• BIST
    95.147
  • Altın
    144,306
  • Dolar
    3,5880
  • Euro
    4,0168
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!
Berat Özipek, dün yazdığı sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor.
17 Mayıs 2017 / 11:36

Dün "Sınırlar ve Sığınmacılar" yazısıyla suni sınırların sonuçlarını kaleme alan Berat Özipek, sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor. Özipek bugünkü yazısında Suriyeli sığınmacılara dönük  "Neden vatanlarında kalıp da savaşmamıyorlar?" eleştirilerine cevap veriyor;

Neden ülkelerinde kalıp savaşmamışlarmış da buraya sığınmışlarmış!

 

Bunu söyleyenler, hayatın, insanın ve savaşın doğası hakkında hiçbir şey bilmiyorlar demektir.

 

Çünkü:

Bir toplumun bütün unsurları savaşamaz; özellikle de toptan yok olma tehdidi varsa. Savaşabilecek durumda olanların savaşmamasının da objektif koşulları vardır. Her zaman kahramanlık veya cesaret meselesi değildir bu; canınızı vermeye hazır olsanız bile bazen bunu yapamazsınız.

 

Dünyanın bin bir türlü hali vardır, objektif koşullar bir yerde savaşmayı, diğer yerde çoluğu çocuğu alıp yollara düşmeyi zorunlu kılar. Aynı halk, somut bir tarihi ve siyasi bağlamda savaşırken, bir diğerinde göç veya hicret etmeyi tercih edebilir. Ve ikisinin de bir rasyonalitesi vardır.

 

Çok eskilere, ilkokul kitaplarında yazan “Orta Asya’da kuraklık oldu, o yüzden göç ettik” tezini reddeden tarihçilerin, “diğer kavimlerin basıncı” türünden tezlerine kadar gitmeye gerek yok. Bugünkü Türkiye nüfusunun önemli bir bölümü, Balkanlardan, Kafkaslardan ve başka pek çok yerden can havliyle gelen insanlardan, muhacir ve sürgünlerden oluşmaktadır.

 

Rusya’nın katliamlarından can havliyle kaçıp Anadolu’ya gelen insanlar veya onların çocukları, işgale karşı kahramanca savaşmışlardır. Suriyelilere “neden ülkenizde kalıp savaşmıyorsunuz?” demek, hem o Balkan ve Kafkas muhacirlerine hakarettir, hem de 15 Temmuz’da sokağa çıkan Suriyelilere.

 

Çağımızda savaşlar yüz yüze ve mertçe yapılmıyor; tersine, çoğu kez görmediğiniz bir düşman tepenizden ölüm yağdırıyor. “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” diyordu Köroğlu, bugün çok daha fazla geçerli bu.

 

Teknolojinin yardımıyla sadece düğmeye basarak bir şehri haritadan silmek mümkün. Çeçenlerden daha fazla kahramanca direnen toplum olmasın. Rusya’ya karşı kahramanca canlarını ortaya koydular onlar. Ama o kadar asimetrik, o kadar adaletsiz bir karşılaşmaydı ki yaşadıkları, belki adına savaş bile denemezdi, Rusya uçakları ağır bir bombardımanla ezdi onları. Böyle bir ortamda bir milletin topyekun yok olmasındansa nesli korumak, çocukların hayatta kalmasını sağlamak için göç etmek de seçenekler arasındaydı ve bazıları da bunu yaptı.

 

Suriye halkı savaştan değil, katliamdan kurtulmak için yollara düştü. Suriye halkı zaten savaşıyordu ve Suriye’de halkı direnme hakkını kullanması için teşvik edip Esad’ın yeni yılı göremeyeceğini vadeden Batılı devletler, aslında sadece diktatörün hava gücünü yok etselerdi, rahatlıkla kazanabilirdi. Ama başta ABD olmak üzere, Esad rejimini gayrimeşru ilan eden ve Suriye halkını destekliyor görünen büyük devletler bunu yapmadıklarında ne olacağını gayet iyi biliyorlardı. Sonuçta bunu tercih ettiler ve bu tablo ortaya çıktı.

 

Halep’in görüntülerini hatırlamıyor musunuz? O insanlar, katilleriyle savaşmayı bırakın, göremediler bile. Peki uçaklar ölüm yağdırırken aşağıda durup ölseler miydi? Bu kararı vermek kolay mı? Siz kendiniz için serden geçseniz bile, çocuklarınız için de bu kararı verir miydiniz? 15 Temmuz gecesi üç beş alçağın İstanbul ve Ankara üzerinde alçaktan uçurduğu o F 16’lara karşı çaresizliğimizi düşünün. Ve onların durumuna bir de bu gözle bakın.

 

“Üç milyona yakın Suriyeli sığınmacıdan bir milyonu erkekmiş ve bari onlar savaşsaymış!” Savaşacak yaşta olan erkekler, bilmedikleri bir ülkede, kadınları ve çocukları kime bırakıp gidecekler? Onlara kim bakacak, ailenin güvenliğini kim sağlayacak?

 

İnsan büyük konuşmamalı bu meselelerde. İnsafsızlık etmemeli; suçlamaktan, yargılamaktan ziyade anlamaya çalışmalı.

SERBESTİYET

Bu haber 1089 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Ali Rıza Demircan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a uyarı!
İlahiyatçı Ali Rıza Demircan son yazısında, 21 Mayıs'ta yapılan olağanüstü kongre ile yeniden AK Parti'nin başına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a uyarılarda bulundu.
Türkiye ve ABD: Geçmiş, bugün ve yarın | ANALİZ
Türkiye'nin daimi itirazlarına rağmen ABD'nin PKK konusunda vermek üzere göründüğü imaj, Türk-Amerikan ilişkilerini tayin eden NATO ittifakının lafzına ve ruhuna uymuyor
Riyad’dan Trump geçti
"Suudi Arabistan'ın bu tür görkemli şovlarla örtülemeyecek köklü sorunları var. Kötüye giden ekonomi ve işsizlik gibi… Trump gidecek, o sorunlar kalacak."
Kitaba yaklaşım ve Müslümanlar
"Kitabı terk etmiş; ancak terk ettiğinin farkına varamamış Müslümanlarımız var bizim. Bu kitabın ilkeleriyle şekillendirmediği hayatına başka ilkelerle şekil vererek Müslümanlığını sürdürenler var. Kitabı terk etmek, onu hiç okumamak değildir."
“Bizler ölüyoruz ama onlar kazanıyorlar.”
"Tamamen kaos oluşturmaya, kan dökmeye ve pazar paylarını artırmaya endeksli bu yaratık sürüleri, asla kendi ellerini kullanmıyor ya da sahne arkasında kullanıyor. Daha ziyade kurbanlar seçerek onların kanı üzerinden hedeflerine ulaşırlar."
1992 Xakurk’tan 2017’nin Şengal’ine…
Sitemiz yazarlarından Zafer Burakmak, Şengal üzerinden yaşanan gerilimi, 1992 yılındaki Xakurk çatışmaları üzerinden bir okumaya tabi tutuyor ve çatışan taraflardan, destekleyen güçlere kadar argümanları işliyor.
Selamun akeyküm Ruanda
Hristiyan Tutsi-Hutu çatışmalarıyla katliamların yaşandığı Ruanda'da İslam'a kitlesel ilginin olduğunu kaydeden Albayrak, Müslüman Hutular kapılarına gelen hiçbir mazlumu Tutsi diye geri çevirmediler; Müslüman Tutsiler de mazlum Hutulara sırtlarını dönm
Sanılanın aksine Türkiye müteahhitliği bir köprü yapamıyor
Türkiye müteahhitliğinin sanılanın aksine, diğer ülkelere göre güçlü bir sektör olmadığını belirten Güntay Şimşek,daha çok taşeronluk olarak çalışıldığını ve mühendislik açısından Çanakkale köprüsünü yapabilecek kapasitede olunmadığını yazdı.
Sınırlar ve sığınmacılar
"Antep ile Halep birbirinden bugün sandığımız kadar uzak değildi; araya sınır çekildiği halde Suruç’un sınır boyundaki sakinleri, namaz vakitlerini “öteki tarafta” kalan caminin ezanından öğrenmeye devam ettiler. O gün de öyleydi, bugün de öyle."
Çin, ‘İpek Yolu’na anlam katabilir mi?
"İpek Yolu sadece bir jeoekonomik hattan ibaret olsaydı üzerinde bu kadar düşünmeye gerek kalmazdı. Onu ticari bir yola indirgemek isteyen oryantalist bakış açısı küçümserken aynı zamanda görmezden gelemeyeceği için yeniden tanımlıyor..."
Kapitalizmin En Kutsal Ayini: Anneler Günü
"Kampanyaların tek amacı anne figürünü istismar ederek maksimum kâr elde etmek.Ha bir mikro dalga fırın ha bir anne…"
Bu işte bir terslik yok mu?
"Süleyman Yeşilyurt, 2001 senesinde “Atatürk’ün Gönül Galerisi” diye bir kitap çıkardı. Posta, Milliyet gibi gazeteler o kitapta yer alan bazı bilgi yahut iddiaları zevkle konu etti. Kimse bunu şikâyet konusu yapmadı... Yıllar geldi, yıllar geçti. Tam 16
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İstanbul'da 300'e yakın eczaneye sahte reçete soruşturması! İstanbul'da kaza: İki inatçı sürücü gişeye sıkıştı Google'da en çok aranan KPSS soruları Diyarbakır'da feci kaza: 4 ölü Türkiye’de Artan Gıda İsrafına Karşı Fransa Modeli Yolda Dağın zirvesinde silah deposu ele geçirildi Ankara Adliyesi önünde patlama Meteoroloji'den kuvvetli yağış uyarısı Ege Denizi'nde orta şiddette deprem Fransız astronot uzaydan İstanbul'u görüntüledi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası