• BIST
    105.840
  • Altın
    160,342
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kendi savaşından kaçıp başkasının savaşında ölmek/öldürmek
Yeryüzünde herhangi bir ülkenin vatandaşı olmayan bir bireyin, insan olma gerçeğini hangi devletin belirleyeceği ve saydığımız hakları kimin vereceği insan-hak kavramlarının en temel sorunları arasında. İran'ın Afgan sığınmacıları Suriye'de...
22 Ekim 2017 / 14:17

Zafer Burakmak'ın yorumu;

İnsan olmanın ‘kriterini’ ulusçu devletlerin belirlediği modern dünyada, insan haklarını da vatandaşlık tanımı sınırlıyor. En yüksek toplum olarak kendi ulusunu gören devletlerin ürettiği modern sistemler, tüm insanilik söylemlerine karşın, insan olmanın en temel haklarını vatandaşlık ile belirliyor. Barınma, sağlık, eğitim ve serbest dolaşım gibi temel hakların yanında insani bir yaklaşıma tabi olmanın bile vatandaş olma ile birebir ilişkisi var. Devleti olmayanlar veya devletinden olan sığınmacılar, yeryüzündeki tüm ‘vatandaşlardan’ daha geri sayılabilmekteler. Öyle ki insani niteliğini kaybetmiş bir ‘vatandaş’ın söylem ve davranışları, bir sığınmacının mazlumluğundan daha dinlenebilir bir kıymette görülebiliniyor. Oysa Allah’ın yarattığı bir insan olmak, değerli görülmek için başlı başına bir neden, yine mazlum ve mağdur olmak ise insani bir muamele için yeterli bir sebep değil midir?

 Ancak devlet sistemlerinin verdiği kağıt parçası her şeyden üstün tutulabiliyor. Yeryüzünde herhangi bir ülkenin vatandaşı olmayan bir bireyin, insan olma gerçeğini hangi devletin belirleyeceği ve saydığımız hakları kimin vereceği insan-hak kavramlarının en temel sorunları arasında. Bu sorunlar, sığındıkları ülkelerde vatandaşlık ya da mültecilik hakkı alamayan tüm sığınmacıların ortak sorunu. Sığınmacıların problemleri, sığındıkları ülkelerin merhamet seviyelerine göre belirleniyor maalesef. Kimi zamanlar ise barınacak bir coğrafyasının olması, çocuklarını okutabilmesi, başına herhangi bir sorun geldiğinde devletin koruması altında olması gibi kazanımlar için sığınmacılara kimi şartlar dayatılıyor. Yine  bu şartların sınırını belirleyen de söz konusu ülkenin devlet politikalarındaki vicdan seviyesi maalesef.

Türkiye’de de Suriyeli sığınmacıların misafir olarak tanımlanması birçok hakkın egemen siyasetin inisiyatifinde olacağı anlamına gelmektedir.Ancak Türkiye’nin -resmi olarak kimi hakları barındıran mülteci statüsünde kabul etmese de- Suriyelilere yönelik şimdilik olumlu bir yaklaşım sergilediği görülmektedir. Ancak vekalet savaşlarıyla politika yürütmeye alışık olan İran’ın suç karnesi bir hayli kabarık. İran, kendi topraklarındaki sığınmacıları çok zor şartlarda barındırmakta ve belirli haklar için büyük bedeller istemektedir. Örneğin Afgan sığınmacıları savaştırma konusunda İran pek bir mahir. Sovyetlerin Afganistan işgali sırasında topraklarından kaçan Afganları, yine bugünkü gibi kimi vaatlerle Irak’la savaşında kullanan İran, aynı politikayı birkaç yıldır Suriye’de de uyguluyor. Suriye’de Esed rejimi safında savaşan İran, Devrim Muhafızları’nın kayıplarıyla vatandaşlarından alacağı tepkiyi azaltmak için çaresizliklerinde ve çaresizliklerinin verdiği sessizlikte boğulan Afgan sığınmacılara yöneldi.

 Afganistan’daki savaştan kaçarak İran’a sığınan Hazara Şiilerinin sayısının 3 milyonu bulduğu belirtiliyor. Bunların bir milyonu kayıt altındayken, 2 milyon Afgan mültecinin kaydı bulunmuyor. Dolayısıyla çalışma, evlilik, eğitim ve doğumlarını kayıt altına alma hakları yok. Bu da birçok temel ihtiyaçtan mahrum olmak anlamına geliyor. Çok zor şartlarda yaşam mücadelesi veren Afgan sığınmacılar, ev alamıyor, ülke içinde serbestçe dolaşamıyor, çocuklarını okullara gönderemiyorlar. Sağlık sistemlerinden yeteri kadar faydalanamıyorlar. Örneğin karaciğer rahatsızlığı yaşayan bir Afgan çocuğun babasından organ nakli yapmasına izin verilmediği için yaşamını yitirmesi medyaya yansımıştı. Tüm bu ‘hakları’ kazanabilmek için ise, ülkelerindeki savaştan kaçan Afganların, iki bin kilometre ötedeki Suriye’de savaşmaları gerekiyor. Çok zor şartlarda yaşayan sığınmacıların, aylık 500 dolar maaşla kimi hakları kazanma ihtimalleri onları Suriye’ye kadar sürüklüyor.

Şii mezhebine mensup Afgan sığınmacıların, Suriye’ye Şii kutsal yerleri koruma adına gönüllü gittikleri savunması yapılmıştı. İran’ın sığınmacıları Şiilik üzerinden kuşatmaya ve bunun sonucu olarak da gençleri vekalet savaşlarında kullanmaya çalıştığı biliniyor. Yine Afganların zorla ve kimi şantajlarla savaşa sürüklendikleri ya da kimilerinin bilmeden Suriye’ye götürüldükleri iddiaları da medyada yer aldı. Muhakkak iki iddiayı da destekleyen örnekler mevcuttur. Ancak kendisine ve ailesine dayatılan gayri insani şartlardan kurtulmak için tek çaresinin savaşa katılmak olduğunu bilen bir insanın tercihi ne kadar gönüllüdür ki? Ülkesindeki savaş ve yokluktan kaçarken başka bir savaşa yenik düşmek için en az kaçtığı savaştaki koşullardan bile daha çaresiz olmak gerekiyor mu sizce?

Her devletin vatandaşlarına zulüm yaptığı dönemler vardır. Ancak hiç olmasa yapılanlar tarihe geçer, “devletin/gücün insanların arasında dolandığı” gerçeğinden hareketle ezilen kesim, bir gün yönetici olur da denge sağlanır. Ancak toprağından kaçmak zorunda kalan sığınmacıların ne konuşanı vardır, ne de günü gelip de konuşturacak olanı. Suriye’de bugün kaç Afgan sığınmacının öldüğünü kimse tam olarak bilmeyecek. Ailesi bile belki aylar sonra öğrenebilecek. Zulme uğramak acı bir durum, evet, hem de çok acı. Ancak zulme uğradığını bile söyleyememek en büyük işkence herhalde. İşgale uğramış ülkelerinden kaçanların mağduriyetlerini savaşı için kullanan İran’ın, Suriye’deki kara karnesine bir de bunu ekleyin. Çünkü uğradıkları zulmü anlatmaya bile takatları olmayan Afganlar, Suriye’de zulüm üstüne zulüm işliyorlar. Ezilmişliklerinin, sömürülmelerinin acısını...

Yazıyı okumak için tıklayınız...

Bu haber 324 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Beş, on, on beş çocuk…
"Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu en hızlı artan bölge olsa da Kürt toplumundaki çocuk sayısında da ciddi düşüş yaşanıyor. Türk toplumunu daha erken bir dönemde etkisi altına alan az çocuk anlayışının, Kürtlere de...."
İktidar niçin Atatürk’çü oldu?
Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, iktidarın Atatürkçülük seviciliğine ilişkin analizler yapıyor.
Ekin Kitap Kafe ve Okur-Yazar Buluşmaları Üzerine
Hem yazarların anlattıklarını hem de onların anlatımlarını biraz detaylıca araştırınca çeyrek yüzyıldan fazladır, üreten bir toplum olmaktan çok, tüketen bir toplum olduğumuzu ve geçmişin mirasından nemalandığımızı görmek üzücü bir durum.
Milli ve yerli Rusçuluk
"Darbe ve PKK konusunda haklı olarak ABD’ye kızarken ve ilişkiler soğurken, bir kurtarıcı, tek alternatif gibi Rusya’nın pazarlanması, Putin’in sirklerde hayvan tebiyeciliği yapan danışmanının bile tvlerde kendine bu PR faaliyeti içinde yer bulabilmesi..
Paranın kısa tarihi hikâyesi
Yeni Şafak yazarı Yaşar Süngü, bugünkü köşesinde paranın kısa bir tarihini özetlemiş.
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ALES temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı İkinci el araçta 'kilometre' oyununa son KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası