• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Körfez ülkeleriyle kriz yaşayan Katar ne yapmaya çalışıyor?
Katar'a ve faaliyetlerine ilişkin bir perspektif çizen Taha Kılınç, Körfez ülkeleriyle yaşanan gerginliğe ve sebeplerine değiniyor.
31 Mayıs 2017 / 11:37

Taha Kılınç'ın Yeni Şafak'taki 'Körfez'in haşarı çocuğu Katar' başlıklı yazısı;

Körfez ülkeleri, geçtiğimiz haftayı ilginç bir diplomatik krizin gölgesinde geçirdi. Katar resmi haber ajansı Qana'nın Emir Temîm bin Hamad'a atfen yayımladığı, İran'ı öven ifadelerle patlak veren kriz; Katar'ın “Elektronik saldırıyla karşı karşıyayız; sitelerimiz hack'lendi" açıklamasına rağmen durulmadı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır medyası, ortak bir stratejiyle Emir Temîm'i bizzat hedef alan bir saldırı kampanyası başlattı. Hatta Mısır'da yayımlanan Ahbâr gazetesindeki başyazıda, Emir için “Doha'daki sabi" ifadesi bile kullanıldı.

Katar ile komşuları arasında, birçok meselede görüş ayrılıklarının bulunduğu zaten biliniyor. Dolayısıyla son gerilim, bölgeyi yakından izleyenler için sürpriz değil. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır medyası, sıklıkla Katar aleyhine yayınlar yapıyor. Televizyonlardan açıkça Katar hükümetinin terörle ilişkilendirildiği ateşli konuşmaları izlemeniz mümkün. Basının Emir'e açıktan saldırması da bu açıdan şaşırtıcı değil.

Ancak krizin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'ı ziyaretinden hemen sonra yaşanması, akıllara ister istemez bazı soruları getiriyor. Trump'ın, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile yakın görüntü vermesi ve konuşmasında Hamas'ı “terör örgütü" olarak özellikle anması, Müslüman Kardeşler Teşkilâtı (İhvân) ve Hamas'a yakın desteği bilinen Katar'ın yalnızlaştırılması için bir işaret fişeği olarak mı algılandı? Gayet mümkün.

ABD ile Körfez arasındaki kamuoyuna açıklanmayan müzakerelerde, İhvân ve Hamas'ın denklem dışına itilmesi konusunda özel sözler verilmiş de olabilir. Hatta İran'a karşı Körfez'e Amerikan yardımı, İhvân ve Hamas'la irtibatın tamamen kesilmesine bağlanmış bile olabilir. Böylesi bir durum, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin canına minnet zaten.

Zamanlaması itibariyle dikkat çeken kriz, Katar'a karşı patlamaya hazır öfkenin boyutlarını göstermesi açısından da öğreticiydi. Elindeki medya imkânlarına ve paraya rağmen, birkaç saat içinde Doha yönetimi kendisini Araplara karşı yapayalnız ve kuşatılmış halde buluverdi. Yaşanan gerginlik, gelecekteki benzer durumlarda Arap ülkelerinin alacağı pozisyonları da göstermiş oldu.

* * *

Ufacık yüzölçümü ve azıcık nüfusuyla Ortadoğu'da “boyundan büyük" işlere kalkışan Katar'ın amacı ve hedefleri hep tartışılagelmiştir. “Katar, ne yapmaya çalışıyor?" sorusu, bu bağlamda sıklıkla sorulur.

Katar'ın ne yapmaya çalıştığını anlamak için, yakın tarihteki serüvenine kısaca bakmakta fayda var:

1850'den 1971'e kadar İngiliz himayesinde bulunan, o tarihten bu yana da bağımsız bir emirlik olarak varlığını sürdüren Katar, zenginliğini doğalgaza borçlu. Dünyanın en büyük üçüncü doğalgaz rezervine sahip Katar'da bugün 87 ayrı milletten insan yaşıyor. Nüfusu 3 milyon dolayında olan ülkede yerli nüfus, toplamın sadece yüzde 13'ünü teşkil ediyor. Bu yönüyle Katar, oldukça başarılı işleyen devasa bir holding görünümünde.

1995'te babası Halîfe bin Hamad'ı kansız bir saray darbesiyle devirerek tahta oturan Emir Hamad bin Halîfe, doğalgazın refaha dönüştürülmesi ve Katar'ın bugünkü gücüne kavuşturulmasında hayati rol oynadı. Göreve başlar başlamaz, BBC'nin teknik altyapısından faydalanarak El Cezire televizyonunu kuran Emir Hamad, Katar'ın medya alanında da öne çıkmasını sağladı. Arap dünyasının yerleşik yargılarına ve tabularına dokunan yayınlarıyla kısa sürede ses getiren El Cezire, Arap monarşilerinin öfkesini çekmekte gecikmedi.

Emir Hamad, 2013'te görevi oğlu Temîm'e devrederek emekliye ayrıldı. Emir'in tahttan feragat etmesinde Suudi Arabistan'ın baskısının etkili olduğu iddia edildiği gibi, muztarip olduğu ağır diyabetin bu kararda rol oynadığı da söyleniyor.


Katar, elinde tuttuğu muazzam zenginliği hem yurtdışında yatırım yapmakta hem de Ortadoğu siyasetini yönlendirmede kullanıyor. Özellikle gayrimenkul alımları ve sanata harcanan para, milyar dolarları buluyor. Kanlı ve kansız siyasi çatışmalara ayrılan fonlar da aynı şekilde…

Başkent Doha, Arap dünyasında siyasi anlamda sıkışanların iltica ettiği bir sığınak durumunda bugün. Hamas, Şam'ı terk ettikten sonra buraya yerleşti. Cezayir eski muhalefet lideri Abbâsî Medenî halen Doha'da. Geçmişte Çeçen lider Zelimhan Yandarbiyev, 2004'te bir suikasta kurban gidene kadar Doha'da yaşamıştı. Mısır asıllı âlim ve davetçi Yûsuf el Karadâvî de keza bugün Katar'la bütünleşmiş bir isim.

Anlaşıldığı kadarıyla, Katar, -muhtemelen İngiltere'nin yönlendirmesiyle- Ortadoğu'da kalıcı bir aktör olmanın peşinde. Bunu da, her ülkedeki büyük / önemli oyuncuları desteklemek ve dengeleri buna göre şekillendirmeye çalışmakla yapıyor. Son krizde görüldüğü gibi, bu tavır onu Körfez'de zaman zaman köşeye sıkıştırsa da, elindeki ekonomik ve siyasi kozlar Katar'ın güçlü bir oyuncu olarak sahnede kalmasına yardımcı oluyor.

* * *

Körfez ülkelerinin şu anda yaşadığı refah ve mutluluk ortamı, hiç şüphesiz kalıcı değil. Bundan 30-40 yıl sonra şimdinin müreffeh şehirlerinin ıssızlaşmaya başladığına şahitlik edebiliriz. Bu açıdan bakıldığında, Katar'ı bugün atmaya çalıştığı adımların önemli ve kritik olduğu söylenebilir.

1980 doğumlu Emir Temîm'in, kardeş ülkelerden gelen baskılara göstereceği direncin boyutu ve şekli, kendi ülkesinin geleceğinin yanında Arap siyasi arenasının istikbalini de etkileyecek.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 1899 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Mescid-i Haram'da çalışma adı altında güvenlik önlemi
Suudiler,1979'daki tam iki hafta süren ve tarihe “Kâbe Baskını” olarak geçen kanlı olayların tekrarından ürktükleri için, ülkenin içinden geçtiği bu kritik dönemeçte Mescid-i Haram’a erişimi en kısıtlı düzeye indirmeye çalışıyorlar.
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası