• BIST
    109.156
  • Altın
    153,298
  • Dolar
    3,8173
  • Euro
    4,5053
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
İyi Parti Ne Kadar ‘İyi’ ?
"İyi Parti'nin, Kürtleri AKP ve HDP’den, Alevileri ise CHP’den çekebilecek bir politik ifadesi yok; yola çıktığı güzergâhta ilerlemesi halinde böyle bir ifade geliştirebilme şansı da yok."
23 Kasım 2017 / 15:46

Akademisyen-yazar Vahap Coşkun, son yazısında MHP'den ayrılanların kurduğu İYİ Parti'yi işlediği yazısında, partinin avantajlarını ve açmazlarını işledi. "Türkiye’de son günlerde yapılan siyasi kamuoyu araştırmalarında öne çıkan iki bulgu var: Biri, kararsızların oranının artmasıdır. Araştırmalar, seçmenlerin yaklaşık üçte birinin bugün itibariyle bir parti tercihinde bulunmadığını gösteriyor. Diğeri ise, seçmenlerin partilerine olan muhabbetlerinin azalmasıdır. Seçmenlerin oy verdikleri partilere dönük eleştirileri artıyor. İnsanlar partilerinin benimsedikleri siyasetlerden daha fazla şikâyet eder hale geliyorlar.

Kararsızlık ve memnuniyetsizlik düzeyinin artmasının sandıkta nasıl bir manzaraya sebebiyet vereceğini bugünden kestirmek zor. Lakin AKP’nin iktidara geldiği 2002 öncesine benzer bu halin, siyasette yeni arayışları tetiklediğini söylemek mümkün. Birçok aktör, siyaset alanını yeniden tanzim edecek denli büyük bu rahatsızlığın taşıyıcısı olmanın hesaplarını yapıyor." diyen Coşkun, Meral Akşener'in bu aktörlerden biri olduğunu belirttiği K24'teki yazısında, Akşener'in siyasi geçmişine değindikten sonra şunları kaydetti;

"....Biri Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ve dördü de MHP’den ayrılan toplam beş milletvekili ile parlamentoda temsil edilen İP, acaba ne yapabilir? Türkiye siyasetinde bir depreme sebep olabilir mi? Kendisini geleceğe taşıyabilir mi? Memleketin yönetiminde söz sahibi olabilecek bir büyüklüğe erişebilir mi? Ülkenin politik hayatı üzerine düşünen herkesin bugünlerde cevaplarını aradığı sorular bunlar.

Muhalefet eksikliği

İP’in kaderinin belirlenmesine tesir edecek avantajları ve dezavantajları var. Avantajlar bahsinde, öncelikle ülkedeki siyasi arayışlara mütemayil atmosfere değinmek gerekir. Yukarıda da söz edildiği üzere, bikarar ve gayri-memnun seçmen sayısının nadir görülen bir büyüklüğe varmış olması yeni siyasi hareketler için uygun bir ortam oluşturuyor. Böylesi bir ortam, politikaya yeni bir soluk getirmek iddiası taşıyanların da iştahlarını kabartıyor.

Bahçeli’nin yıpranmış olması ve seçim kazanma gibi bir iddia taşımaması Akşener için bir diğer fırsatı oluşturuyor. MHP’nin tamamen AKP’nin dümen suyuna girmesi ve Bahçeli’nin siyasi akıbetini bütünüyle Erdoğan’a bağlamış bir görüntü sunması, milliyetçi cenahta İP’e hareket edebileceği bir alan açıyor.

Türkiye’de bir muhalefet eksikliği olduğu şeklindeki genel kanaat da İP için elverişli bir hal yaratıyor. Toplumda AKP’ye karşı sağlam bir muhalefet yapılamadığı, iktidarın eksikliklerinin ve yanlışlarının halka aktarılmadığı, muhalefet liderleri Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin de Erdoğan’a alternatif oluşturamadıklarına dair yaygın bir düşünce var. Keza Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanlığı yarışında 2014’te olduğu gibi 2019’da da Erdoğan’ın karşısına çıkmayı göze alamamaları da onlar adına önemli bir handikap oluşturuyor.

Akşener de bu boşluktan istifade etmenin planlarını yapıyor. İddialı bir söylemle kendini Erdoğan’ın karşısında konumlandırıyor. Erdoğan’ın değişmesini isteyen ama kendi parti ve liderlerinde bu ışığı görmeyenler, 2014’te Demirtaş’ın yaptığı gibi Erdoğan’ın karşısına çıkma cesareti gösteren Akşener’e dikkat kesiliyorlar, İP’i belli bir ilgiyle takip ediyorlar. Söz konusu dikkat ve ilginin şimdiden bir siyasi desteğe dönüştüğü söylenemez. Buradan bir siyasi kuvvet devşirilip devşirilemeyeceğini belirleyecek olan, Akşener ve İP’in kısa vadede gösterecekleri performanstır.

Toplumsal dalga yaratamamak

Bu meyanda Akşener’in üç önemli zafiyetle malul olduğu söylenebilir. Birincisi, İP’in  toplumda bir dalga yaratamamasıdır. Türkiye yakın geçmişte heyecan verici siyasi dalgalara tanıklık etti. Misal, 2002 öncesinde AKP’nin gümbür gümbür iktidara geldiği seziliyordu. Ya da 2015 seçimleri öncesinde HDP’nin siyasi bir başarıya imza atacağı hissediliyordu.

İP’in doğuşunda ise, siyasette dengeleri yeniden kurmak üzere atan güçlü bir nabız görülmüyor. Yeni parti kitlelere umut aşılamaktan uzak bir kadroyla yola çıktı, mevcut statükoyu bozacak ve siyasi kutuplaşmayı aşacak bir vizyon ortaya koyamadı. Farklı kesimlerin taleplerine yanıt verebilecek bir program üretmedi. İnsanları sorunları çözebileceğine ikna edemedi, toplumun önüne yatırım yapabileceği bir proje koyamadı.

İkincisi, siyasi rotadaki muğlaklıktır? İP, ne olacak, nasıl bir kimlik taşıyacak? İktidarı talep eden bir merkez partisi mi, yoksa MHP’nin yerine aday bir milliyetçi parti mi olacak? Kimlik belirsizliği, İP toplantılarında kendini gösteriyor. Mesela, İP’lilerin halen MHP’nin bozkurt işaretini yaptıkları görülüyor. Bu milliyetçi kapana sıkıştığı oranda İP’in topluma farklı bir perspektif sunma ve bir sıçrama yapması olanağı ortadan kalkıyor.   

Kaldı ki salt milliyetçilik üzerinden gidilse dahi burada alanın daraldığı görülmeli. Çünkü milliyetçilik sahasında artık sadece MHP yok, AKP de var. Son dönemlerdeki iktidarın aşırı milliyetçi dili ve icraatları, milliyetçi tabanda yankısını buluyor. AKP milliyetçiliği herkesten çok sahiplenerek o sahayı bizatihi milliyetçi olan partiler için de daraltıyor. Ayrıca onbeş yıldır devam eden güçlü bir iktidar olarak, milliyetçi gruplara çok çeşitli olanaklar da sunuyor ve oradan kendisine destek bulabiliyor. Dolayısıyla İP, milliyetçiliğe yeni bir yorum katmaz ve verili söylem içinde konuşmaya devam ederse, beklentilerine uygun bir kitleselleşme sağlayamaz.

Eksik ayaklar

Üçüncüsü, İP’in Kürt ve Alevi ayaklarının olmamasıdır. Muhalefet partilerinin en çok tenkit edilen yönü, belli bir kimliğe hapsolmalarıdır. Genel olarak CHP’nin laik-sekülerlerin ve Alevilerin, MHP’nin milliyetçilerin, HDP’nin ise Kürtlerin oyunu aldıkları söylenebilir. Buna bağlı olarak bu partilerin ancak belli bölgelerde etkin oldukları görülür. CHP kıyılardan, MHP İç Anadolu’dan, HDP ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan yoğun destek alır.

Buna mukabil AKP her kimlikten ve ülkenin bütün bölgelerinden oy alıyor. Onu muhalefet partilerine karşı üstün hale getiren ve iktidarını sürekli kılan da budur. Dolayısıyla AKP’ye rakip olabilecek bir partinin de Türkiye’deki bütün kimliklere açık olması ve her coğrafyaya seslenebilmesi lazımdır. Kuruluş haliyle İP’in böyle bir hususiyet taşımadığı açıktır. İP’in Kürtleri AKP ve HDP’den, Alevileri ise CHP’den çekebilecek bir politik ifadesi yok; yola çıktığı güzergâhta ilerlemesi halinde böyle bir ifade geliştirebilme şansı da yok.

Kürtleri ve Alevileri dışta bırakan bir partinin ise siyasette bir ağırlık merkezi oluşturma noktasında şansı çok zayıflar."

Bu haber 577 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası