• BIST
    104.001
  • Altın
    145,669
  • Dolar
    3,5083
  • Euro
    4,1894
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir:Bu toplum nereye gidiyor?
"En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"
16 Eylül 2017 / 12:29

Karar Gazetesi yazarı Elif Çakır, Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesine yapılan saldırıda siyasilerin kullandıkları dilin de etkili olduğunu vurguladı. 

Çakır şu ifadeleri yazdı; "Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesini defnettirmeyen o kalabalıkta, o başımızı önümüze eğdiren utançta hiçbirimiz kusura bakmasın, hepimizin payı var. An, başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin, muhasebe etmenin anıdır.

Farkında değiliz ama bu yaşanan insanlıkdışı saldırıda, maalesef kutuplaşmayı yaratan, nefreti körükleyen söylemlerin etkisi büyük. Zira bir yandan söylemlerimizle, özellikle toplumda örnek teşkil eden, toplumu yönlendiren, siyasetçilerimiz sorumluluklarının bilincinde olmalıdır. En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?"

AYSEL TUĞLUK: SÜRECİN SEKTERE UĞRATILMASINDA BİZ DE BÜYÜK HATALAR YAPTIK, İKİ TARAFIN DA HATASI OLDU

"PKK’nın “Çözüm” sürecini sona erdiren kanlı eylemlerine ses çıkarmayan hatta destek veren HDP’nin bu günahını hiç kimse hoş göremez ancak toplumun birliğini ve barışını tehlikeye atacak gelişmeler ayrımcılığı besler. Yani PKK’nın ekmeğine yağ sürer." diyen yazar, HDP'li Sırrı Sakık ve Aysel Tuğluk ile yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin ise şunları yazdı;

Evvelsi gün HDP’li siyasetçi Sırrı Sakık’ı aradım. İki sebeple. Sırrı Sakık cenazedeydi ve yaşananlara şahit olan bir isimdi.

Cenazenin neden akşam vaktine bırakıldığını ve defin esnasında neler yaşandığını sordum.

Şunları söyledi:

“Biz cenazeyi defin için gerekli bütün hazırlıklarımızı tamamladık ancak Aysel Hanım’ın cezaevinden çıkış izin işlemleri gecikti. Defin işlemi mecburen akşam saatine kaldı. Hatun Ana uzunca zamandır hastanede yatıyordu. Hastaydı. Bir oğlunu cezaevinde kaybetmiş, derin acılar yaşamış bir anne. Ve kızı daha sık ziyaret edebilsin diye İncek’e gömülmeyi vasiyet etmiş.”

“Bakın benim eşim vefat ettiğinde belediyeden mezarlık izni alamamıştım. Belediye gömdürmemişti. Oğlumu kaybettim, aynı acıları yaşadım. Ancak bu şekilde bir saldırı, bir öfke ilk kez yaşanıyor. Bir cenaze gömüldüğü yerden çıkartılmamıştı.”

“Biz tam defnederken önce 15-20 kişilik bir grup geldi. Cenazenin başında bağırdılar ‘Buraya Kürdü, Aleviyi, Ermeniyi gömdürmeyiz’ diye. Sonra gittikçe saldırganların sayısı fazlalaştı. O sırada ben ve arkadaşlarım İçişleri Bakanına ulaşmaya çalıştık. Durumun vahametini anlattık. Uzunca bir süre takviye polis gelmedi. Bakın, bir buçuk saat süren korkunç bir linçe maruz kaldık. Bakın ben Hûda’dan başka kimseye övgüler yağdıran birisi değilim. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakanlığı döneminde çözüm sürecini başlattığında, Meclis kürsüsünde ‘Bu topraklarda akan kanı durduracaksınız, barışı getireceksiniz. Allah sizden razı olsun’ diye seslendim kendisine. Şimdi geldiğimiz sürece bakın. Toprağın altında bile buluşmayı beceremiyorsak, cenazelerimiz topraktan çıkartılma eşiğine getirilmişse bu iklim nasıl oluştu. Bu iklimi yaratan siyasetçilerin günahı yok mu? Bu topraklar hepimizin değil mi? Hepimizin oturup bu iklimin nasıl oluştuğunu sorgulaması gerekiyor.”

***

Sırrı Sakık’la görüştüğümde Aysel Tuğluk’a başsağlığı dileğimi iletmesini de istedim. Dün Aysel Hanım aradı. Yaşadıklarından dolayı kendisine hem geçmiş olsun diledim hem de başsağlığı.

Aysel Tuğluk’un söylediklerini önemsedim. Sizlerle de paylaşma gereği hissettim:

“Keşke annemi tanımış olsaydınız. Çok büyük acılar yaşamış ve her daim barıştan yana olmuş bir anneydi. Askerlerin şehit cenazeleri geldiğinde gözyaşları dökerdi. En büyük temennisi bu ülkede yaşanan acıların bitmesi, bu ülkeye barışın, uzlaşının gelmesiydi. Bunu görmek istedi.”

“Annemin cenazesine yapılan saldırı büyük bir vahşet. Ancak bu saldırıya karşı toplumdan tek ses halinde gelen lanetleme, kınama beni umutlandırdı. Annemin cenazesi umut ederim ki bazı şeyleri sorgulamamıza gözden geçirmemize sebebiyet versin. Barışa karşı umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini bir kez daha anladım. Çözüm süreci bitmemiş olsaydı bunu yaşamamış olabilirdik. Nasıl bu hale geldik. Biz de tabii ki barış sürecinin sekteye uğramasında büyük hatalar yaptık. İki tarafın da hataları oldu. Umarım annemin cenazesinde yaşanan bu hadise başka umutların kapısını açsın. Çünkü toplumsal uzlaşmadan başka, barıştan başka çıkış yolumuz yok.”

Hükümet yetkilileri saldırganlar için “Bunun hesabını verecekler” diyor. Hesabı sorulsun. Çünkü mesele Aysel Tuğluk’un annesi meselesi değil. Bugün bunun hesabı sorulmazsa yarın daha büyük vahşetler yaşanmasının yolunu açar. Madımak, 6-7 Eylül’ler bu ülkede yaşandı çünkü.

Bu haber 455 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
BM kürsüsünde ‘modern zamanlar’ Hitler’i
"Bu ifade tarzı ve hedeflerin “toplu yok etmeye” dayandırılması tehlikelidir ve “Önce Amerika” diyerek en sağdan merkeze, oyları toplayarak gelen bir “süper güç başkanının” beyninin arkasında “Hitlervari” yaklaşımlar olduğunu göstermesi açısından da önem
Türkler... Kürtler... Duygular...
"Ben diyorum ki “duygusal kopuş”a imkan verilmemeli. Araplarla duygusal kopuş kolay tamir edilmedi. Hala tortular vardır. Türkler – Kürtler, çok daha derin anlamda “akraba millet”tir. Ama etnik hesap yumuşak karın haline getirilmek isteniyor. "
Barzani düşmanlığı
Zannedersiniz ki düşman kıtlığından mustaribiz. Türkiye’nin en yakın dost ve müttefiklerinden Mesud Barzani’yi azılı düşman ilan etmenin mantığını arıyorum, arıyorum, bulamıyorum. Ne oluyoruz yahu?
Türkiye'yi nasıl soydular?
"Adam hem gözlerimizin içine bakarak tarihî bir eseri soymuş, hem de bunun için para almış. Pes doğrusu!"
Bağımsızlık sonrası Rojava
Bağımsız devlet olgusunu gündeme getiren Barzani çizgisinin, eğer çok ciddi bir ekonomik refah üretemezse, Öcalan çizgisini esas alan KCK çizgisi karşısında güç ve nüfuz kaybedeceği, buna karşılık Rojava çizgisinin bağımsız devlette de güçleneceği kanısın
Kabuğun kırılması Kürde biçilen kılıfa bağlı
"Diyarbakırlının ayrılacağını düşünmek, ancak haklarının verilmemesini istemekle mümkündür. Yoksa bir Vanlının Duhok’la kurduğu duygusal bağ, İstanbul ile kurduğu bağdan çok daha zayıftır. Bu sarih gerçeği ancak Vanlı ile herhangi bir bağ kuramayanlar g
Barzani’nin planı ne? İşte Erbil’de konuşulanlar...
"Planlanan, referandumdan sonra maksimum 1 yıl içinde bağımsızlığın ilan edilmesi. Yeni devletin isminin de Kürdistan Federal Cumhuriyeti olmasını istedikleri bilgisini aldım."
PKK işçileri katlederken sendikalar neden sessiz?
İşçilerin alçakça katli karşısında bile bu ülkedeki bazı sözümona emek taraftarı çevre ve kuruluşların kılı kıpırdamıyor. Hak ihlâli olup olmadığı tartışmalı birçok meselede dünyayı ayağa kaldıran bu çevreler, masum işçilerin katledilmesi karşısında sessi
Kürdistan'a 'ikinci İsrail' olacak diye karşı çıkanlar buyursun 'ikinci Türkiye' yapsınlar
"Kürdistan ille de bir ülkenin “ikinci”si olacaksa niçin “İkinci Türkiye” olmak dururken “İkinci İsrail” olsun ki? IKBY ile iyi ilişkilerimizi koruyup geliştirir ve IKBY’yi Siyonistlerin yahut sair emperyalistlerin yardımlarına muhtaç etmez isek..."
AB-ABD savaşı fena tırmanıyor
"Uzmanlar Apple'ın sadece ilk cephe olduğunu; McDonald's, Amazon, Starbucks ve Fiat Chrysler'in de cezalara maruz kalabileceğini belirtmekteler."
Bir camiden daha fazlası
"Ciddi bir dahlimiz olmadan elimize gelen böyle bir imkânın en iyi şekilde değerlendirilmesi, bizim sorumluluğumuz. Bu sorumluluğu yerine getirmezsek, aynı imkân geldiği gibi gidiverir."
"Cenazedeki provokasyon, Ergenekon'un yeniden sahneye çıkışıdır"
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesinde yaşanan provokatfi saldırıya ilişkin bir çok kesimden tepki geldi. Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı ise saldırıyı Ergenekon'un tekrar sahneye çıkışı olarak değerlendirdi.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ege Denizi'nde 4 büyüklüğünde deprem PAKURD Genel Başkanı'na hapis cezası Dışişleri'nden Türkiye vatandaşlarına Maria kasırgası uyarısı Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak Adıyaman'da çapa makinesi devrildi: 14 yaralı Artık kazaya karışan otobüs şirketlerinin isimleri gizlenmeyecek Ege Denizi'nde 4,4 büyüklüğünde deprem Çanakkale ve Muğla'da orta şiddette deprem Diyarbakır'a gönderilen 5 ambulans hizmete başladı Devlet hastanelerinde SMS dönemi başladı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası