• BIST
    104.123
  • Altın
    145,814
  • Dolar
    3,4910
  • Euro
    4,1702
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
İsnatlar ile bulgular arasındaki makas bir hayli açık
"Örnekler çoğaltılabilir. Yeni veriler çıkarsa daraltılabilir de. Kimse yargılanamaz değil. Ama ithamlarla gerekçelerin, isnatlarla bulguların arasındaki makas hayli açık görünmekte."
13 Eylül 2017 / 14:41

Büyükada'daki STK toplantısına yapılan baskında tutuklananların medya tarafından yapılan "casuslar, harita üzerinde yakalandılar" gibi haberlerle yargılanmadan infaz edildiğini savunan Gazete HaberTürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, medyanın terör örgütü üyeleri olarak lanse etmesine karşın savcılığın bile hala hangi terör örgütü üyesi olduklarını iddia etmediğini belirtti. 

Suçlamalardaki çarpıklıklardan kimi örnekler veren Karaca, "Örnekler çoğaltılabilir. Yeni veriler çıkarsa daraltılabilir de. Kimse yargılanamaz değil. Ama ithamlarla gerekçelerin, isnatlarla bulguların arasındaki makas hayli açık görünmekte." ifadelerini kullandıktan sonra yabancı tutukluların, doktor muayenesi talebine kadar her talepte dilekçeleri Türkçe verme zorunluluğu olduğu ancak buna karşın Türkçe bir sözlüğün bile verilmediğini belirtti. 

Karaca, "İçimize sindi mi?" başlıklı yazısında suçlamalarda şu çarpıklıkların olduğunu savundu;

BU AJANLAR FAKİR Mİ?

Birincisi, kapısı açık bir otel salonunda yapılan bir toplantı ne kadar “gizli” olabilir?

Tuttukları çevirmen tarafından ihbar edilmiş kişilere kaos örgütlemek gibi ciddi bir işi gerçekleştirecek casuslar muamelesi yapmak ne kadar mantıklı? Madem o kadar profesyonel ajandırlar, neden kendi ajan çevirmenlerini yanlarında getirmiyorlar da buradan temin ettikleri aşırı yerli ve milli çevirmen tarafından gammazlanma riskini göze alıyorlar? Bu “ajanlar” fakir mi?

Madem kendilerine ithaf edilen suç TCK 220/6 kapsamında yer alan “üyesi olmamakla birlikte terör örgütüne yardım ve yataklık” suçu ve bu suç terörle mücadelenin alanında, o zaman neden baskını Adalar polisi yapıyor? Madem bu kişiler bir terör örgütüne yataklık ediyor, o zaman bunun hangi örgüt olduğu savcılık fezlekesinde neden belirtilmiyor?

WEB SİTESİNDEKİ RAPORA ‘GİZLİ BELGE’ MUAMELESİ

Tutukluların FETÖ ile aynı şartlarda tutulmalarından anlaşılıyor ki, kastedilen örgüt FETÖ. Nitekim tutuklanan kişilerin pek çoğuna “ByLokçu ile konuştun” suçlaması yapılmış. Misal tutuklu Nalan Erkmen bahsinde adı geçen “ByLokçu” daha önce gözaltına alınmış, ama sonra -buraya dikkat- telefonunda ByLock olmadığı ispat edilmiş ve tahliye edilmiş bir isim. (Kapatılan Gediz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi İştar Gözaydın.)

Erkmen’in tutukluluğuna ilişkin bir başka “delil”, bilgisayarından çıkan bir MİT belgesi. “Bu belge nasıl sende olur? Demek ki ajansın” diyorlar. Ama gelin görün ki belge Erkmen’in avukatlığını yürüttüğü Malatya Zirve Davası ile ilgili ve TBMM Araştırma Komisyonu raporunun bir parçası; TBMM web sitesinde yayınlanan bir rapor. Devletin gizli belgesi filan değil.

ADIM ADIM İZLENEN ALMAN

Tutuklamalara dayanak olarak gösterilen haritalar üzerinden çok toz kaldırıldı. “Harita üzerinde yakalandılar” bile denilen harita, toplantı sırasında üzerine eskizler yapılan ve STK üyelerinin eğitiminde çokça yer alan bir “doodle”, yani grafikle anlatım. BM gıda programlarında çalışan Veli Acu 2 dolara satılan çocukları anlattığında, hava ağırlaşınca aynı zamanda “stresle başa çıkma” terapisi de uygulayan Peter Steudtner, toplantıya ara verip katılımcıları kaygılandıkları konulara dair resimler çizmeye yönlendiriyor. Haritaya çizilmiş çit, tel, uçak, bina eskizlerinin hikâyesi böyle.

Diğer harita ise Iraklı İsveç vatandaşı Ali Gharavi’nin çantasından çıkanı. Lanse edildiği gibi “bölünme haritası” filan değil, linguistik haritası. Ülkesinde girdiği genel kültür derslerinde kullandığı, hangi bölgede hangi dilin konuşulduğunu şematize eden bir harita. İşin ilginci, kendisi daha önce eş finansörlüğünü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Tanıtım Fonu’nun yaptığı bir sempozyumda da görev yapmış biri.

Başka bir örnek: Özlem Dalkıran, bilgisayarında “İstanbul Hayır Meclisleri Buluşması-Tartışmalar” isimli başkasının yazdığı bir word belgesinin bulunmasından sorumlu tutuluyor. Kendisi bu meclislerde çalışmamış, etkinliklerine katılmamış, sadece yazıyı okumak için bilgisayarına indirmiş.

Peter Steudtner’in Kenya’da, Angola’da neler karıştırdığını bilmem ama“Berlin tarafından adım adım izlendiği” doğru! Çünkü Almanya yurtdışına çıkan her vatandaşına başlarına bir şey gelirse takiplerinin yapılmasını sağlayan Elefand adlı bir hizmet programını yüklemelerini tavsiye ediyor. Benzer bir hizmeti GSM operatörleri aracılığıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin yurtdışındaki elçilik ve konsoloslukları da veriyor. Yani bu “Alman meselesi” de havada kalmakta.

Dahası, silahlı terör örgütüne yardım suçuna ilişkin İlknur Üstün’e yönelik hiçbir özel ve somut suçlama yöneltilememiş. Tuhaf değil mi?

Örnekler çoğaltılabilir. Yeni veriler çıkarsa daraltılabilir de. Kimse yargılanamaz değil. Ama ithamlarla gerekçelerin, isnatlarla bulguların arasındaki makas hayli açık görünmekte."

 

Bu haber 1025 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Şeffaf tasma
“Bağımsız Türkiye” vadedenlere, “Yahu siz neden bahsediyorsunuz, Türkiye sömürge mi ki bağımsız yapacağınızı söylüyorsunuz” diye sormamız icap etmiyor mu? Halk olarak mezkûr soruyu sormuyorsak demek ki bağımsız olmadığımız fikrinde ittifak ediyoruz!
Bölgede istikrar vardı da...
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, Irak Kürtlerinin tarihinden sunduğu kesitlerle savaş dolu yılları yazdı ve Barzani'nin "Bu bölgede ne zaman istikrar ve güvenlik vardı da kaybetmekten endişelenelim" sözlerini hatırlattı.
Fındığın adaletle, işçiliğinin Kürt Sorunu ile ilgisi
"Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır."
"Desteklemek de, Karşı Çıkmak da Kolay Değil!"
​​​​​​​Barzani’nin referandum ilanına karşı nasıl bir tutum takınılması gerektiğini tartışırken, konunun gerek ilkesel düzeyde, gerek politik düzlemde bir dizi zorluk içerdiği görülmeli!
MGK'dan duygusal değil rasyonel bir siyaset dili çıktı
"Cuma akşamı gerçekleşen MGK sonrasındaki açıklama yazılı ve görsel basında genelde “sert” nitelemesiyle birlikte yansıtıldı. Oysa açıklama var olan koşullar altında sertten ziyade “dengeli” olarak anılmayı hakkediyor."
Üniversite giriş sistemi nasıl olmalı?
Bu memlekette eğitim sadece sınav sistemi değişirken konuşuluyor.
Ahmet Taşgetiren'i Star'dan ayıran yazısı
Ahmet Taşgetiren, Star’ın sansürlediği cevabi yazısında Hüseyin Gülerce’nin Cem Küçük’ün vekaletiyle Pelikancı Ak Trol şebekesine dahil olduğunu belirtmiş ve ayrıca Mehmet Metiner’i de tiye almış.
Trump dünyaya ne dedi?
BM Genel Kurul’unda Trump’ın yaptığı konuşmanın ana çerçevesi, devlet-güç-güvenlik-ulusal çıkar-refah kavramlarıyla örülmüştü. Bu çerçeve, dünyayı hak, hukuk, insan, demokrasi, mağdur halklar gibi kavramlar üzerinden görmeme anlamına gelir...
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Hakkari'de Belediye Başkanı'nın evine saldırı düzenlendi Erdoğan, Ruhani ile referandumu görüştü Hakkari'de 31 bölge 15 gün yasak! PTT personel alımını durdurdu Yüksekova'da 66 Çiftçiye 396 Düve Hibe Edildi 'Koltuklar kirlenmesin' diye ayakta yolculuk yaptılar Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası