• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Fırat Toprak
Fırat ToprakTüm Yazlıları
11 Şubat 2015 Çarşamba 11:29
İç Güvenlik Kaygıları Üzerine

Meclise sevk edilen İç Güvenlik yasa tasarısı tartışmaların odağı olmaya devam etmektedir. Tüm siyasi hadiselerde olduğu gibi yeminli muhalefetin içerikten yoksun karşıtlığı gibi, yine mahiyetten bihaber tarafgir hükümet savunusu da sağlıklı değerlendirmeler yapmayı imkânsız kılmaktadır. Adil bir yaklaşım arayışı itidal perspektifi ile mümkün olabilir ancak.  Kimin dediğine değil ne dediğine bakma tutumunun itidal mesleğine yakın olduğu aşikârdır.

Sol- Liberal çevrelerin paranoya boyutunda sergiledikleri AK Parti karşıtlığını her vesileyle olduğu gibi böylesi netameli bir konuda da ortaya koymaları evleviyetle caridir.  Her daim samimiyetleri kuşkulu olsa da güvenlik gibi asal bir konuda söylenenler niyet okumanın ötesinde konuşulmalıdır kanımca. Kaldı ki coğrafyamızda yargı ve polis zulmünden çok çekmiş bir mahallenin insanları olarak belirli bir hassasiyet sergilemek sol-liberal çevrelere öykünmek olarak okunamaz. Siyasallaşan yargının ve polisin entrikalarının gündemden eksik olmadığı bir ülkede işgüzar yargıçların ve polis amirlerinin durumdan vazife çıkarma sıklıkları düşünüldüğünde genişletilmiş yetkilerin muhalifler üzerinde sallanan kılıçlar hükmüne geçeceği izahtan varestedir.  Polis devletinin zulümlerinin ve faili meçhullerin hatırasının canlılığı, umut bahşeden çözüm sürecine dönük sabote korkusu ve yeniden 1990’lara dönüş kaygısını derinleştirmektedir.

Böylesi bir yasa tasarısının Gezi hadisesi ve 6-8 Ekim sürecinin sebep olduğu kamu otoritesinin kaybı ve güvenlik kaygısının derinleşmesi gerekçesi ile şekillendiğini hatırlamak gerekir. Devlet olmanın temel şartının can ve mal emniyetini tesis olduğunu düşünürsek genel çerçevedeki bu asla tekabül eden güvenlik kaygısının izalesinin ehemmiyetinin altı çizilmelidir. Halkı şiddet sarmalında “kurtarılmış alanlar”da örgütlerin güç mücadelelerine terk etmemek, paralel devletçiklere mahal vermemek anılan güvenlik kaygısının izalesi kapsamındadır. Yine de kamu otoritesini tesis etmenin güvenlikçi politikalardan başka yollarının da bulunmasının lüzumu kendini dayatmaktadır. Toplumsal barışı tesis için en temel harç hükmündeki İslami uhuvvet mefkûresinin işlevselliğinin önündeki mâniaların izalesi bunların başında gelmektedir.

Mezkûr yasa tasarısındaki uyuşturucu cezalarındaki artış mühim bir yaraya temas etmesi bakımından olumlu bir adım olarak görülmelidir. Nesil ve akıl emniyetine dair atılacak her adımı üst perdeden desteklemek biz Müslümanların sorumluluğudur.

Bütün bunlarla beraber polis devletinin yasal zemininin oluşturulmaması da önem taşımaktadır. Bu yasa ile hak ve özgürlüklerin daraltılacağı endişesi yabana atılacak bir husus değildir. Sanal ortamda nefret ve teröre çağrının suç sayılması, polisin yetkilerinin arttırılması, makul şüphenin izafiyeti, amirin sözlü izniyle üst araması gibi muğlaklıklar iş bu endişenin haklı nedenleridir. Yargı denetimi olmaksızın polise dinleme yetkisi verilmesi ise bir diğer garabettir. Vali ve kaymakamlara acil durumlarda gözaltı yetkisi gibi hususlar ise yürütmenin yargıdan yetki gaspı anlamına gelecektir ki bu durum ise hep söylenegelen kuvvetler ayrılığının buharlaşması hükmündedir.

Hadisenin görülmesi gereken bir diğer boyutu ise Hükümet-Gülen gurubu çatışmasının polis düzlemine yansımasıdır. Polis okullarının kapatılması teşkilattaki Gülenist unsurların tasfiyesi sürecinin bir parçasını teşkil etmektedir şüphesiz.  İş bu durum elbette anlaşılır bir mahiyet taşımaktadır lakin paralel mücadelenin bir cadı avına dönüştürülmemesi, sapla samanın iyice tefrik edilmesi önem arz etmektedir.

Hâsıl-ı kelam; uhdemize düşen, bir taraftan devleti asli görevleri bağlamında devletliğini yapmaya çağırma, diğer taraftan ise hak ve özgürlükleri güvenlik kaygısına kurban etmeme hassasiyetini ifade etmek zorunludur. 

Bu haber 15411 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Arslan
3 yıl önce yazıldı.
Allah razı olsun abi. Gayet adilane bir yaklaşım. Bir kısım maddeler elbette kişi hak ve hürriyetlerini kısıtladığı için itiraz etmek gerekmektedir. Bir kısım maddelerde güvenlik durumunu bozduğu için direk red edilmemelidir. En azından malum çevrelerin bu konulardada bir takım önlemlere dönük sorgulama yapmaları gerekmektedir. Fırat abinin yazısını görmekte memnun ettiz bizi. Tadımlık olmasın, devamı da gelsin :)
S.Bülent
3 yıl önce yazıldı.
Güvenlik özgürlüğün garantisi olduğu kadar katilidir de.. Modern devlet tartışmalarında temel bir yer edinen bu denge genellikle tarafların subjektif yaklaşımlarının gölgesinde tartışılıyor. PKK / HDP cenahına göre bu paket bütün özgürlükleri elimizden alıyor.. Sıradan bir bölge insanına göre ise kendilerini silahlı gruplardan koruyor. Güvenlik bir ihtiyaçtır ve güvenlik tedbirleri şartlara göre değişkenlik gösterir. İnsanların normal yaşamlarında hissedilir bir ağırlık kazandığı şartlar olabildiği gibi, çok daha düşük düzeyde, hissettirmeyen bir güvenlik ortamı da olabilir. Bugün güvenlik paketine en çok karşı çıkanların, bu paketin çıkmasına sebeb olan çevreler olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu çevrelerin kısıtlandığını söyledikleri özgürlük, molotof atma, yakma, adam öldürme, baskı ve şiddet özgürlüğü. Aksi olsa, öncelikle kendi güçlü oldukları yerlerdeki cari uygulamaları gerçekten özgürlükçü olurdu. O nedenle PKK / HDP çevreleri, ydgh saçmalığına bir son vermedikçe, özgürlükten bahstmesinler ve aklımızla oynamaya kalkmasınlar.. Şüphesiz aklı başında hiç kimse güvenlikçi yaklaşımları benimsemez ancak bunun için öncelikle güvenliği bozan unsurlara itiraz etmek gerekmez mi? Bu itirazı yapmayan ve güvenlik paketine kafadan karşı çıkanları asla ama asla samimi bulmuyorum.. "Uzuuun" bir aradan sonra yazılarıyla bizleri buluşturan Fırat Toprak kardeşimi bu ölçülü yazısından dolayı tebrik ediyorum..
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Manisa'da çıkan yangında 2 hektar orman zarar gördü İl halk kütüphanelerinden 24'ünün çalışma süresi uzatıldı Gmail, Youtube, android market vb uygulamalar ile izleniyoruz Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası