• BIST
    94.635
  • Altın
    144,935
  • Dolar
    3,5853
  • Euro
    3,9192
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Abdullah Yıldız
Abdullah YıldızTüm Yazlıları
21 Şubat 2017 Salı 07:24
İslami Davetin Bazı Güncel İlkeleri

Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma! Şeytandan bir kışkırtı seni dürtüklerse hemen Allah’a sığın! Allah işitendir, bilendir. Takva sahipleri, içlerine şeytandan bir kuruntu doğduğunda düşünüp hemen gerçeği görürler. Şeytan kardeşlerini azgınlığa sürükler de yakalarını bırakmaz.

Bu âyetleri (A’râf 199-202) tefsiri bağlamında üstat Mevdûdî, bazı güncel davet ilkeleri çıkarır:

Hakkadavet eden kişi, geniş ve müşfik bir kalp taşımalı ayrıca sabırlı ve bağışlayıcı olmalıdır. Davetçi, dava arkadaşlarına karşı samimi, insanlara karşı nazik olmalı ve muhaliflerine de tahammül edebilmelidir. Dava arkadaşlarının zaaflarını hoş görmeli, düşmanların eziyetlerine de sabırla karşılık vermelidir. En şiddetli tahriklerde bile soğukkanlılığını korumalı ve en nahoş şeylere bile aldırış etmemelidir. En acı sözlere, en insafsız iftiralara ve en acımasız işkencelere sabırla katlanmalıdır. Kaba kuvvetkatı kalplilikkötü konuşmak ve öç almaya yönelik kinci davranışlar, bu hususta zehir kadar zararlıdır ve davete hiçbir fayda sağlamadığı gibi aksine zarar da verir. Hz. Peygamber (s.a) bu konuda şöyle buyurur: “Allah bana, ister sinirli olayım ister neşeli olayım, daima doğruyu söylemeyi, hasımlarına karşı bile olsa samimi ilişkiler kurmak için elimden geleni yapmamı, hakkımı gasp edenlere bile kendi haklarını vermeyi ve hatta bana eziyet edenleri bile bağışlamayı emretti.”Ve bu vazifeyle görevlendirdiği kimselere şu tavsiyelerde bulundu: “Nefret ettirici değil, müjdeleyici olunuz, insanlar için zorluk ve sıkıntı kaynağı değil, bilâkis huzur ve kolaylık kaynağı olunuz.” Allah Teâlâ, Peygamberinin (s.a) bu özelliğini şöyle över: “Allah’ın rahmeti ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurları) na bakma, onlar için mağfiret dile...” (Al-i İmran, 159).

Felsefeleştirmekten kaçınmalı; evrensel erdemler olarak kabul edilen ve normal bir insanın sahip olduğu selim akıl ile kolayca anlaşılabilenbasitsadefaziletleri emretmelidir. Böyle bir çağrı herkesi ikna eder. Bu tutumun en büyük faydası, şüphesiz, düşmanlarına karşı halkı İslam çağrısının safına katmada görülür. Halk yığınları bir tarafta, kendilerini kolayca anlayıp tatbik edebilecekleri erdemlere çağıran sadekibar insanları, diğer tarafta, gayri insanî ve gayri ahlakî tavırlarla, onların bu yüce görevine karşı gelen düşmanları görünce, o rezil muhaliflerden yavaş yavaş yüz çevirip, hakka davet edenlerin saflarına geçerler... Hz. Peygamber (s.a) Arap yarımadasındaki büyük başarısını, bu hikmetli siyasetine borçludur...

Cahillerle faydasız tartışmalara girmekten kaçınmalıdır. Art niyetli ve bozguncu insanlarla yapacağı konuşmaların faydasız münakaşa ve tartışmalar içermemesine çok dikkat etmelidir. Davetçi, bu insanlardan sadece makul bir tavır takınan akıl sahibi kimselere yanaşmak ve konuşmak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Muhataplarının hafife alıcı ve alay edici bir tavır takındıklarını ve faydasız münakaşa ve tartışmaya başvurduklarını hisseder etmez, onurlu bir şekilde hemen geri çekilmelidir. Bu gibi şeyler, daha yararlı şekilde kullanılması mümkün olan değerli vakti ve emeği boş yere harcamaya neden olduğu için zararlıdır da.

Davetçi, rakiplerinin tahriklerinin artık tahammül sınırını aştığını ve onların zorbalıklarına, kötülüklerine, aptalca karşı koyuşlarına ve suçlamalarına dayanamayacağını hissettiği anda, onlara misliyle mukabelede bulunmalı; ama en iyisi, Allah’a sığınmalı ve kendini kaybedip kızarak O’nun davasına zarar verecek herhangi bir şey yapmasından korumasını yine O’ndan istemelidir. Böyle bir tutumu da ancak, en ağır tahrikler karşısında bile soğukkanlılığını ve sükûnetini koruyabilenler takınabilir. Zira kızgınlık, hakaret, haksızlık, kabalık vs. karşısında heyecanlanıp galeyana gelen kişiler, aklı başında düşünüp hareket edemezler (Tefhimü’l-Kur’ân).

İmdi, bugünün dünyasında İslâm’ı tebliğ ve temsil konumunda olan bizler, insani ilişkilerimizde, günlük hayatımızda, medyada ve özelikle sosyal medyada bu ilkeleri ne kadar gözetebiliyoruz?!...

YENİ AKİT

Bu haber 559 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Sınırda gözetleme balonu dönemi ekimde başlıyor Yeni KHK ile 3 bin 974 kişiye ihraç Hakkari'de Nisan ayında kayak yarışması Serviste patlamanın sebebi bomba TSK'dan Afrin bölgesine askeri sevkiyat Kene kabusu geri geldi Erdoğan'dan Makedonya'ya 'Sağduyu' çağrısı Rica ediyorum: OHAL Komisyonu hayata geçsin! “Durum iki taraf için de sinir bozucu” Alt ve üst yapı sorunu mahalleliyi çileden çıkardı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası