• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Mısır'daki arızanın temel sebebi
"Sisi, Mısır'daki mevcut karmaşanın nedeni değil, sonucu; çarpık sistemin üretip ön plana çıkardığı bir figür. Bu gerçek gayet iyi bilindiği için, hakkındaki bütün şikâyetlere rağmen Sisi'nin görevinden ayrılması için henüz düğmeye basılmıyor."
12 Nisan 2017 / 08:30

Taha Kılınç'ın yorumu;

Arızanın sebebi toplumsal doku

Geçtiğimiz pazar İskenderiye ve Tanta kentlerindeki kiliselere düzenlenen kanlı saldırılar, Mısır'da uzun süredir yaşanan türbülans halinin son örnekleri oldu. En az 45 kişinin hayatını kaybettiği olaylar dünya tarafından kınanırken, hükümet de üç ay süreyle olağanüstü hal ilan etti. Ancak gittikçe bozulan asayişin yeniden tesis edilmesi pek kolay olmayacak gibi görünüyor.

Ülke tarihinin demokratik bir seçimle işbaşına gelmiş ilk cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi'nin askeri darbeyle devrildiği 2013 yılından bu yana Mısır, “yönetilemeyen bir ülke” konumunda. Bu düşünceyi, darbenin mimarı olan şimdiki Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'yi destekleyen kesimler de paylaşıyor. Birçok kritik alanda ülkenin baş aşağı düşüşe geçtiği, yaygın kanaat.

Ordunun ekonomi, siyaset ve güvenlik politikaları konusunda tek hâkim olduğu Mısır'da, Abdulfettah Sisi koltuğunu bıraksa bile, yerine onun bir benzeri gelecektir. Sisi, Mısır'daki mevcut karmaşanın nedeni değil, sonucu; çarpık sistemin üretip ön plana çıkardığı bir figür. Bu gerçek gayet iyi bilindiği için, hakkındaki bütün şikâyetlere rağmen Sisi'nin görevinden ayrılması için henüz düğmeye basılmıyor.

90 milyonu aşkın nüfusuyla ve stratejik konumuyla “Arap dünyasının amiral gemisi” durumundaki Mısır'da esas problem, militarist anlayışın geniş kitlelerce kabul görmesi ve ordunun hayatın içine kurduğu bariyerlerin bu sayede bir türlü aşılamamasıdır. Ordunun, ekonominin yüzde 70'ini kontrol etmesinin de direkt tesiriyle, Mısır halkı, askeri kadrolar içinden çıkan devlet başkanlarına “kurtarıcı ve emniyeti sağlayıcı baba” gözüyle bakmaktadır.

Adeta milli kodlara sinmiş bulunan “demir yumruklu yönetici” imajı sayesinde, geçtiğimiz yüzyılın ortasından beri ordunun güçlü temsilcileri eliyle yönetilen Mısır'da, halkın zihnindeki “demokrasi” düşüncesi, asker postalından bağımsız değil. Maalesef. Dışarıdan nasıl yakıştırmalarda ya da tahminlerde bulunursak bulunalım, Mısır bağlamında böyle bir sosyal gerçeklik var. Bu fark edilmeden, Mısır anlaşılamaz.

İnsan hakları, hürriyetler, demokrasi, serbest seçimler gibi bir takım hedef ve hayaller, Mısır'da halkın geniş kesimleri tarafından çok da anlamlı ve elzem bulunmuyor. Mısır, gerçek ve mutlak adalet peşinde koşanların azınlıkta olduğu bir sosyal dokuya sahip. Ordu da, çok iyi tanıdığı bu toplumsal zemin üzerinde dilediği gibi at koşturuyor.

Muhammed Mursi'nin devrilmesinde ve Müslüman Kardeşler yönetiminin alaşağı edilmesinde, kitlelerin şuuraltındaki “güçlü adam” imajının sarsılmasının ciddi etkisi oldu. Aleyhine başlatılan büyük medya kampanyası sırasında, hep Mursi'nin “zayıf”lığına vurgu yapıldı. Ordu yönetiminin yaptığı, halkın, arkasında askerin bulunmadığı bir devlet başkanını bağrına basmayacağı ve böyle bir düzende kendisini güvende hissetmeyeceği öngörüsü, aynen doğru çıktı. Mısır dışındaki dünya demokrasiden, sivillikten ve ordunun siyasetten çekilmesinin faziletlerinden dem vururken, sıradan bir Mısırlı, bu yeni durumdan fena halde ürktü. Darbeden önceki günlerde ülkenin meydanlarını dolduran yüz binler, askeri duruma el koymaya çağırırken, aslında “Mısır'ı sivillere bırakmayın” da diyordu. Bu, tam da ordunun istediği mesajdı zaten.

Bütün eksikliklerine, tecrübesizce ele alınan iktidarda yapılan yanlışlara ve eleştirilen yönlerine rağmen, Müslüman Kardeşler Teşkilâtı, Mısır toplumunun ortalamasının epey üzerinde bir profile sahip. 1954'ten bu yana Mısır'ı yöneten asker kökenli cumhurbaşkanları, toplumun genel algıları üzerinden giderek, Müslüman Kardeşler'i sistem dışına itmeyi başardı. 2013'den bu yana da, yine aynı algı düzeyine hitap eden bir siyasal kampanya sürdürülüyor. Halk nezdinde başarılı da oluyor.

“Refah Partisi içinden bir kadronun çıkıp AK Parti'yi kurmasına benzer bir tecrübe Mısır'da da yaşanabilir mi?” sorusu sıkça sorulur. Sorunun altında merak edilen husus, aslında Müslüman Kardeşler'in ne kadar esneyip değişebileceği konusudur. Mevcut şartlar ve dengeler çerçevesinde, bu soruyu şöyle de formüle edebiliriz: “Müslüman Kardeşler, Mısır toplumuna inmeyi ve toplumun algısıyla barışmayı başarabilecek mi?” Yani, Müslüman Kardeşler tamamen kendi ilkelerini rafa kaldırıp, militarizmi kutsayan ve kurtuluşu askerden bekleyen bir çizgiye ilerleyebilecek mi?

Mısır'ın yakın tarihine baktığımızda, 1952 darbesi sürecinde ve 2011 sonrasında Müslüman Kardeşler'in orduyla kurduğu yakınlığın, teşkilâta hep zarar verdiğini görürüz. Şu an yaşanan kıyım ve dağılma süreci, muhtemelen Müslüman Kardeşler idealinin bambaşka bir formatta yeniden üretileceği bir aşamaya doğru evrilebilir. Aktif siyasetten tamamen çekilmek ve yeniden toplumun saflarına dönmek, bu yolda atılacak ilk adım da olabilir.

Tam bu noktada, Müslüman Kardeşler'in geçmişten günümüze yürüyüşüne dair çok önemli bir çalışmadan okurları haberdar etmek isterim. Sakarya Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Zehra Betül Güney'in “Hasan el Benna'yı Yeniden Okumak / Müslüman Kardeşler'de Söylem-Eylem İlişkisi” (Açılım Kitap) adlı çalışması, birincil kaynaklara dayanan çok özgün bir metin. Özellikle Hasan el Benna'nın şahsiyetine ve fikirlerine odaklanan Dr. Güney, somut veriler üzerinden Müslüman Kardeşler'in siyasi çizgisinin oluşumunu gözler önüne seriyor.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 1358 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Kürdistan'a 'ikinci İsrail' olacak diye karşı çıkanlar buyursun 'ikinci Türkiye' yapsınlar
"Kürdistan ille de bir ülkenin “ikinci”si olacaksa niçin “İkinci Türkiye” olmak dururken “İkinci İsrail” olsun ki? IKBY ile iyi ilişkilerimizi koruyup geliştirir ve IKBY’yi Siyonistlerin yahut sair emperyalistlerin yardımlarına muhtaç etmez isek..."
AB-ABD savaşı fena tırmanıyor
"Uzmanlar Apple'ın sadece ilk cephe olduğunu; McDonald's, Amazon, Starbucks ve Fiat Chrysler'in de cezalara maruz kalabileceğini belirtmekteler."
En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir:Bu toplum nereye gidiyor?
"En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"
Bir camiden daha fazlası
"Ciddi bir dahlimiz olmadan elimize gelen böyle bir imkânın en iyi şekilde değerlendirilmesi, bizim sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu yerine getirmezsek, aynı imkân geldiği gibi gidiverir."
"Cenazedeki provokasyon, Ergenekon'un yeniden sahneye çıkışıdır"
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesinde yaşanan provokatfi saldırıya ilişkin bir çok kesimden tepki geldi. Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı ise saldırıyı Ergenekon'un tekrar sahneye çıkışı olarak değerlendirdi.
Federalizm gecikirse bağımsızlık kaçınılmaz
"O halde Türkiye niçin bu referanduma karşı çıkıyor? Tabi ki Suriye nedeniyle… Yani Irak’ın Suriye için örnek teşkil edeceğinden, bugün Irak’ta kabul edilecek Kürt bağımsızlığının yarın Suriye’de PYD için de doğal bir hak olarak görülebileceğinden endişe
Ölülere Biraz Saygı...
"Öyle cenazeye/ölüye saldırılmaz. Başta da ifade ettiğimiz gibi; hangi ideolojiye, fikir dünyasına, zihin yapısına sahip olunursa olunsun, insan evladı olan bütün kesimlerin kabul edemeyeceği bir şey bu."
Hükümete lanetlemenin ötesinde büyük sorumluluk düşüyor
İktidara ‘lanetlemenin’ ötesinde büyük sorumluluk düşüyor. Küçük bir grubun yaptığı bir saldırı olarak geçiştirilemez. Bu saldırı, her yönüyle açığa çıkarılmalı ki, geçmişte yaşadığımız toplumsal acılar tekrar etmesin…
Kral var mı Kral kim?
"Eğer “Gölgede” kalan birileri varsa ve onlar bir şekilde “Darbe” sürecinde yol almışlarsa, “Darbe” damarı henüz kurutulmamış demektir."
Suudi Arabistan’ın Sancıları
"Muhammed bin Selman saray içinde bir tasfiye ve etkisizleştirme politikası izliyor. Kraliyet ailesi içinde ayağına takılacaklarını ve politikasını icra etmesine engel oluşturacaklarını tahmin ettiği bazı prensleri etkisizleştirmeye çalışıyor."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı Üniversitelere ek yerleştirme sonuçları açıklandı Fakıbaba'dan içecek açıklaması Tarım işçilerini taşıyan traktör devrildi: 16 yaralı Adıyaman çiftçisinin tütün telaşı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası