• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
18 Ekim 2017 / 08:34

Yeni Şafak yazarı Fatma Barbarosoğlu, toplumda yaşanan ahlak dejenerasyonunu ve bunun aile ile çocuk-ebeveyn ilişkilerine yansımalarını ele almış. 

Barbarosoğlu'nun "Kafa karışıklığı, cahillik, art niyet... Üçü bir arada..." başlıklı yazısı şöyle;

I-

Geçen hafta “eski erkek arkadaşı” tarafından öldürülen Helin’in hikayesi hepimizin kanını dondurdu.

Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı.

Burada bir tuhaflık yok mu?

Çok değil sadece 20 yıl önce lise öğrencisinin “erkek arkadaşı” mı olurmuş diye tepki gösterilirdi. Şimdi hiç kimse ağzını açamıyor. Neden açamıyor? Gerici diye yargılanmaktan korktuğu kadar, kınayanın başına kınadığının gelmesinden duyulan korku da var.

Sosyal medya ile birlikte gençlerin kimlik bilgisi, “ilişkisi var” ibaresini taşıyor. 13 yaşındaki bir çocuğun ne “ilişkisi” olacak? Ebeveyn bu soruyu sorduğunda çocuğundan alacağı cevap belli: Akran baskısı. Başlangıçta olmayan biri üzerinden doldurulmuş olan “ilişkisi var” durumu, zamanla gerçek hale geliyor.

Geçtiğimiz yaz köyde lise öğrencisinin nişan hikayesine tanık oldum, 70 yaşındaki kadınlar nişanlanan çift için “üç yıldır ilişkileri varmış” cümlesini kurabiliyordu.

Köyünden hiç dışarı çıkmamış bir kadın nasıl olmuştu da postmodern kültürün “ilişki biçimi”ni bu kadar kolay içselleştirebilmişti?

Köy ile kent arasında, değerler, mahremiyet ve dil bakımdan bir fark kalmadı.

Kış gelince herkes ekran başında. Diziler, “aşkı için her şeyi yapan” jönler üzerinden “aşk ve şiddet” denklemini yürürlükte tutmaya çalışırken, medya, cinayet ve şiddet haberlerini olabildiğince kanırtıcı bir dil üzerinden aktarmaya devam ediyor. Tekrar ve tekrar. Hiçbir güzelliğin; kötülüğün ve şiddetin ele geçirdiği tekrar mimarisine sahip olması mümkün değil. Dizilerde olumlu bir ebeveyn karakterine rastlamak ise neredeyse imkansız.

Anne ve babalar kah reklamların, kah dizi filmlerin kah haberlerin çerçeve içine aldığı “negatif, başarısız, çaresiz” tipler olarak karşımıza çıkmaya devam ederken her olumsuz ebeveyn haberinin tekrarlanmasından sonra “Cesur Yeni Dünya” romanındaki “baba” sahnesi geliyor aklıma.

Huxley’in (1894-1963) “Yeni Cesur Dünya”sında en “pis” kelime “baba” ve “anne” kelimeleridir. Roman, üremenin tıbbileştirildiği, yeni nesiller için anne ve babanın gerekli olmadığı bir kitle çağını anlatır.

“Cesur Yeni Dünya” 1932’de yayımlandı. O zamanlar distopya olarak görülen pek çok şey günümüzün hakikati oldu.

Anne ve baba kelimeleri romandaki kadar “pis” kabul edilmiyor henüz. Ancak aşama aşama saygının sıfırlandığı günlere gelindi.

Gençlerle yetişkinlerin arasından daima nehir geçer. Ama günümüzde artık sadece nehir geçmiyor, gençler ile yetişkinler arasında aşılması zor bir okyanus var. Tarihin hiçbir döneminde aileler çocuklarına karşı günümüzdeki kadar güçsüz ve çaresiz olmamıştı.

II-

 Bilginin iktidarı çocukların elinde.

Tüketim kültürünün taşıyıcı yükü çocukların ve gençlerin omuzlarında.

Bilginin iktidarı derken neyi kast ediyorum?

Ebeveynler çocuklarına hiçbir konuda bilgi aktaramıyor. Bilgi aktaramayışın iki sebebi var: Bazen değişen hayat şartları yüzünden ebeveynlerin zaten o konuda yeterli bilgisi olmuyor. Tam tersine ebeveynler hayatlarına giren yeni teknolojik aletlerin kullanımı için çocuklarının desteğine ihtiyaç duyuyor. Mesela yeni cep telefonu alan kişiye, satış sorumlusu bir iki defa nasıl kullanacağını anlattıktan sonra, “Neyse evde 9-10 yaşlarında biri varsa o sana öğretir” diyebiliyor.

İkincisi çocuklar ebeveynlerinin sahip olduğu bilgiyi ve görgüyü değerli bulmuyor. Dolayısıyla ebeveynlerin “bilgi yetersizliği” sadece teknolojik aletlerin kullanımı konusunda devreye girmiyor, aynı zamanda hayat tecrübesi bakımından da kendi görgülerini, bilgilerini, tecrübelerini anlatmakta yetersiz ve çaresiz kalıyorlar.

Eskiden her evin soğan doğrayışı kendine göre diye bir söz vardı. Şimdilerde her evin soğan doğrayışı, takip ettiği YouTube kanalına göre değişiyor. Gençler hiçbir konuda büyüklerine bir şey danışma ihtiyacı hissetmiyor. Yemek yapmaktan, bavul/dolap düzenlemeye, davet organize etmeye kadar her şey “orada”.

 III-

 Popüler kültür/tüketim ekonomisi, ebeveynlerin tarafını değil gençlerin ve çocukların tarafını tutuyor ziyadesiyle. Ama en azından anne ve babanın saygınlığını “kamu spotları”nda korumaya itina göstersek...

Yayında olan bir kamu spotu var. Anne mutfakta hem yemek hazırlıyor hem de  telefon ile konuşuyor. Küçük kız da mutfak masasının üzerinde ödevlerini yapıyor. Annesi kızından cüzdanını istiyor. Küçük  kız “NEDEN?” diye soruyor. Anne, “Kimlik bilgilerimi istiyorlar” diye panik ile cevap veriyor. Küçük kız, olabildiğince sakin tekrar “NEDEN?” diye soruyor. Anne “Hadi çabuk ol” diye cüzdanını istemeye devam etiğinde, “Tanımadığın insanlarla kimlik bilgilerini paylaşma” diyor küçük kız.

Kamu spotu bazen çocuk kadar basit düşünmemiz gerektiğini söylüyor.

Kabul profesörler bile telefon üzerinden dolandırıldı. Ama yine de bir kamu spotunun bilinçli davranışı “çocuk” üzerinden anlatmasının pek sağlıklı olmadığını düşünüyorum.

 IV-

Okumakta olduğunuz yazıyı gazeteye göndermeye hazırlanırken e-postama bir tanıtım düştü. Türkiye’nin “en genç şenliği” olarak sunulan festival için şöyle bir bilgilendirme vardı: 21 yaşından büyüklerin olmadığı şenlik...

Yani!

YENİ ŞAFAK

Bu haber 1163 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Mescid-i Haram'da çalışma adı altında güvenlik önlemi
Suudiler,1979'daki tam iki hafta süren ve tarihe “Kâbe Baskını” olarak geçen kanlı olayların tekrarından ürktükleri için, ülkenin içinden geçtiği bu kritik dönemeçte Mescid-i Haram’a erişimi en kısıtlı düzeye indirmeye çalışıyorlar.
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası