birliği,bütünlüğü için... Adalet, özgürlük, barış için müthiş düşünceleri var. İlk duruşmasındanitibaren söyleyecekleri çok önemli..."
Demirtaş da duruşmada olmasa da HDP kongresine gönderdiği mesajda bu ilişkiye sıcak baktığının ilk ipuçlarını verdi: "Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak,eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzelterek, Cumhuriyet'i demokratikleştirerek mümkün olur. Ortak vatanda birlikte, eşit ve kardeşçe yaşamak için, demokrasisi güçlü bir Cumhuriyet'in onurlu eşit yurttaşları olarak korkmadan, birbirimize dostlukla sarılabilmek için hepinizi cesarete davet ediyorum."
Bu çıkış, hem HDP içine hem de CHP'ye ve çevresine verilen güçlü bir mesajdı. Bunun siyaset kulislerinde nasıl okunduğuna gelince... Bu çıkışın, özellikle HDP içinde derin sarsıntı yarattığı çok açık. İşin bamteli de asıl burasıydı.
Çünkü bu çıkış bir süredir beklenen, İmralı-Kandil ve HDP hattında yaşanacak kopuşla örtüşüyordu. Önce kulislerde Demirtaş'ın 7 Haziran'daki başarısını Çukur siyasetiyle "hiç"leyen Kandil'e karşı bir duruş geliştirildi. Şimdi buna İmralı, yani Öcalan da katıldı. Görünürde hâlâ Öcalan'ı sahiplenen "utangaç" bir yaklaşım sergilense de el altından, "Bu iş Öcalan'la da olmuyor" tezi yüksek sesle seslendirilmeye başlandı.
Bu tez, aslında daha önce yazdığım CHP'lilerin beklentisini de karşılıyor. Ne diyordu CHP'liler; "HDP, teröre karşı çıkmadığı, PKK ile arasına mesafe koymadığı sürece birlikteolamayız. Demirtaş'ın söylediklerini bekleyelim, Kandil'e meydan okuyabilir."
Tam da bu nedenle CHP ve HDP içinde ağırlıkla Demirtaş'ın sadece Kandil'le değil, Öcalan'la da bağı koparmaya hazırlandığı konuşuluyor.
Nereden nereye... Geçmişte daha bölgesel düzeyde "Öcalan mı Barzani mi?" tartışması sürerken, bugün bunun yerini "Öcalan mı Demirtaş mı?" tercihi almış durumda. HDP cenahında yeni bir siyasi sürecin ilk işaretleri bunlar, bunu izlemeye devam edeceğiz...

SABAH

Bu haber 958 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
“Dindar-seküler ulema” projesi
Katar krizinde Körfez ülkelerindeki ulemanın duruşunu irdeleyen Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, "Arap yöneticiler, ulema sınıfının gelecekteki başka meselelerde ‘sorun’ çıkarmasının tamamen önüne geçmek için, medya gücünden de destek alıyor" yazdı.
Kuşatılmış Zihinler
"Zalimler,pratik zulümler ve kahredici katliamlar yaparak kahramanlaşır. Üstelik zulümle mayalanmış kahramanlıklarını ilan etme görevi, işgal ettikleri toprakların kullanılmış evlatlarına düşüyor."
Trump, Çin'i küresel bir yalnızlığa mı, liderliğe mi itti?
Karbon salımında dünya ikincisi olan ABD’nin, Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çekilme kararıyla birlikte, Çin’i küresel bir ‘yalnızlığa’ mı, yoksa ‘liderliğe’ mi ittiği pek çok uzman tarafından sorgulanıyor.
Taşgetiren'den AK Parti'ye medya dili uyarısı
“Yeterli medya gücümüz var, biz nasıl olsa muhalefeti döveriz” gibi bir yaklaşım, toplumda fark edilirve bir süre sonra çıkmaza girer..."
Katar ablukasına karşılık Trump'la darbe pazarlığı
Kimi yorumcular, Selman bin Abdülaziz’in oğlu Muhammed’in babasından sonra amcasının oğlunu devreden çıkarmak için Trump ile gizli bir işbirliği yaptığını ve buna karşılık Katar’ın kıskaca almasında babasını ikna ettiğini söylüyorlardı.Gelişmeler haklı çı
Kürtler mücadelelerinde yalnız bırakılmamalı
"Apoculuk”, tıpkı Kemalizm gibi,Kürtleri hızla ve tehlikeli biçimde çarpık Batılılaşma ve modernleşme bataklığına sürüklüyor." diyen Aydın Ünal, Türkleri, kedilerini Batılılaşmayla mücadelelerinde yalnız bırakmayan Kürtlerle dayanışmaya çağırdı.
Referandum kararının siyasi ve stratejik boyutu
Tarihi bir dönemecin başındayız ve bu kritik dönemde Türkiye’nin Irak Kürtlerinin yanında durması, sadece geçmişin günahından kurtulmanın tarihi bir fırsatı olmakla kalmaz; kalıcı bir güven duygusunu tesis etmenin de zeminini teşkil eder.
Dua; sonsuzluğa miraç ,var olanın ötesine yükselmektir
"Dua birey ile yaratıcı arasındaki iletişimin temel kaynaklarından biridir. Burada yaratıcı kavramından ziyade duaya muhtaç olan bireyin varlığı ve ruhsal durumu üzerinden konuşmak gerekmektedir. Bir birey neden duaya ihtiyaç duyar? "
Kur'an Gecesi; Yeni Bir Başlangıç
"Geceye odaklanıp "günah çıkarma seansı" olarak görmek, geceyi anlamlı hale getiren Kur'an'ı gözardı etmektir. Olması gereken, geceyi değil, geceleri gündüzün aydınlığına çeviren vahyi ihya etmektir. Allah, insana geceyi değil, vahyi ikram etmiştir.
Yargı ve adalet
"Türkiye'nin bir “yargı sorunu vardır” efendim. Yargıyı bizim etkilediğimiz zamanda etkilemeyi meşrulaştırmak iş değil."
Radyo Selam'da Sezon Finali Yaptık!
"...Bu yüzden, evet. Her ne kadar çoğu zaman sessiz kalmanıza sitem etsek de, bütün bunların farkındaydık."
Suriye'ye ziyarette bulunan Kaya, izlenimlerini yazdı
"Ramazan ayı vesilesiyle Suriyeli kardeşlerimizle kucaklaşmak, Özgür-Der gönüllülerinin desteklerini ve selamlarını iletmek için Suriye’ye 3 günlük bir ziyaret gerçekleştirdik."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Engelli memur sayısı 50 bine yaklaştı Şırnak'ta 6 PKK üyesi teslim oldu Yeni KHK yayımlandı Üniversite tercih kılavuzu yayımlandı Helikopterlere engel tanıma sistemi geliyor Dışişleri'nden 'güvenlik mesajı' açıklaması Şırnak'ta zırhlı polis aracı devrildi: 8 polis yaralı Erdoğan Katar için Trump'la görüşecek LYS-1'de 2 sorunun iptalinin istendiği iddiası Görevden alınan iki DBP’li belediye başkanına tahliye
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası