• BIST
    106.816
  • Altın
    145,637
  • Dolar
    3,5223
  • Euro
    4,1300
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
‘En az dört cep’ten müdahale...
"Hürriyet Ankara Temsilcisi, Türkiye’nin dört noktadan Suriye’nin Kürt bölgesine müdahale edeceğine dair önceden alınmış bir karar olduğunu söylüyor. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni de “en az dört noktadan tereddütsüz müdahale” diyor..."
11 Mayıs 2017 / 11:16

Alper Görmüş'ün yorumu;

‘Kürt koridoru’na ‘en az dört cep’ten müdahale..

ABD Başkanı Donald Trump’ın PYD-YPG’ye ağır silahlar verilmesi kararını onaylamasından sonra neler olacak?

 

Trump kararı 9 Mayıs’ta, Türkiye saatiyle gece yarısına doğru imzaladı, dolayısıyla konuya ilişkin ilk değerlendirmeler ancak dün sabahtan (10 Mayıs) itibaren gelmeye başladı.

 

Daha çok yorum ağırlıklı bu değerlendirmelerden biri çok önemli bir bilgi içeriyordu. Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın dün CNN Türk’teki Parametre programında verdiği ürpertici bilgiden söz ediyorum... Bu yazıda bu bilginin gerçekleşme ihtimalini ve muhtemel sonuçlarını tartışmak istiyorum.

 

Hande Fırat (ki Parametre’de kendisini hiç bu kadar endişeli görmemiştim), Trump’ın imzaladığı kararnamenin dostluğa ve müttefikliğe sığmadığını vurguladıktan sonra askeri kaynaklardan ve hükümet yetkililerinden aldığını söylediği, yukarıda sözünü ettiğim bilgiyi paylaştı izleyicilerle... Buna göre, Türkiye, kararnamenin imzalanması ve ABD ile PYD-YPG ittifakının resmiyet kazanması durumunda nasıl hareket edeceğini önceden belirlemişti: Harekât planları hazırdı, Türkiye en az dört noktadan Suriye’deki Kürt bölgesine müdahale edecek, oralarda “cep”ler oluşturacak ve böylece Türkiye-Suriye sınırını boydan boya geçecek bir “Kürt koridoru”nun oluşmasını engelleyecekti.

 

Hande Fırat’ın yüzündeki endişenin nedeni sahip olduğu bilginin kuvveden fiile geçmesi ihtimalinin iyiden iyiye artması mıydı bilmiyorum ama, kararın uygulanması durumunda endişesiz hiçbir yüzün kalmayacağı muhakkak: Çünkü sınırdaki koşulları, ABD zırhlılarının Türkiye-Suriye sınırında devriye gezdiğini düşünürsek, bu müdahalenin bir Türkiye-ABD savaşına dönüşmesi işten bile değil. Bu olmasa, çarpışmalara ABD’li askerler fiilen girmeseler bile yaşanacak şeyin ABD’nin Türkiye’ye karşı PYD-YPG üzerinden bir vekalet savaşı biçimine bürüneceği açık.

 

İbrahim Karagül de “dört cep” diyor

 

Parametre’yi izledikten sonra okuduğum ilk yorum Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün O koridor bir ‘kuşatma planı’dır ve ‘B Planı’ toptan müdahaledir! başlıklı yazısı oldu. Karagül, Trump’ın imzasından önce kaleme aldığı yazısında, “ABD, PKK/PYD konusunda ikna edilemezse” (ki yazısı yayımlandığında ikna edilemediği ortaya çıkmıştı), Türkiye’nin ne yapacağı / ne yapması gerektiğini tartışıyordu. Ona göre de Türkiye en az dört bölgeden Suriye’ye derhal müdahale etmeliydi:

 

“Bildiğim tek bir şey var: O koridor Türkiye'yi kuşatma planıdır. Başarılı olması durumunda etkisi bu yüzyıl boyu devam edecektir. Terör meselesi, PKK meselesi de değildir. Bir harita meselesi, Türkiye'yi boğma meselesidir.

 

“Hiçbir siyasi amaç, ortaklık, ilişki bu tehditten daha ciddi değildir. Hiçbir plan ya da proje, o hesabın üstünde değildir, olamaz. Hiçbir siyasi amaç da o projeyi Türkiye'ye kabul ettiremez. Bunu kabul ettirmeye, normalleştirmeye dönük her girişim bu ülkenin geleceğini tehlikeyle atar.

 

“ABD, PKK/PYD konusunda ikna edilemezse geriye tek bir plan kalır. O da Suriye sınırı boyunca en az dört bölgeden tereddütsüz müdahale etmektir.

 

Bunu çılgın bulanlara tek bir şey söyleyeyim:

 

Türkiye'nin geleceği her şeyin üstündedir. Bedeli ne olursa olsun. Bunu bugün yapmazsak gelecekte hiç yapamayacağız, zorunlu haritaya mahkum olacağız...”

 

Güvence var ama...

 

Karagül’ün yazısındaki “dört noktadan müdahale” keyfiyeti hükümet kararından çok kendi önerisini yansıtıyor gibi görünse de, müdahale edilecek bölge sayısını tutturması onun da böyle bir bilgiden haberinin olduğuna dair kuvvetli bir karine teşkil ediyor.

 

Bu aşamadaki kritik soru şöyle şekilleniyor: Trump’ın imzaladığı karardaki “Türkiye’ye güvence” bölümü, Türkiye’nin daha önce aldığı söylenen müdahale kararını durdurmaya yeter mi?

 

Bu soruya cevap vermeden önce söz konusu “güvence”nin ne olduğuna bakmamız gerekir. Metinde “güvence”den söz edilirken şöyle deniyor:

 

“Koalisyon içindeki ortağımız Türkiye’nin güvenlik kaygılarının farkındayız. Türkiye hükümetini ve halkını temin ederiz ki ABD Türkiye’ye yönelebilecek ek güvenlik risklerinin önlenmesi ve NATO müttefikimizin korunması hedefine bağlıdır.”

 

Başka bir bölümde de, Rakka’nın kurtarılmasından sonra bu bölgenin PYD-YPG’nin yönetimine geçeceği yönündeki kaygılar izale edilmeye çalışılıyor ve “Hem Rakka hem de kurtarılan tüm alanlar yerel Suriyeli Arap güçlerin yönetimine bırakılmalı” deniyor.

 

Dikkat edilirse, metinde, Türkiye yönetiminin en büyük kaygı olarak açıkladığı “Kürt koridoru” ya da Türkiye-Suriye sınırı boyunca kesintisiz uzanan bir Kürt yönetimi (belki bir Kürt devleti) konusunda somut bir güvenceden söz edilmiyor... Keza, o ağır silahların daha sonra PKK’nın eline geçeceği yönündeki kaygılarla ilgili de somut bir ifade yok... Yine, Rakka’nın ve mücavir alanının PYD-YPG yönetimine bırakılmaması meselesi de kesin bir söz verme tonu taşımıyor.

 

Bütün bunlara eşlik eden soruyu da unutmamak gerekir: Madem Kürtler Rakka’yı kurtardıktan sonra geri çekilecekler, çekildikten sonra da Türkiye’yi rahatsız edecek herhangi bir yeni oluşum içine girmeyecekler, IŞİD’e karşı ağır kayıplara mal olacak bu büyük savaşı neden göze alıyorlar?

 

ABD, bunu nasıl ve neden göze alıyor?

 

PYD-YPG’nin Amerika’dan Türkiye sınırı boyunca uzanacak bir Kürt koridoru hususunda söz almış olabileceğini çok kuvvetli bir ihtimal olarak düşünmeksizin bu soruya makul, inandırıcı bir cevap vermek pek mümkün görünmüyor.

 

Bir “göze alma” sorusu da öznesi ABD olmak üzere sorulmalı, o da şu: Şayet ABD Kürtlere böyle bir söz verdiyse ve bu da defalarca belirtildiği gibi Türkiye’nin Suriye’nin Kürt bölgelerine müdahalesi sonucunu doğuracaksa, ABD, bölgede kıyamet anlamına gelecek bu sonucu nasıl göze alıyor?

 

Görebildiğim kadarıyla burada da iki ihtimal var:

 

Birinci ihtimal: ABD, bazı yorumlarda dile getirildiği gibi Türkiye’yi, “YPG’ye verilen desteğin geçici ve taktik” olduğu argümanıyla aşmayı düşünüyor olabilir. Bu ihtimalin ima ettiği şey açık: ABD, şimdi Kürtlere böyle diyor ama zamanı gelince ipe un serecek ve Türkiye’yi rahatlatacak.

 

İkinci ihtimal: ABD, Kürtlere verdiği sözün sonuna kadar arkasında duracak. Çünkü orada kurulacak bir Kürt oluşumu (devleti?), ABD için Türkiye’nin müttefikliği dahil her şeyden daha önemlidir.

 

İkinci ihtimal geçerliyse, sadece Kuzey Suriye değil bölgenin tamamı büyük alt üst oluşlara gebe demektir.

SERBESTİYET

Bu haber 867 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Suriyeliler konusu ciddiye alınmalı
"Ama hepsinden önce Mülteci Bakanlığı kurulması gerekiyor. Ve acele edilmesi gerekiyor. "
Afette nerede toplanacak şehir halkı
"Antik çağda ölülerin gömüldüğü geniş alanlardan oluşan Nekropolis’e dönüşmesin İstanbul. Toplanma alanlarının evimize yakın olması gerekirken hangimiz kolayca ulaşabileceğimiz, yapıların yüksekliğinin en az iki katı uzaklıkta bir boşluğun varlığından"
Atama bekle(me)yen öğretmenler
"Öğretmenlik mesleği, bir drama dönüşmeden çözüm üretmeliyiz. Atanamayan öğretmenler meselesi bir drama dönüşmek üzere. Ayrıca bu sorun, hepimizin sorunudur."
Tehdit Afrin’den, Öyleyse Müdahale Neden İdlib’e?
Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen ABD uçaklarla, tırlarla PYD/YPG’ye silah yağdırmayı sürdürürken, Türkiye medyasında ‘İdlib’e operasyon’ saçmalığı tam gaz sürüyor!
Uğur Dursun Dosyası
Karar Gazetesi yazarı Hakan Albayrak, FETÖ operasyonları kapsamında yapılan operasyonlarda teknik hatalar nedeniyle hukuksuzca tutuklu bulunan Uğur Dursun hakkında İslami STKların yaptığı basın açıklamasını köşesine taşıdı.
Kayıp kaçak prensler
"Avrupa’da yaşayan bu prenslerden üçü, aniden ortadan yok oldular. Adını vermek istemeyen ve halen hayatta olduğu ileri sürülen muhalif prenslerden dördüncüsü ise, bu ortadan kaybolmaları teyit eden kişi durumunda."
Çalıştırılan mahkum 'modern köle' olmasın
"Sistem sağlam temeller üzerinden işletilmezse modern bir köleliğe dönmesi de kaçınılmaz hale gelecektir. Türkiye’de 50 binin üzerinde mahkumun çalıştığı sisteme geçmeden önce sistemin kopya edildiği ABD’yi incelemek gerekiyor."
İran ve Türkiye, bölgede ortak bir siyaset oluşturabilirler mi?
"İran Genelkurmay Başkanı Gen. Bagherî’nin 15 Ağustos günü Ankara’ya yaptığı proğramdışı ziyaretin tahminlerin ötesinde uzadığı anlaşılıyor. Bu da, görüşülecek çok önemli konular olduğundan.."
Irkçılığın ABD’deki yüzü
"Söz konusu cesaret ortamı, Virginia’da patladı ve burası Kuzey-Güney ayırımın yaşandığı yıllar açısından bir tür sınır bölgesi olarak düşünülebilir.Başkent’in çok yakınındaki bu bölge iç savaştaki büyük kayıpların da yaşandığı yer.Dolayısıyla tarihi ve
Teknoloji bağımlılığı alarm veriyor ama bu kimin umurunda!
Bugüne kadar uyuşturucu ve alkollü içeceklerle mücadele eden Yeşilay’ın da teknoloji bağımlılığını ilk sıraya alması durumun vahametini gösteriyor.
Bölgesel Kürtlerle İran ilişkilerinde yeni dönem...
"İran'la bölgesel Kürtler arasındaki ilişkilerin daha gerilimli olacağı bir döneme giriyoruz. İran'ın Irak Kürdistanı'ndaki bağımsızlık referandumuna bu şekilde katı bir muhalefette bulunması da bu yeni durumun ve dönemin dışa vurumlarından birini olu
ABD’yi darbeye İngiltere kışkırtmış
"CIA-MI6 kurgulu 1953 İran darbesine ilişkin yeni belgeler açıklandı. Darbe sorumluluğu ABD’de kalmıştı. ABD’yi meğerse İngiltere kışkırtmış. İran darbe belgesi 64 yıl sonra açıklanıyor ise 15 Temmuz gizli belgeleri için kaç zaman lazım?"
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Iğdır'da Kurban Bayramı yoğunluğu Balonlara dikkat! Patlayan balon Mira'nın ellerini yaktı İşitme engelliler, "umre" için yarıştı TEOG birinci nakil sonuçları açıklandı PTT'den Kurban Bayramı'na özel ücretsiz tebrik kartı Zerzevan Kalesi'nde yeni keşif MEB Teşkilat Yönetmeliğinde değişiklik Meslek öğrenmek isteyenler için yaş ve takvim şartı kaldırıldı İki üniversite 23 öğretim üyesi alacak Kahramanmaraş'ta 4.3 büyüklüğünde deprem
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası