• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
18 Ekim 2017 / 08:34

Yeni Şafak yazarı Fatma Barbarosoğlu, toplumda yaşanan ahlak dejenerasyonunu ve bunun aile ile çocuk-ebeveyn ilişkilerine yansımalarını ele almış. 

Barbarosoğlu'nun "Kafa karışıklığı, cahillik, art niyet... Üçü bir arada..." başlıklı yazısı şöyle;

I-

Geçen hafta “eski erkek arkadaşı” tarafından öldürülen Helin’in hikayesi hepimizin kanını dondurdu.

Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı.

Burada bir tuhaflık yok mu?

Çok değil sadece 20 yıl önce lise öğrencisinin “erkek arkadaşı” mı olurmuş diye tepki gösterilirdi. Şimdi hiç kimse ağzını açamıyor. Neden açamıyor? Gerici diye yargılanmaktan korktuğu kadar, kınayanın başına kınadığının gelmesinden duyulan korku da var.

Sosyal medya ile birlikte gençlerin kimlik bilgisi, “ilişkisi var” ibaresini taşıyor. 13 yaşındaki bir çocuğun ne “ilişkisi” olacak? Ebeveyn bu soruyu sorduğunda çocuğundan alacağı cevap belli: Akran baskısı. Başlangıçta olmayan biri üzerinden doldurulmuş olan “ilişkisi var” durumu, zamanla gerçek hale geliyor.

Geçtiğimiz yaz köyde lise öğrencisinin nişan hikayesine tanık oldum, 70 yaşındaki kadınlar nişanlanan çift için “üç yıldır ilişkileri varmış” cümlesini kurabiliyordu.

Köyünden hiç dışarı çıkmamış bir kadın nasıl olmuştu da postmodern kültürün “ilişki biçimi”ni bu kadar kolay içselleştirebilmişti?

Köy ile kent arasında, değerler, mahremiyet ve dil bakımdan bir fark kalmadı.

Kış gelince herkes ekran başında. Diziler, “aşkı için her şeyi yapan” jönler üzerinden “aşk ve şiddet” denklemini yürürlükte tutmaya çalışırken, medya, cinayet ve şiddet haberlerini olabildiğince kanırtıcı bir dil üzerinden aktarmaya devam ediyor. Tekrar ve tekrar. Hiçbir güzelliğin; kötülüğün ve şiddetin ele geçirdiği tekrar mimarisine sahip olması mümkün değil. Dizilerde olumlu bir ebeveyn karakterine rastlamak ise neredeyse imkansız.

Anne ve babalar kah reklamların, kah dizi filmlerin kah haberlerin çerçeve içine aldığı “negatif, başarısız, çaresiz” tipler olarak karşımıza çıkmaya devam ederken her olumsuz ebeveyn haberinin tekrarlanmasından sonra “Cesur Yeni Dünya” romanındaki “baba” sahnesi geliyor aklıma.

Huxley’in (1894-1963) “Yeni Cesur Dünya”sında en “pis” kelime “baba” ve “anne” kelimeleridir. Roman, üremenin tıbbileştirildiği, yeni nesiller için anne ve babanın gerekli olmadığı bir kitle çağını anlatır.

“Cesur Yeni Dünya” 1932’de yayımlandı. O zamanlar distopya olarak görülen pek çok şey günümüzün hakikati oldu.

Anne ve baba kelimeleri romandaki kadar “pis” kabul edilmiyor henüz. Ancak aşama aşama saygının sıfırlandığı günlere gelindi.

Gençlerle yetişkinlerin arasından daima nehir geçer. Ama günümüzde artık sadece nehir geçmiyor, gençler ile yetişkinler arasında aşılması zor bir okyanus var. Tarihin hiçbir döneminde aileler çocuklarına karşı günümüzdeki kadar güçsüz ve çaresiz olmamıştı.

II-

 Bilginin iktidarı çocukların elinde.

Tüketim kültürünün taşıyıcı yükü çocukların ve gençlerin omuzlarında.

Bilginin iktidarı derken neyi kast ediyorum?

Ebeveynler çocuklarına hiçbir konuda bilgi aktaramıyor. Bilgi aktaramayışın iki sebebi var: Bazen değişen hayat şartları yüzünden ebeveynlerin zaten o konuda yeterli bilgisi olmuyor. Tam tersine ebeveynler hayatlarına giren yeni teknolojik aletlerin kullanımı için çocuklarının desteğine ihtiyaç duyuyor. Mesela yeni cep telefonu alan kişiye, satış sorumlusu bir iki defa nasıl kullanacağını anlattıktan sonra, “Neyse evde 9-10 yaşlarında biri varsa o sana öğretir” diyebiliyor.

İkincisi çocuklar ebeveynlerinin sahip olduğu bilgiyi ve görgüyü değerli bulmuyor. Dolayısıyla ebeveynlerin “bilgi yetersizliği” sadece teknolojik aletlerin kullanımı konusunda devreye girmiyor, aynı zamanda hayat tecrübesi bakımından da kendi görgülerini, bilgilerini, tecrübelerini anlatmakta yetersiz ve çaresiz kalıyorlar.

Eskiden her evin soğan doğrayışı kendine göre diye bir söz vardı. Şimdilerde her evin soğan doğrayışı, takip ettiği YouTube kanalına göre değişiyor. Gençler hiçbir konuda büyüklerine bir şey danışma ihtiyacı hissetmiyor. Yemek yapmaktan, bavul/dolap düzenlemeye, davet organize etmeye kadar her şey “orada”.

 III-

 Popüler kültür/tüketim ekonomisi, ebeveynlerin tarafını değil gençlerin ve çocukların tarafını tutuyor ziyadesiyle. Ama en azından anne ve babanın saygınlığını “kamu spotları”nda korumaya itina göstersek...

Yayında olan bir kamu spotu var. Anne mutfakta hem yemek hazırlıyor hem de  telefon ile konuşuyor. Küçük kız da mutfak masasının üzerinde ödevlerini yapıyor. Annesi kızından cüzdanını istiyor. Küçük  kız “NEDEN?” diye soruyor. Anne, “Kimlik bilgilerimi istiyorlar” diye panik ile cevap veriyor. Küçük kız, olabildiğince sakin tekrar “NEDEN?” diye soruyor. Anne “Hadi çabuk ol” diye cüzdanını istemeye devam etiğinde, “Tanımadığın insanlarla kimlik bilgilerini paylaşma” diyor küçük kız.

Kamu spotu bazen çocuk kadar basit düşünmemiz gerektiğini söylüyor.

Kabul profesörler bile telefon üzerinden dolandırıldı. Ama yine de bir kamu spotunun bilinçli davranışı “çocuk” üzerinden anlatmasının pek sağlıklı olmadığını düşünüyorum.

 IV-

Okumakta olduğunuz yazıyı gazeteye göndermeye hazırlanırken e-postama bir tanıtım düştü. Türkiye’nin “en genç şenliği” olarak sunulan festival için şöyle bir bilgilendirme vardı: 21 yaşından büyüklerin olmadığı şenlik...

Yani!

YENİ ŞAFAK

Bu haber 1412 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası