• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Küresel sahnede birleşik Avrupa’ya ihtiyaç var mı?
"Bu süreçte bölgede de dünyada da çok şey değişti. Her şeyden önce bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi destekleyen Avrupa solu artık iktidarda değil."
22 Ekim 2017 / 17:36

Avrupa Birliği'nin tarihsel ve fikri zemine ışık tutan Yeni Şafak gazetesi yazarı Ayşe Böhürler, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerini de işliyor. Avrupa Birliği'nin bir dönüşüm geçirdiğini belirten Böhürler, Türkiye'nin girmek istediği AB ile günümüz Avrupa'sının aynı olmadığının altını çiziyor. 

Böhürler'in yazısından bir kısmı şöyle; 

İspanya –Katalonya arası krizde ise Avrupa bu sefer ayrılıkçı hareketlere destek vermedi. Tam tersi bir tutumla bunun Avrupa Birliği için tehlike oluşturduğunu söyleyen yorumları paylaşanlar çoğunluktaydı. Alman haber ajansı Deutsche Welle’de yer alan bir haberde Westfälische Nachrichten isimli gazetenin yorumu şöyleydi: “Avrupa Birliği Brexit ile yeterince uğraşıyor, Brüksel’de bir özerk Katalonya eksikti. Ayrılıkçılık Avrupa Birliği’ne zenginlik katmıyor, tam aksine iç barış açısından tehlike oluşturuyor… Akıl ve izana yönelik ümitler geçen günlerde darbe aldı, çünkü ulusal gurur, insanları kör etti. Bu çok üzücü. Ortaya çıkan sonuç ise bilinmezliğe bir yolculuk, İspanya için kapsamı öngörülemeyen bir dayanıklılık sınavı.”

Avrupa’da hal böyleyken Türkiye gündeminde Avrupa Birliği hala önemli bir başlık olarak duruyor. Oradan uzaklaşmak demokrasi ve insan haklarından uzaklaşmak, ona yakınlaşmak da demokrasi ve insan haklarına yakınlaşmak gibi algılanıyor. Bugün bu tanı ne kadar gerçeği ifade ediyor? Bu hüküm yoksa geçen yüzyılın dengeleri üzerinden ezberletilen ama bugünün koşullarında karşılığı olmayan bir fikir mi? Soğuk savaş sonrası dengelerle şekillenen bir dünyayı yansıtan bir bakış açısının izdüşümü mü? Sorulması gereken sorunun “AB’den neden uzaklaşıyoruz” yerine bunlar olduğuna inanıyorum.

11 Eylül sonrası dünya 21. yüzyılın dinamiklerini başlatan domino taşı oldu. Bu süreçte Avrupa Birliği de yıkılanlar arasında yer alacağa benziyor. Bu süreç göz önüne alındığında Türkiye-Avrupa Birliği sürecinin kesintiye uğramasının sebeplerini tamamıyla bize ait olarak görmek önyargılı ve tek taraflı bir bakışı yansıtıyor. Türkiye’nin üyelik için “oyalama süreci” uzun süredir devam ediyor. Bu süreçte bölgede  de dünyada da çok şey değişti. Her şeyden önce bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi destekleyen Avrupa solu artık iktidarda değil.

Dönemin Avrupa liderleri ile şimdikiler arasında ise büyük zıtlıklar var.

Almanya’da Schröder, İngiltere’de Tony Blair, Frasa’da Chirac, İtalya’da Berlusconi vardı. Bu isimler bugün neredeyse unutuldu. Avrupa Birliği ülkeleri de farklıydı. Mesela Güney Kıbrıs yoktu! Brexit olmamıştı. Aşırı sağ diye bir şey gündemde dahi değildi. “Avrupa’da böyle şeyler olmaz” fikri hakimdi. “İslami terör” kavramı türememişti. “İslamistler” vardı  o dönemde. 11 Eylül sonrası dünya henüz yeni şekilleniyordu. Bugünün Avrupa parlamentolarında iktidar ortağı olabilecek güçteki partiler % 1’lik marjinal hareketlerdi.

Diğer taraftan tarih süreklilik gösteriyor. “Avrupa Birliği” fikrinin motivasyonunu oluşturan doğuya yani Türklerin istilasına karşı olma fikrinin (“istila“ kelimesini bugünün sağcı liderleri kullanıyor) yeniden dirilmesini de görmezden gelemeyiz!

Bizim katılmak için başvurduğumuz Avrupa Birliği ile bugünkü AB aynı değil. Ona girebilirdik ama buna giremeyeceğimizi anlamak için deha olmaya gerek yok.       Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni önemsediği dönemlerin koşulları ile bugünün koşulları arasında Avrupa açısından da çok büyük fark var. Bu farkı yok sayarak bugün ilişkilerin yine aynı düzlemde devam etmesini savunamayız.

Okuyucuya küçük bir hatırlatma olarak Birleşik Avrupa fikrinin temeli 17. yüzyılda Fransa Kralı Navarre’li Henry’e dayanıyor. Korku ve derebeyliğin hakim olduğu bir coğrafyada doğudan gelen -tehlike- Türkler’e karşı Hristiyan Avrupa Devletini kurma girişiminin AB’nin ilk adımı oluşturduğunu not olarak düşelim. Churchill bugünkü AB’nin ortaya çıkmasında etkili bir isim olmuş. Birbiriyle savaşarak harap olan, yıkılan Avrupa’nın yeniden inşasında ve toparlanmasında bir barış projesi olarak önemli bir rol oynamış. Bugün ise ne Avrupa eskisi gibi ne de dünya! Bizim orayı hala bir insanlık hedefi olarak koymamızın ise artık hiç bir karşılığı yok. Avrupa değerleri inandırıcılığını yitirdiği gibi hepimizde “hipokrasi” fikrini güçlendiriyor.

Henry Kissinger “Diplomasi” isimli kitabında modern dünyanın çok devletli bir sistemi işleten tek parçası olan Avrupa’nın ulus-devlet –egemenlik ve güç kavramlarını yarattığını ve bu kavramların üç yüzyılın büyük bölümüne egemen olduğunu söyler. Ancak Avrupa’nın bu uygulamalarından hiçbirisi uluslararası düzende önemli rol oynayacak kadar güçlü değildir. Bu görece zayıflıkları dengelemek için birleşmiş tek bir Avrupa yaratmaya çalışılmaktadırlar -ki bu çaba enerjilerinin büyük bölümünü tüketmektedir. Başarılı olsalar bile böyle bir Avrupa’nın küresel sahnede işlemesi için hazır otomatik olarak uygulanabilecek bir kılavuz yoktur…” der.

Bu haber 690 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası