• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kur’an’ın korunmuşluğu nasıl gerçekleşmiştir?
Rabbimizin dünyada vahyi koruyuşu ne şekilde gerçekleşmiştir?
29 Aralık 2017 / 23:50

Abdülhakim Beyazyüz hocanın yazısı;

Allah’a hamd resulüne selam olsun. Bu yazımızda da Kur’an kavramını anlamaya dönük çabamızı sürdüreceğiz. Bunun için de Kur’an’la ilgili akla gelebilecek bazı sorulara cevap vermeye çalışacağız. Rabbimizden bu çabamızda bizi başarılı kılmasını ve tespitlerimizi isabetli kılmasını niyaz ediyoruz.

Kur’an korunmuş mudur ve bu korunma nasıl gerçekleşmiştir?

Yüce Rabbimiz Kur’an’ın korunmuş bir kaynaktan (Levhi mahfuzdan)(56/75---80), tertemiz ve güvenilir bir elçi (Cebrail a.s) vasıtasıyla (2/97, 81/19---26), yine emin ve güvenilir bir resule (Hz. Muhammed)’e indirmiştir. (43/31,32, 68/4) Aynı zamanda indirdiği bu vahyi,  doğru ve sağlam bir şekilde elçisinin kalbine nakşetmiş (75/16---19, 20/114) ve bu vahyin doğru bir şekilde iletilmesi için de gereken her türlü tedbiri almıştır. (72/26---28, 59/42---48, 5/67,68) Diğer yandan rabbimiz rahmetini bununla da sınırlandırmamış, indirdiği bu vahyi hayatta/Dünyada da muhafazasını ederek, bize olan lütfünü en üst noktasına çıkarmıştır(15/9).

Bu arada akla şöyle bir soru da gelecektir; Acaba Rabbimizin dünyada vahyi koruyuşu ne şekilde gerçekleşmiştir. Kanaatimizce bu koruma, Hz. Resulullah’a kitabın koruması konusunda ciddi bir bilincin verilmesi, kitabın kaydedilerek korunmasını mümkün kılan kalem ve kâğıt gibi imkânların lütfedilmesi, vahyi yazma ve koruma imkânını sağlayan yeterli oranda mümin ve emniyetli bir ortamla resul’un desteklenmesiyle gerçekleştirilmiştir. ( Mekke’de çoğunluğu müşrik olmasına rağmen Haşim ve Mutalip oğulları, Medine’de ise Ensar ve Muhacirlerin destekleri vahyin ve resulün korunmasını mümkün kılmıştır.)  Yüce Allah’ın lütfettiği bu imkânlardan en güzel şekilde yararlanan Resul ve müminler de, bu vesileyle rabbimizin son kitabının korunmasını sağlamış ve böylelikle vahyi korumayı dileyen yüce iradenin tecellileri olma şerefine nail olmuşlardır. Nitekim Hz. Peygamber vahyi yazmak için hemen kâtipler tutmuş, inen ayet ve sureleri anında yazdırmış, konulacak bölümleri göstermiş ve yazılan bu ayetleri en güvenli bir şekilde korumaya almıştır. Yanı sıra Hz. Muhammed (s.a.v.) sahabelerini Kur’an’ı hıfz ederek korumaya yöneltmiş, bunun için çeşitli teşviklerde bulunmuş ve sonuç olarak bu yolla Kur’an’ın korunmasına ciddi katkılar sağlamıştır. Nitekim Hz. Muhammed (a.s.) vefat ettiğinde vahyin tümü, hem yazılı olarak emin ellerde, hem de binlerce müminin ezberinde eksiksiz olarak sapa sağlam durma imkânını bulmuştur. Hz. Resulullah’ın vefatının hemen akabinde, Hz. Ebu Bekir ve diğer sahabelerce bu yazılı metnin kitap tarzında düzenlenmesi ve düzenlenilen bu kitap üzerinde hepsinin ittifak etmesi ve daha sonra ittifak edilen bu mushafın Hz. Osman tarafından çoğaltıp belli merkezlere gönderilmesiyle bu korunma daha ileri boyutlara taşınmıştır. Daha sonraki dönemlerde ise, bu kitap gerek dahada çoğaltılıp yaygınlaştırılarak ve gerek ezber suretiyle yüz binlerce Müslüman tarafından korunmaya devam edilmiştir. Müminlerin Kur’an’ı muhafaza gayretleri onun tahrifine asla imkân bırakmadığı gibi, hatta bu titizlenmede o kadar ileri gidilmiştir ki,  kâfirlerin Kur’an’ı ele geçirmeleri durumunda ona saygısızlık edebilecekleri endişesiyle, mushafla darülharbe gitmeye bile izin verilmemiştir.

Durum böyle iken, Kur’an’ın korunmuşluğuna şüpheyle yaklaşmaya neden olabilecek, yanlış ve eksik anlamalardan kaynaklanan bazı rivayetlerin ve zındıkların Kur’an ile ilgili şüpheler oluşturmaya yönelik bazı tezviratlarının ciddiye alınması mümkün değildir. Zira Hz. Muhammed’in yeni inen sınırlı ayetleri yazmak için kâtiplerini seferber edip,  o sınırlı ayeti korumada çokça titizlenirken, yazılan vahyin tümünü koruma konusunda titizlenmemesi ve kaybolacak ve oraya buraya savrulacak şekilde dağıtması mümkün değildir. Zira Allahın elçisi, rabbinin kendisine indirdiği vahyi, insanlara sağlam ulaştırması için, onu levhil mahfuzda koruduğunu, temiz olan meleklerin en değerlisi ve en güveniliri olan Cebrail’den başkasını bu vahye dokundurtmadığını biliyordu. Aynı şekilde bu vahyin kendisine ezberletilmesini bile Allah’ın kendisinin üzerine aldığını ve bu mesajın doğru ve eksiksiz bir şekilde başkalarına ulaştırılmasının gözetleyicisinin de, yine bizzat Allah olduğunu ve kendisinin bu mesaja ihanet etmesi durumunda, anında canının alınacağını da biliyordu. Durum böyle iken resulünün bu vahyin korunmasında kendisinin üzerine düşeni ihmal etmesi gibi bir sonucu doğuracak tutum ve tedbirsizliklerin içine girmesinin asla mümkün olmayacağı açıktır.  Zira Resul, Rabbe teslim olanların en hayırlısı ve vahye göre tutum alanların en titizidir. Ayrıca Hz. Peygamber son elçi olduğunu ve bu vahyin...

Devamı için tıklayınız...

Bu haber 341 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
ABD’nin Suveyş Krizi nerede ne zaman yaşanacak?
"Tarih, her imparatorluğa galip gelmiş bir “süper güçler” mezarlığıdır aynı zamanda. ABD’nin de yükselebileceği zirveyi gördüğünü ve fizik kanunun gazabına uğrayacağı konusunda şüphe yok. İngiltere’nin hangi dönemini yaşadığı da baktığınız yere göre deği
HDP'de 'Kürt mü olsun Türk mü?' tartışması ve Ahmet Türk
"HDP'deki Türk-Kürt krizine, işkencelerden geçmiş, Kürt toplumunun belirli bir kesiminin güvenini almış, bunun yanında soyadı Türk olan bir ismin çözüm olarak sunulması da ilginç."
Tunus’taki gösteriler ne anlama geliyor?
"...Ama meseleyi sadece BAE’nin karıştırmasıyla izah etmek de biraz fazla kolaycılık olur. Tunus hükümetinin özellikle ekonomik konularda halkının beklentilerini veremediği gerçeğini ister istemez görmek durumundayız."
Bahçeli ne yapıyor?
Eğer akıllılığı, gücü ve imkanları azami etkinlikte kullanmak olarak tarif edersek, Bahçeli’yi muhakkak ki son iki yılın en akıllı siyasetçisi seçmek gerekir.
Şakşakçı bürokratlar 28 Şubat medyasını yaşatıyor
"28 Şubat medyası yargılansın diyoruz ama bırakın yargılanmayı hâlâ etkinler. Hâlâ istedikleri kişileri linç ettirebiliyorlar."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli THY 2017'de 68,6 milyon yolcu taşıdı PTT'ye bin 750 personel alımında süreç başladı Türkiye'de serbest kılınan nitratlı gübrelere bölgede yasak sürüyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası