• BIST
    95.147
  • Altın
    144,306
  • Dolar
    3,5880
  • Euro
    4,0168
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kapitalizmin En Kutsal Ayini: Anneler Günü
"Kampanyaların tek amacı anne figürünü istismar ederek maksimum kâr elde etmek.Ha bir mikro dalga fırın ha bir anne…"
15 Mayıs 2017 / 10:06

Ali Osman Aydın'ın yorumu; 

“Beni bir sardunya büyüttü belki…” (Edip Cansever)

Yine bir anneler günü…

Medya aygıtları tepeden tırnağa, çoktan ticarileşmiş bu günün kutlamalarıyla çalkalanıyor…Kapitalizmin en kutsal, en mistik ayini büyük bir debdebeyle icra ediliyor. Modern dünya, 23 Nisan çocuklarına yapıldığı gibi anneleri de bir günlüğüne yozlaştırdığı yaşamın zirvesinde ağırlıyor…

Radyoda reklamı dönen bir firma “Anneniz her şeyin en güzelini hak ediyor.” diyor… Bu konuda

sigorta şirketleri,

kredi kartı satmak isteyen bankalar,

araba lastiği üreten firmalar,

iletişim operatörleri,

giyim sektörü,

mutfak eşyası imalatçıları,

kuyumcular da aynı fikirdeler…

Her reklamda gülümseyen annelerin hemen yanında çılgın taksit avantajları ve özel anneler günü indirimlerine dair sloganlar yer alıyor.

Bir firma “Annenizi şımartın.” diyor mesela… Asıl anlatmak istediği annenizi sevindirecek herhangi bir hediye alın değil elbette. Aslında firma, “Annenizi ancak bizim ürünümüzle şımartabilirsiniz.” demek istiyor.

Anneler, her yerde karşımıza çıkan reklam filmlerinin de baş kösesindeler.

Tüm markalar erotik göndermeli reklam yıldızlarını, anne figürleriyle değiştirmiş görünüyor.

Bütün bunları anneleri umursadıkları için yapıyor değiller. Kampanyaların tek amacı anne figürünü istismar ederek maksimum kârelde etmek.Ha bir mikro dalga fırın ha bir anne… Kar elde edildiği sürece kâr’a konu olan şeyin ne önemi var ki! Üstelik kitlelerin, özellikle de annelerin rızası varsa…

Kâfi oranda reklamla hediye seferberliğinde “sürü”den ayrılmanın tekinsizliğine katlanamayacak kişiyi mağazaya göndermek mümkün. Aynı şey ilahi bir emir olsa “İşte hep hurafe bunlar. ”diyecek bir dünya aydınlanmış yurttaşımız, kapitalizmin “Annene hediye al!” emrine sorgusuzca itaat ediyor. Konu anne olunca, çelişki teferruat oluyor…

Markalar ve Anneler

Markalar yıl boyunca yaptıkları ticari kampanyalara zıt bir  yöntem izliyorlar anneler gününde.  Çünkü normalde annelik kapitalizmin piyasa değer yargıları içinde bir yere oturmuyor. Hele de Türk tipi annelik... Aksine, kapitalizm ve markalar, annelik, aile gibi değerleri yozlaştıran bir dünya görüşüyle ayakta duruyor.

Bencilleştirdikleri kadınları beden üzerindeki koşulsuz iktidarlarıyla rehin alarak anneliği, güzellik ve kariyerin arasına sıkıştırılmış bir hobiye dönüştürüyorlar.

Kapitalizm varlığını tahkim ederken anneyi ait olduğu geleneksel dünyasından koparıyor. Lütfen bir düşünün, o firmaların arka planında bebeğinden ayrı 12 saat çalışmak zorunda kalan ne kadar anne vardır kim bilir?

Annemin okul dönüşü beni beklerken yaşadığı tatlı kalp çarpıntısını, fabrika gürültüsü içinde bastırmak zorunda olan kaç anne…

Makineler arasında ihtiyarlayan o anneler de şımartılmalı mıdır mesela?

Veya annesini asla şımartamayacak işçi çocuklar için ne önerilir?

Şımartacak annesi olmayan kalbi kırık çocuklar için portföylerinde bir teselli bulunur mu?

Reklamlarda tasvir edilen anne tipine bakarsak, hayır!

Anneler günü bu kez 24 cenazenin gölgesinde geçiriliyor. Ama bu kapitalizmin kutsal bayramını sekteye uğratmayacak. O, anneniz üzerinden size ürün sattığında işin bir kısmını, siz ve anneniz hediyelerinizle selfie çekilip o fotoğraf intagram’a düşünce işin kalan kısmını halletmiş olacak.

YENİ AKİT

Bu haber 644 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Ali Rıza Demircan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a uyarı!
İlahiyatçı Ali Rıza Demircan son yazısında, 21 Mayıs'ta yapılan olağanüstü kongre ile yeniden AK Parti'nin başına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a uyarılarda bulundu.
Türkiye ve ABD: Geçmiş, bugün ve yarın | ANALİZ
Türkiye'nin daimi itirazlarına rağmen ABD'nin PKK konusunda vermek üzere göründüğü imaj, Türk-Amerikan ilişkilerini tayin eden NATO ittifakının lafzına ve ruhuna uymuyor
Riyad’dan Trump geçti
"Suudi Arabistan'ın bu tür görkemli şovlarla örtülemeyecek köklü sorunları var. Kötüye giden ekonomi ve işsizlik gibi… Trump gidecek, o sorunlar kalacak."
Kitaba yaklaşım ve Müslümanlar
"Kitabı terk etmiş; ancak terk ettiğinin farkına varamamış Müslümanlarımız var bizim. Bu kitabın ilkeleriyle şekillendirmediği hayatına başka ilkelerle şekil vererek Müslümanlığını sürdürenler var. Kitabı terk etmek, onu hiç okumamak değildir."
“Bizler ölüyoruz ama onlar kazanıyorlar.”
"Tamamen kaos oluşturmaya, kan dökmeye ve pazar paylarını artırmaya endeksli bu yaratık sürüleri, asla kendi ellerini kullanmıyor ya da sahne arkasında kullanıyor. Daha ziyade kurbanlar seçerek onların kanı üzerinden hedeflerine ulaşırlar."
1992 Xakurk’tan 2017’nin Şengal’ine…
Sitemiz yazarlarından Zafer Burakmak, Şengal üzerinden yaşanan gerilimi, 1992 yılındaki Xakurk çatışmaları üzerinden bir okumaya tabi tutuyor ve çatışan taraflardan, destekleyen güçlere kadar argümanları işliyor.
Selamun akeyküm Ruanda
Hristiyan Tutsi-Hutu çatışmalarıyla katliamların yaşandığı Ruanda'da İslam'a kitlesel ilginin olduğunu kaydeden Albayrak, Müslüman Hutular kapılarına gelen hiçbir mazlumu Tutsi diye geri çevirmediler; Müslüman Tutsiler de mazlum Hutulara sırtlarını dönm
Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!
Berat Özipek, dün yazdığı sığınmacı konusunu işlemeye devam ediyor.
Sanılanın aksine Türkiye müteahhitliği bir köprü yapamıyor
Türkiye müteahhitliğinin sanılanın aksine, diğer ülkelere göre güçlü bir sektör olmadığını belirten Güntay Şimşek,daha çok taşeronluk olarak çalışıldığını ve mühendislik açısından Çanakkale köprüsünü yapabilecek kapasitede olunmadığını yazdı.
Sınırlar ve sığınmacılar
"Antep ile Halep birbirinden bugün sandığımız kadar uzak değildi; araya sınır çekildiği halde Suruç’un sınır boyundaki sakinleri, namaz vakitlerini “öteki tarafta” kalan caminin ezanından öğrenmeye devam ettiler. O gün de öyleydi, bugün de öyle."
Çin, ‘İpek Yolu’na anlam katabilir mi?
"İpek Yolu sadece bir jeoekonomik hattan ibaret olsaydı üzerinde bu kadar düşünmeye gerek kalmazdı. Onu ticari bir yola indirgemek isteyen oryantalist bakış açısı küçümserken aynı zamanda görmezden gelemeyeceği için yeniden tanımlıyor..."
Bu işte bir terslik yok mu?
"Süleyman Yeşilyurt, 2001 senesinde “Atatürk’ün Gönül Galerisi” diye bir kitap çıkardı. Posta, Milliyet gibi gazeteler o kitapta yer alan bazı bilgi yahut iddiaları zevkle konu etti. Kimse bunu şikâyet konusu yapmadı... Yıllar geldi, yıllar geçti. Tam 16
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İstanbul'da 300'e yakın eczaneye sahte reçete soruşturması! İstanbul'da kaza: İki inatçı sürücü gişeye sıkıştı Google'da en çok aranan KPSS soruları Diyarbakır'da feci kaza: 4 ölü Türkiye’de Artan Gıda İsrafına Karşı Fransa Modeli Yolda Dağın zirvesinde silah deposu ele geçirildi Ankara Adliyesi önünde patlama Meteoroloji'den kuvvetli yağış uyarısı Ege Denizi'nde orta şiddette deprem Fransız astronot uzaydan İstanbul'u görüntüledi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası