• BIST
    94.635
  • Altın
    145,488
  • Dolar
    3,5853
  • Euro
    3,9192
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Müfid Yüksel
Müfid YükselTüm Yazlıları
11 Mayıs 2013 Cumartesi 12:13
Hicâz'ın Statüsü-1

 

Tarihte Hicâz'ın, Haremeyn-i Şerifeyn'in idaresine ilişkin tartışma ve çatışmalar pek eksik olmamıştır. Kerbelâ faciasının ardından Medine-i Münevvere'de ashâbın bir kısmının Yezid bin Muâviye'nin askerlerince şehid edilmesi ile neticelenen Harre Vak'ası, sonraları Ashab-ı Kirâm'dan Abdullah bin Zübeyr'in (r.a) idaresindeki Mekke-i Mükerreme'nin Haccac bin Yusuf tarafından muhasarası ve Abdullah bin Zübeyr'in şehâdeti hadiselerinden beri ihtilaf ve tartışmalar süregelmektedir. Mekke-i Mükerreme'ye yönelik Kırmıtî (Karâmite) baskını, Hacer-i Esved'in bir dönem için Kufe'ye kaçırılması vs. olaylar İslâm'ın ilk yüzyıllarında gerçekleşen facialardır.

Daha sonraki yüzyıllarda, Atabegler, Eyyubiler ve Memlüklüler devrinde ise, Haremeyn-i Şerifeyn'de huzur ve sükun hakim olur. Ancak, Fatih Sultan Mehmed devrinden itibaren Hacc yolları ile alakalı Osmanlı ile Memlüklüler arasında ilk ihtilaflar husule gelir. Yavuz Sultan Selim'in 1517'deki Mısır seferinin akabinde Hicâz bölgesi artık Osmanlı idaresine bağlanır. Osmanlı'lar Mekke-i Mükerreme'nin idaresinde Memlüklü devrinin başından beri Harem-i Şerif'in idaresini elinde tutan Şerifler ailesini yine bu vazifede ibkâ eder. Osmanlılar daha Sultan II. Bayezid döneminde Haremeyn-i Şerifeyn'e mahsus 'Haremeyn Evkâfı' kurar. Osmanlılar tarafından, Memlüklülerinkine benzer şekilde her sene hediyeleri, gelirleri götürmek üzere 'Surre Alayı' denilen hususi kervanlar düzenlenip, gönderilir. Osmanlı'nın kurduğu en büyük vakıf olarak 'Haremeyn Evkâfı' çok büyük gayr-i menkul ve gelirlere sahipti. Medine-i Münevvere idaresi için ise Medine Muhafızlığı ve Şeyhu'l-Harem müessesesi ihdas edilir. Her sene gönderilen Surre Eminlerinin idaresindeki Surre alayları Hacc yollarının güvenliğinin yanısıra Hacc mevsiminde Hacc işlerinin düzen ve intizamı ile de vazifeli olurlardı.

18. Yüzyıl sonlarına gelindiğinde ise, Rumeli'de peşpeşe gelen yenilgiler, Osmanlı-Rus savaşları ve Kırım'ın kaybı Osmanlı'nın merkezi gücünü zayıflatır. Bu yüzden, Osmanlı idaresinin varsa yoksa İstanbul ve Rumeli politikasıyla, bu kutsal beldelere ehemmiyet vermeyip ihmal etmesi, vurdumduymazlığı neticesinde 18. Yüzyıl sonlarında Hicâz Osmanlı'dan bir süreliğine koparılır.

18'inci yüzyılın ikinci yarısında, Arabistan yarımadasının Necd kıtasında, bazı bedevi Arap aşiretleri, Muhammed bin Suud ve Muhammed bin Abdilvahhâb (1703-1792)'ın çevresinde toplanırlar. Çeşitli yerlerde ilim tahsil edip beldeleri dolaştıktan sonra, Şeyhülislâm İbn Teymiyye (Ebu'l-Abbas Takiyuddin Ahmed bin Abdilhalîm bin Mecdiddîn bin Abdisselâm bin Teymiyye el-Harrânî 661/1263-728/1328) ve onun talebesi İbn Kayyim El-Cevziyye, (Ebu Abdillah Şemsuddin Muhammed bin Ebibekr bin Eyyub bin Saad Ez-Zur'î 'nin 691/1292-751/1350)'nin Selefî, Mücessime mezhebini çağrıştıran ve gulât-ı Hanâbile'den olan görüşlerinden etkilenen Muhammed Bin Abdilvahhâb daha da ileri giderek çok katı selefi bir ekol teşkil eder. İbn Abdilvahhâb ilim tahsilinin ardından babasının Uyeyne emiriyle anlaşamamasından dolayı, Hureymila'ya yerleşir ve orada yeni katı selefi görüşleri doğrultusunda faaliyetlere girişir. Oradayken ünlü Kitabu't-Tevhid'ini kaleme alır. Ancak bu fikirlerinden dolayı babası ve kardeşleriyle dahi arası açılır. Bu yüzden burada tutunamayarak tekrar doğduğu yer olan Uyeyne'ye geri döner. Uyeyne emiri, Muhammed bin Abdilvahhab'ı himayesine alır. Ancak, İbn Abdilvahhab bu desteğe dayanarak aşırı katı ve şaz fikirlerini hızla yayma çabalarına girişir. Bölgede Osmanlı'yı temsilen bulunan yerel aşiret otoriteleri bu faaliyetlere sert tepki gösterirler. Bu sert tepki karşısında Uyeyne emiri Osman b. Muammer, İbn Abdilvahhâb'tab Uyeyne'yi terkini talep eder. Bunun üzerine İbn Abdilvahhab da yine Necd havalisindeki Der'iyye'ye gider. Der'iyye, âl-i Suûd'un o zamanki merkeziydi. İbn Abdilvahhab Der'iyye'de emir bulunan âl-i Suûd'tan Muhammed bin Suud'un tam himayesi altına girer. Der'iyye emiri zamanla tamamen İbn Abdilvahhab'ın görüşlerini kabul eder. Kur'an ve Sünnet'in hiç bir yorum, ictihad ve te'vile başvurulmaksızın zahiri anlamlarıyla uygulanmasını savunan İbn Abdilvahhâb, tevhid, bid'at ve 'el-emru bi'l-ma'ruf ve'n-nehy ani'l-munker' kavramları etrafında katı ve militan/saldırgan selefi görüşlerini şekillendirir. Ona göre tevhid Rububiyyet'e riayet, tüm şirklerin yanısıra her türlü bid'atten de kaçınmaktır. Ancak İbn Abdilvahhâb her türlü İslami geleneği ve adeti şirk ve bid'at kavramları kapsamına almaktan çekinmez. Ku'ran ve Hadis metinlerinin sadece metni, zahiri anlamlarını esas alır. Bu yüzden Allah (CC) 'ın sıfatları konusunda da sayı ve sınırlamanın olamayacağını söyler. Buna dayanarak, müteşâbih ayetleri de sadece zahirine hamlederek yanlış bir Tevhid anlayışı sergiler. Kur'an-ı Kerim ve hadis metinlerinde geçen müteşabih lafızları zahirine hamledince Allah'a cihet ve el, ayak gibi uzuvları isnad eder. Allah'ın gökte/semâda, bu anlamda, cihet olarak yukarıda olduğuna dair inancı benimser ve benimsetir. Mücessime inancını çağrıştıran bu inancını bölgede yayar. Ayrıca, ona göre bütün türbeler, mezar ziyaretleri, şefaat dilemek gibi davranışlar külliyen şirktir. Bu doğrultuda Hz.Peygamber (SAV) ve diğer İslam büyüklerinin kabirlerinin ziyareti, Hz. Peygamber'den (SAV) şefaat dilemek, kabirler üzerinde Fatiha Suresi dahil Kur'ân-ı Kerim okumak Allah'a (C.C.) şirk koşmak'tır. Bunun için, bid'atlerle savaşmak helal, bu şekilde davrananlar ise ona göre, kâmilen müşrik olup, kanları, malları ve ırzları helaldir.

Devam Edeceğiz.

Yenişafak

Bu haber 11702 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
TSK'dan Afrin bölgesine askeri sevkiyat Kene kabusu geri geldi Erdoğan'dan Makedonya'ya 'Sağduyu' çağrısı Rica ediyorum: OHAL Komisyonu hayata geçsin! “Durum iki taraf için de sinir bozucu” Alt ve üst yapı sorunu mahalleliyi çileden çıkardı Ovacık'ta çok sayıda mühimmat ele geçirildi ‘Türkiye OHAL’den Kurtulmalı’ Pancar toplarken uçurumdan yuvarlandı Şemdinli'de mağarada mühimmat ele geçirildi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    ALINTI YAZARLARTÜMÜ
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası