• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Ekmek gramajı ve ötesi
"Neyse işte; o çocukların balık sefasını, o oteldeki basit menüyü, Dhoruba Bin Wahad’ın ikramını hatırlayınca, Addis Ababa’daki lokantada masamıza bakan garsondan ve genel olarak Afrikalılardan acayip utandım."
04 Aralık 2017 / 09:59

Hakan Albayrak'ın Karar gazetesindeki "Ekmek gramajı ve ötesi" başlıklı yazısı; 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’nde değişiklik yaparak ekmek gramajlarını yeniden belirledi. Daha önce en düşük ekmek ağırlığı 250 gram ve takip eden aralıklar 50’şer gram artırılarak uygulanıyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük ağırlık 200 grama indirilirken, artırım aralıkları 10’ar gram olarak belirlendi. (Kaynak: Dünya Gazetesi)

Çöpe giden ekmek miktarı Türkiye çapında günde 5 milyon adedi buluyormuş. Yeni düzenlemenin amacı, bu korkunç israfın önüne geçmek. Fazlalık teşkil eden gramlar düşürülürse çöp boylayan ekmek miktarı azalır diye hesap ediliyor.

Bir de, çöpe değil mideye giden fazlalıklar var…

Yıllar evvel başka bir gazetedeki köşemde anlatmıştım, orada okuyanlar için tekrar olacak, kusura bakmasınlar:

Bir grup arkadaş, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’daydık. Orada nefis bir Türk lokantası var. E bizde de nefis olunca, para da olunca, üç gün boyunca sabah-öğle-akşam o lokantada mükellef sofralar kurdurup önümüze ne geldiyse silip süpürdük. Çorbalar, ön soğuklar, arka sıcaklar, salatalar, tatlılar, gazozlar, çaylar, kahveler...

***

Yarım saat sırf siparişle uğraşıyorduk. Sonra da bir müddet siparişlerimizi tashih ediyorduk. Bir müddet diyorum ama aslında siparişler hiç bitmiyordu. “Bu tas kebabı harika olmuş, bir tabak daha alayım”, “Künefe kesmedi, dondurma da yiyeceğim” falan filan.

Bize hep aynı garson bakıyordu. İnce, zayıf bir Afrikalı. Bir keresinde adamın bize hayretle baktığını hissettim. Hatta acıyarak baktığını. Belki tiksinerek bakmıştır da itiraf edemiyorumdur.

Bir gün Nijer’de beş-altı tane çocuğun mangal partisine şahit olmuştum. Bir balık tutmuşlar, onu güle-oynaya pişirip afiyetle yediler. Sonra da tozu dumana katarak oynamaya başladılar… Yine bir gün Mali’de bir otele yerleşmiştik. Yerleşir yerleşmez ilk işimiz “Yemek var mı?” diye sormak olmuştu. “Var” dedi Afrikalı bir eleman. Pirinç pilavı mıydı neydi, yağsız-mağsız, tuzsuz-muzsuz, yanında da hiçbir şey yok, onu gösterdi. Beğenmedik tabii. Gittik bakkaldan dünya kadar nevale aldık, iki saat onları pişirmekle uğrAaştık, otel çalışanları neye uğradıklarını şaşırdılar…

***

Yine bir gün Gana’da Afrikalı devrimci ağabeyim Dhoruba Bin Wahad’ın evine misafir olmuştum. “Sana geleneksel Afrika mutfağının en güzide yemeğini ikram edeceğiz” demişti gururla. Gele gele lapa bir pirinç pilavı gelmişti, o da yağsız-mağsız, tuzsuz-muzsuz, yanında hiçbir şey olmadan…

Afrikalılar işte böyle az yiyor, öz yiyor, sade yiyor ve bununla yetiniyor. Yemeyi abartmıyor, başlı başına bir uğraş haline getirmiyor.

Neyse işte; o çocukların balık sefasını, o oteldeki basit menüyü, Dhoruba Bin Wahad’ın ikramını hatırlayınca, Addis Ababa’daki lokantada masamıza bakan garsondan ve genel olarak Afrikalılardan acayip utandım.

Şöyle dedim kendi kendime: “Afrikalılar mı aç, yoksa biz mi hayvan gibi yiyoruz?”

(Afrika’nın savaş veya tabii felaketlerden muzdarip olan bölgelerinde tabii ki açlık sorunu oluyor, o ayrı.)

KARAR

Bu haber 714 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Çok Şey Öğreten Bir Direniş: Suriye!
"Amca herkesin elinde üç tane var. Bana ise dört tane gelmiş. Bu fazlayı alır mısınız?" diyor. Ben gülümsüyorum. İçin kan ağlıyor. Kalsın diyorum. Israr ediyor. "Yanındaki arkadaşların elinde üç tane var. Haksızlık olur" diyor."
Kudüs, İslam dünyası ve İstanbul zirvesi
İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi tarihi bir öneme sahipti. Teşkilatın kurulmasına zemin hazırlayan sebepler ve kendine biçtiği misyon, zirvede açık bir şekilde ortaya çıktı.
Çoklara galebe çalan yiğitler
Zafer Burakmak'ın yorumu;
AK Parti-MHP ittifakı, baraj ve sistemde son durum ne?
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Cumhurbaşkanı’nın partisinin Meclis’te mümkün olan en yüksek vekil sayısıyla çoğunluğu kazanması elzem görülüyor. Bu nedenle, barajın düşürülmesine sıcak bakılmıyor."
Kudüs üzerine
"Çünkü liderlerin diktatörlükleri önce halklarını, bu uğurda işledikleri günahlar ise sonraki süreçte kendilerini boğuyor. Bugün işlenen her suç, yarınlarını da ipotek altına alıyor.Ve bu hal devam ettikçe İsrail gibi rejimlerin adımları hızlanıyor, poli
Kürt tedirginliği sürdükçe
Türkiye, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi.
Trump’ın Kudüs hamlesi uluslararası hukukun açık ihlalidir
ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasına ilişkin bu hamlenin “Filistin sorunu” açısından birçok anlamı ve sonucu olacaktır. İsrail-ABD penceresinden bakıldığında ise, bugün iki devletli çözüm olasılığı masadan kalkmış görünüyor.
Dünya tam olarak öyle bir yer değil
"Demek ki dünyada kimsenin elinde mutlak güç yok. Kimsenin elinde asla yanılmaz ve yenilmez planlar yok.... Bütün bunlar kıymetini bilenler için daha ümitvar bir dünya vaad ediyor."
Kudüs ve Derinleşen İşgale Karşı Safları Netleştirmek!
Eğer gerçekten de şu veya bu ülkenin, ordunun, süper devletin değil; Rabbul Alemin’in Kadir-i Mutlak olduğuna ve ondan başka da güç ve kudret sahibi bulunmadığına iman ediyorsak perspektifimiz, tutumumuz, kaygı ve özlemlerimiz bu inancımızı yansıtmalıdır.
Ali Abdullah Salih’in Öldürülmesi ve Husiler (1)
Site yazarlarımızdan Metin Aldemir, Yemen'deki gelişmeleri yazı dizisine konu aldı.
Yerlilerin Gözyaşları (Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi)
Site yazarlarımızdan Ömer Arslan, İspanya sömürge tarihindeki zulümleri konu alan "Yerlilerin Gözyaşları" kitabını değerlendirdi.
ABD budur
Bu, ABD’nin kararıdır. ABD budur. Ilımlısıyla ve ılımsızıyla…
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında yeni dönem başlıyor ÖSYM'den 2017-YDUS adaylarına sınav saati uyarısı HDP eski Sakarya il başkanına 3 yıl 9 ay hapis cezası Çavuşoğlu: Afrin'e istediğimiz zaman gireriz Türkiye'de 1,5 milyon güvenlik görevlisi var Bozkırda 'bal ormanları' kuruldu Bakanlıktan egzoz muayenesine sıkı takip Eğitime kar engeli 8 ilde naylon fatura operasyonu: 90 kişi hakkında gözaltı kararı Bolu Dağı'nda tırların geçişine izin verilmiyor
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası