• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Ne yazık ki…
"İdeolojiye değil zihniyete ilişkin bir sorunla karşı karşıyayız. Nitekim benzer şekilde Türkiye’de de Kemalist devrimle gelen Cumhuriyet, henüz on yılı doldurduğunda, çıkış ilkelerinin ve söyleminin çok gerisine düşmüştü."
04 Ocak 2018 / 08:07

Karar gazetesinden Etyen Mahçupyan'ın yazısı;

Ulus devletler dünyasına geçilmesi ile birlikte toplumların sadece ortak hafızası yeniden inşa edilmedi, her ‘milletin’ kendi ayırt edici niteliklerine, giderek kendi ‘fıtratlarına’ ilişkin bir ‘biricik’ olma duygusu yaratıldı. Devletleri yönetmekte olan kadrolar ve onları kuşatan sosyolojik ve ideolojik zümreler, ‘millet’ yaratmanın ne kadar elverişli bir yönetim aracı olduğunu hızla kavradılar. Bir toplum kendine özgü ve başka hepsinden farklı bir ‘millet’ olduğuna inandığında, tehdit ve tehlike algısı derinleşiyor, devlete bağımlılığı artıyordu. Ayrıca ‘millet’ olunduğunda ‘ortak ve kutsal değerler’ olarak ifade edilen birçok sembol adına kötü yönetimleri, özgürlüksüz ortamları, haksız uygulamaları kabullenmek daha kolay oluyordu…

***

Bu açıdan bakıldığında, modernleşmenin getirdiği ‘ileri’ bir safha olarak sunulan milletleşme ve ulus devlet olma halinin, pek de ilerleme ifade etmediğini teslim etmek lazım. İmparatorluklar döneminden çıkılırken, keyfi hiyerarşiden kurtulmuş ve çoğulcu hale gelmiş bir ekonomi ve siyaset düzeni, bunu garanti eden bir hukuk anlayışı oluşturulabilse, belki de sonraki yılların savaş ve yıkımından uzak durulabilirdi.       

Ancak 19. Yüzyıl aynı zamanda bir küreselleşme dönemiydi ve Batıya eklemlenmiş bütün coğrafyalarda ‘bağımsızlık’ iradesi Batı tipi uluslaşma ile birleşti. Böylece her toplum veya cemaat birer ‘millet’ oldu, kendi devletini kurdu, tarihini yeniden yazdı… Ama küresel eşitsizlik ve Batının hegemonyası sona ermedi. Hatta daha sistematik, doğal ve meşru hale geldi.

Doğu toplumları ve özellikle coğrafya ve kültür açısından Batıya daha yakın duran İslam dünyası, bu hegemonya karşısında iki uç nokta arasında kaldı. Hem teknik ve teknolojik alanda, hem de devlet mekanizması ve kamusal düzende Batıya benzeme isteği ile kendi ‘biricikliğine’ sahip çıkma, Batıya haddini bildirme arzusu arasında gidip geldi… Nispeten ‘az gelişmiş’ İslami toplumlarda çelişki daha azdı, çünkü kendilerine ilişkin tahayyül abartılmış değildi ve gelişmek için Batıya muhtaçtılar. Hele Batı kolonyalizminin parçası olmuşlarsa, ironik bir şekilde, psikolojik rahatlamayı sağlayacak sentezleri çok daha kolay buldular.      

Buna karşılık sömürge olmamış, ulusal ‘gururunu’ korumuş toplumlar hâlâ kurtulamadıkları bir ruhsal döngü içine girdiler. Çünkü Batı ile fazlasıyla girift ilişkilere sahip olmalarına karşın ona uzak ve ondan ayrı olmak istiyorlardı. Ayrıca Batının hegemonik gücünü her an üzerlerinde hissettikleri için çok güçlü bir ‘eşdüzeylilik’ talepleri vardı.

Türkiye ve İran bu açıdan çok benzer ulusal hikâyeler oluşturuyorlar. İkisinde de Batıya yanaşma ve uzaklaşma dönemleri, bunları besleyen manevi ihtiyaçlar ve bu maneviyatın birer ideolojik kılıf içinde kendi sosyolojik zümrelerini yaratması söz konusu…

Hakan Albayrak 1 Ocak yazısında İranlı alim Hüseyin Ali Muntazeri’nin 1989’da, devrimin 10’uncu yılında yaptığı bir konuşmadan alıntı yapmıştı: “Ne yazık ki… Halka değer vermek ve onu söz sahibi yapmak yerine halkın zeki ve aktif güçlerini hayal kırıklığına uğrattık, mücerretleştirdik… Öyle bir noktaya geldik ki, yönetimde kalabilmek için ilk sloganlarımızın ve değerlerimizin karşısında durmak zorunda kalıyoruz.”

***

Bu sadece İslami devrimin gelip tıkandığı bir nokta değil. İran’da Şah dönemi de aynı siyasi kaderi yaşadı… İdeolojiye değil zihniyete ilişkin bir sorunla karşı karşıyayız. Nitekim benzer şekilde Türkiye’de de Kemalist devrimle gelen Cumhuriyet, henüz on yılı doldurduğunda, çıkış ilkelerinin ve söyleminin çok gerisine düşmüştü.

Bugün de sonuçta aynı olguyu tartışıyor, aynı tuzağa düşmemenin yolunu arıyoruz. Laik bir devletçilik dönemine gelen muhafazakâr tepkinin taşıdığı devrimsel özelliklerin iktidardaki on yılın sonunda nasıl solduğunu, yozlaşmaya meylettiğini ve ‘ne yazık ki’ halkı hayal kırıklığına uğratma noktasına evrildiğini konuşuyoruz...

KARAR

Bu haber 528 kez okudu
Etiketler :
Neyazıkki…
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
ABD’nin Suveyş Krizi nerede ne zaman yaşanacak?
"Tarih, her imparatorluğa galip gelmiş bir “süper güçler” mezarlığıdır aynı zamanda. ABD’nin de yükselebileceği zirveyi gördüğünü ve fizik kanunun gazabına uğrayacağı konusunda şüphe yok. İngiltere’nin hangi dönemini yaşadığı da baktığınız yere göre deği
HDP'de 'Kürt mü olsun Türk mü?' tartışması ve Ahmet Türk
"HDP'deki Türk-Kürt krizine, işkencelerden geçmiş, Kürt toplumunun belirli bir kesiminin güvenini almış, bunun yanında soyadı Türk olan bir ismin çözüm olarak sunulması da ilginç."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası