• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Fırat Kalkanı'ndan çıkarılacak dersler
IŞİD'i sınırdan uzaklaştırma ve PYD'nin kontrolündeki bölgelerin birleşmesini engelleme amaçlı Fırat Kalkanı operasyonu, bir yıl önce 24 Ağustos'ta başlatıldı. Operasyonun amaçlarına ulaşıp ulaşmadığı tartışılırken, operasyondan çıkarılan dersler nele
25 Ağustos 2017 / 11:23

Serhat Erkmen'in DW Türkçe için operasyonun etkilerini irdelediği analizini ilginize sunuyoruz;

Fırat Kalkanı Operasyonu tam bir yıl önce bugün başladı. Yaklaşık 7 ay süren operasyon, 29 Mart 2017'de Milli Güvenlik Kurulu'ndan yapılan bir açıklamayla sona erdi. Son dönemde benzer bir operasyonun yeniden başlayacağı konuşuluyor. Bu nedenle, bir yılın muhasebesi önümüzdeki döneme de ışık tutabilecektir.

Fırat Kalkanı'yla hedeflere ulaşılabildi mi?

Fırat Kalkanı'nın temelde açıklanan iki stratejik hedefi bulunuyordu: Bunlardan birincisi, IŞİD'i Türkiye sınırından uzaklaştırıp, bu örgütün Türkiye'ye yarattığı tehdidi ortadan kaldırmaktı. İkincisi ise YPG'nin Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettiği bölgeleri birleştirmesini engellemekti. Operasyon bu iki stratejik hedef bağlamında değerlendirildiğinde başarıya ulaştı.

IŞİD, artık Türkiye topraklarından uzaklaştı. Geçen yıla kadar IŞİD'in kullandığı sınırlar bugün Türk ordusu ve müttefiki olan ÖSO gruplarının kontrolü altında. Yani, genel itibarıyla IŞİD, Türkiye'ye yönelik olarak Suriye ve Irak'tan eskisi gibi tehdit yaratamıyor. Fakat, IŞİD'den kaynaklanan terör tehdidi farklı bir biçimde sürüyor. Örgüt değişen yapısı nedeniyle hala Türkiye'deki destekçileri ve Suriye'nin diğer bölgelerinden geçerek Türkiye'ye gelen militanlarıyla Türkiye içinde defalarca saldırı girişiminde bulundu.Fakat bu saldırılarında bir kez hedefine ulaşabildi. Bu durum, örgütün Türkiye'ye yönelik tehdidinin değiştiğini fakat bu tehdidin geçen seneden farklı özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, bu yeni tehdidi ne Fırat Kalkanı ne de başka bir benzeri askeri operasyon durdurabilir. Yeni tehdidi engellemenin yolu güçlü bir istihbarat ve örgütü anlamaktan geçiyor ki, Türkiye'nin bu bağlamda ilerleme kaydettiği anlaşılıyor. 

Nahost-Experte Serhat Erkmen

Ortadoğu uzmanı Serhat Erkmen

Fırat Kalkanı'nın YPG'yle mücadele bağlamındaki etkisi de benzer. PYD'nin iki bölgeyi birleştirmesi engellendi ve bu tartışmasız bir başarıdır. Ancak, geçen süre zarfında PYD, Fırat'ın doğusunda ABD'nin, Halep'in kuzeyinde ise Rusya'nın korumasını sağladı. Elbette, ABD ve Rusya'nın PYD'ye desteğinin niteliği aynı değil. ABD, neredeyse kayıtsız-şartsız devasa bir askeri destek sunarken, Rusya bazen fiziki bazen de siyasi koruyucu rol oynuyor.

Fırat Kalkanı'nın diğer bir hedefi de bölgede adı konulmamış bir güvenli bölge oluşturmaktı. Bu bölge hem rejimden kaçan muhaliflere hem de gerek Suriye içinde gerekse Türkiye'den geri dönmek isteyen sivillere sığınak sağlayacaktı. Bu nedenle önceki analizlerimizde Fırat Kalkanı'nın askeri boyutunun bittiğini ancak siyasi ve insani boyutunun sona ermediğini yazmıştık. Geçen süre zarfında Cerablus, Çobanbey, El Bab ve Azez'de sivil projeler geliştirildi. İnsanlar daha iyi şartlarda yaşamak için çabalıyor. Bazı bölgelerde de gözle görülür ilerleme var. Ancak, diğer bölgelerden gelenlerin de artmasıyla birlikte bölgede demografik bir kargaşa yaşanmıyor değil. Üstelik üretim imkanlarının kısıtlı olduğu, ekonomik faaliyetlerin sürekli desteğe ihtiyaç duyduğu bir ortamda gündelik yaşamın çok hızlı iyileşmesini beklemek gerçekçi değil. Özetle, Fırat Kalkanı Türkiye desteklediği sürece güçlü bir koruma duvarına sahip, güvenli bir alana dönüştü. Fakat, bölgede yaşamın iyileştirilmesi için yıllarca sürecek bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm yaşandığı unutulmamalı.

Syrien Explosionen in Aleppo

Fırat Kalkanı operasyonu yaklaşık yedi ay sürdü

Fırat Kalkanı'ndan ne gibi dersler çıkarılabilir?

Fırat Kalkanı'ndan çıkarılabilecek ilk ders, Suriye ve Irak'taki iç çatışmalarda askeri güç kullanımının en doğrudan ve somut sonuç üreten yöntem olduğudur. Rusya, İran ve ABD gibi Türkiye de ulusal çıkarlarını korumak ya da kendisine yönelen tehditleri engellemek için askeri güce başvurduğunda sahadaki etkinliğini artırdı. Ancak şu noktanın altını çizmek gerekir. Türkiye, Fırat Kalkanı'ndaki stratejik hedeflerine ulaşabilmek için ciddi bedeller ödedi. Son derece zor hava ve saha şartları altında IŞİD gibi ölüm makineleriyle dolu bir örgüte karşı şehir savaşı yürütmek son derece zordu. Bu anlamda bakıldığında Türk askerlerinin zor koşullar altında görev yaptığı unutulmamalıdır.

İkinci ders bölgedeki güç dengesi dikkate alınmadan hiçbir devletin askeri güç kullanmasının mümkün olmadığıdır. Fırat Kalkanı, Türkiye için çok özel bir dönemde başlamıştı. Fakat, bölgesel denklemin etkisi de küçümsenemez. Operasyon sırasındaki ABD'den istediği desteği alamaması, Rusya'nın en kritik anlarda sahada Suriye üzerinden gönderdiği askeri "mesajlar" operasyonun süresini, kapsamını ve biçimini etkiledi. Ancak bu olgu sadece Türkiye'yi değil diğer ülkeleri de etkileyen bir faktör.

Muhtemelen çıkarılabilecek üçüncü ders, sahadaki yerel unsurlarla koordinasyonun sağlanması. Suriye'deki iç savaş askeri uzmanların üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapabileceği pek çok örnek sunuyor. Fırat Kalkanı da bunlardan birisi. Operasyonun başladığı an ile bittiği an arasında işbirliğinin gelişimi incelendiğinde Türkiye'nin ÖSO hakkındaki tecrübesinin nasıl arttığı anlaşılabilir. Nitekim, Fırat Kalkanı sona erdikten sonra ÖSO militanlarının eğitiminin devam etmesi ve sayısının artması dikkate alındığında Türkiye'nin bu süreçten önemli bir tecrübeyle ayrıldığı söylenebilir.

Syrien Zerstörung

Fırat Kalkanı ile Cerablus ve El Bab IŞİD'ten temizlendi

Fırat Kalkanı'na ilişkin çıkarılabilecek diğer bir ders, toplumsal uyumun sağlanmasıdır. Bu bağlamda Fırat Kalkanı'ndan tüm bölge ülkelerinin çıkarabileceği bir ders bulunuyor. Bir bölgede çatışma sona erdikten sonra o bölgeyi insansızlaştırmak, demografik yapısını zorla ve sistematik olarak dönüştürmek ya da bölge halkını göçe zorlamak yerine sivil tedbirler yoluyla yaşam yeniden inşa edilebilir. Bu bağlamda ABD'nin de Rusya'nın da Fırat Kalkanı'ndan çıkaracağı çok ders var. PYD kontrolündeki bölgelerdeki zorla göç ettirme örnekleri, Fırat Kalkanı'nda yaşanmadı. Tersine saha diğer bölgelerden göçe açık hale geldi.

Son olarak bir hususun daha altı çizilebilir. Suriye sahası o kadar değişken ki, bir askeri operasyondaki başarı, çatışmanın sonunu getirmiyor. Rusya ve Şam yönetimi Halep'i kontrol etti, Deir ez Zor'a doğru yürüyor; ABD, Kobani'yi kurtardı, Rakka'ya ilerliyor; Türkiye ise IŞİD'i sınırdan uzaklaştırdı, PYD kontrolündeki bölgelerin birleşmesini engelledi, şimdi de Afrin'i gündemde tutuyor. Sanırım bu bağlamda çıkarılacak ders Fırat Kalkanı dahil her bir askeri operasyonun nihai adımdan ziyade bir sonraki aşamanın ilk adımı olarak görülmesidir. Bu da Fırat Kalkanı'nın devamını beklemek gerektiğini düşündürüyor.

DW Türkçe

Bu haber 1134 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası