• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Dünyada uluslararası öğrenci piyasası ve Türkiye’nin misyonu
"Çoğumuz dünya uluslararası öğrenci piyasasının 250 milyar dolarlık dev bir Pazar olduğunun farkında bile olmayabiliriz. Bu pazarın paylaşımı konusunda 1950’lerden itibaren büyük bir yarışın yapılageldiği, Türkiye’de ancak son 3-5 yılda farkında varılmış
09 Eylül 2017 / 18:36

Diriliş Postası yazarı Yücel Oğurlu'nun yazısı:

Çoğumuz dünya uluslararası öğrenci piyasasının 250 milyar dolarlık dev bir Pazar olduğunun farkında bile olmayabiliriz. Bu pazarın paylaşımı konusunda 1950’lerden itibaren büyük bir yarışın yapılageldiği, Türkiye’de ancak son 3-5 yılda farkında varılmış bir gerçektir.

Birçoğumuzun hayat hikâyesinin bir döneminde yurtdışı eğitim görmek veya hiç olmazsa bunun hayalini kurmak olmuştur. İnsanların alıştıkları ortamlar dışında farklı bir mekânda, farklı bir kültür ve dil atmosferinde bulunmalarının, onlara yeni bakış açıları ve hayat tecrübesi kattığında hiçbir kuşku yok. Çünkü küçük-büyük, gelişmiş az gelişmiş farkı olmaksızın diğer herhangi bir ülkede eğitim görmek, çalışmak veya sadece bulunmak bile iyi bir öğrenim varsayımı, mesleki bilgi-görgüyü artırma fırsatı olarak görülüyor. Bu geçici mekân değişiklikleri bile bazen, insanın rutinlerini değiştirmeye, ezberlerini bozmaya yetiyor. Bu sebeple, öğrenciler ve aileleri gençlerin doğdukları ülke sınırları dışında geçici bir süreyle bulunmalarına önem veriyorlar. 

Türkiye’ye yabancı uyruklu öğrencilerin gelişi 1980 yıllarda başlıyor. Aslında özellikle İran’dan Türk kökenli öğrenciler Türkiye’de yükseköğrenim görmek amacıyla Devrim sonrasında gelmeye başladılar. 1990’larda Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra ise Güney Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetlerinden kalkıp Türkiye’ye öğrenci olarak gelen çok sayıda öğrenci olmuştu. Açıkçası 1990’lı yıllarda Orta Asya ve Güney Kafkasya bölgesinden Türkiye’ye son derece yanlış usulle yapılan seçimler sonucu çoğunluğu o ülkenin bürokratları olan ve gücünü sermayeden alan kimselerin çocukları öğrenci olarak geldi. Hatta bunları bir kısmının yasa dışı gruplara yakın veya onların akrabaları olduğu anlaşıldı. Ve bu çocukların yalnızca %5’i geldikleri üniversitedeki eğitimlerini tamamlayabildiler. Bu yanlış süreçten son 4-5 yıldır vazgeçildi.

Bugün, uluslararası öğrenci hareketliliğinden ve onun oluşturduğu bu büyük pazardan Türkiye’nin payının çok küçük kaldığını ifade etmeliyim. Polonya ile birlikte Türkiye dışarıdan öğrenci alan ülkeler arasında sadece %1’lik bir paya sahip en gerideki ülkelerdendi. Geçtiğimiz yıl ise bu pazardan 2 milyar dolara yakın bir pay alan Türkiye, yabancı öğrenci temininde profesyonel çalışmalara ancak 2010 sonrasında başlamış oldu. Burada sadece, Malezya’nın bile ücretli öğrenciler ile bu pazardan aldığı payın Türkiye’den büyük olduğunu söylemekle yetinelim.

Pazardan pay almak için sadece ülkenin eğitim sisteminin akademik başarısı değil, bir ülkenin yabancı ülke vatandaşları için rahatlıkla eğitim görmelerine imkân tanıyan yasal ve idari düzenlemelerinin olması da önem taşıyor. Yani bu pazara giren bir ülkenin, gelen öğrencinin geldiği günden mezun olup diplomasını alana ve gerekiyorsa denkliğinin tanınmasına kadar uzayan süreçte bürokrasisini azaltan ve kolaylıklar sağlayan ülkeler arasında adının geçmesi gerekiyor.

Bu sebeple pazarda en büyük paya sahip ABD, İngiltere ve Avustralya yabancı uyruklu öğrenci için barınmadan, ikametgâh izin kolaylıklarına ve oryantasyona kadar, öğrenci kabul ve eğitim verme usulleri kendi ülke vatandaşlarına göre daha basitleştirme ve kolaylaştırma gibi yöntemlerle öğrencileri kendi ülkelerine çekiyorlar.

Tabii ki, bu yolu izleyen ülkeler, yabancı öğrenciler için cazip hale geliyor ve o ülkeyi tercih eden öğrenci kitlesi başkaca tanıtıma gerek kalmadan gün geçtikçe büyüyor. Bu anlamda birçok ülke Türkiye’den daha önce bu sahaya el atmış ve gereğini yapmış durumda. Tabii bugün de semeresini almakla meşgul.

Fakat bu noktada bir hususa dikkat çekmek istiyorum: Türkiye’nin adının yükseköğrenim platformları olan ve yabancı öğrencilerin işlerini kolaylaştıran ülkelerin arasında adının geçmesi önemliydi.

Bugün için artık YÖK’ün uluslararasılaşma çalışmaları ve başta vakıf üniversiteleri olmak üzere yabancı uyruklu öğrencilere başlangıçta burslarla başlayan şimdilerde ise ücretli öğrencilerin de akın akın gelmeye başladığı bir tablo ortaya çıktı. Türkiye’de ücretli veya ücretsiz olarak yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı kritik eşik olan 100 bine yaklaştı. Üniversitelerin zorlama ve teşvikiyle yabancı öğrenci kabulünü engelleyen YÖS’ün kaldırılması ALES’in sınavının aranmaması ve Türkçe veya İngilizce hazırlık okumalarına fırsat verilmemesi gibi gecikmiş olsa da atılan doğru adımlar bu pazarda Türkiye’nin adını yükseltecektir.

İngiltere ekonomisinde yabancı uyruklu öğrenci büyük bir sektör olarak ciddiye alınır. İngilizler bu sahada bizden yaklaşık 50 yıl önce yerlerini almışlardır.

İngiliz ekonomisinde önemli bir yeri olan yabancı uyruklu öğrencilere uygulanan kolaylaştırıcı prosedür ve usullerin bizde de dikkate alınması gereken bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.

Gelecek yazımızda, Türkiye’nin yabancı uyruklu öğrenci temininde misyon ve vizyonunun nasıl yenilenmesi gerektiği hususuna gireceğiz.  Tabii ki, YTB’den de bahsederek…

DİRİLİŞ POSTASI

Bu haber 874 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası