• BIST
    106.260
  • Altın
    140,121
  • Dolar
    3,5300
  • Euro
    4,0471
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Güvenliğin Önceliği Hukukun Üstünlüğüne Tabidir
Yazısında son dönemlerde hukukun üstünlüğüne halel getiren güvenlik öncelikli politikaların olumsuz sonuçlarına dikkat çeken Kenan Alpay, Van Gevaş’ta yaşanan ve TBMM’ye taşınan işkence skandalını değerlendiriyor.
16 Haziran 2017 / 08:36

Kenan Alpay'ın yorumu;

Giderek yoğunlaşan çok yönlü saldırıların hedefi olan bir ülkede yaşamak hiç de kolay değil. Sürekli yenilenen tehdit, şantaj, sabotaj, kumpas ve kuşatma girişimlerinin hayatın olağan akışını bozması sürpriz sayılmaz. Ancak buna rağmen esas olan toplumsal ve siyasal aklın dengesini muhafaza ederek ilerlemesi ve kendini olgunlaştırmasıdır. Çünkü saldırıların öncelikli hedefi makul söylem ve yapıcı hareket tarzını hızla çökertmektir.

Türkiye son dönemde hangi sorunların çözümüne öncelikle odaklanacağına dair ciddi bir stres yaşıyor. Zorluk katsayısı her geçen gün geometrik olarak büyüyen ağır ve ölümcül darbeleri savuştururken bazı ilkelerin göz ardı edilmesi veya çiğnenmesi çözümü kolaylaştırıcı bir yol olarak görülmemeli. Aksine Türkiye AK Parti’nin Hükümet olduğu dönemden itibaren özellikle temel hak ve özgürlükler alanında ciddi, köklü ve kuşatıcı adımlar atarak en ağır sorunların çözülmesi yönünde kazanımlar elde etti.

İşkenceye Tolerans Tanınamaz

AK Parti Hükümetlerinin itibar, meşruiyet ve desteği devletin ceberrut perspektifini değiştiren, güvenlik kuvvetlerinin toplumla ilişkilerini hukuk merkezli olarak tanzim eden siyasal pratiklerine dayanmaktadır çok büyük oranda. İşkenceye sıfır tolerans, gözaltı sürelerin kısaltılması, mahkemelerde savunmanın güçlendirilmesi, ayrımcılık ve dayatmalar içeren kanunların değiştirilmesi, yasaların birey ve toplum lehine esnetilmesi, etnik ve dini kimliğe yönelik baskı ve yasakların kaldırılması gibi alanlarda çok güçlü kazanımlar elde edildi. Bunlar zaten bilinen daha doğrusu bütün bir toplum tarafından yaşayarak tecrübe edilen şeyler. Değişim, dönüşüm, kazanım gibi hususların altını çizmekte fayda olur. Özellikle muhasebe etme ve daha iyi bir pratik oluşturma alanında.

Neden bu kadar uzattık girizgâhı? Belli ki sıkıntılı bir konuyu, can sıkıcı bir takım gelişmeleri gündem etmek için. Öyle ki kimi yanlışları dile getirmek, işleyiş ve usulde çiğnenen ilke ve prensipleri hatırlatmak teferruatlarla zaman kaybetmek, büyük işlerin önüne setler koymak gibi algılanır oldu. Oysa hassaten şu dönemler temel hak ve özgürlüklere dair hiçbir şey teferruat kabilinden görülemez. Velev ki söz konusu vatan, devlet veya başka bir şey namına hareket edilmiş olsun.

Örnek olay şu: Van Gevaş’ta bir hafta önce iftar vaktine birkaç dakika kala İlçe Emniyet Amirliğine roketatarlı bir saldırı düzenlendi. O esnada Belediye ve Valilik tarafından düzenlenen iftar programı için meydanda toplanan kalabalığın üzerinden geçen roketler büyük bir paniğe de sebep oldu. Saldırı tabii ki PKK’nın işiydi. Güvenlik kuvvetleri saldırıya hızla karşılık verip süratle takip başlattılar. Birkaç saat sonra Van Valiliği saldırıyı gerçekleştiren 3 teröristin sağ ele geçirildiği bilgisini kamuoyuyla paylaştı.

Van Valiliği tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyleydi: "Bugün saat 19.32 sıralarında Van ili Gevaş İlçesi Bahçelievler Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Gevaş Polis Merkezi Amirliği'ne roketli saldırı düzenlenmiştir. Polis merkezi ile aynı bölgedeki toplu iftar programı sırasında gerçekleşen saldırıda, herhangi bir can kaybı ve yaralanma meydana gelmemiştir. Saldırının ardından kaçan 3 terörist, güvenlik güçlerinin takibi sonucunda yakalanmış olup, saldırıyı gerçekleştirdiklerini itiraf etmişlerdir."

O İşler Tarihe Gömülmemiş miydi?

Buraya kadar her şey normal görülüyordu. Lakin ilerleyen zaman ağzı burnu kan içerisinde, yüzü gözü morarmış üç kişiye ait fotoğrafların medyaya servis edilmesiyle bir anda işin rengi değişmişti. “Eylemi gerçekleştiren kişilerin itirafları” denilerek kamuoyuna eski Türkiye’den gayet iyi bildiğimiz işkence fotoğrafları boca ediliyordu. Şöyle böyle değildi fotoğraflara yansıyanlar. Zaten fotoğrafları yayınlayan gazeteler, haber portalları, sosyal medya hesapları “gözaltı sırasında bu adamlara ne yapıldı, neden bu muamele?” tarzında şeyler sormayı abes saymış olmalılar. Ne de olsa bunlar katildiler, teröristtiler ve her tülü fazlasıyla muameleyi hak etmişlerdi!

Cemal, Halil ve Abdüsselam Aslan isimli üç kişi bir hafta sonra mahkeme tarafından serbest bırakıldılar çünkü mahkeme heyeti onların mantar toplamaktan geldiklerine, roketli saldırıyla alakaları olmadığına kanaat getirmişti. Geriye ağzı burnu kan içindeyken servis edilmiş fotoğrafları, kamuoyuna ilan edilen katil ve terörist sıfatları, aile boyu yaşadıkları büyük dramdan daha fazlası kaldı elbette: Hukuk, hukukun ilke ve prensipleri, kamuoyu vicdanının yerle bir edilmesi. İdareye ve emniyete duyulan öfkeyi de ekleyelim buraya. Kaldı ki bu üç kişi yakalandıkları anda zanlı olmaktan öteye bir şey ifade etmezler. Bu yöntemler 1990’lı yıllara değin devletin birey ve toplumu eze eze, söve söve, döve döve itirafa zorladığı yöntemleri hatırlattıkça yazının başında onurla zikrettiğimiz kazanımları berhava edecektir.

Emniyet sorgusu böyle mi yapılıyor, Valilik bu sorgu yöntemleriyle elde edilen ‘itirafları’ mı kamuoyuna bilgi-belge diye takdim ediyor? Bu çirkin ve barbarca işleyişin hem adli hem de idari olarak hesabının sorulması icap ediyor. Burada ülke ve toplum adına en sevindirici ve ümit verici gelişmenin kahramanını da anmak gerekir. Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu fotoğrafların basına yansımasının akabinde suç duyurusunda bulunarak işkenceye geçit verilemeyeceğine deklare etmiştir.

Bize 1990’lara kadar süren ceberrut devlet mantığı, asker ve polis eziyeti, mülki idarenin resmi yalanları, Susurluk ve JİTEM çetelerinin oluşturduğu karanlık hiç ama hiç lazım değil. Siyaset ve toplum olarak bunları ve bu işleri yapan bürokratik oligarşinin kadrolarını tarihin derinliklerine gömme kararı vermiştik, kararımızda bir değişiklik yok!

Yeni Akit

 

Bu haber 854 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Özgürlük Yolunda
"Esir düşünceli insanların, dünyaya vaad ettikleri kavramlardan bir tanesi de özgürlük kavramıdır."
Sosyal medya vatanseverleri
"21. yüzyılda, sosyal medya vatanseverliği diye bir kavramımız var. Başka ülkelerde de var mı bilmiyorum. Adını sosyal medya vatanseverleri koydum, ama sanmayın takdir ile, kahrımdan koydum bu ismi."
İsrail'in sessiz stratejisi
Ortadoğu'nun içinden geçmekte olduğu kaotik süreçte Filistin meselesinin ve Kudüs'ün gündemde geri plana düşmesi, Irak'ın ve Suriye'nin gölgesinde kalması, İsrail'in boş durduğu anlamına gelmiyor.
O mayını döşeyen bile unutmuştur belki ama ailesi Yunus’u unutamayacak
"O mayınları tuzaklayan PKK üyeleri belki şu an yaşamıyordur, belki döşediği patlayıcıyı unutmuştur bile. Belki mayının kendisi için tuzaklandığı asker evine gitmiş o yolları hatırlamıyordur. Ancak Havin Güneş ve Yunus Kaplan’ın ailesi onu asla unutamaya
İnsan Hakları Duyarlılığı Yerini Milli Reflekslere Bırakırken
Artık iktidarın dilinden hak, hukuk, özgürlük, evrensel değerler, uluslararası demokratik standartlar gibi kavramlar pek çıkmıyor. İktidar medyası ise insan haklarına veba, insan hakları savunucularına vebalı muamelesi yapıyor.
PKK neden 11 Temmuz 2015’de ateşkese son verdi?
Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şener Aktürk, PKK’nın 2 yıl önce bu dönemlerde ateşkese son vermesinin arkasında yatan sebepleri analiz ediyor.
"CHP’nin tarihî haksızlığı, AK Parti’nin her şeyini haklı çıkarmaz"
"AK Parti hareketinin içinde yer alan veya bu harekete destek veren kimselerin iktidara yönelik eleştirileri bile “davaya ihanet” diye damgalanıp lanetlenebiliyor, halbuki dostça uyarı ve nasihatin teşvik edilmesi lazım."
Yunanistan, Türkiye ve reform | ANALİZ
1999 yılından bu yana İstanbul'da yaşayan ve bu süre boyunca Yunanistan’ı da sıkça ziyaret eden tarihçi Adam McConnel, son Yunanistan izlenimlerini Türkiye’yle ilişkili ve mukayeseli olarak kaleme aldı
Beyaz Toros’tan Siyah Transporter’a Bir Arpa Boyu Yol mu?
​​​​​​​Ankara’da 15 Haziran günü çocuğunun yanında kaçırılan ve 26 gündür haber alınamayan Cemil Koçak’ın akıbetinden kim sorumlu? Acılı ailesinin yaşadıkları kimin umurunda?
Kadına şiddet, muhacire tecavüz, suçlu kim?
“Harekete geçilmediği sürece şiddeti dua ederek durduramazsınız.” - Malcom X Toplumumuzda son yıllarda manevi değerlerimiz çok ciddi yara alıyor.
Dünya medya savaşlarında son durum
"Adı kamu yayıncısı, devlet kanalı ya da propaganda makinesi de olsa, yaygın medya kanalları için dünyada kıyasıya bir mücadele var. Mücadelede mutlak doğruları anlatmak şart değil. Herkes kendi doğrusunu anlatıyor. Esas hedef, kalpleri ve zihinleri kaza
Suriye'de yeni cephe: Afrin'e operasyon kapıda mı?
"Rusya'nın Tel Rıfat bölgesindeki operasyona karşı çıkmayacağı, ancak operasyonun genişleyip Afrin'i de kapsamasına sadece belli koşullarda destek olabileceği söylenebilir. Bu koşulların başında Halep'i kontrol ettikten sonra Şam Yönetimi'ne karşı...
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Un paketinde Hitler eroini Urfa'da UNESCO heyecanı! Frak giyme zorunluluğu kalkıyor DUS ve STS Diş Hekimliği başvuruları başladı Lale İthalatı Devlet Sırrı Olabilir mi? Giresun'da tur otobüsü devrildi: 38 yaralı Sivas'ta pirana alarmı İstanbul Valiliği'nden OHAL başvuruları açıklaması Yolcu otobüsünde yangın: Yaralılar var Diyarbakır'a suikast için gelen 3 PKK üyesi yakalandı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası