• BIST
    104.123
  • Altın
    145,971
  • Dolar
    3,4910
  • Euro
    4,1702
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kayıp kaçak prensler
"Avrupa’da yaşayan bu prenslerden üçü, aniden ortadan yok oldular. Adını vermek istemeyen ve halen hayatta olduğu ileri sürülen muhalif prenslerden dördüncüsü ise, bu ortadan kaybolmaları teyit eden kişi durumunda."
18 Ağustos 2017 / 08:16

Beril Dedeoğlu'nun yorumu; 

2012 yılında Selman Bin Abdülaziz’in veliaht seçilmesiyle Suudi Arabistan’daki taht savaşları son derece keskin bir hal almıştı. Bu tarihten itibaren veliaht olan Bin Salman’ın 6. oğlu Muhammed Bin Salman, yönetimde hızla yukarılara taşınmış ve sonunda da en yeni veliaht olarak ilan edilmişti. Böylece tahtın Abdülaziz Bin Suud’un oğulları yerine torunlarına geçmesinin de önü açılmıştı.

Süreç, Suudi Arabistan’da çok sayıdaki küskün prensin sesini daha fazla çıkarmasına neden olmuş, sonrasında da iktidarın bu kişilere yönelik baskıları artmıştı. Baskılar sonunda bazı prensler Avrupa ülkelerine gitmişler ve gittikleri yerlerde de iktidar aleyhine faaliyet sergilemişlerdi.

BBC’nin dünyaya duyurduğu habere göre, Avrupa’da yaşayan bu prenslerden üçü, aniden ortadan yok oldular. Adını vermek istemeyen ve halen hayatta olduğu ileri sürülen muhalif prenslerden dördüncüsü ise, bu ortadan kaybolmaları teyit eden kişi durumunda.

Prenslerin ortak yönleri

Kayıp prensler, Turki Bin Bandar, Halid Bin Farman ve Suud Bin Saif. Üçünün ortak özelliği Salman iktidarını halkı ve kendilerini sömürmekle ve üzerlerinde baskı kurmakla eleştirmeleri. Bu çerçevedeki en önemli nokta ise söz konusu prenslerin Suudi yönetimini Mısır’da Mursi’ye karşı yapılan darbenin arkasında görüyor olmaları. Dolayısıyla kaçak prensler, Suudi yönetimini Arap dünyasındaki otoriter rejimlerin yanında yer almakla suçlamışlardı.

Prensler ve içerideki muhalefet, Arap kalkışmasının Suudi Arabistan’a uğramamış olmasını halkın yönetim memnuniyetine değil, iktidarın baskılarına ve kesenin ağzının açılmasına bağlamışlardı.

Üç prens de, öldürüleceklerini ifade eden sosyal medya paylaşımları yapmış, ardından, bir Avrupa kentinden diğerine iş için gitmek durumunda bırakılmış, sonra da bindikleri uçaklar Riyad’a inmiş ve kendilerinden bir daha haber alınamamış.

Suudi resmi haber ajansının haberine göre çok sayıdaki prensten biri olan 26 yaşındaki Salman bin Saad bin Abdullah bin Turki Al Saud da geçenlerde kalp krizi geçirip hayatını kaybetmiş.

Kavga, tahtla sınırlı değil

Prensler arasındaki kavganın nedeni miras meselesi olarak açıklanmış olsa da, aslında mücadelenin içinde sadece iktidar savaşları bulunmuyor.

Arap kalkışması sırasında otoriter yönetimler yanında mevzilenen Suudi yönetimi, aynı zamanda Obama ABD’si ile de büyük anlaşmazlıklara düşmüştü. Suudi petrolünün sürdürülebilir kalkınmada kullanılması, kaynakların ülke içinde kalması, dış bağımlılığın azaltılması, yerli savunma sanayinin geliştirilmesi gibi konular iktidarın 2020 vizyonuna konmuş, bu da muhalif prensler ve birçok batılı çevre tarafından Suudi Arabistan’ın reform yapma, özgürlüklerin önünü açma beklentisinin hiç bulunmadığının işareti olarak görülmüştü.

Yine aynı dönemde gerek muhalif iktidar çevrelerinin ve Obama ABD’sinin en temel eleştirilerinin başında Suudi Arabistan’ın Yemen ve Bahreyn müdahaleleri olmuş, ayrıca ülke DEAŞ’ı desteklemekle suçlanıştı.

Ortadoğu’da bir ülkenin küresel düzeydeki yeri ve politikaları büyük güçler tarafından onaylanmadığında, iktidarlara baskı amacıyla öncelikle içerideki memnuniyetsizler muhatap alınır. Zira bu ülkeler muhaliflerini içeride, yanlarında tutmayı tercih etmez ya da edemez; dolayısıyla adeta onları başka güçlere hediye ederler. Muhalifleri bertaraf etme sürecine girdiklerinde ise seçtikleri yöntem, kendilerine yönelik yeni bir baskı siyasetinin malzemesi haline gelir. Böylece bir baskıyı ortadan kaldırmak için seçilen uygulama, bir başka baskının aracına dönüşebilir.

Anlaşılan Suudi Arabistan yeni gerilimlere gebe.

STAR

Bu haber 571 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Üniversite giriş sistemi nasıl olmalı?
Bu memlekette eğitim sadece sınav sistemi değişirken konuşuluyor.
Ahmet Taşgetiren'i Star'dan ayıran yazısı
Ahmet Taşgetiren, Star’ın sansürlediği cevabi yazısında Hüseyin Gülerce’nin Cem Küçük’ün vekaletiyle Pelikancı Ak Trol şebekesine dahil olduğunu belirtmiş ve ayrıca Mehmet Metiner’i de tiye almış.
Trump dünyaya ne dedi?
BM Genel Kurul’unda Trump’ın yaptığı konuşmanın ana çerçevesi, devlet-güç-güvenlik-ulusal çıkar-refah kavramlarıyla örülmüştü. Bu çerçeve, dünyayı hak, hukuk, insan, demokrasi, mağdur halklar gibi kavramlar üzerinden görmeme anlamına gelir...
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Barzani’nin planı ne? İşte Erbil’de konuşulanlar...
"Planlanan, referandumdan sonra maksimum 1 yıl içinde bağımsızlığın ilan edilmesi. Yeni devletin isminin de Kürdistan Federal Cumhuriyeti olmasını istedikleri bilgisini aldım."
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası