• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
İhbar kültürüyle mücadele olmaz, daha da kötüsü adalet tesis edilemez
“Adaleti, her şeyin hakkıyla var olduğu bu evreni ayakta tutan nizam olarak” algılayanların talebi, örgütlerle mücadelede seyrü sefer olsun diye değil, evrende olan nizamın benzeri, insanlar arasında da kurulsun diye adalettir ya ama olsun. "
08 Temmuz 2017 / 14:34

Zafer Burakmak'ın yorumu;

Kürt coğrafyasında yaşayanlar çok iyi bilir. Bölgede özellikle 90’lı yıllarda nefret ettiği kişi ve aileleri PKK üyeliğiyle şikayet etmenin dayanılmaz hafifliği vardı. Özellikle korucuların,  sorun yaşadıkları aileleri örgüt üyeliği iddiasıyla devlet eliyle bertaraf etmesi bilindik durumlardandı. Şikayet edilen kişiler gözaltına alınır, ağır şartlarda ifadeleri alındıktan sonra büyük bir ihtimal, savcılığın çok önemsediği “kaçma ihtimaline” dayanılarak tutuklanırdı. Bu kadarla bitmez, şikayet sahibinin gücüne göre aile göz hapsinde tutulur, resmi işleri aksar, ticaretleri durma noktasına gelirdi. Yine savcılığın elindeki ‘delillerin’ sağlamlığına ve ailenin gücüne göre kalan malları ya çok ucuz bir fiyata yine korucular tarafından alınır ya da el konurdu. Bunun ahlaki zemininin tartışılmasına dahi gerek görülmemesinin nedeni devlet mercilerinin mücadelelerini bu zemin üzerinde geliştirmesiydi. Hatta bu durum korucular üzerine hazırlanan raporlara dahi yansımış ve siyasi parti raporlarında özellikle kırsal kesimlerde iftira ile işlem yapmaya dikkat çekilmişti.

Daha sonra büyük oranda terk edilen bu yöntem, şu an bölgede pek yaşanmıyor.  Her ne kadar hafiften kıpırdatılmaya çalışılsa da asıl “FETÖ üyeliği şikayetinin” revaçta olduğu dönemlerdeyiz. Memurlar arasındaki makam/mevki yarışının bile FEÖ üyeliği şikâyetleriyle sonlandığı hemen her memurun şahit olduğu bir durum. Öyle ki rahatsız olduğu yardımcısının FETÖ listesine eklenmesiyle rahatlayan müdürlerden tutun da, öfkelendiği müdürünü FETÖ şikayetiyle postalayan memurlara varıncaya kadar örnekleri mevcut. Özellikle imzasız mektuplarla yaşanan kıyımları fark eden hükümet, imzasız gelen şikayetleri kaale almama kararı aldı. Ancak konu o kadar pespaye bir seviyeye düşmüştü ki, boşanma seviyesindeki karı-kocaların bile FETÖ üyeliği iftiralarıyla intikam aldığına şahit olunuyordu. Bunun bir örneği Bursa’da yaşanmış. Boşanmak istediği eşinin iftirası üzerine FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklanan gazeteci Tuba Kaya, 10 ay tutuklu kaldıktan sonra ev hapsi şartıyla serbest bırakılıyor. Ve tabi yine kocasının iftirasıyla yattığı 10 ay hapis cezasının, çocuğunun velayetinin babaya bırakılmasına gerekçe kılınması cabası. İddia bu, süreç devam ediyor. Ancak yattığı süre mi yoksa velayetinin bu sebeple babaya bırakılma ihtimali mi bir anneye daha ağır? Siz karar verin.

Konu karar vermeye gelmişken devlet erkanının, geçmişte PKK ile mücadelede yaşanan hukuksuzlukların yine örgüte yaradığı konusunda mutabık kaldığını ve hukuksuzluklara başvurmama kararı aldığı belirtiliyordu. Ancak aynı kararın, Gülen örgütüyle mücadelede es geçildiği anlaşılıyor. Geçmişte PKK ile mücadelede yaşanan hukuksuzlukların, “mücadelenin kendisine zarar verdiğini” belirten bir yapının, aynı taktiği FETÖ sürecinde de uygulamasında aynı sonuçla karşılaşacağını öngörememek mümkün mü? Ünlü fizikçi Albert Einstein’ın “aynı yöntemle farklı sonuç beklemek deliliktir” sözünü duymayan var mı?...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 601 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
"Türkiye’den bir düşünce kuruluşu ya da bir üniversite Moskova’da Montreux rejimi hakkında bir toplantı düzenleyebilir"
Çıkmaz sokak
100 yıl önce İngilizlerin ve Fransızların bölgeye attığı neşterlerin yarası hâlâ kanamaya devam ederken, bugün onların yerini ABD ve Rusya almış durumda.
Kırmızı et üretimi bitiyor; olsun, ithalata devam!
Kırmızı et üretimi ilk 9 ayda, geçen yıla göre yüzde 12 geriledi. Üçüncü üç aylık dönemde kırmızı et üretimindeki gerileme yüzde 23 oranına ulaştı.
Değişim üzerine düşünmek
İnsan, özgür iradesine "düşünme" erdemini giydirdiği oranda fıtratına uygun değişim gösterirken; alt yapısında düşünce kısırlığı olan bir irade ile yola çıktığında ise değişimin acımasız yönüyle karşılaşacaktır.
Tarihi Kürt liderlerini aşağılamanın dayanılmaz hafifliği-2
Sosyal medyada, Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki Kürt ileri gelenlerine yönelik "aldatıldıkları" söyleminin aşağılama argümanı olarak kullanıldığını belirten Zafer Burakmak, dönemin Kürtlerin kaygılarını ve politikalarının dayanaklarını irdelemeyi sürdü
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor Danıştay üyesi meslekten çıkarıldı Türkiye-Ermenistan sınırına kamera sistemi kuruldu
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası