• BIST
    109.156
  • Altın
    153,298
  • Dolar
    3,8173
  • Euro
    4,5053
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
15 Kasım 2017 / 19:37

Zafer Burakmak'ın yazısı;

DBP’li belediyelere kayyım atandıktan sonra birçok belediyenin tabelası değiştirildi. Değiştirilen tabelalarda ilk bakışta aranan husus, Kürtçe kısımların tekrar yazılıp yazılmadığıydı. Diyarbakır gibi birçok yerde yazının boyutuna ilişkin tartışmalar olsa da Kürtçe yer almıştı. Örgüt elemanlarının isimleri verilen birkaç parktaki isim değişikliği üzerine ise pek durulmadı.  Ancak Lice’deki Ceylan Önkol Parkı’nın, Fırat Sımpil olarak değiştirilmesi çocuk ölümleri arasında faillerine göre muamele yapıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti. Yine Van Çatak'ta "Westaniya Parezer Tahir Elçi” isminin verildiği parkın, yaşamını yitiren korucu "Ali Oğün" olarak değiştirilmesi de gündeme gelmişti.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılan değişiklik ise, daha çok geçmiş dönemlerdekine benzer bir zamanlama ile yapıldı. Hani Ankara'dan heyetlerin geldiği zamanlarda küçük beldelerde yapılan hızlı değişiklikler gibi. Yüksekova Belediyesi’ne kayyım olarak atanan ilçe Kaymakamı Mahmut Kaşıkçı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy'un ziyareti öncesi belediye binasındaki Kürtçe tabelayı kaldırttı.  2014’te Kürtçe belediye anlamına gelen “ŞAREDARI” yazılan tabela ziyaret öncesi indirilerek yerine “T.C Yüksekova Belediyesi” ifadesi asıldı. İşgüzar bir bürokratın işi olarak görülebilecek bu değişikliğe, hükümet ve Sayın Ersoy nasıl bakıyor bilmiyoruz. Ancak Ankara’dan gelecek misafirlerin Yüksekova gibi bir yerde Kürtçeden rahatsız olabileceklerini düşünmek korkunç bir hissiyat yaratıyor insanda. Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? Dönemin 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı? Kıvrıkoğlu, 2005 yılında Erzurum’daki bir okul ziyaretinde Kürtçe yardım istemesi üzerine yaşlı bir kadını azarlamıştı. Elinde nüfus cüzdanı ile yardım isteyen kadına ‘Türkçe öğren’ diyen Kıvrıkoğlu, basına dönüp  ‘Eğer bu devletten yardım istiyorsa, devletin resmi dilini öğrenmesi lazım' diyecek kadar cüretkardı. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan bir toplumun ferdine, adeta bir mülteciyi azarlayan konsolosluk görevlisi gibi davranmıştı.

Daha vahimini de yaşadı bu topraklar tabi. Örneğin çarşı-pazarlarda Kürtçenin yasak olduğu dönemlerde kelime başına beş kuruş ödemek zorunda kaldı. Yoğurt alabilmek için Türkçe konuşmak zorunda kalan ama bilmediği bir dilin zorunluluğunu da yine kendi lisanıyla aşmaya çalışan Kürtler, trajikomik bir duruma düştüler.  “Bana bir kilo yoğurt ver” diyemeyen ahali, çareyi Kürtçe “Kiloki mast bide min, bi Tırki.(Bir kilo yoğurt ver, Türkçe) söylemekte bulmuştu. Böylelikle yasağı delmeden alışveriş yapmayı planlıyordu. Yine simsarların hayvan alım satımında Türkçe bilen küçük çocuklar aracılığıyla yaptığı pazarlıklar nasıl yaşanır onu gördü. Tokalaşarak pazarlığın en sıcak anında bile ağzından Kürtçe bir kelime kaçırmanın korkusunu yaşadı. Yine her darbede gözaltına alınan ve tutuklanan Kürtler, Türkçe bilmemenin cezasını diğer tüm mahkumlardan daha ağır uygulamalara maruz kalarak yaşadılar.

Kürtçeye ilişkin en vahim hadiselerden biri ise Şeyh Said Kıyamı’nda kurulan İstiklal Mahkemesi’nde yaşanmıştı. Mahkeme savcısı Ahmet Süreyya Örgeevren, “Bir gün mahkemeye karayağız, yiğit bir Kürt genci getirdiler. Hakimler sorguya çekti. Türkçe bilmediği anlaşılınca, hakimler danıştılar ve delikanlının idamına karar verdiler…” diyordu 34 yıl sonra. “Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekete hayır gelmeyeceğinden idamına…” denilerek asılan o genç, savcının kabuslarında öğrenmişti Türkçe’yi. Şöyle anlatıyordu savcı; “Dağkapı’da Yalova adlı küçük bir otel vardı. Orada kalıyordum. Uyur uyumaz, o Türkçe bilmeyen çocuk rüyama girerek boğazıma sarıldı ve Türkçe, ‘niye beni bıraktın beni idam ettirdin?’ diye tehdit etti. Sabaha kadar bu hal iki-üç kere tekrarladı. Deliye dönmüştüm…”

Kürtçe üzerindeki baskılar zaman geçtikçe azaldı ve özellikle 2009’dan itibaren bir serbestiyet sağlandı. Üniversitelerde Kürt Dili ve Kültürü bölümlerinden, özel okullarda Kürtçe eğitime kadar bir dizi yenilik geldi. Yine seçmeli Kürtçe derslerinin yanında, Kürtçe siyasi propagandaya da izin verilmişti. Tüm bu haklar, Kürtlerin dilleri üzerindeki yasaklama ve sınırlamaların kaldırıldığı izlenimini doğurdu ve eğitim dili olmaması nedeniyle dilleri gittikçe eriyen Kürtlerde bir sevinç yarattı. Ancak sözünü ettiğimiz tüm bu haklar, teoride yerinde dursa da pratikte ciddi sıkıntıların yaşandığı görülüyor. Örneğin tabelada bile Kürtçeye yer bulamayan bir Yüksekova’da, kaç ailenin çocuğuna Kürtçeyi seçmeli ders olarak seçtirebileceği cevap bekleyen bir soru. Peki, daha geçen ay Şırnak’ta ne yazmıştı bir öğretmen sınıfında? İlk kuraldı; Kürtçe konuşmayacağım. Sınıfında Kürtçe yasağını gören hangi çocuk dilinden korkmaz, hangi aile çekinmez? Yine üniversitelerdeki Kürtçe ve Zazaca bölümlerinden mezun olanlara...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 733 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası