• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kore'deki krizin görünmeyen yüzü
Kuzey Kore, gerçekte ilkel bir şekilde de olsa piyasa ekonomisini geliştiren, Çin ve diğer üçüncü ülkeler üzerinden kurduğu ticaret ilişkilerinden beslenen bir ülke ve yaptırımlara rağmen bu bağlar gücünü koruyor.
05 Ekim 2017 / 15:44

Altay Atlı

Kore Yarımadası’nda gerginlik giderek tırmanıyor. Kuzey Kore yönetimi nükleer silah ve füze denemelerine devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin bu girişimlere “askeri seçenek de dahil olmak üzere” her türlü karşılığı verebileceğini beyan etmesi ve özellikle de Donald Trump’ın Kuzey Kore’ye “tarihin bugüne kadar görmediği ölçüde ateş ve öfke” ile cevap verileceği şeklindeki ifadeleri, meselenin çözümsüz bir döngüye dönüşmesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler (BM) çözümü ekonomik yaptırımlarda arıyor; ancak meselenin ekonomik boyutları yakından incelendiğinde çözümün aslında hiç de kolay olmadığı ortaya çıkıyor.

Ekonomik yaptırımların amacı, Kuzey Kore’nin dış mali kaynaklarını keserek Kim Jong-un yönetimini iflasın eşiğine getirmek ve nükleer silah ile füze denemelerini sona erdirmeye mecbur bırakmak. Ancak rakamlar, Kuzey Kore ekonomisinin aslında bunun tersi bir istikamette yol aldığını gösteriyor. Güney Kore Merkez Bankası’nın yaptığı hesaplamalara göre, Kuzey Kore ekonomisi 2016 yılında son on yedi yılın en yüksek oranını yakalayarak yüzde 3,9 büyüdü ve 28,5 milyar dolarlık bir hacme ulaştı.

KUZEY KORE İÇİN ÇİN YEGANE PAZAR

Ülkede 2011 yılında başlatılan piyasa reformlarının, her ne kadar şu aşamada başlangıç seviyesinde olsalar da bu büyümede etkisi var. Ülkede özel teşebbüse giderek daha fazla alan açılıyor, fabrika yönetimlerine karar süreçlerinde özerklik tanınıyor, insanların kurulan pazar yerlerinde satış yaparak kazanç elde etmeleri mümkün kılınıyor ve tarım kolektifleri yerine aile bazlı çiftçilik sistemine geçilerek hasadın artırılması sağlanıyor.

Tüm bunlar Kuzey Kore ekonomisi için kayda değer gelişmeler olsa da, ekonomik büyümenin ardındaki esas dinamik Çin ile yapılan ve giderek artan ticaret. Kuzey Kore dış ticaretinin yüzde 90’dan fazlasını komşusu Çin ile yapıyor. Kuzey Kore, yer altı zenginliklerine ve düşük maliyetli işgücünün sağladığı imalatta rekabet avantajına sahip bir ülke. 2016 yılında Kuzey Kore Çin’e 1,16 milyar dolarlık kömür, 724 milyon dolarlık tekstil ürünü, 225 milyon dolarlık demir cevheri ve 190 milyon dolarlık deniz ürünü ihraç etti. Kuzey Kore için Çin yegane pazar, Çin için ise Kuzey Kore ihtiyaç duyulan ürünlerin düşük fiyatlarla temin edilebileceği bir kaynak.

YAPTIRIMLARA RAĞMEN İKİLİ TİCARET ARTIYOR

Uluslararası ekonomik yaptırımlar, her şeyden önce Kuzey Kore’nin bu yaşam hattını kesmeyi hedefliyor ve Çin de söz konusu yaptırımlara uyacağını beyan ediyor. Çin şubat ayı itibarıyla Kuzey Kore’den kömür alımını durdurduğunu açıkladı ve ardından ülkede faaliyet gösteren Kuzey Koreli firmaların faaliyetlerini sona erdirme kararı aldı. Ancak istatistiklere bakıldığında, iki ülke arasındaki ticaretin azalmadığı, tam tersine arttığı görülüyor.

2017 yılının ilk yarısında Çin ile Kuzey Kore arasındaki ticaretin hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 artarak 2,55 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu artışın sebebi, durdurulan kömür ticaretine rağmen devam eden demir cevheri ticareti ve aynı zamanda Kuzey Kore’nin enerji ihtiyacını karşılamak için Çin’den yaptığı petrol alımları. Diğer yandan Çin’in Kuzey Kore sınırına yakın Dandong kentinde kurulan sınır ticaret bölgesi, Dandong’u Liaoning eyaletinin başkenti Shenyang’a bağlayan hızlı tren hattı ve iki ülke arasında 2015 yılının sonunda faaliyete geçen konteyner gemi taşımacılığı hattı, Çin ile Kuzey Kore arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaya devam ediyor. Çin dahil yaklaşık 50 ülkede çalışan ve sayılarının 100 bine ulaştığı tahmin edilen Kuzey Kore vatandaşlarının, her yıl ülkelerine gönderdikleri 1 milyar dolar da Kuzey Kore ekonomisini ayakta tutan güçlü bir etken.

Çin, Kuzey Kore’ye uygulanan yaptırımlara iştirak eder gibi görünse de aslında bunu tam olarak yapmıyor. Kuzey Koreliler Hong Kong’da şirket kurup Çin’de ofis açıyorlar ve Çin bankalarını kullanarak dış dünya ile mali işlemlerini gerçekleştirebiliyorlar. ABD’li bir araştırma şirketinin raporuna göre, geçtiğimiz yıl dünyada 248 şirket Kuzey Kore’nin dış dünya ile ekonomik ilişkilerine aracılık etmiş ve bu şirketlerin 160’ı Hong Kong’da kayıtlı. Diğer yandan üçüncü ülke bandıralarını taşıyan gemiler, Kuzey Kore’nin ticaretine aracılık etmeye devam ediyorlar.

ÇİN, KUZEY KORE'DE KAOS İSTEMİYOR

Çin’in tercihi Kuzey Kore’nin provokatif eylemlerine son vermesi, ancak bir yandan da yaptırımların ülkede bir rejim değişikliğine ya da çöküşe yol açacak derecede şiddetli olmaması. Kuzey Kore içinde meydana gelecek bir sosyal patlama, Kim rejiminin sona ermesine ve yerinde bir güç boşluğu oluşmasına, milyonlarca Kuzey Koreli mültecinin Çin’e göç etmesine yol açabilir ki bu da Pekin yönetimi tarafından istenmiyor. Yine iki Kore’nin birleşmesi de, Güney’de yerleşik olan ABD birliklerinin Çin sınırına kadar gelmelerine yol açacağından, Pekin tarafından tercih edilmeyen bir durum. Tüm bu nedenlerden dolayı Çin’in istediği, yaptırımların (tabir yerindeyse) Kim Jong-un’u dize getirmesi, ancak Kim’i koltuğundan edecek kadar da şiddetli olmaması ve yarımadada statükonun devam ederek Kuzey Kore’nin Çin ile Güney Kore arasındaki tampon bölge özelliğini sürdürmesi.

ABD yönetimi bu nedenle yaptırımlarda giderek Çin’i merkeze koyuyor ve Kuzey Kore ile iş yapan Çin şirketlerini de kapsam içerisine alıyor. Burada ABD’nin ciddi bir yaptırım gücü var ve Çinli firmalara “ya Kuzey Kore’yle ilişkilerinizi kesersiniz, ya da ABD piyasalarına erişiminizi engellerim” diyebiliyor. Son olarak, ABD’den aldığı parçaları İran ve Kuzey Kore’ye sattığı tespit edilen Çinli büyük bir telekomünikasyon firmasına ABD 1,2 milyar dolarlık ceza kesti. ABD hükümetinin verdiği para cezası bir Çin firması üzerinde bağlayıcı olamasa da, ABD pazarını kaybetmek istemeyen Çinliler, cezayı ödeyip Kuzey Kore ile ilişkilerini kesitler.

KORE KRİZİNİN ÇÖZÜLMESİ İSTENİYOR MU?

Ekonomik yaptırımlar, her ne kadar son dönemlerde kapsamı artırılmışsa da tek başına Kuzey Kore meselesine bir çözüm getirme kapasitesine sahip değil. Yaptırımların yanı sıra, taraflar arasında mutlaka diyalog kurulması ve bu diyaloğun yapıcı olarak sürdürülmesi gerekiyor. Diğer yandan, meselenin ekonomik boyutu mercek altına alındığında ortaya önemli bir soru daha çıkıyor: İki Kore’nin birleşmesinin olası ekonomik sonuçları nelerdir? İçinde bulunduğumuz, arka arkaya füzelerin atıldığı ve nükleer denemelerin yapıldığı bu dönem, Kore Yarımadası'nda birleşmeyi konuşmak için oldukça erken bir vakit olarak görülebilir. Ancak uzun vadeli hesapların içine bu seçeneği de katmak gerekiyor.

Her şeyden önce, Almanya’da olduğu gibi, Kore'lerin birleşmesinin de bir ekonomik maliyeti olacak. Bu maliyet için, 50 milyar ile 6 trilyon dolar arasında geniş bir aralıkta değişen farklı tahminler yapılıyor. Birleşmenin maliyetine nazaran getirisiyle ilgili öngörüler ise daha net. Kore Yarımadası'nın kuzeyi doğal kaynaklar açısından zengin ve ayrıca düşük maliyetli geniş bir işgücü havuzuna sahip. Yarımadanın güneyi ise doğal kaynaklar açısından fakir olsa da gelişmiş bir ekonomiye, sermayeye ve teknolojiye sahip. Bu ikisinin bir araya gelmesi, Asya’da yeni bir ekonomik süpergücün oluşmasına yol açabilir. ABD’li bir yatırım bankasının tahminlerine göre Birleşik Kore, 30 ila 40 yılda Japonya, Almanya ve Fransa ekonomilerini geçecek bir potansiyele sahip. Kore Uluslararası Ekonomi Politikaları Enstitüsü’nün bir araştırması ise Birleşik Kore’nin 2055 yılına kadar 8,7 trilyonluk bir ekonomik büyüklüğe ulaşabileceğini öngörüyor. Böylesine büyük bir ekonomik gücün, Çin başta olmak üzere, bölgedeki rakipler tarafından ne kadar arzu edilecek bir durum olduğu da ayrı bir tartışma konusu.

Kuzey Kore, dışarıdan bakıldığında bir çılgın tarafından yönetilen, ekonomisi iflas etmiş, dışa tamamen kapalı bir ülke gibi görünse de, gerçekte henüz son derece ilkel bir şekilde de olsa piyasa ekonomisini geliştiren, Çin ve diğer üçüncü ülkeler üzerinden kurduğu ticaret ilişkilerinden beslenen bir ülke ve yaptırımlara rağmen bu bağlar gücünü koruyor. Kuzey Kore meselesini tahlil ederken, sadece nükleer silahlar ve siyasilerin sert söylemlerine odaklanmayıp, tüm bu gelişmeleri içerisine alan ekonomik çerçeveyi de incelemekte fayda var.

[Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Araştırma Uzmanı olan Dr. Altay Atlı, doktorasını Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlamıştır.]

Kaynak: AA

Bu haber 518 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Dünya Kategorideki Diğer Haberler
İtalya'nın iki bölgesinde özerklik referandumu yapılıyor
İtalya'nın ekonomik açıdan zengin bölgelerinden Lombardiya ve Veneto'da merkezi yönetimden daha geniş haklar almak için düzenlenen referandumda oy kullanma işlemi başladı.
Osmanlı eserleri Londra'da görücüye çıkacak
Birleşik Krallık’ın başkenti Londra'da dünyaca ünlü açık artırmalara ev sahipliği yapan Sotheby’s Müzayede Evi’nde Osmanlı dönemine ait güzide eserler beğeniye sunulacak
Harvey Kasırgası mağdurlarına İsrail şartı
ABD'de Harvey Kasırgası'nın vurduğu Teksas kentindeki mağdurların, yardım alabilmeleri için İsrail'i boykot etmeyeceklerini beyan etmeleri istendi
Bulgaristan’da 'tel örgü' tartışması
Bulgaristan-Türkiye sınırındaki tel örgünün bazı bölümlerinin yağmur sonrası çökmesi siyasi tartışmalara yol açtı.
İtalya’dan 'Brexit' açıklaması
İtalya Başbakanı Gentiloni, "Tüm aktörler, (Brexit’te) bir anlaşmaya varılamamasının hata olacağının farkında." dedi.
Çevre kirliliğine bağlı ölümlerin en fazla görüldüğü 10 ülke
188 ülke verilerinin değerlendirildiği 51 sayfalık rapora göre, çevre kirliliği dünyada her yıl tüm savaşlar ve şiddetten daha fazla insanın ölümüne yol açıyor. Raporda, çevre kirliliğine bağlı ölümlerin en fazla görüldüğü ülkelerin sırasıyla Bangladeş, S
Polise başörtüsü yasağı İnsan Hakları Komisyonuna taşındı
Hollanda'da Müslüman kadın polis, çalışırken üniformasıyla başörtüsü kullanmasına izin verilmemesi üzerine Hollanda İnsan Hakları Komisyonuna şikayette bulundu.
Transatlantik ilişkilerde İran çatlağı
ABD’nin İran kararı, bundan sonraki dönemde ABD’nin Batılı ya da diğer müttefikleriyle imzalayacağı anlaşmalara ne kadar bağlı kalabileceği açısından da soru işaretleri yaratacak.
ABD'deki Hepatit A salgınında bilanço ağırlaşıyor
ABD'nin California eyaletinde Hepatit A salgınında ölenlerin sayısının 19'a yükseldiği bildirildi.
İngiltere ve Galler'de nefret suçlarında artış
İngiltere ve Galler'de 2016-2017 döneminde bir önceki döneme kıyasla nefret suçlarında artış oldu.
Trump'ın 'geri çekilme' doktrini
ABD Başkanı Trump, görev süresinin ilk 10 ayında ABD'yi TPP, UNESCO ve Paris İklim Anlaşmasından çekme kararı alırken, NAFTA'yı yeniden müzakereye açtı.
İspanya'da 5 günde ikinci savaş uçağı kazası
5 gün önce bir savaş uçağı düşen İspanya Hava Kuvvetleri’nin bir savaş uçağı daha başkent Madrid yakınlarında düştü.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Gmail, Youtube, android market vb uygulamalar ile izleniyoruz Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı EPDK Başkanı Yılmaz: Sistemde kaçak akaryakıt kalmadı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası