• BIST
    106.535
  • Altın
    146,721
  • Dolar
    3,4890
  • Euro
    4,1635
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Fırat Kalkanı'ndan çıkarılacak dersler
IŞİD'i sınırdan uzaklaştırma ve PYD'nin kontrolündeki bölgelerin birleşmesini engelleme amaçlı Fırat Kalkanı operasyonu, bir yıl önce 24 Ağustos'ta başlatıldı. Operasyonun amaçlarına ulaşıp ulaşmadığı tartışılırken, operasyondan çıkarılan dersler nele
25 Ağustos 2017 / 11:23

Serhat Erkmen'in DW Türkçe için operasyonun etkilerini irdelediği analizini ilginize sunuyoruz;

Fırat Kalkanı Operasyonu tam bir yıl önce bugün başladı. Yaklaşık 7 ay süren operasyon, 29 Mart 2017'de Milli Güvenlik Kurulu'ndan yapılan bir açıklamayla sona erdi. Son dönemde benzer bir operasyonun yeniden başlayacağı konuşuluyor. Bu nedenle, bir yılın muhasebesi önümüzdeki döneme de ışık tutabilecektir.

Fırat Kalkanı'yla hedeflere ulaşılabildi mi?

Fırat Kalkanı'nın temelde açıklanan iki stratejik hedefi bulunuyordu: Bunlardan birincisi, IŞİD'i Türkiye sınırından uzaklaştırıp, bu örgütün Türkiye'ye yarattığı tehdidi ortadan kaldırmaktı. İkincisi ise YPG'nin Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettiği bölgeleri birleştirmesini engellemekti. Operasyon bu iki stratejik hedef bağlamında değerlendirildiğinde başarıya ulaştı.

IŞİD, artık Türkiye topraklarından uzaklaştı. Geçen yıla kadar IŞİD'in kullandığı sınırlar bugün Türk ordusu ve müttefiki olan ÖSO gruplarının kontrolü altında. Yani, genel itibarıyla IŞİD, Türkiye'ye yönelik olarak Suriye ve Irak'tan eskisi gibi tehdit yaratamıyor. Fakat, IŞİD'den kaynaklanan terör tehdidi farklı bir biçimde sürüyor. Örgüt değişen yapısı nedeniyle hala Türkiye'deki destekçileri ve Suriye'nin diğer bölgelerinden geçerek Türkiye'ye gelen militanlarıyla Türkiye içinde defalarca saldırı girişiminde bulundu.Fakat bu saldırılarında bir kez hedefine ulaşabildi. Bu durum, örgütün Türkiye'ye yönelik tehdidinin değiştiğini fakat bu tehdidin geçen seneden farklı özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, bu yeni tehdidi ne Fırat Kalkanı ne de başka bir benzeri askeri operasyon durdurabilir. Yeni tehdidi engellemenin yolu güçlü bir istihbarat ve örgütü anlamaktan geçiyor ki, Türkiye'nin bu bağlamda ilerleme kaydettiği anlaşılıyor. 

Nahost-Experte Serhat Erkmen

Ortadoğu uzmanı Serhat Erkmen

Fırat Kalkanı'nın YPG'yle mücadele bağlamındaki etkisi de benzer. PYD'nin iki bölgeyi birleştirmesi engellendi ve bu tartışmasız bir başarıdır. Ancak, geçen süre zarfında PYD, Fırat'ın doğusunda ABD'nin, Halep'in kuzeyinde ise Rusya'nın korumasını sağladı. Elbette, ABD ve Rusya'nın PYD'ye desteğinin niteliği aynı değil. ABD, neredeyse kayıtsız-şartsız devasa bir askeri destek sunarken, Rusya bazen fiziki bazen de siyasi koruyucu rol oynuyor.

Fırat Kalkanı'nın diğer bir hedefi de bölgede adı konulmamış bir güvenli bölge oluşturmaktı. Bu bölge hem rejimden kaçan muhaliflere hem de gerek Suriye içinde gerekse Türkiye'den geri dönmek isteyen sivillere sığınak sağlayacaktı. Bu nedenle önceki analizlerimizde Fırat Kalkanı'nın askeri boyutunun bittiğini ancak siyasi ve insani boyutunun sona ermediğini yazmıştık. Geçen süre zarfında Cerablus, Çobanbey, El Bab ve Azez'de sivil projeler geliştirildi. İnsanlar daha iyi şartlarda yaşamak için çabalıyor. Bazı bölgelerde de gözle görülür ilerleme var. Ancak, diğer bölgelerden gelenlerin de artmasıyla birlikte bölgede demografik bir kargaşa yaşanmıyor değil. Üstelik üretim imkanlarının kısıtlı olduğu, ekonomik faaliyetlerin sürekli desteğe ihtiyaç duyduğu bir ortamda gündelik yaşamın çok hızlı iyileşmesini beklemek gerçekçi değil. Özetle, Fırat Kalkanı Türkiye desteklediği sürece güçlü bir koruma duvarına sahip, güvenli bir alana dönüştü. Fakat, bölgede yaşamın iyileştirilmesi için yıllarca sürecek bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm yaşandığı unutulmamalı.

Syrien Explosionen in Aleppo

Fırat Kalkanı operasyonu yaklaşık yedi ay sürdü

Fırat Kalkanı'ndan ne gibi dersler çıkarılabilir?

Fırat Kalkanı'ndan çıkarılabilecek ilk ders, Suriye ve Irak'taki iç çatışmalarda askeri güç kullanımının en doğrudan ve somut sonuç üreten yöntem olduğudur. Rusya, İran ve ABD gibi Türkiye de ulusal çıkarlarını korumak ya da kendisine yönelen tehditleri engellemek için askeri güce başvurduğunda sahadaki etkinliğini artırdı. Ancak şu noktanın altını çizmek gerekir. Türkiye, Fırat Kalkanı'ndaki stratejik hedeflerine ulaşabilmek için ciddi bedeller ödedi. Son derece zor hava ve saha şartları altında IŞİD gibi ölüm makineleriyle dolu bir örgüte karşı şehir savaşı yürütmek son derece zordu. Bu anlamda bakıldığında Türk askerlerinin zor koşullar altında görev yaptığı unutulmamalıdır.

İkinci ders bölgedeki güç dengesi dikkate alınmadan hiçbir devletin askeri güç kullanmasının mümkün olmadığıdır. Fırat Kalkanı, Türkiye için çok özel bir dönemde başlamıştı. Fakat, bölgesel denklemin etkisi de küçümsenemez. Operasyon sırasındaki ABD'den istediği desteği alamaması, Rusya'nın en kritik anlarda sahada Suriye üzerinden gönderdiği askeri "mesajlar" operasyonun süresini, kapsamını ve biçimini etkiledi. Ancak bu olgu sadece Türkiye'yi değil diğer ülkeleri de etkileyen bir faktör.

Muhtemelen çıkarılabilecek üçüncü ders, sahadaki yerel unsurlarla koordinasyonun sağlanması. Suriye'deki iç savaş askeri uzmanların üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapabileceği pek çok örnek sunuyor. Fırat Kalkanı da bunlardan birisi. Operasyonun başladığı an ile bittiği an arasında işbirliğinin gelişimi incelendiğinde Türkiye'nin ÖSO hakkındaki tecrübesinin nasıl arttığı anlaşılabilir. Nitekim, Fırat Kalkanı sona erdikten sonra ÖSO militanlarının eğitiminin devam etmesi ve sayısının artması dikkate alındığında Türkiye'nin bu süreçten önemli bir tecrübeyle ayrıldığı söylenebilir.

Syrien Zerstörung

Fırat Kalkanı ile Cerablus ve El Bab IŞİD'ten temizlendi

Fırat Kalkanı'na ilişkin çıkarılabilecek diğer bir ders, toplumsal uyumun sağlanmasıdır. Bu bağlamda Fırat Kalkanı'ndan tüm bölge ülkelerinin çıkarabileceği bir ders bulunuyor. Bir bölgede çatışma sona erdikten sonra o bölgeyi insansızlaştırmak, demografik yapısını zorla ve sistematik olarak dönüştürmek ya da bölge halkını göçe zorlamak yerine sivil tedbirler yoluyla yaşam yeniden inşa edilebilir. Bu bağlamda ABD'nin de Rusya'nın da Fırat Kalkanı'ndan çıkaracağı çok ders var. PYD kontrolündeki bölgelerdeki zorla göç ettirme örnekleri, Fırat Kalkanı'nda yaşanmadı. Tersine saha diğer bölgelerden göçe açık hale geldi.

Son olarak bir hususun daha altı çizilebilir. Suriye sahası o kadar değişken ki, bir askeri operasyondaki başarı, çatışmanın sonunu getirmiyor. Rusya ve Şam yönetimi Halep'i kontrol etti, Deir ez Zor'a doğru yürüyor; ABD, Kobani'yi kurtardı, Rakka'ya ilerliyor; Türkiye ise IŞİD'i sınırdan uzaklaştırdı, PYD kontrolündeki bölgelerin birleşmesini engelledi, şimdi de Afrin'i gündemde tutuyor. Sanırım bu bağlamda çıkarılacak ders Fırat Kalkanı dahil her bir askeri operasyonun nihai adımdan ziyade bir sonraki aşamanın ilk adımı olarak görülmesidir. Bu da Fırat Kalkanı'nın devamını beklemek gerektiğini düşündürüyor.

DW Türkçe

Bu haber 676 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Kürdistan'a 'ikinci İsrail' olacak diye karşı çıkanlar buyursun 'ikinci Türkiye' yapsınlar
"Kürdistan ille de bir ülkenin “ikinci”si olacaksa niçin “İkinci Türkiye” olmak dururken “İkinci İsrail” olsun ki? IKBY ile iyi ilişkilerimizi koruyup geliştirir ve IKBY’yi Siyonistlerin yahut sair emperyalistlerin yardımlarına muhtaç etmez isek..."
AB-ABD savaşı fena tırmanıyor
"Uzmanlar Apple'ın sadece ilk cephe olduğunu; McDonald's, Amazon, Starbucks ve Fiat Chrysler'in de cezalara maruz kalabileceğini belirtmekteler."
En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir:Bu toplum nereye gidiyor?
"En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"
Bir camiden daha fazlası
"Ciddi bir dahlimiz olmadan elimize gelen böyle bir imkânın en iyi şekilde değerlendirilmesi, bizim sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu yerine getirmezsek, aynı imkân geldiği gibi gidiverir."
"Cenazedeki provokasyon, Ergenekon'un yeniden sahneye çıkışıdır"
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesinde yaşanan provokatfi saldırıya ilişkin bir çok kesimden tepki geldi. Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı ise saldırıyı Ergenekon'un tekrar sahneye çıkışı olarak değerlendirdi.
Federalizm gecikirse bağımsızlık kaçınılmaz
"O halde Türkiye niçin bu referanduma karşı çıkıyor? Tabi ki Suriye nedeniyle… Yani Irak’ın Suriye için örnek teşkil edeceğinden, bugün Irak’ta kabul edilecek Kürt bağımsızlığının yarın Suriye’de PYD için de doğal bir hak olarak görülebileceğinden endişe
Ölülere Biraz Saygı...
"Öyle cenazeye/ölüye saldırılmaz. Başta da ifade ettiğimiz gibi; hangi ideolojiye, fikir dünyasına, zihin yapısına sahip olunursa olunsun, insan evladı olan bütün kesimlerin kabul edemeyeceği bir şey bu."
Hükümete lanetlemenin ötesinde büyük sorumluluk düşüyor
İktidara ‘lanetlemenin’ ötesinde büyük sorumluluk düşüyor. Küçük bir grubun yaptığı bir saldırı olarak geçiştirilemez. Bu saldırı, her yönüyle açığa çıkarılmalı ki, geçmişte yaşadığımız toplumsal acılar tekrar etmesin…
Kral var mı Kral kim?
"Eğer “Gölgede” kalan birileri varsa ve onlar bir şekilde “Darbe” sürecinde yol almışlarsa, “Darbe” damarı henüz kurutulmamış demektir."
Suudi Arabistan’ın Sancıları
"Muhammed bin Selman saray içinde bir tasfiye ve etkisizleştirme politikası izliyor. Kraliyet ailesi içinde ayağına takılacaklarını ve politikasını icra etmesine engel oluşturacaklarını tahmin ettiği bazı prensleri etkisizleştirmeye çalışıyor."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı Üniversitelere ek yerleştirme sonuçları açıklandı Fakıbaba'dan içecek açıklaması Tarım işçilerini taşıyan traktör devrildi: 16 yaralı Adıyaman çiftçisinin tütün telaşı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası