• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
20 Eylül 2017 / 10:29

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Hiçbir yanlış yaşandığı ana sığmaz. Hele ki milyonları ilgilendiren sosyopolitik yanlışların etkilerine sınır yoktur. İlk düğmenin yanlış iliklenmesi misali hatalar silsilesi sürer gider en son ana kadar. Ta ki fark eden biri düzeltene ya da o hata failini boğana kadar.

Bu gerçeği göz önüne almayan bir analizin Türkiye’nin, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin referandum kararına gösterdiği tepkiyi anlamlandırması yetersiz kalacaktır. Irak Kürtlerinin referandum kararları yanlış olabilir. Zamanlaması, usulü, yaklaşımları hatalı olabilir. Evet, sonuçları itibariyle bölgede yıkıcı bir etki de yaratabilir…  Ancak Türkiye’den yükselen tepkilerin hiçbiri varsayılan bu gerekçelere dayanmaz. Türkiye’nin tepkisi özgün bir siyasetten değil daha çok kendi korkusu üzerinden yükselir.

Yeniden ulusalcılığın güvenlikçi çizgisinin dayanılmaz hafifliğine teslim olan Ankara, ulusalcılık ile güvenlikçi politikaların çekim alanında zihin bulanıklığı yaşıyor. Ve maalesef koca bir toplumu da sürüklemeye çalışıyor.  Buna karşın bu yörüngeye girmeyen kimi yazarlar, Türkiye’nin Barzani’ye karşıtlığına bir anlam veremiyorlar. Öyle ya;

---İran’ın hakimiyetindeki bir Irak’tansa Türkiye’nin çekim kuvvetindeki bir Kürt devletinin nesi yanlış?

---Ya da Haşdi Şabi’nin eline geçecek bir Kerkük’ün Kürt yönetiminde olmasının faydası niye görünmez?

- --Yine petrol ticaretini dahi kimseye danışmadan Türkiye ile yürütmeye çalışan bir Kürt yönetiminin devlet olunca kazandıracağı ivmeye kör olmak niye?

 ---Zaten bir realite olarak kabul görülen uzun vadede kurulacak bir Kürt devletinin, PKK yerine Barzani yönetiminde kurulmasının Türkiye’ye artısı hiç mi hesaplanmaz?

--- …

Listeyi ne kadar uzatırsanız uzatın ikna edemeyeceğiniz bir önyargı var kamuoyunda. Çünkü analizlerin çoğu Türkiye'nin kadim korkusuna çarpıyor. Dikkat edin referanduma karşı çıkmayıp, hükümeti aklıselime çağıran yazarların Kürt korkuları yoktur. Ulusalcılığın sert duvarlarına yaslanmadıkları için ufuklarını kapatacak bir gölge de çökmemiştir üzerlerine. Bu nedenle uzak durdukları ulusalcılık gölgesi, uzun vadeli siyasetlerini de karartmaz. Çünkü Kürde henüz verilmemiş hakların olduğunu kabul eder ve teslim edilmesi gerektiğini vurgularlar. Bu yüzden de korkmazlar gelecekten.

Ancak Kürtlerin tüm haklarının verildiğini savunanlar, aynı zamanda en büyük korkuyu yaşayanlardır. Aslında sorunun bitmediğini kendileri de bilirler. Zira ileride Diyarbakır’daki Kürtlerin de bağımsızlığa dahil olacağından korkanlar, aslında Kürtlerin haklarının verilmediğini zımnen kabul de etmiş oluyorlar. Diyarbakırlıların yaşadıklarına razı olmadıkları ön kabulüyle önlerine çıkacak yeni bir alternatifi, Türkiye’yi  terk etmeyle sonuçlandıracaklarından korkmaktadırlar.  Kürtlerin haklarına karşıtlıktaki ısrar adeta siyasetlerini ve geleceklerini esir almıştır. Ulusalcı aklın, Kürtlerin bölgede söz sahibi olmasına itirazları Türkiye’yi ulusalcı çizgide sürdürme sevdalarından kaynaklanıyor. Ve kendilerince haklılar; Kürtlerin haklarının verilmeyeceği bir Türk ulus devleti için Kürdün söz sahibi olması bir risktir. Ancak Kürt Sorunu’nu halletmiş bir Türkiye, Kürt potansiyelinden yararlanma ufku geliştirebilir.  Fakat bunun için korkuların aşılması gerekiyor. Verilmiş haklarıyla tatmin edilmiş bir Diyarbakırlının Türkiye’den ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul  ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar göremez. Bu kadar can kayıplarına rağmen Türklerle yaşama iradesi gösteren Kürtler, Türkiye’den niye ayrılsın? Bunca badirelere, kışkırtmalara rağmen bile bırakın bağımsızlığı “Demokratik Özerklik’e bile destek vermeyen bir Kürt, sınırı niye değiştirsin?

Kabul etmek gerek ki; Türkiye, korkudan başını gömdüğü yorganı kaldıramayan çocuğa benziyor. Bir yandan ulusalcı kabı kıramadığı için Kürtlerin haklarını vermiyor, öte yandan hakkının bir kısmını vermediği vatandaşının her an gitmesinden korkuyor. Bu da koca ülkeyi siyaset üretemez hale getiriyor.

Ulusalcılık, önce Kürdü ‘resmi Türk kimliği’ kılıfına sonra da kendisini Kürt korkusu kabuğuna sıkıştırdı. Ne resmi elbise Kürde uydu ne de bu kabuk Türkiye’ye yeterli geldi. Türkiye’yi daha etkin bir güç yapmaya niyetli Ak Parti liderliği bunu fark etmişti. Bu nedenle önce Kürdün kılıfını sonra da ülkenin kabuğunu kıracak hamlelere yönelse de başarılı olamadı. Çözüm Süreci’nin akameti Türkiye’nin de tökezlemesine neden oldu. Kürt Sorunu, her ne kadar iktidar partisi tarafından bittiği söylense de farklı bir ton ve derinlikte devam ediyor. En büyük kanıtı ise hükümetin Irak Kürt Bölgesi’indeki referanduma yaklaşımı ve söylemi. Ve Türkiye’nin ısrarla sürdürdüğü Kürt Sorunu...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 467 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
ÖSYM'den 2017-YDUS adaylarına sınav saati uyarısı HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası