• BIST
    105.840
  • Altın
    160,737
  • Dolar
    3,8842
  • Euro
    4,5831
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Gazze: Aynamız
"..İsrail’in Gazze’ye reva gördüğü bu muamele, hiçbir suç işlemeyen binlerce insanın hedef alındığı [toplu] bir cezalandırma. Bu, bir terör eylemi. Buraya kadar okuduğunuz satırlar, İsrail’in en büyük gazetelerinden Haaretz’te yayımlanan uzun bir analizd
05 Temmuz 2017 / 09:20

Taha Kılınç'ın yorumu;

İsrail kabinesi, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun “Filistin’in iç meselesi” dediği bir konuyu geçenlerde oyladı ve Gazze’de yaşayan insanlara sağlanan elektrikte ciddi bir kesinti yapılmasını karara bağladı. Bu, Hamas’ın Gazze’deki yönetimini yıpratmayı amaçlayan [Mahmud Abbas liderliğindeki] Filistin Yönetimi’nin isteği doğrultusunda alınmış bir karardı.

İsrail kabinesi, bunun Hamas’la savaşı kızıştıracağını bilerek bu adımı attı. Ve İsrail, Gazze Elektrik İdaresi’nin, bölgeye verilen elektriğin kısılmasının gerçek anlamda bir insanlık felâketine yol açacağı uyarısına rağmen bunu yaptı.

Ramazan ayında, yılın en uzun günleri boyunca elektrik kesintileri özellikle hastaneleri ve deniz suyu arıtma tesislerini ciddi şekilde etkiledi. Pis su tahliye sistemlerinin de devre dışı kalmasıyla, sokaklarda evlerin arasından kanalizasyon suları akmaya başladı. İsrail’in [Abbas yönetiminin talebiyle] yaptığı son elektrik kesintisi nedeniyle, zaten günün sadece 4 saati elektrik alabilen Gazzeliler, ilave 45 dakikalık kesintilere daha maruz kalmaya başladı. Bu, İsrail’in bu yıl boyunca yaptığı en kötü şeydi. 

Kesintiler sebebiyle, İsrail Filistin Yönetimi’ni sorumlu olarak gösteriyor. Filistin Yönetimi’ne göre ise bütün suç Hamas’a ait. Fakat herkes biliyor ki, İsrail kendi tercihini yaptı. Filistin Yönetimi’ne ‘hayır’ diyebilecekken, İsrail ‘evet’ dedi. İsrail ordusunun üst düzey generallerine göre, Hamas’a kesinlikle müsamaha göstermemek gerektiğinden, elektrik kesintileri de ‘normal’.

Elektrik konusunun temelinde, Filistin Yönetimi’yle Hamas arasındaki şiddetli politik mücadele var. Son kesintiler, Filistin Yönetimi’nin Gazze’deki sağlık sistemine sağladığı ödeneği astronomik şekilde azalttığı bir zamana da denk geldi.

Tüm bunların sonucu olarak, elektrik kesintileri özellikle kronik hastalıklardan muzdarip -çoğu çocuk- Gazzelileri etkiliyor. Yaz sıcaklarında hastanelerde vantilatörler çalışmıyor, antibiyotik ve diğer ilaçlarda kıtlık baş gösteriyor. Çok sayıda kanser hastası ve yeni doğan ünitelerinde tedavi altındaki en az 240 bebek de hayati tehlikeyle karşı karşıya.  

Gazze’deki insani felâketin, İsrail’i de direkt şekilde etkilemesi söz konusu. Tahliye sistemlerinin devre dışı kalması nedeniyle Akdeniz’e boşalan kanalizasyon suları, yakında İsrail’in Aşkelon ve Aşdod kentlerinin sahillerine de vurmaya başlayacak. İsrail Çevre Koruma Bakanlığı Direktörü Yossi Inbar, “Dalgalar güneyden kuzeye doğru ilerlediği için, arıtılmamış pis su, buraya doğru gelecek. Yakında, Gazze sınırına yakın sahillerdeki su arıtma tesislerini kapatmak zorunda kalabiliriz. Dahası yer altı sularının bile kirlenmesi ve sivrisinekler yoluyla salgın hastalıkların ortaya çıkması ihtimali bile var. Bu kriz, Gazzelilerle beraber bizi de etkisi altına alabilir” açıklamasında bulundu.

İsrail’in Gazze’ye reva gördüğü bu muamele, hiçbir suç işlemeyen binlerce insanın hedef alındığı [toplu] bir cezalandırma. Bu, bir terör eylemi.

***

Buraya kadar okuduğunuz satırlar, İsrail’in en büyük gazetelerinden Haaretz’te Bradley Burston imzasıyla yayımlanan uzun bir analizden alıntı. En sondaki “Bu, bir terör eylemi” cümlesi de dâhil olmak üzere, Burston, kendi hükümetinin Gazze politikasını böyle yerden yere vurdu. Yazı İsrail kamuoyunda büyük tartışma yaratsa da, özellikle krizin İsrail’e bakan boyutu nedeniyle ciddi bir destekçi kitlesi de yakaladı. Kimsenin itiraz edemeyeceği şey ise, Gazze’nin içinde bulunduğu felâkete dair çizilen tablonun doğruluğuydu.

Çok fazla gündeme geldiği için belki ilgilerimizi çekme noktasında biraz zorlanıyor, ama Gazze’deki durum gerçek anlamda insanî bir faciaya doğru gidiyor. İsrail’in, sırf Hamas seçimleri kazandığı için 2007’den bu yana uygulamaya devam ettiği abluka, artık tahammül edilemez boyutlara ulaştı. Yaklaşık 2 milyon insanın, sadece ve sadece Hamas seçimlerden birinci çıktığından dolayı ölüme mahkûm edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Kendisini sıklıkla “Ortadoğu’nun tek demokrasisi” olarak tanımlayan İsrail tarafından.

***

Gazze ablukasının asıl konuşulması gereken yönü, ablukanın sürdürülmesinde Filistin Yönetimi ve Mısır’ın İsrail’i yüreklendiriyor ve teşvik ediyor oluşu. Hamas’ı zayıflatmak ve Gazze’den silmek için kara, hava ve denizden bölgeyi kuşatan İsrail, Araplar arasındaki siyasi rekabetten ve kavgadan besleniyor. Hamas düşmanlığı noktasında bazı Arap yönetimleriyle İsrail’in el ele veriyor oluşunu izlemek, Ortadoğu’nun mevcut yapısı ve politik bünyesi hakkında da ilginç ipuçları sunuyor.

Katar krizinde de gördüğümüz üzere, Araplar arasındaki iç çekişmeler, “dış düşman”ı sıklıkla unutturuyor. Bu bağlamda İsrail, hamasi nutuklarda bol bol malzeme olarak yer alırken, sorunların asıl kaynağının bölgedeki Müslüman ülkeler arasında bir türlü sona ermeyen çekişme ve düşmanlıklar olduğu gerçeğinin de gözlerden kaçırılmasına yarıyor.

Gazze ablukası, bu yönüyle, İslâm dünyasındaki iç çekişmelerin, kavgaların ve siyasi rekabetlerin de özeti durumunda. “Ama Hamas’a yarar” diyerek, binlerce insanın kasten ölüme sürüklenmesine alkış tutan siyasal yapılar, Müslümanların “dış düşman”a pek de ihtiyaç duymadığını da gözler önüne seriyor.

YENİ ŞAFAK

Bu haber 726 kez okudu
Etiketler :
Gazze:Aynamız
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
14 Kasım 2017 ve Okkupert
"Batılı devletlerle Rusya ve müttefikleri/uyduları arasında yeni bir soğuk savaş başlarsa, 14 Kasım 2017 tarihi bu savaşın kilometre taşlarından biri olarak kayda geçebilir."
Yeni sistemin bu yanlışlarından geri dönülmeli
Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer ortaöğretime geçişte uygulanacak yeni sisteme ilişkin eleştirilerini ve uyarılarını dile getiriyor.
Muhafazakar Kimlik Krizi ve Bir İlhad Dalgası Olarak Atatürkçülük
Kemalist resmi ideolojiye karşıtlığımız bazılarının zannettiği ya da görmek istediği gibi bir takıntı ya da alışkanlık veya şartlanmışlık değildir. Aynı şekilde salt politik de değildir; öncelikle ideolojik bir tutumdur, yani akidevidir!
Suudi Arabistan balistik füze tehdidi altında
Yemen’de belirli bölgelerde kontrolü elinde bulunduran Husi güçlerinin Suudi Arabistan’ı hedef alan son balistik füze saldırısı, Riyad açısından tehdidin giderek artmakta olduğunu gösteriyor.
Demircan Hoca’dan Ali Bulaç çıkışı
Bu şahsi kefalet yazısını bir kenara not edin; hatta varsa aklınızın, vicdanınızın ya da tanıklıklarınızın size kefil olmayı emrettiği başka tutuklular, onların adlarını da ekleyip öyle okuyun.
Kaldırın Kürtçeyi, Ankara’dan Bakan Yardımcısı geliyor!
"Öyle ya Ankara’dan gelenler görmeden Kürtçe tabela kaldırıldı diyelim, ya sokakta Kürtçe konuşan Yüksekovalılara rast gelirlerse ne yapacaklar? 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu gibi azarlayacaklar mı?"
Adalete açılan bir kapı
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, FETÖ soruşturmalarını geniş bir çerçevede ele alırken, yönetici kadrosundaki örgüt üyeleri ile legal bir cemaat yapılanmasına üye olduğunu düşünenlerin aynı maddeyle muamele görmesine Yargıtay'ın itiraz kararını işled
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
"Türkiye’den bir düşünce kuruluşu ya da bir üniversite Moskova’da Montreux rejimi hakkında bir toplantı düzenleyebilir"
Çıkmaz sokak
100 yıl önce İngilizlerin ve Fransızların bölgeye attığı neşterlerin yarası hâlâ kanamaya devam ederken, bugün onların yerini ABD ve Rusya almış durumda.
Kırmızı et üretimi bitiyor; olsun, ithalata devam!
Kırmızı et üretimi ilk 9 ayda, geçen yıla göre yüzde 12 geriledi. Üçüncü üç aylık dönemde kırmızı et üretimindeki gerileme yüzde 23 oranına ulaştı.
Değişim üzerine düşünmek
İnsan, özgür iradesine "düşünme" erdemini giydirdiği oranda fıtratına uygun değişim gösterirken; alt yapısında düşünce kısırlığı olan bir irade ile yola çıktığında ise değişimin acımasız yönüyle karşılaşacaktır.
Tarihi Kürt liderlerini aşağılamanın dayanılmaz hafifliği-2
Sosyal medyada, Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki Kürt ileri gelenlerine yönelik "aldatıldıkları" söyleminin aşağılama argümanı olarak kullanıldığını belirten Zafer Burakmak, dönemin Kürtlerin kaygılarını ve politikalarının dayanaklarını irdelemeyi sürdü
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı 'Türkiye'de ombudsmanlık kararları yüzde 53 uygulanıyor' Antalya'yı şiddetli yağış, fırtına ve hortum vurdu 'Terör örgütü üyelerinin en az 15 çocuğu var' Canikli: S-400 füzeleri satın alındı AK Partili Belediye Başkanı Tüm Camilerde 10 Kasım Mevlidi Okuttu YKS Temel Yeterlilik Sınavı tarihleri belli oldu Türkiye'de 27 bin 592 kişi organ nakli bekliyor Danıştay üyesi meslekten çıkarıldı Türkiye-Ermenistan sınırına kamera sistemi kuruldu
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası