• BIST
    99.639
  • Altın
    141,794
  • Dolar
    3,5028
  • Euro
    3,9236
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!
Berat Özipek, dün yazdığı sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor.
17 Mayıs 2017 / 11:36

Dün "Sınırlar ve Sığınmacılar" yazısıyla suni sınırların sonuçlarını kaleme alan Berat Özipek, sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor. Özipek bugünkü yazısında Suriyeli sığınmacılara dönük  "Neden vatanlarında kalıp da savaşmamıyorlar?" eleştirilerine cevap veriyor;

Neden ülkelerinde kalıp savaşmamışlarmış da buraya sığınmışlarmış!

 

Bunu söyleyenler, hayatın, insanın ve savaşın doğası hakkında hiçbir şey bilmiyorlar demektir.

 

Çünkü:

Bir toplumun bütün unsurları savaşamaz; özellikle de toptan yok olma tehdidi varsa. Savaşabilecek durumda olanların savaşmamasının da objektif koşulları vardır. Her zaman kahramanlık veya cesaret meselesi değildir bu; canınızı vermeye hazır olsanız bile bazen bunu yapamazsınız.

 

Dünyanın bin bir türlü hali vardır, objektif koşullar bir yerde savaşmayı, diğer yerde çoluğu çocuğu alıp yollara düşmeyi zorunlu kılar. Aynı halk, somut bir tarihi ve siyasi bağlamda savaşırken, bir diğerinde göç veya hicret etmeyi tercih edebilir. Ve ikisinin de bir rasyonalitesi vardır.

 

Çok eskilere, ilkokul kitaplarında yazan “Orta Asya’da kuraklık oldu, o yüzden göç ettik” tezini reddeden tarihçilerin, “diğer kavimlerin basıncı” türünden tezlerine kadar gitmeye gerek yok. Bugünkü Türkiye nüfusunun önemli bir bölümü, Balkanlardan, Kafkaslardan ve başka pek çok yerden can havliyle gelen insanlardan, muhacir ve sürgünlerden oluşmaktadır.

 

Rusya’nın katliamlarından can havliyle kaçıp Anadolu’ya gelen insanlar veya onların çocukları, işgale karşı kahramanca savaşmışlardır. Suriyelilere “neden ülkenizde kalıp savaşmıyorsunuz?” demek, hem o Balkan ve Kafkas muhacirlerine hakarettir, hem de 15 Temmuz’da sokağa çıkan Suriyelilere.

 

Çağımızda savaşlar yüz yüze ve mertçe yapılmıyor; tersine, çoğu kez görmediğiniz bir düşman tepenizden ölüm yağdırıyor. “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” diyordu Köroğlu, bugün çok daha fazla geçerli bu.

 

Teknolojinin yardımıyla sadece düğmeye basarak bir şehri haritadan silmek mümkün. Çeçenlerden daha fazla kahramanca direnen toplum olmasın. Rusya’ya karşı kahramanca canlarını ortaya koydular onlar. Ama o kadar asimetrik, o kadar adaletsiz bir karşılaşmaydı ki yaşadıkları, belki adına savaş bile denemezdi, Rusya uçakları ağır bir bombardımanla ezdi onları. Böyle bir ortamda bir milletin topyekun yok olmasındansa nesli korumak, çocukların hayatta kalmasını sağlamak için göç etmek de seçenekler arasındaydı ve bazıları da bunu yaptı.

 

Suriye halkı savaştan değil, katliamdan kurtulmak için yollara düştü. Suriye halkı zaten savaşıyordu ve Suriye’de halkı direnme hakkını kullanması için teşvik edip Esad’ın yeni yılı göremeyeceğini vadeden Batılı devletler, aslında sadece diktatörün hava gücünü yok etselerdi, rahatlıkla kazanabilirdi. Ama başta ABD olmak üzere, Esad rejimini gayrimeşru ilan eden ve Suriye halkını destekliyor görünen büyük devletler bunu yapmadıklarında ne olacağını gayet iyi biliyorlardı. Sonuçta bunu tercih ettiler ve bu tablo ortaya çıktı.

 

Halep’in görüntülerini hatırlamıyor musunuz? O insanlar, katilleriyle savaşmayı bırakın, göremediler bile. Peki uçaklar ölüm yağdırırken aşağıda durup ölseler miydi? Bu kararı vermek kolay mı? Siz kendiniz için serden geçseniz bile, çocuklarınız için de bu kararı verir miydiniz? 15 Temmuz gecesi üç beş alçağın İstanbul ve Ankara üzerinde alçaktan uçurduğu o F 16’lara karşı çaresizliğimizi düşünün. Ve onların durumuna bir de bu gözle bakın.

 

“Üç milyona yakın Suriyeli sığınmacıdan bir milyonu erkekmiş ve bari onlar savaşsaymış!” Savaşacak yaşta olan erkekler, bilmedikleri bir ülkede, kadınları ve çocukları kime bırakıp gidecekler? Onlara kim bakacak, ailenin güvenliğini kim sağlayacak?

 

İnsan büyük konuşmamalı bu meselelerde. İnsafsızlık etmemeli; suçlamaktan, yargılamaktan ziyade anlamaya çalışmalı.

SERBESTİYET

Bu haber 1297 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
“Dindar-seküler ulema” projesi
Katar krizinde Körfez ülkelerindeki ulemanın duruşunu irdeleyen Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, "Arap yöneticiler, ulema sınıfının gelecekteki başka meselelerde ‘sorun’ çıkarmasının tamamen önüne geçmek için, medya gücünden de destek alıyor" yazdı.
Kuşatılmış Zihinler
"Zalimler,pratik zulümler ve kahredici katliamlar yaparak kahramanlaşır. Üstelik zulümle mayalanmış kahramanlıklarını ilan etme görevi, işgal ettikleri toprakların kullanılmış evlatlarına düşüyor."
Trump, Çin'i küresel bir yalnızlığa mı, liderliğe mi itti?
Karbon salımında dünya ikincisi olan ABD’nin, Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çekilme kararıyla birlikte, Çin’i küresel bir ‘yalnızlığa’ mı, yoksa ‘liderliğe’ mi ittiği pek çok uzman tarafından sorgulanıyor.
Taşgetiren'den AK Parti'ye medya dili uyarısı
“Yeterli medya gücümüz var, biz nasıl olsa muhalefeti döveriz” gibi bir yaklaşım, toplumda fark edilirve bir süre sonra çıkmaza girer..."
Katar ablukasına karşılık Trump'la darbe pazarlığı
Kimi yorumcular, Selman bin Abdülaziz’in oğlu Muhammed’in babasından sonra amcasının oğlunu devreden çıkarmak için Trump ile gizli bir işbirliği yaptığını ve buna karşılık Katar’ın kıskaca almasında babasını ikna ettiğini söylüyorlardı.Gelişmeler haklı çı
Kürtler mücadelelerinde yalnız bırakılmamalı
"Apoculuk”, tıpkı Kemalizm gibi,Kürtleri hızla ve tehlikeli biçimde çarpık Batılılaşma ve modernleşme bataklığına sürüklüyor." diyen Aydın Ünal, Türkleri, kedilerini Batılılaşmayla mücadelelerinde yalnız bırakmayan Kürtlerle dayanışmaya çağırdı.
Referandum kararının siyasi ve stratejik boyutu
Tarihi bir dönemecin başındayız ve bu kritik dönemde Türkiye’nin Irak Kürtlerinin yanında durması, sadece geçmişin günahından kurtulmanın tarihi bir fırsatı olmakla kalmaz; kalıcı bir güven duygusunu tesis etmenin de zeminini teşkil eder.
Dua; sonsuzluğa miraç ,var olanın ötesine yükselmektir
"Dua birey ile yaratıcı arasındaki iletişimin temel kaynaklarından biridir. Burada yaratıcı kavramından ziyade duaya muhtaç olan bireyin varlığı ve ruhsal durumu üzerinden konuşmak gerekmektedir. Bir birey neden duaya ihtiyaç duyar? "
Kur'an Gecesi; Yeni Bir Başlangıç
"Geceye odaklanıp "günah çıkarma seansı" olarak görmek, geceyi anlamlı hale getiren Kur'an'ı gözardı etmektir. Olması gereken, geceyi değil, geceleri gündüzün aydınlığına çeviren vahyi ihya etmektir. Allah, insana geceyi değil, vahyi ikram etmiştir.
Yargı ve adalet
"Türkiye'nin bir “yargı sorunu vardır” efendim. Yargıyı bizim etkilediğimiz zamanda etkilemeyi meşrulaştırmak iş değil."
Radyo Selam'da Sezon Finali Yaptık!
"...Bu yüzden, evet. Her ne kadar çoğu zaman sessiz kalmanıza sitem etsek de, bütün bunların farkındaydık."
Suriye'ye ziyarette bulunan Kaya, izlenimlerini yazdı
"Ramazan ayı vesilesiyle Suriyeli kardeşlerimizle kucaklaşmak, Özgür-Der gönüllülerinin desteklerini ve selamlarını iletmek için Suriye’ye 3 günlük bir ziyaret gerçekleştirdik."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Engelli memur sayısı 50 bine yaklaştı Şırnak'ta 6 PKK üyesi teslim oldu Yeni KHK yayımlandı Üniversite tercih kılavuzu yayımlandı Helikopterlere engel tanıma sistemi geliyor Dışişleri'nden 'güvenlik mesajı' açıklaması Şırnak'ta zırhlı polis aracı devrildi: 8 polis yaralı Erdoğan Katar için Trump'la görüşecek LYS-1'de 2 sorunun iptalinin istendiği iddiası Görevden alınan iki DBP’li belediye başkanına tahliye
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası