• BIST
    106.843
  • Altın
    142,580
  • Dolar
    3,5367
  • Euro
    4,1209
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
İhbar kültürüyle mücadele olmaz, daha da kötüsü adalet tesis edilemez
“Adaleti, her şeyin hakkıyla var olduğu bu evreni ayakta tutan nizam olarak” algılayanların talebi, örgütlerle mücadelede seyrü sefer olsun diye değil, evrende olan nizamın benzeri, insanlar arasında da kurulsun diye adalettir ya ama olsun. "
08 Temmuz 2017 / 14:34

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Kürt coğrafyasında yaşayanlar çok iyi bilir. Bölgede özellikle 90’lı yıllarda nefret ettiği kişi ve aileleri PKK üyeliğiyle şikayet etmenin dayanılmaz hafifliği vardı. Özellikle korucuların,  sorun yaşadıkları aileleri örgüt üyeliği iddiasıyla devlet eliyle bertaraf etmesi bilindik durumlardandı. Şikayet edilen kişiler gözaltına alınır, ağır şartlarda ifadeleri alındıktan sonra büyük bir ihtimal, savcılığın çok önemsediği “kaçma ihtimaline” dayanılarak tutuklanırdı. Bu kadarla bitmez, şikayet sahibinin gücüne göre aile göz hapsinde tutulur, resmi işleri aksar, ticaretleri durma noktasına gelirdi. Yine savcılığın elindeki ‘delillerin’ sağlamlığına ve ailenin gücüne göre kalan malları ya çok ucuz bir fiyata yine korucular tarafından alınır ya da el konurdu. Bunun ahlaki zemininin tartışılmasına dahi gerek görülmemesinin nedeni devlet mercilerinin mücadelelerini bu zemin üzerinde geliştirmesiydi. Hatta bu durum korucular üzerine hazırlanan raporlara dahi yansımış ve siyasi parti raporlarında özellikle kırsal kesimlerde iftira ile işlem yapmaya dikkat çekilmişti.

Daha sonra büyük oranda terk edilen bu yöntem, şu an bölgede pek yaşanmıyor.  Her ne kadar hafiften kıpırdatılmaya çalışılsa da asıl “FETÖ üyeliği şikayetinin” revaçta olduğu dönemlerdeyiz. Memurlar arasındaki makam/mevki yarışının bile FEÖ üyeliği şikâyetleriyle sonlandığı hemen her memurun şahit olduğu bir durum. Öyle ki rahatsız olduğu yardımcısının FETÖ listesine eklenmesiyle rahatlayan müdürlerden tutun da, öfkelendiği müdürünü FETÖ şikayetiyle postalayan memurlara varıncaya kadar örnekleri mevcut. Özellikle imzasız mektuplarla yaşanan kıyımları fark eden hükümet, imzasız gelen şikayetleri kaale almama kararı aldı. Ancak konu o kadar pespaye bir seviyeye düşmüştü ki, boşanma seviyesindeki karı-kocaların bile FETÖ üyeliği iftiralarıyla intikam aldığına şahit olunuyordu. Bunun bir örneği Bursa’da yaşanmış. Boşanmak istediği eşinin iftirası üzerine FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklanan gazeteci Tuba Kaya, 10 ay tutuklu kaldıktan sonra ev hapsi şartıyla serbest bırakılıyor. Ve tabi yine kocasının iftirasıyla yattığı 10 ay hapis cezasının, çocuğunun velayetinin babaya bırakılmasına gerekçe kılınması cabası. İddia bu, süreç devam ediyor. Ancak yattığı süre mi yoksa velayetinin bu sebeple babaya bırakılma ihtimali mi bir anneye daha ağır? Siz karar verin.

Konu karar vermeye gelmişken devlet erkanının, geçmişte PKK ile mücadelede yaşanan hukuksuzlukların yine örgüte yaradığı konusunda mutabık kaldığını ve hukuksuzluklara başvurmama kararı aldığı belirtiliyordu. Ancak aynı kararın, Gülen örgütüyle mücadelede es geçildiği anlaşılıyor. Geçmişte PKK ile mücadelede yaşanan hukuksuzlukların, “mücadelenin kendisine zarar verdiğini” belirten bir yapının, aynı taktiği FETÖ sürecinde de uygulamasında aynı sonuçla karşılaşacağını öngörememek mümkün mü? Ünlü fizikçi Albert Einstein’ın “aynı yöntemle farklı sonuç beklemek deliliktir” sözünü duymayan var mı?...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 274 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
TÜSİAD 15 Temmuz hakkında ne düşünüyor?
"TÜSİAD CHP çizgisinde ve tipik CHP reflekslerine sahip. Bu yüzden hükümetin bir şekilde gitmesini istiyor. Diğer faktör Batı hükümetleri ve sermaye gruplarıyla girdiği yakın ekonomik ilişkiler ve zihniyet ortaklığı."
Almanya Türkiye ilişkileri kopuyor mu?
"Son gelişmelerden sonra Türkiye-Almanya ilişkileri, belki de târihinin en kötü evresine girdi. Bu kadar gerilimden sonra iki ihtimâlden birisi olur: Ya ilişkiler tâmir edilir veyâ daha büyük bir hesaplaşma için tırmanmaya devam eder ve tarafların inisiy
Görkemli Kutlamaları Adaletsizliğe Örtü Yapmak!
​​​​​​​15 Temmuz’un yıldönümü etkinliklerine kitlelerin geniş katılımı mağduriyet iddialarının yalan olduğunun göstergesi sayılabilir mi?
Bir sömürü aracı olarak sigaranın ekonomisi
"Kızlar sigaralarını içerken, muhabirler fotoğrafları çekmiş ve ertesi gün gazeteler “Hürriyete yakılan meşaleler” manşetleriyle çıkmıştı. İstenen başarılmış ve kadın özgürlüğü, sigara ile özdeşleştirilerek şirketler büyük bir tüketici kitlesi kazanmıştı
Özgürlük Yolunda
"Esir düşünceli insanların, dünyaya vaad ettikleri kavramlardan bir tanesi de özgürlük kavramıdır."
Sosyal medya vatanseverleri
"21. yüzyılda, sosyal medya vatanseverliği diye bir kavramımız var. Başka ülkelerde de var mı bilmiyorum. Adını sosyal medya vatanseverleri koydum, ama sanmayın takdir ile, kahrımdan koydum bu ismi."
İsrail'in sessiz stratejisi
Ortadoğu'nun içinden geçmekte olduğu kaotik süreçte Filistin meselesinin ve Kudüs'ün gündemde geri plana düşmesi, Irak'ın ve Suriye'nin gölgesinde kalması, İsrail'in boş durduğu anlamına gelmiyor.
O mayını döşeyen bile unutmuştur belki ama ailesi Yunus’u unutamayacak
"O mayınları tuzaklayan PKK üyeleri belki şu an yaşamıyordur, belki döşediği patlayıcıyı unutmuştur bile. Belki mayının kendisi için tuzaklandığı asker evine gitmiş o yolları hatırlamıyordur. Ancak Havin Güneş ve Yunus Kaplan’ın ailesi onu asla unutamaya
İnsan Hakları Duyarlılığı Yerini Milli Reflekslere Bırakırken
Artık iktidarın dilinden hak, hukuk, özgürlük, evrensel değerler, uluslararası demokratik standartlar gibi kavramlar pek çıkmıyor. İktidar medyası ise insan haklarına veba, insan hakları savunucularına vebalı muamelesi yapıyor.
PKK neden 11 Temmuz 2015’de ateşkese son verdi?
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Aktürk, PKK’nın 2 yıl önce bu dönemlerde ateşkese son vermesinin arkasında yatan sebepleri analiz ediyor.
"CHP’nin tarihî haksızlığı, AK Parti’nin her şeyini haklı çıkarmaz"
"AK Parti hareketinin içinde yer alan veya bu harekete destek veren kimselerin iktidara yönelik eleştirileri bile “davaya ihanet” diye damgalanıp lanetlenebiliyor, halbuki dostça uyarı ve nasihatin teşvik edilmesi lazım."
Yunanistan, Türkiye ve reform | ANALİZ
1999 yılından bu yana İstanbul'da yaşayan ve bu süre boyunca Yunanistan’ı da sıkça ziyaret eden tarihçi Adam McConnel, son Yunanistan izlenimlerini Türkiye’yle ilişkili ve mukayeseli olarak kaleme aldı
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Muğla'da 3.6 büyüklüğünde deprem Zonguldak'ta maden ocağında oluşan göçükte bir işçi hayatını kaybetti Bitlis'te bir PKK üyesi teslim oldu Un paketinde Hitler eroini Urfa'da UNESCO heyecanı! Frak giyme zorunluluğu kalkıyor DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı Lale İthalatı Devlet Sırrı Olabilir mi? Giresun'da tur otobüsü devrildi: 38 yaralı Sivas'ta pirana alarmı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası