• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Küresel sahnede birleşik Avrupa’ya ihtiyaç var mı?
"Bu süreçte bölgede de dünyada da çok şey değişti. Her şeyden önce bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi destekleyen Avrupa solu artık iktidarda değil."
22 Ekim 2017 / 17:36

Avrupa Birliği'nin tarihsel ve fikri zemine ışık tutan Yeni Şafak gazetesi yazarı Ayşe Böhürler, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerini de işliyor. Avrupa Birliği'nin bir dönüşüm geçirdiğini belirten Böhürler, Türkiye'nin girmek istediği AB ile günümüz Avrupa'sının aynı olmadığının altını çiziyor. 

Böhürler'in yazısından bir kısmı şöyle; 

İspanya –Katalonya arası krizde ise Avrupa bu sefer ayrılıkçı hareketlere destek vermedi. Tam tersi bir tutumla bunun Avrupa Birliği için tehlike oluşturduğunu söyleyen yorumları paylaşanlar çoğunluktaydı. Alman haber ajansı Deutsche Welle’de yer alan bir haberde Westfälische Nachrichten isimli gazetenin yorumu şöyleydi: “Avrupa Birliği Brexit ile yeterince uğraşıyor, Brüksel’de bir özerk Katalonya eksikti. Ayrılıkçılık Avrupa Birliği’ne zenginlik katmıyor, tam aksine iç barış açısından tehlike oluşturuyor… Akıl ve izana yönelik ümitler geçen günlerde darbe aldı, çünkü ulusal gurur, insanları kör etti. Bu çok üzücü. Ortaya çıkan sonuç ise bilinmezliğe bir yolculuk, İspanya için kapsamı öngörülemeyen bir dayanıklılık sınavı.”

Avrupa’da hal böyleyken Türkiye gündeminde Avrupa Birliği hala önemli bir başlık olarak duruyor. Oradan uzaklaşmak demokrasi ve insan haklarından uzaklaşmak, ona yakınlaşmak da demokrasi ve insan haklarına yakınlaşmak gibi algılanıyor. Bugün bu tanı ne kadar gerçeği ifade ediyor? Bu hüküm yoksa geçen yüzyılın dengeleri üzerinden ezberletilen ama bugünün koşullarında karşılığı olmayan bir fikir mi? Soğuk savaş sonrası dengelerle şekillenen bir dünyayı yansıtan bir bakış açısının izdüşümü mü? Sorulması gereken sorunun “AB’den neden uzaklaşıyoruz” yerine bunlar olduğuna inanıyorum.

11 Eylül sonrası dünya 21. yüzyılın dinamiklerini başlatan domino taşı oldu. Bu süreçte Avrupa Birliği de yıkılanlar arasında yer alacağa benziyor. Bu süreç göz önüne alındığında Türkiye-Avrupa Birliği sürecinin kesintiye uğramasının sebeplerini tamamıyla bize ait olarak görmek önyargılı ve tek taraflı bir bakışı yansıtıyor. Türkiye’nin üyelik için “oyalama süreci” uzun süredir devam ediyor. Bu süreçte bölgede  de dünyada da çok şey değişti. Her şeyden önce bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi destekleyen Avrupa solu artık iktidarda değil.

Dönemin Avrupa liderleri ile şimdikiler arasında ise büyük zıtlıklar var.

Almanya’da Schröder, İngiltere’de Tony Blair, Frasa’da Chirac, İtalya’da Berlusconi vardı. Bu isimler bugün neredeyse unutuldu. Avrupa Birliği ülkeleri de farklıydı. Mesela Güney Kıbrıs yoktu! Brexit olmamıştı. Aşırı sağ diye bir şey gündemde dahi değildi. “Avrupa’da böyle şeyler olmaz” fikri hakimdi. “İslami terör” kavramı türememişti. “İslamistler” vardı  o dönemde. 11 Eylül sonrası dünya henüz yeni şekilleniyordu. Bugünün Avrupa parlamentolarında iktidar ortağı olabilecek güçteki partiler % 1’lik marjinal hareketlerdi.

Diğer taraftan tarih süreklilik gösteriyor. “Avrupa Birliği” fikrinin motivasyonunu oluşturan doğuya yani Türklerin istilasına karşı olma fikrinin (“istila“ kelimesini bugünün sağcı liderleri kullanıyor) yeniden dirilmesini de görmezden gelemeyiz!

Bizim katılmak için başvurduğumuz Avrupa Birliği ile bugünkü AB aynı değil. Ona girebilirdik ama buna giremeyeceğimizi anlamak için deha olmaya gerek yok.       Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni önemsediği dönemlerin koşulları ile bugünün koşulları arasında Avrupa açısından da çok büyük fark var. Bu farkı yok sayarak bugün ilişkilerin yine aynı düzlemde devam etmesini savunamayız.

Okuyucuya küçük bir hatırlatma olarak Birleşik Avrupa fikrinin temeli 17. yüzyılda Fransa Kralı Navarre’li Henry’e dayanıyor. Korku ve derebeyliğin hakim olduğu bir coğrafyada doğudan gelen -tehlike- Türkler’e karşı Hristiyan Avrupa Devletini kurma girişiminin AB’nin ilk adımı oluşturduğunu not olarak düşelim. Churchill bugünkü AB’nin ortaya çıkmasında etkili bir isim olmuş. Birbiriyle savaşarak harap olan, yıkılan Avrupa’nın yeniden inşasında ve toparlanmasında bir barış projesi olarak önemli bir rol oynamış. Bugün ise ne Avrupa eskisi gibi ne de dünya! Bizim orayı hala bir insanlık hedefi olarak koymamızın ise artık hiç bir karşılığı yok. Avrupa değerleri inandırıcılığını yitirdiği gibi hepimizde “hipokrasi” fikrini güçlendiriyor.

Henry Kissinger “Diplomasi” isimli kitabında modern dünyanın çok devletli bir sistemi işleten tek parçası olan Avrupa’nın ulus-devlet –egemenlik ve güç kavramlarını yarattığını ve bu kavramların üç yüzyılın büyük bölümüne egemen olduğunu söyler. Ancak Avrupa’nın bu uygulamalarından hiçbirisi uluslararası düzende önemli rol oynayacak kadar güçlü değildir. Bu görece zayıflıkları dengelemek için birleşmiş tek bir Avrupa yaratmaya çalışılmaktadırlar -ki bu çaba enerjilerinin büyük bölümünü tüketmektedir. Başarılı olsalar bile böyle bir Avrupa’nın küresel sahnede işlemesi için hazır otomatik olarak uygulanabilecek bir kılavuz yoktur…” der.

Bu haber 863 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası