• BIST
    104.123
  • Altın
    145,971
  • Dolar
    3,4910
  • Euro
    4,1702
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Hükümet bilgilendirme sorumluluğunun farkında mı?
“Birçoğu yıkılan binalarına kabristanlarına gidiyor, vefaya ve hüzne gidiyor. Orada bayram yok” diyor Anadolu Platformu’ndan Turgay Aldemir. Burada ise birileri, onların felaketi üzerinden ayrımcı önyargılarını tatmin ediyor, siyasi rant devşirmeye çalış
04 Eylül 2017 / 06:38

Bekir Berat Özipek'in yorumu;

Bayram için 45 bin Suriyeli, valilikten sınırı geçmek için izin talebinde bulundu.

 

Sığınmacılara karşı öteden beri düşmanca davranan veya onları siyasi kavganın aracı olarak kullanan çevreler de bu fırsatla yeniden istismara başladı.

 

“Kilis Valiliğine 65 bin Suriyeli Kurban Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek için başvuru yapmış. Bayramı geçirdiğin ülkene artık taşınabilirsin” diyor Sinan Ogan.

 

Sosyal medyaya baktım, sığınmacılara karşı ırkçı, mezhepçi veya başka türden ayrımcılık yapanlar da yine mal bulmuş gibi sarılmışlar bu dezenformasyona.

 

Verdikleri mesaj şu: Hani orada savaş vardı? Belli ki orada öyle çatışma, yıkım falan yok ki gidebiliyorlar. Gidebilecekleri halde gitmiyorlar, hükümet onları göndermiyor yani.

 

Oysa Suriye’ye barış gelmiş ve bu ülke güvenli bir yer haline gelmiş falan değil.

 

Sosyal medyadaki ergen ırkçılar bilmiyor olabilir tabii, “madem gidebiliyor savaş yokmuş” diye düşünebilir.

 

Ama yaşını başını almış siyasetçiler pekala biliyor olmalılar bunun doğru olmadığını.

 

Gerçek durum

 

Peki, gerçek ne? Sahiden o Suriyeliler nasıl gidebiliyorlar oraya?

Bunun gayet makul bir açıklaması var.

 

O Suriyeliler, esas olarak sadece dar bir alana, Türkiye, Rusya ve İran’ın Astana sürecinde oluşturdukları Güvenli Bölgelere gidebiliyorlar.

 

Suriye’deki çatışmasızlık alanlarında işlerini görüp dönüyorlar. Hepsi her yere gidemiyor. O Güvenli bölgeler de aslında çok güvenli değil.

 

Sınırın öteki tarafında da yine kısmen Türkiye ordusunun güvenliği sağladığı bölgelere gidiyorlar.

 

Üç cümle. Hatta ilk ikisi de yeterli olur.

 

Devletin bilgilendirme amaçlı, mesela “kamu diplomasisi” yapmak için kurulmuş, işi bu olan kurumları var ve bu kadarcık bir açıklama ile bir yalanın önünü alabilecekken almıyorlar.

 

Belli ki ilgilendikleri çok daha önemli “devlet işleri” var. O kadar önemli işler ki, 6 yıldır ciddi bir biçimde sığınmacılara yönelik ayrımcı çevrelerin propagandasına maruz kalan, yalan yanlış bilgiler üzerinden yıllardır enfekte edilen bir topluma, “hayır o işin aslı öyle değil” diyecek zaman bırakmıyor.

 

Ve bu konuda açıklama yapması gerekenler, işi, görevi bu olanlar sustuğu için, sığınmacılara yönelik önyargı üreten yalanlar gündemi beliriyor.

 

Oysa devletin, bu tür yalanlarla sığınmacılara yönelik olarak toplumun bazı kesimlerinde yıllar içinde oluşturulan gerilimi ortadan kaldırmaya çalışması, sadece bilgilendirme sorumluluğun bir gereği değil, aynı zamanda bir güvelik sorunu.

 

Çözüm Süreci'nde de aynısı olmuştu. Hükümet en haklı olduğu konularda bile açıklama yapmadığı, toplumu bilgilendirmediği için meydan süreci bozmaya çalışanlara kalmıştı. Gündem tartışmasız biçimde onlar tarafından belirlenmişti ve onlar da her gün, her an, süreci aşındırmak için ellerinden geleni yapmışlardı.

 

Orada Bayram yok

 

O Suriyeli sığınmacılar, dar bir koridordan geçerek viran olmuş evlerine, kaybettiklerini bulmaya gidiyor.

 

“Birçoğu yıkılan binalarına kabristanlarına gidiyor, vefaya ve hüzne gidiyor. Orada bayram yok” diyor Anadolu Platformu’ndan Turgay Aldemir.

 

Burada ise birileri, onların felaketi üzerinden ayrımcı önyargılarını tatmin ediyor, siyasi rant devşirmeye çalışıyor.

 

Bir felaketin buralara savurduğu acılı insanlara karşı merhametsizliğe yönelten, onları öfkenin ve şiddetin hedefi haline bir ruh hali bu. (“Sığınmacıyı caninin önüne atmak” başlıklı yazımda daha geniş anlatmıştım bu meseleyi). Bir insan bunu nasıl yapar, nasıl içine sindirir bilemeyebilirsiniz. Belki de hiç bilmemek doğrudur bu kötülüğü.  

 

Ama mesele onların ne yaptıkları değil; vatandaşı olduğumuz devletin, iş başındaki hükümetin ne yaptığı.

 

Sonuçta hükümetin bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediği bir ortamda, meydan sığınmacıyı caninin önüne atmaya çalışanlara kalıyor.

 

Bugün durum bu.

Serbestiyet

Bu haber 530 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Fındığın adaletle, işçiliğinin Kürt Sorunu ile ilgisi
"Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır."
MGK'dan duygusal değil rasyonel bir siyaset dili çıktı
"Cuma akşamı gerçekleşen MGK sonrasındaki açıklama yazılı ve görsel basında genelde “sert” nitelemesiyle birlikte yansıtıldı. Oysa açıklama var olan koşullar altında sertten ziyade “dengeli” olarak anılmayı hakkediyor."
Üniversite giriş sistemi nasıl olmalı?
Bu memlekette eğitim sadece sınav sistemi değişirken konuşuluyor.
Ahmet Taşgetiren'i Star'dan ayıran yazısı
Ahmet Taşgetiren, Star’ın sansürlediği cevabi yazısında Hüseyin Gülerce’nin Cem Küçük’ün vekaletiyle Pelikancı Ak Trol şebekesine dahil olduğunu belirtmiş ve ayrıca Mehmet Metiner’i de tiye almış.
Trump dünyaya ne dedi?
BM Genel Kurul’unda Trump’ın yaptığı konuşmanın ana çerçevesi, devlet-güç-güvenlik-ulusal çıkar-refah kavramlarıyla örülmüştü. Bu çerçeve, dünyayı hak, hukuk, insan, demokrasi, mağdur halklar gibi kavramlar üzerinden görmeme anlamına gelir...
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası