• BIST
    104.123
  • Altın
    145,971
  • Dolar
    3,4910
  • Euro
    4,1702
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Gazze: Aynamız
"..İsrail’in Gazze’ye reva gördüğü bu muamele, hiçbir suç işlemeyen binlerce insanın hedef alındığı [toplu] bir cezalandırma. Bu, bir terör eylemi. Buraya kadar okuduğunuz satırlar, İsrail’in en büyük gazetelerinden Haaretz’te yayımlanan uzun bir analizd
05 Temmuz 2017 / 09:20

Taha Kılınç'ın yorumu;

İsrail kabinesi, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun “Filistin’in iç meselesi” dediği bir konuyu geçenlerde oyladı ve Gazze’de yaşayan insanlara sağlanan elektrikte ciddi bir kesinti yapılmasını karara bağladı. Bu, Hamas’ın Gazze’deki yönetimini yıpratmayı amaçlayan [Mahmud Abbas liderliğindeki] Filistin Yönetimi’nin isteği doğrultusunda alınmış bir karardı.

İsrail kabinesi, bunun Hamas’la savaşı kızıştıracağını bilerek bu adımı attı. Ve İsrail, Gazze Elektrik İdaresi’nin, bölgeye verilen elektriğin kısılmasının gerçek anlamda bir insanlık felâketine yol açacağı uyarısına rağmen bunu yaptı.

Ramazan ayında, yılın en uzun günleri boyunca elektrik kesintileri özellikle hastaneleri ve deniz suyu arıtma tesislerini ciddi şekilde etkiledi. Pis su tahliye sistemlerinin de devre dışı kalmasıyla, sokaklarda evlerin arasından kanalizasyon suları akmaya başladı. İsrail’in [Abbas yönetiminin talebiyle] yaptığı son elektrik kesintisi nedeniyle, zaten günün sadece 4 saati elektrik alabilen Gazzeliler, ilave 45 dakikalık kesintilere daha maruz kalmaya başladı. Bu, İsrail’in bu yıl boyunca yaptığı en kötü şeydi. 

Kesintiler sebebiyle, İsrail Filistin Yönetimi’ni sorumlu olarak gösteriyor. Filistin Yönetimi’ne göre ise bütün suç Hamas’a ait. Fakat herkes biliyor ki, İsrail kendi tercihini yaptı. Filistin Yönetimi’ne ‘hayır’ diyebilecekken, İsrail ‘evet’ dedi. İsrail ordusunun üst düzey generallerine göre, Hamas’a kesinlikle müsamaha göstermemek gerektiğinden, elektrik kesintileri de ‘normal’.

Elektrik konusunun temelinde, Filistin Yönetimi’yle Hamas arasındaki şiddetli politik mücadele var. Son kesintiler, Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki sağlık sistemine sağladığı ödeneği astronomik şekilde azalttığı bir zamana da denk geldi.

Tüm bunların sonucu olarak, elektrik kesintileri özellikle kronik hastalıklardan muzdarip -çoğu çocuk- Gazzelileri etkiliyor. Yaz sıcaklarında hastanelerde vantilatörler çalışmıyor, antibiyotik ve diğer ilaçlarda kıtlık baş gösteriyor. Çok sayıda kanser hastası ve yeni doğan ünitelerinde tedavi altındaki en az 240 bebek de hayati tehlikeyle karşı karşıya.  

Gazze’deki insani felâketin, İsrail’i de direkt şekilde etkilemesi söz konusu. Tahliye sistemlerinin devre dışı kalması nedeniyle Akdeniz’e boşalan kanalizasyon suları, yakında İsrail’in Aşkelon ve Aşdod kentlerinin sahillerine de vurmaya başlayacak. İsrail Çevre Koruma Bakanlığı Direktörü Yossi Inbar, “Dalgalar güneyden kuzeye doğru ilerlediği için, arıtılmamış pis su, buraya doğru gelecek. Yakında, Gazze sınırına yakın sahillerdeki su arıtma tesislerini kapatmak zorunda kalabiliriz. Dahası yer altı sularının bile kirlenmesi ve sivrisinekler yoluyla salgın hastalıkların ortaya çıkması ihtimali bile var. Bu kriz, Gazzelilerle beraber bizi de etkisi altına alabilir” açıklamasında bulundu.

İsrail’in Gazze’ye reva gördüğü bu muamele, hiçbir suç işlemeyen binlerce insanın hedef alındığı [toplu] bir cezalandırma. Bu, bir terör eylemi.

***

Buraya kadar okuduğunuz satırlar, İsrail’in en büyük gazetelerinden Haaretz’te Bradley Burston imzasıyla yayımlanan uzun bir analizden alıntı. En sondaki “Bu, bir terör eylemi” cümlesi de dâhil olmak üzere, Burston, kendi hükümetinin Gazze politikasını böyle yerden yere vurdu. Yazı İsrail kamuoyunda büyük tartışma yaratsa da, özellikle krizin İsrail’e bakan boyutu nedeniyle ciddi bir destekçi kitlesi de yakaladı. Kimsenin itiraz edemeyeceği şey ise, Gazze’nin içinde bulunduğu felâkete dair çizilen tablonun doğruluğuydu.

Çok fazla gündeme geldiği için belki ilgilerimizi çekme noktasında biraz zorlanıyor, ama Gazze’deki durum gerçek anlamda insanî bir faciaya doğru gidiyor. İsrail’in, sırf Hamas seçimleri kazandığı için 2007’den bu yana uygulamaya devam ettiği abluka, artık tahammül edilemez boyutlara ulaştı. Yaklaşık 2 milyon insanın, sadece ve sadece Hamas seçimlerden birinci çıktığından dolayı ölüme mahkûm edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Kendisini sıklıkla “Ortadoğu’nun tek demokrasisi” olarak tanımlayan İsrail tarafından.

***

Gazze ablukasının asıl konuşulması gereken yönü, ablukanın sürdürülmesinde Filistin Yönetimi ve Mısır’ın İsrail’i yüreklendiriyor ve teşvik ediyor oluşu. Hamas’ı zayıflatmak ve Gazze’den silmek için kara, hava ve denizden bölgeyi kuşatan İsrail, Araplar arasındaki siyasi rekabetten ve kavgadan besleniyor. Hamas düşmanlığı noktasında bazı Arap yönetimleriyle İsrail’in el ele veriyor oluşunu izlemek, Ortadoğu’nun mevcut yapısı ve politik bünyesi hakkında da ilginç ipuçları sunuyor.

Katar krizinde de gördüğümüz üzere, Araplar arasındaki iç çekişmeler, “dış düşman”ı sıklıkla unutturuyor. Bu bağlamda İsrail, hamasi nutuklarda bol bol malzeme olarak yer alırken, sorunların asıl kaynağının bölgedeki Müslüman ülkeler arasında bir türlü sona ermeyen çekişme ve düşmanlıklar olduğu gerçeğinin de gözlerden kaçırılmasına yarıyor.

Gazze ablukası, bu yönüyle, İslâm dünyasındaki iç çekişmelerin, kavgaların ve siyasi rekabetlerin de özeti durumunda. “Ama Hamas’a yarar” diyerek, binlerce insanın kasten ölüme sürüklenmesine alkış tutan siyasal yapılar, Müslümanların “dış düşman”a pek de ihtiyaç duymadığını da gözler önüne seriyor.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 624 kez okudu
Etiketler :
Gazze:Aynamız
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
"Desteklemek de, Karşı Çıkmak da Kolay Değil!"
​​​​​​​Barzani’nin referandum ilanına karşı nasıl bir tutum takınılması gerektiğini tartışırken, konunun gerek ilkesel düzeyde, gerek politik düzlemde bir dizi zorluk içerdiği görülmeli!
Fındığın adaletle, işçiliğinin Kürt Sorunu ile ilgisi
"Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır."
MGK'dan duygusal değil rasyonel bir siyaset dili çıktı
"Cuma akşamı gerçekleşen MGK sonrasındaki açıklama yazılı ve görsel basında genelde “sert” nitelemesiyle birlikte yansıtıldı. Oysa açıklama var olan koşullar altında sertten ziyade “dengeli” olarak anılmayı hakkediyor."
Üniversite giriş sistemi nasıl olmalı?
Bu memlekette eğitim sadece sınav sistemi değişirken konuşuluyor.
Ahmet Taşgetiren'i Star'dan ayıran yazısı
Ahmet Taşgetiren, Star’ın sansürlediği cevabi yazısında Hüseyin Gülerce’nin Cem Küçük’ün vekaletiyle Pelikancı Ak Trol şebekesine dahil olduğunu belirtmiş ve ayrıca Mehmet Metiner’i de tiye almış.
Trump dünyaya ne dedi?
BM Genel Kurul’unda Trump’ın yaptığı konuşmanın ana çerçevesi, devlet-güç-güvenlik-ulusal çıkar-refah kavramlarıyla örülmüştü. Bu çerçeve, dünyayı hak, hukuk, insan, demokrasi, mağdur halklar gibi kavramlar üzerinden görmeme anlamına gelir...
Alerjik tepkiler
“Kürdistan” kelimesine bile gösterilen menfi tepkiler genellikle ‘alerjik reaksiyon’a benziyor ve pek çok Türkiyeli Kürt üzerinde (de) tahkir etkisi yapıyor. Basın-yayın organlarında ve hele sosyal medyada söz konusu ‘alerjik reaksiyonlar’ had safhada."
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası