• BIST
    109.156
  • Altın
    153,298
  • Dolar
    3,8173
  • Euro
    4,5053
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
‘En az dört cep’ten müdahale...
"Hürriyet Ankara Temsilcisi, Türkiye’nin dört noktadan Suriye’nin Kürt bölgesine müdahale edeceğine dair önceden alınmış bir karar olduğunu söylüyor. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni de “en az dört noktadan tereddütsüz müdahale” diyor..."
11 Mayıs 2017 / 11:16

Alper Görmüş'ün yorumu;

‘Kürt koridoru’na ‘en az dört cep’ten müdahale..

ABD Başkanı Donald Trump’ın PYD-YPG’ye ağır silahlar verilmesi kararını onaylamasından sonra neler olacak?

 

Trump kararı 9 Mayıs’ta, Türkiye saatiyle gece yarısına doğru imzaladı, dolayısıyla konuya ilişkin ilk değerlendirmeler ancak dün sabahtan (10 Mayıs) itibaren gelmeye başladı.

 

Daha çok yorum ağırlıklı bu değerlendirmelerden biri çok önemli bir bilgi içeriyordu. Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın dün CNN Türk’teki Parametre programında verdiği ürpertici bilgiden söz ediyorum... Bu yazıda bu bilginin gerçekleşme ihtimalini ve muhtemel sonuçlarını tartışmak istiyorum.

 

Hande Fırat (ki Parametre’de kendisini hiç bu kadar endişeli görmemiştim), Trump’ın imzaladığı kararnamenin dostluğa ve müttefikliğe sığmadığını vurguladıktan sonra askeri kaynaklardan ve hükümet yetkililerinden aldığını söylediği, yukarıda sözünü ettiğim bilgiyi paylaştı izleyicilerle... Buna göre, Türkiye, kararnamenin imzalanması ve ABD ile PYD-YPG ittifakının resmiyet kazanması durumunda nasıl hareket edeceğini önceden belirlemişti: Harekât planları hazırdı, Türkiye en az dört noktadan Suriye’deki Kürt bölgesine müdahale edecek, oralarda “cep”ler oluşturacak ve böylece Türkiye-Suriye sınırını boydan boya geçecek bir “Kürt koridoru”nun oluşmasını engelleyecekti.

 

Hande Fırat’ın yüzündeki endişenin nedeni sahip olduğu bilginin kuvveden fiile geçmesi ihtimalinin iyiden iyiye artması mıydı bilmiyorum ama, kararın uygulanması durumunda endişesiz hiçbir yüzün kalmayacağı muhakkak: Çünkü sınırdaki koşulları, ABD zırhlılarının Türkiye-Suriye sınırında devriye gezdiğini düşünürsek, bu müdahalenin bir Türkiye-ABD savaşına dönüşmesi işten bile değil. Bu olmasa, çarpışmalara ABD’li askerler fiilen girmeseler bile yaşanacak şeyin ABD’nin Türkiye’ye karşı PYD-YPG üzerinden bir vekalet savaşı biçimine bürüneceği açık.

 

İbrahim Karagül de “dört cep” diyor

 

Parametre’yi izledikten sonra okuduğum ilk yorum Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün O koridor bir ‘kuşatma planı’dır ve ‘B Planı’ toptan müdahaledir! başlıklı yazısı oldu. Karagül, Trump’ın imzasından önce kaleme aldığı yazısında, “ABD, PKK/PYD konusunda ikna edilemezse” (ki yazısı yayımlandığında ikna edilemediği ortaya çıkmıştı), Türkiye’nin ne yapacağı / ne yapması gerektiğini tartışıyordu. Ona göre de Türkiye en az dört bölgeden Suriye’ye derhal müdahale etmeliydi:

 

“Bildiğim tek bir şey var: O koridor Türkiye'yi kuşatma planıdır. Başarılı olması durumunda etkisi bu yüzyıl boyu devam edecektir. Terör meselesi, PKK meselesi de değildir. Bir harita meselesi, Türkiye'yi boğma meselesidir.

 

“Hiçbir siyasi amaç, ortaklık, ilişki bu tehditten daha ciddi değildir. Hiçbir plan ya da proje, o hesabın üstünde değildir, olamaz. Hiçbir siyasi amaç da o projeyi Türkiye'ye kabul ettiremez. Bunu kabul ettirmeye, normalleştirmeye dönük her girişim bu ülkenin geleceğini tehlikeyle atar.

 

“ABD, PKK/PYD konusunda ikna edilemezse geriye tek bir plan kalır. O da Suriye sınırı boyunca en az dört bölgeden tereddütsüz müdahale etmektir.

 

Bunu çılgın bulanlara tek bir şey söyleyeyim:

 

Türkiye'nin geleceği her şeyin üstündedir. Bedeli ne olursa olsun. Bunu bugün yapmazsak gelecekte hiç yapamayacağız, zorunlu haritaya mahkum olacağız...”

 

Güvence var ama...

 

Karagül’ün yazısındaki “dört noktadan müdahale” keyfiyeti hükümet kararından çok kendi önerisini yansıtıyor gibi görünse de, müdahale edilecek bölge sayısını tutturması onun da böyle bir bilgiden haberinin olduğuna dair kuvvetli bir karine teşkil ediyor.

 

Bu aşamadaki kritik soru şöyle şekilleniyor: Trump’ın imzaladığı karardaki “Türkiye’ye güvence” bölümü, Türkiye’nin daha önce aldığı söylenen müdahale kararını durdurmaya yeter mi?

 

Bu soruya cevap vermeden önce söz konusu “güvence”nin ne olduğuna bakmamız gerekir. Metinde “güvence”den söz edilirken şöyle deniyor:

 

“Koalisyon içindeki ortağımız Türkiye’nin güvenlik kaygılarının farkındayız. Türkiye hükümetini ve halkını temin ederiz ki ABD Türkiye’ye yönelebilecek ek güvenlik risklerinin önlenmesi ve NATO müttefikimizin korunması hedefine bağlıdır.”

 

Başka bir bölümde de, Rakka’nın kurtarılmasından sonra bu bölgenin PYD-YPG’nin yönetimine geçeceği yönündeki kaygılar izale edilmeye çalışılıyor ve “Hem Rakka hem de kurtarılan tüm alanlar yerel Suriyeli Arap güçlerin yönetimine bırakılmalı” deniyor.

 

Dikkat edilirse, metinde, Türkiye yönetiminin en büyük kaygı olarak açıkladığı “Kürt koridoru” ya da Türkiye-Suriye sınırı boyunca kesintisiz uzanan bir Kürt yönetimi (belki bir Kürt devleti) konusunda somut bir güvenceden söz edilmiyor... Keza, o ağır silahların daha sonra PKK’nın eline geçeceği yönündeki kaygılarla ilgili de somut bir ifade yok... Yine, Rakka’nın ve mücavir alanının PYD-YPG yönetimine bırakılmaması meselesi de kesin bir söz verme tonu taşımıyor.

 

Bütün bunlara eşlik eden soruyu da unutmamak gerekir: Madem Kürtler Rakka’yı kurtardıktan sonra geri çekilecekler, çekildikten sonra da Türkiye’yi rahatsız edecek herhangi bir yeni oluşum içine girmeyecekler, IŞİD’e karşı ağır kayıplara mal olacak bu büyük savaşı neden göze alıyorlar?

 

ABD, bunu nasıl ve neden göze alıyor?

 

PYD-YPG’nin Amerika’dan Türkiye sınırı boyunca uzanacak bir Kürt koridoru hususunda söz almış olabileceğini çok kuvvetli bir ihtimal olarak düşünmeksizin bu soruya makul, inandırıcı bir cevap vermek pek mümkün görünmüyor.

 

Bir “göze alma” sorusu da öznesi ABD olmak üzere sorulmalı, o da şu: Şayet ABD Kürtlere böyle bir söz verdiyse ve bu da defalarca belirtildiği gibi Türkiye’nin Suriye’nin Kürt bölgelerine müdahalesi sonucunu doğuracaksa, ABD, bölgede kıyamet anlamına gelecek bu sonucu nasıl göze alıyor?

 

Görebildiğim kadarıyla burada da iki ihtimal var:

 

Birinci ihtimal: ABD, bazı yorumlarda dile getirildiği gibi Türkiye’yi, “YPG’ye verilen desteğin geçici ve taktik” olduğu argümanıyla aşmayı düşünüyor olabilir. Bu ihtimalin ima ettiği şey açık: ABD, şimdi Kürtlere böyle diyor ama zamanı gelince ipe un serecek ve Türkiye’yi rahatlatacak.

 

İkinci ihtimal: ABD, Kürtlere verdiği sözün sonuna kadar arkasında duracak. Çünkü orada kurulacak bir Kürt oluşumu (devleti?), ABD için Türkiye’nin müttefikliği dahil her şeyden daha önemlidir.

 

İkinci ihtimal geçerliyse, sadece Kuzey Suriye değil bölgenin tamamı büyük alt üst oluşlara gebe demektir.

SERBESTİYET

Bu haber 1116 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
Ambargoyu ‘delme’nin uzun hikayesi
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, ABD'deki mahkemeye taşınan İran'a ambargoyu delme meselesini uzun bir yazı ile anlaşılır bir şekilde tüm boyutlarıyla ele almış.
Bir davada üç mesele: Bağımsızlık, rüşvet, devlet aklı
"Sarraf davasını bir de bu açılardan tartışalım dedim. Kötü mü ettim?"
15 gün süren sır sorgu
"Amerika ise Silo’ya en fazla ilgi gösteren ülke oldu. Doğrudan resmi kaynaklardan bir açıklama gelmedi. Ancak Amberin Zaman üzerinden ilginç veriler paylaşıldı."
Yunanistan'ın silahlanma hamleleri
Yunanistan'da savunma bütçesinden yapılan kesintiler yeni sistem alımını durdurmuş olsa bile, operasyonlarda, tatbikatlarda ve günlük faaliyetlerde belli bir seviyenin korunması için özen gösterildiği görülüyor.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor Uygunsuz asansörlere ceza yağdı Aktif Bank'tan Rıza Sarraf Açıklaması 80 köy yolu ulaşıma kapandı Erdoğan ile Steinmeier telefonda görüştü Suriye sınırına askeri sevkiyat
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası