• BIST
    106.926
  • Altın
    151,318
  • Dolar
    3,6718
  • Euro
    4,3287
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
M. Masum Yokuş
M. Masum YokuşTüm Yazlıları
29 Ocak 2015 Perşembe 12:57
Eğitim Meselesi - 3

Eğitim İle İlgili Taleplerimizi Somutlaştırmak Ve Sesimizi Yükseltmekle Mükellefiz…

Daha önceki iki yazımızda genel anlamda eğitim sorunu ve Türk Ulus Devleti’nin kuruluş sürecinde eğitim üzerinde oluşturulan tasallutun hangi perspektife dayandığı üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise eğitim konusunda taleplerimizin neler olması gerektiği üzerinde duracağız.

Eğitim konusuna bakışımızı; insan-Rab, İnsan-insan, insan-eşya ilişkisinin nasıl olması gerektiği hususlarını temel alarak şekillendirme çabası içinde olduğumuzdan, karşımıza çıkan epistemoloji sorununu (Burada epistemolojiyi  ‘bilginin kaynağı’ anlamında kullanıyoruz) çözmemiz gerekmektedir. Okuyucularımız hatırlayacaktır; birinci yazımızda şu belirlemeyi yapmıştık: “ Müslümanlar açısından düşündüğümüzde, vahyi ve risalet müessesini yabana atarak eğitim konusunda yol almak mümkün değildir.” Bu belirlemeden hareket ettiğimizde, eğitim konusuna Rasyonalist ya da Ampirik bir takım yaklaşımların ötesinde ‘Teolojik’ bir zeminden hareketle bakmamız kaçınılmaz olmaktadır. Burada, eğitimi dar anlamda bir meslek öğrenme ya da bazı alanlarda uzmanlaşma çabası olarak ele almadığımızı tahmin edersiniz. Eğitimi, en geniş anlamıyla ve amele/davranışa yön veren boyutuyla ele alıyoruz. Dikkat çekmek istediğimiz şey; eğitimin, insanı hakikatle buluşturan araçsal önemidir.

O halde bizim açımızdan bu meselenin omurgasını şekillendiren; insan-rab, insan-insan, insan-eşya ilişkisine dair vahyin ölçüleridir. Burada vahyin bu konulara nasıl baktığı üzerinde durmayacağız. Bu husus, başka bir çalışmayı gerektirir. Eğitim meselesine bakışımızın vahiyden bağımsız ele alınamayacağını ifade etmek için bu konuya dikkat çekmekteyiz. Kalkış noktamız bu iken, ideolojik kaygılarla sıkı sıkıya örülen eğitim zindanından çıkışın nasıl mümkün olacağı sorusu anlam kazanmaktadır. Söz konusu ideolojik eğitim örgüsü, laik-seküler temele dayanmakta ve pozitivist kalıplarla şekillenmektedir.

Kalkış noktası vahiy olan bir eğitim anlayışını, cari olan kalıplar kırılmadan inşa etmek pek mümkün görünmemektedir. Pekâlâ, aynı zorluk; siyaset, ekonomi, hukuk vb. alanların yeniden yapılandırılmasında da karşımıza çıkmaktadır. Ahiret bilincini merkeze alan bir inancın müntesipleri olarak eğitim, siyaset, ekonomi ve sosyal yaşama bakışımız elbette farklıdır. Bu farklılığın hayata yansıması için üretilecek modellere ihtiyaç vardır. Bu modellerin üretilmesi, devletin eğitim üzerindeki tasallutunu kaldırması ve ideolojik prangalarını çözmesi ile mümkün olabilir. Karşımızda bugünden yarına bu sorunu çözmeye hazır bir devlet aklının olmadığı açıktır. Taleplerimizi dillendirirken karşı karşıya olduğumuz zorlukların farkında olarak dillendirdiğimizi de ifade etmek gerekir. Takdir edilir ki, çözümü ne kadar zor olursa olsun, herhangi bir sorunun çözüm yolunun toplumsal talepler ve bu paralelde oluşturulacak baskıyla mümkün olacağıdır. Zorba devletler sahip oldukları karakter gereği herhangi bir insani hakkı kolay kolay teslim etmeye yanaşmamaktadır. Topluma düşen sorumluluk; haklarını belli bir mücadele yöntemiyle talep etmek, nihai kertede ödeyeceği bedeli ödeyerek devletten söküp almaktır.

Diğer birçok sorun gibi eğitim sorunu da, insan hakları ve özgürlükler genişlemeden çözülemez. Türkiye gibi Anayasası darbe döneminde yapılan bir ülkede insan hak ve özgürlüklerinin ne kadar kısıtlanmış olduğunu hepimiz yaşayarak görmekteyiz. Değiştirilmesi talep edilemeyen maddelerin olduğu bir Anayasa karşısında özgürlükten bahsetmek bir ironiden öteye geçmemektedir. O halde; en önemli toplumsal taleplerden biri, Anayasanın hiçbir maddesi dokunulmaz kalmamak kaydıyla değişimini talep etmektir. İnsanların iradelerini ortaya koyabilecekleri, inançlarını yaşamsallaştırabilecekleri bir özgürlük çerçevesine sahip bir Anayasanın oluşturulması gerekmektedir. Laik-Kemalist sistemin, tepeden inmeci yaklaşımlarının tüm izleri silinmelidir. Eğitim üzerindeki tekel kaldırılmalı, Tevhid-i Tedrisat dayatmasına son verilmelidir. Toplumsal kesimler inançları doğrultusunda kendi müfredatlarını ve eğitim kurumlarını oluşturabilmelidir. Dili ve kültürü farklı olan toplumsal bileşenler, kendi dillerini ve kültürlerini yaşatacak tarzda okullarını oluşturabilmeli, bundan dolayı bir hak kaybına uğramamalıdır. Devletin denetimi olacaksa, kurumların fiziki ve teknik altyapı yeterlilikleri, eğitimci ve idarecilerin yeterliliği ile sınırlandırılmalıdır.

İnsan dediğimiz maddi ve manevi ihtiyaçları son derece farklılaşabilen bir varlığın dar kalıplar içerisinde bir öğütüme tabi tutulması kadar, buna seyirci kalınması da büyük bir zulümdür. Mevcut eğitim sisteminin kalıplarıyla yetişen gençliğin durumunun son derece dramatik olduğu gerek eğitimciler ve gerekse ebeveynler tarafından kabul edilmektedir. Bu fasit daireden kurtulmanın yolu; insanın varoluş gayesine uygun bir terbiye anlayışının geliştirilmesi ve buna hizmet edecek kurumların önünün açılmasıdır. Başıboş yetişen bir nesil karşısında sızlanmak, hiçbir derde deva olmayacaktır. Bu hayırsız gidişatın vebalini hepimiz taşımaktayız. Çocuklarımızın eğitimini ilelebet devletin insafına bırakacak bir lükse sahip değiliz. Bunun için taleplerimizi somutlaştırmak ve sesimizi yükseltmekle mükellefiz…

Bu haber 12845 kez okudu
Etiketler :
EğitimMeselesi3
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
İl halk kütüphanelerinden 24'ünün çalışma süresi uzatıldı Gmail, Youtube, android market vb uygulamalar ile izleniyoruz Sürücü Kursu sınavında değişiklik Müftülüğe Nikah Yetkisi Veren Madde Kabul Edildi HDP Bursa il başkanı tutuklandı Frankfurt Başkonsolosluğundan polise "PKK" tepkisi Rektör atamaları Resmi Gazete'de Yolcu otobüsü ile pancar yüklü tır çarpıştı: 1 ölü, 20 yaralı Deniz Baykal hastaneye kaldırıldı Ardahan'da kar yağışı ve sis yol kapattı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası