• BIST
    109.156
  • Altın
    153,298
  • Dolar
    3,8173
  • Euro
    4,5053
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Müslüman Ufku
İslam’ın hayat imarcıları olan Peygamberlere baktığımızda bizlere bıraktıkları en önemli şey ilkeli olmaktır. Yani kırmızıçizgileri net olmaktır.
24 Kasım 2017 / 16:37

Durmuş Kancı'nın yorumu;

İlk insanın yaratılışından günümüze kadar insan olgusuna bir görev yüklenmiştir. Bu görevin nitelikleri Rab tarafından belirlenmiştir. Bu olguya verilen anlamla birlikte Peygamberler aracılığıyla vahiyler gönderilmiştir. İnsan olgusu, vahiyle Müslüman misyonuna dönüşerek inşa ve imar sorumluluğu kazanmıştır. Kimi zaman bu sorumluluklar unutulup helaklar söz konusu olmuş; kimi zaman inşa için yeni nesiller varolmuş. 21.yy’ın nesil çizgisini ise bizler oluşturmaktayız. Bu yüzyıla özgü birtakım zorluklar ve kuşatılmışlıklar önümüzde bir imtihan olarak durmaktadır.Bu imtihanı aşmak, inşa ve imar çalışmasını yapmak için bir ufka ve misyona ihtiyacımız vardır. İlkin imtihanın aşılması için vakıa tespitleri yapıp, bir ufuk çizmek zorundayız.

Kuşatılmışlığımız

İnsanın varoluşundan beri bir batıl kuşatılmışlık halinden bahsedebiliriz bu kuşatma cahili bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. 21.yy. kuşatması ise her yüzyılda farklı olduğu gibi bu yüzyıldada farklı bir sürümle önümüzde durmaktadır. Bu yüzyıla düşen cahili kuşatılmışlığımızın ana omurgasını modernizm oluşturmaktadır. 

Modernizm Batı aydınlanma çağının Kiliseye karşı bir isyanı olarak ortaya çıkmıştır. Modernizm Tanrı tanımaz bir ilkeyle insan zihnini işgal etmeyi hedeflemiştir. İlkin bu işe başlarken insan olgusunda materyalist bir tanımlamaya gitmiştir. Bu işlevi gerçekleştirmek adına ise bir hayat tarzı geliştirmiştir.Bu hayat tarzını var eden unsurlar ise insanı; bencil, haz tutkunu, vurdumduymaz, tembel ve cinsel bir obje haline getirmektedir. Bu tespitler daha da genişletilip, derinleştirilebilir fakat bu yüzeysel tespitlerin ardından bu yüzyılın cahili kuşatılmışlığına karşı ne tür bir ufuk çizmemiz gerektiği sorununun üzerinde durmaya çalışacağız.

Antitez değil Tez

İslam özgün bir dindir. İnsana bu özgünlük içerisinde bir hayat tarzı sunmaktadır. Bu hayat tarzının taşıyıcısı olan Müslümanlara da bu özgünlüğün içselleştirilmesini ve bu doğrultuda hareket etmesini istemiştir. Maalesef günümüz Müslümanlarınca bu özgünlük kavranamamış ki her durum ve olayda hemen alternatif üretme yoluna gidilmiştir. Rabbimiz bizden öykünmeci bir yaklaşımla alternatif veya antitez üretmemizi istememektedir. Kendi dininin bütünlüğü içerisinde bir tez üretip senteze dönüştürmemizi istemektedir.

Bu tez üretme konusunda ilerlemeci zihin mantığını bir yana koyarak neye göre, kime göre ileri? Veya geri sorularını düşünmemiz gerekmektedir. Zira Sünnetullah çerçevesinde özgün ve tez’e dayalı bir zihin ve hayat kurmak zorundayız. Hayatı birilerinin gerici veya ilerici değerlendirmeleriyle kavrayamayız, bizler İslam’ın özgün duruş, anlayış ve tavrına dönmek zorundayız. Bu özgünlüğü inşa etmek ise ancak tez anlayışını geliştirmekle mümkündür.

Bilgisizlikten değil Usulsüzlükten

Günümüz Müslümanlarının bilgi problemi yoktur. Okumalarımızı bir bilgisizlik çerçevesinde değerlendirmemiz yanlıştır. Bizlerin Kur’an ve Sünnet gibi iki ana kaynağı zaten mevcuttur. Sorun usuldedir. Usulümüzü yanlış inşa ettiğimizde Sünnetullah anlayışından uzaklaşmaktayız. Ve sorunlarımızı bilgi-bilgisizlik ekseninde değerlendirerek hata etmiş oluyoruz. Oysaki bu yaklaşım Müslüman ufkunu...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 454 kez okudu
Etiketler :
MüslümanUfku
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası