• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
İnsan, Eylemlerinin Sonucudur
Hem Kuran’da hem de diğer kaynakların tamamında anlatılan hikâyeler, olaylar, durumlar bizlere laf olsun diye anlatılmıyor. Geçmiş kavimlerin başına gelenler, başımıza gelmesin diye defalarca karşımıza çıkarılıyor. Neden? Çünkü insan unutkandır, nankördür
05 Ekim 2017 / 12:20

Ömer Arslan'ın yorumu;

Tarih insanların ibret olmamaları için, ibret almaları gereken bir memba. Hem Kuran’da hem de diğer kaynakların tamamında anlatılan hikâyeler, olaylar, durumlar bizlere laf olsun diye anlatılmıyor. Geçmiş kavimlerin başına gelenler, başımıza gelmesin diye defalarca karşımıza çıkarılıyor. Neden? Çünkü insan unutkandır, nankördür…

            Resul (a.s)’den kısa bir süre sonra Müslümanların parçalanması ve hatta birbirlerine kılıç çekecek duruma gelmesinin birçok nedeni vardır. Bunların içinde, en önde gelen nedenlerden birisi, fetihler artarken, toprak üstüne toprak kazanırken ve nicelik artarken git gide maalesef niteliğin azalması. Özellikle 4 halifeden sonra bu daha bariz ve daha can yakıcı hale gelmiştir. İslam devletinin başına geçen niteliksiz yöneticiler yetmezmiş gibi birde bunların etrafında danışman ya da şura üyesi sıfatıyla çöreklenmiş bir yığın bilinçsiz ve iş bilmez kişi, peygamberin vefatından 30 yıl gibi kısa bir süre sonra Müslümanların arasında ki parçalanmışlığı artırmıştır. Bunların neden olduğu bu parçalanmışlıklardan geriye tam olarak hükmedemediğimiz birkaç avuç toprağımız kaldı, böyle devam ederse onlardan da mahrum olacağız.

            Bizim geldiğimiz ve beslendiğimiz gelenekte idareciler ve halk arasında karşılıklı bir hak sabır anlayışı vardır. “…onlar sözü dinler, güzeline uyarlar.” (39/18)  ilkesi gereğince, “ ben yanlış yaparsam bana nasıl davranırsınız diyen halifemize: “Seni kılıçlarımızla düzeltiriz” diyen ahaliye dönüp, rabbine şükreden bir idareciden” “padişahım çok yaşa” anlayışına evirilmenin nasıl gerçekleştiğini ve bunun sonuçlarını iyi analiz etmek lazım.

            Bir yer de çürüme aşağıdan yukarıya doğru yayılıyorsa onun sonucunu görmek çok uzun zaman alabilir ama tam tersi yukarıdan aşağıya doğru yayılıyorsa, bu hem çabuk hem de yıkıcı bir tarzda yayılır.İktidarın hal-i pür melali şuan da böyle. Geldiğimiz nokta itibarıyla bir çürümenin başladığı, artık çuvala sığmayan bir mızrak. Yıllardır samimi insanların dişlerini tırnaklarına katarcasına oluşturdukları birikim maalesef yerle yeksan ediliyor. Niteliksiz ve işin ehli olmayan yöneticilerin yanında, hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kalmadığı, hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin ise tasfiye edildiği bir ortama hızlı bir geçiş yapılmış vaziyette. Böyle bir ortamdan da sağlıklı bir sonuç beklemek saflıktan öte bir şey olmasa gerek. Bugün iktidarın bütün imkânlarını kullanma serbestisine sahip olanların, medya da esip gürledikleri, en ufak eleştiriye tahammül edemedikleri ve imkânlardan mahrum kalmamak adına eleştiren herkesi düşmanlaştıran tavırları ülke geleceği için onarılmaz bir yaranın habercisi. Ülkeyi dizayn görevi kendilerine tevdi edilmişçesine rahat davranan, çocukların, kadınların, yaşlıların, doğanın ve tabiatın yok edilişini reel politiğe kurban etmekten imtina etmeyen bu güruha bırakın laf söylemeyi, dokunduğunuzda yanıyorsunuz. Hal böyle olunca yanlışlar doğru görünmeye başlıyor.  Her eleştiri sizi düşman ve hain noktasına getiriyor. Bu çeteler diledikleri gibi davranmaya devam ediyor. 13-14 yılda elde edilen birikim bugün çok kolay bir şekilde heba ediliyor.

            Böylelerinin sığındığı liman, haklının değil güçlünün yanında olmaktır. Yarın güçlü değişirse onlarda pozisyonlarını ona göre belirleyecekler. Bu tarz kişilerin de topluma verecekleri bir şeyleri olmuyor, tam aksine toplumun ömründen çalıp duruyorlar.

            Cumhurbaşkanının eksiklik ve hatalarına rağmen samimi olduğu, etrafındakilerin tam olarak onu temsil etmediği fikrini hala savunmakla beraber, bugün iktidar olmayı borçlu olduğu birçok kesimin küstürülmesi, hatta düşman ilan edilmesinin orta ve uzun vadede bir neticesinin olacağı muhakkak. Etrafında sadece itaat etmekle mükellef kişiler barındıran hiçbir kişi, kurum, kuruluş uzun ömürlü olamaz. Bunlara göz yumar, samimice ve hikmet gereği yapılan eleştirilere kulak vermeyenler, yarın, alaşağı edilirlerse, “bu bize nereden geldi” dedikleri vakit onlara şunu hatırlatacağız: “bu sizin ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır”.

            Başkalarının dünya nimetlerinden daha fazla yararlanma adına ufak hesapları olabilir. Konum ve mevkiinin cazibesi karşısında zaaf gösterme hatasına düşebilir. Bizler Müslümanlar olarak nerede ve kiminle olursa olsun, hakkın, sabrın ve adil şahitliğin temsilcileri olmakla mükellef olduğumuzu unutmamak zorundayız.Ümmetin ve toplumun çıkarının şahısların...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 306 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Ruhun mahiyeti nedir?
Abdulhakim Beyazyüz, Kur'an ayetleri ışığında "Ruh" kavramını inceliyor.
Küresel sahnede birleşik Avrupa’ya ihtiyaç var mı?
"Bu süreçte bölgede de dünyada da çok şey değişti. Her şeyden önce bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi destekleyen Avrupa solu artık iktidarda değil."
Kendi savaşından kaçıp başkasının savaşında ölmek/öldürmek
Yeryüzünde herhangi bir ülkenin vatandaşı olmayan bir bireyin, insan olma gerçeğini hangi devletin belirleyeceği ve saydığımız hakları kimin vereceği insan-hak kavramlarının en temel sorunları arasında. İran'ın Afgan sığınmacıları Suriye'de...
Kerkük operasyonu ve eski düzenin sonu
Irak hükümeti referandumun ardından IKBY'ye yönelik uyarılarını fiili müdahaleye çevirdi ve IKBY Haziran 2014'te DEAŞ'ın genişlemesinden önceki sınırlara dönmek zorunda kaldı.
Sosyalist rejimler birer vahşet rejimiydi
Milyonlarca insanı bir ütopya uğruna acımasızca öldüren rejimler, ideolojik renkleri ne olursa olsun, birer vahşet rejimi olmaktan başka ne olabilir? Aynı veya benzer şeyleri faşistler tarafından yapılınca kınayan birçok kişi, iş sosyalist cinayet ve katl
TEOG’un Aşil Topuğu veya yeni sınav sistemi için bir öneri
"Hormonlu olsun veya olmasın, sayısız okulun farklı sebeplerle aynı standartta not vermediği bir ortamda çözüm ne olmalı? Eğitim emektarı, sınıf geçme notunun yerleştirmeye etkisinin ortadan kaldırılmasını öneriyor."
Kerkük’ten zafer çıkarmak
Irak güçlerinin İran destekli Haşdi Şabi milislerini de yanına alarak Kerkük’e saldırmasının ardından Kerkük’de yaşanabileceklere dikkat çeken Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca ‘Kerkük’ten zafer çıkarmak’ başlıklı yazıyı köşesine taşıdı.
Her yıl kural değiştiren ÖSYM'ye: Madem kaldıracaktınız neden getirdiniz?
Bir önceki sınavda birçok öğrencinin canını yakan uygulamaların bu sene bir açıklamayla kaldırılmasını sorgulayan Abbas Güçlü, "Madem kaldırılacaktı, neden getirdiniz?... Sınavı iptal edilenlerden özür dilenecek mi?" diye sordu.
"Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?"
"Şimdi Irak Anayasası’na Kerkük’ün Türklüğünü vurgulayan bir madde mi eklenecek? Kerkük’te raconu bundan böyle Türkmenler mi kesecek? Yok öyle bir şey."
Barzani kaybetti de sen ne kazandın?
"Kerkük düştü diye zil takıp oynayan kardeşim!.. Düştüyse İran’ın eline düştü, senin payına ne düştü ki çığlık çığlığasın böyle?... Hani sen Barzani için İsrail’e çalışıyor, Almanların piyonudur, Amerika’nın ajanıdır diyordun ya, hiçbiri sahip çıkmadı."
Okul sayısı başarı tamam, ya nitelik? Bahçeli istemişse sınav kalkabilir öyle mi?
"Sorun AK Parti’nin yaptıkların rakamlarla anlatması değil. Sorun, AK Partinin yaptıklarını sadece rakamlara indirgemesindedir. Nitelikle değil, sadece rakamlarla konuşuyor olmasındadır."
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Gmail, Youtube, android market vb uygulamalar ile izleniyoruz Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı EPDK Başkanı Yılmaz: Sistemde kaçak akaryakıt kalmadı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası