• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Fındığın adaletle, işçiliğinin Kürt Sorunu ile ilgisi
"Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır."
24 Eylül 2017 / 22:34

Zafer Burakmak yazdı;

Muhalefet, doğası gereği iktidarın eksiklerini, hatalarını görüp, düşmanında bulduğu nasıra basar gibi yüklenir. Bu nedenle hükümet, eksiklerini gidermeye, hata yapmamaya ve varsa muhaliflerince suiistimal edilecek mağduriyetleri gidermeye çalışır, çalışmalıdır.

Ana muhalefet partisi CHP, Karadenizlilerin fındık meselesinde hatalar görmüş olacak ki Ordu’dan Giresun’a kadar “Fındık İçin Adalet” yürüyüşü düzenledi. Kemal Kılıçdaroğlu, 3 gün süren yürüyüşün sonunda Giresun’da yapılan mitingde bir konuşma yaptı. Bol keseden vaatler yağdırdı. Muhalefetin doğasında vardır; sorunları büyütüp, çözüm önerilerini bol keseden yağdırır. CHP ve Kılıçdaroğlu’nun siyasi argüman olarak kullanması bir yana fındık konusunda sorunlar yok mu? Elbette var. Peki CHP’yi 3 gün yürüten ve Kemal Kılıçdaroğlu’na ateşli bir konuşma yaptıran “fındık ve adalet” konusunda solcu geçinen bir partinin aklına hiç mi işçiler gelmez?

Önce fındık üreticileriyle başlayalım; Bir ürün düşünün ki, dünyada yüzde 70-80’ini Türkiye üretiyor. Türkiye’yi İtalya % 13, Azerbaycan % 5, ABD %4,5 ve Gürcistan %4 ile takip ediyor. Bu muazzam bir imkan. Ancak bu imkanı yeteri kadar kullanabildiğimiz söylenemez.

Türkiye, ürettiği fındığın yaklaşık %80’ini ihraç ediyor. En çok ihraç ettiği ülkeler Avrupa ülkeleri. Ancak bu ülkelerin satın aldıkları fındıkların hepsini tükettiğini sanmayın. Türkiye’den aldıkları fındıkları önemli ölçüde (%80`i) çikolata ve şekerleme sanayiinde hammadde olarak kullanıyorlar. Türkiye, 2015 yılında fındık ihracatından 2 milyar 800 milyon dolar kazandığı için övünmekten bihâl düşedursun, bir İtalyan çikolata markası olan Nutella, Türkiye’den aldığı fındıkları kullandığı ürünlerle yıllık yaklaşık 11 milyar dolarlık ciro yapıyor. Evet sadece Nutella, günde bir  milyon ton sattığı ürününde ne kadar Türkiye fındığı kullanıyor dersiniz? Çikolata ve şekerlemelerin vazgeçilmezi fındığın yüzde 80’ini üreten ülkenin bir ‘Nutella’sı yoksa “fındıktan para kazanıyorum” değil “kazandırıyorum” demeli. Dolayısıyla Karadenizli bir üreticinin, ürettiği fındığın market rafında fahiş fiyatla satıldığını görünce öfkelenmesi ve emeğinin karşılığını aldıracak politikalar ve yatırımlar beklemesi anlaşılabilir bir durum. 

Gelelim ikinci konuya; Medyanın yürüyüşe ilgisi ve oluşan kamuoyundan görüldüğü üzere fındık, ülkedeki herkesi ilgilendiriyor. Ancak özellikle bölgemizden ayrı bir ilginin olduğu aşikar. Bu ilgi, ülkenin ekonomik bir değerine verilen hassasiyetten ziyade, fındığın işçiliğiyle ilgili. Diyarbakır’dan, Batman’dan, Urfadan söz ediyoruz. Her yıl bölgemizden on binlerce işçi Karadeniz’e fındık toplamaya gidiyor. Fındığın fiyatı üzerinden gündeme gelen “Hak ve Adalet” konuşmalarında pek yer bulamasa da söz konusu kelimelere en hasret alanlardan biri de işçiliğidir. Meselenin ciddi bir hak ve adalet süzgecinden geçirilmesi gerekmektedir. Çünkü fındık işçilerinin ulaşımdan, barınmaya, çalışma şartlarından, sosyal güvenceye ve yine ücretlendirmeye kadar birçok konuda ciddi sorunları bulunuyor.

Barınma konusunun geçen yıllara göre daha insanileştirildiği görülse de hala derme çatma çadırlarda ya da ahırlardan bozma yapılarda işçilerin yaşamak zorunda kaldıkları biliniyor. Kimileri okulların bahçelerinde kimileri ise koridorlarında barındırılıyor. Kimi yerlerde işçilerin gelmeye yakın dönemlerinde ahırlardaki hayvanlar başka bir yere alınıp, ahır kireçlenmekte biraz çevre düzenlemesi ile işçilerin hizmetine! sunulmaktadır. Halbuki ortak bir dayanışma ile cami, taziye evi hatta okul inşa etme erdemini gösteren bölge halkının, her yıl bahçelerinde çalışan işçiler için de evler inşa etmeleri bu sorunu büyük ölçüde çözecektir. Birkaç köy, merkezi bir alanda, ortak bir dayanışma ile işçilerin insani standartlarda barınabilecekleri prefabrik yapılar inşa edebilirler.

Yine iş kazalarına karşı herhangi bir sosyal güvencenin olmaması büyük bir sorun olarak hala duruyor. Hastalanan işçiler ve yakınları maddi durumlarının zayıflığından kaynaklı hastanelere gitmekten bile korkuyor.

Ulaşımda yaşanan sorunların ve yerli halkın işçilere dönük olumsuz yaklaşımlarının da zikredilmesi gerekmektedir. Milliyetçi duygularının baskın olduğu Karadeniz halkı, her yıl işçi olarak köylerine gelen on binlerce Kürt ile kaynaşma iradesini göstermiş olsa da kötü örnekler yaşanmıyor değil. Ve maalesef kimi zamanlar saldırılar da meydana geliyor. Bu sezon da Samsun’da gece saatlerinde fındık işçilerinin çadırı, köy yolu üzerinden silahla taranmış ve çadırda uykuda olan bir kadın yaşamını yitirmiş, bir kadın yaralanmıştı.  

Farklı sorunları da sıralamak mümkün ancak -geçmişe nazaran daha insanileştirilse de- barınma sorunu ve işçilere insani yaklaşım problemlerinin altını özellikle çizmek gerekmektedir. Meselenin bir işçi hakları sorununun da ötesinde bir öneme sahip olduğu unutulmamalı. Bu alanda yaşanan hak ihlalleri, Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa da olumsuz yansımaktadır. Çünkü, Karadeniz ya da diğer bölgelere daha çok kırsal kesimden ve şehirlerin varoşlarından insanlar gidiyor. Bulundukları bölgelerden ilk kez çıkan özellikle genç kesim, İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya gibi Türkler ile Kürtlerin iç içe yaşadığı toplumlara şahit olmadan, Türk toplumuyla ilk karşılaşmalarını, haksızlık ve aşağılanma psikolojisi altında yaşamaktadırlar. Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğinden bihaber genç nüfusun, kısa süreli de olsa duyacağı tepkinin kimi kesimlerce nasıl kullanılabileceğini tahmin etmek zor değil. Herkes gibi bu gençlerin de dünyayı algılama ve yorumlama muhakemeleri, yaşadıkları ve şahit oldukları üzerinden şekilleniyor.  Ekonomik bir zorunluluk olarak köyünden Karadeniz’e giden bir gencin, kötü şartlar altında mağduriyet psikolojisine kapılması bir tepkiselliğe neden olacaktır. Ve bu tepkisellik, Kürt Sorunu’nun şiddete dönüşmesine bir ivme olarak yansır.

Buna karşılık olumlu gelişmeler de yaşanmıyor değil. Söz konusu risk analizinin yapıldığından mıdır bilinmez ancak özellikle çocuk işçiliğinin önlenmesi adına güzel bir proje yürütüldü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Uluslararası Çalışma Örgütünün birlikte yürütmüş olduğu Tarımda Çocuk İşçiliğinin Sonlandırılması Model Çalışması Projesi kapsamında...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 354 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Her yıl kural değiştiren ÖSYM'ye: Madem kaldıracaktınız neden getirdiniz?
Bir önceki sınavda birçok öğrencinin canını yakan uygulamaların bu sene bir açıklamayla kaldırılmasını sorgulayan Abbas Güçlü, "Madem kaldırılacaktı, neden getirdiniz?... Sınavı iptal edilenlerden özür dilenecek mi?" diye sordu.
"Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?"
"Şimdi Irak Anayasası’na Kerkük’ün Türklüğünü vurgulayan bir madde mi eklenecek? Kerkük’te raconu bundan böyle Türkmenler mi kesecek? Yok öyle bir şey."
Barzani kaybetti de sen ne kazandın?
"Kerkük düştü diye zil takıp oynayan kardeşim!.. Düştüyse İran’ın eline düştü, senin payına ne düştü ki çığlık çığlığasın böyle?... Hani sen Barzani için İsrail’e çalışıyor, Almanların piyonudur, Amerika’nın ajanıdır diyordun ya, hiçbiri sahip çıkmadı."
Okul sayısı başarı tamam, ya nitelik? Bahçeli istemişse sınav kalkabilir öyle mi?
"Sorun AK Parti’nin yaptıkların rakamlarla anlatması değil. Sorun, AK Partinin yaptıklarını sadece rakamlara indirgemesindedir. Nitelikle değil, sadece rakamlarla konuşuyor olmasındadır."
"Lise öğrencisi eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü" Burada bir tuhaflık yok mu?
"Helin 16 yaşında. Eğer Helin'in, “eski erkek arkadaşı” ile ailesinin zoru ile evlendirilmesine kalkılsaydı, ona “çocuk gelin” denecekti. “Eski erkek arkadaşı” tarafından öldürüldü ve manşetler “kadın cinayeti” olarak atıldı. Burada bir tuhaflık yok mu?
Mardin’de gündelik hayat
Karar Gazetesi yazarı Yıldız Ramazanoğlu, Mardin'e yaptığı ziyareti köşesine taşıdı.
Korku, susturanda zulüm, susturulanda öfke biriktirir
Devlet ve örgüt gibi organizasyonların, değer vermek gibi ikna yöntemleri yerine korku duvarları üzerinden toplumları yönetmenin yollarını keşfetmenin üzerinden bin yıllar geçti.
Haşdi Şabi Kimdir ve Kime Hizmet Ediyor?
Haşdi Şabi, İran’ın Irak’da sevk ve idare ettiği, eğittiği, donattığı ve finansmanını sağladığı bir paramiliter terör örgütüdür. Haşdi Şabi’yi en doğru anlatan kanıt, ele geçirdiği şehirlerde yaptığı katliam ve zulümlerdir.
Yemen’de neler oluyor?
Türkiye’ye yakın coğrafyada yaşanan sıcak gelişmeler nedeniyle Yemen gibi nispeten uzak bölgelerde olup bitenler gündemde kendine yer bulamıyor.Oysa oralarda da bölgeyi sağlıklı bir şekilde okuyabilmek için dikkatlerden kaçırılmaması gereken olaylar oluyo
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak, Bylock üzerinden yapılan kimi uzman görüşlerini ve Gültekin Sincar'ın mağduriyetini işlemiş.
Kuş besleyicisi hastalığı
Hastalık, kuşlara ait döküntülerde veya kuşların tüylerinde bulunan proteinlere maruz kalmak suretiyle gelişir.
Türkiye, Irak’a müdahale edebilir mi?
"İran/Irak ilişkisi veri alındığında Türkiye’nin Kürtlerle karşı karşıya getirilmesinin arzu edildiğini tasavvur etmek zor değil. Ama Türkiye’nin Irak toprağında söz sahibi olmasını beklemek sadece bir hayal..."
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı EPDK Başkanı Yılmaz: Sistemde kaçak akaryakıt kalmadı 'Öcalan öldü' iddiasına savcılıktan yalanlama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası