• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Diyarbakır Özgür-Der: OHAL yasalarıyla siyaset yapmak yanlıştır
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, OHAL kapsamında hukuksuzluklar yaşandığını belirterek son KHK'lar ve yapılan eleştirilere verilen tepkiye değindi. "OHAL’in sağladığı dokunulmazlık zırhı kaldırılmalı, hak ihlaline yol açan sorumlular yargılanmalıdır." dend
29 Aralık 2017 / 14:47

Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Süleyman Nazlıcan imzalı açıklamada, tutuklulara tektip kıyafetten, KHK ihraçlarına, savcılıkça da kabul edilen Bylock mağdurlarından, cezaevlerindeki hak ihlallerine kadar birçok konuya değinildi. Hükümet ve AK Parti tarafından kamuoyunda dillendirilen şikayetlere buyurgan ve sesleri bastırmaya matuf yaklaşımlar sergilendiğinin savunulduğu açıklamada "Yapılan yanlışları düzeltmek yerine yanlışları savunan bir anlayışla yapıcı eleştirilere dahi tahammül edilmemektedir. Neredeyse bütün kesimleri topyekûn FETÖ’cü ilan eden ucuz bir siyaset dili kullanılarak algı yönetimi yapılmaktadır. Bu durum ülke siyaseti açısından çok üzücü ve kaygı vericidir. Oysaki ülkenin birikmiş sorunlarını çözmenin yolu hamaset değil çözüm üretmektir." dendi.

Açıklama şöyle;

OHAL YASALARIYLA SİYASET YAPMAK DOĞRU DEĞİLDİR!

Türkiye bir yılı aşkın süredir FETÖ darbe girişiminin ortaya çıkardığı sıkıntılarla boğuşmaktadır. Kuşkusuz geçtiğimiz sürecin sancılı olduğunun farkındayız. Ancak bu süreçte tedbir adına ortaya konulan uygulamalar hukuk ve adalet zeminini tahrip edecek bir noktaya gelmişse ve kamuoyu vicdanında mahkûm olmaya doğru gidiyorsa, bu demektir ki yanlış yoldayız.

Türkiye siyasetinde önemli bir yere sahip olan Ak Parti’nin 15 Temmuz sonrasında göstermiş olduğu refleksler, siyaseten ciddi kırılmalara sebebiyet verecek durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle kullanılan buyurgan dil ve diğer toplumsal kesimlerin sesinin bastırılmasına yönelik ortaya konulan çabalar siyasi bir bunalım havası yaratmaktadır. Yapılan yanlışları düzeltmek yerine yanlışları savunan bir anlayışla yapıcı eleştirilere dahi tahammül edilmemektedir. Neredeyse bütün kesimleri topyekûn FETÖ’cü ilan eden ucuz bir siyaset dili kullanılarak algı yönetimi yapılmaktadır. Bu durum ülke siyaseti açısından çok üzücü ve kaygı vericidir. Oysaki ülkenin birikmiş sorunlarını çözmenin yolu hamaset değil çözüm üretmektir.

Türkiye siyaseti bugüne kadar kendi bünyesinde çok ciddi tecrübeler biriktirmiştir. Bu tecrübeler bize göstermiştir ki, Türkiye’de uzun soluklu siyaset yapmanın yolu sistemin çarpıklıklarını ortadan kaldırmaktır. Özellikle sistemin tekçi yapısının ortaya çıkardığı sosyal ve siyasal krizler hala ortadan kalkmış değildir. Bilinmelidir ki böyle bir vasatta sadece güvenlik politikalarıyla siyaset yapmak var olan krizi daha da derinleştirecek ve toplumsal beklentiler heba edilecektir.

Öte taraftan bilindiği gibi darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL ve çıkarılan KHK’lar her seferinde kamuoyu tarafından eleştirilmiş ve sonuçları çokça tartışılmıştır. Bugünlerde ilan edilen iki KHK ve bazı maddeleri hakkında da çok yoğun eleştirilerin yapıldığını gözlemlemekteyiz. Elbette bu eleştiriler yersiz değildir ve gereklidir. Çünkü eleştiri ve muhakemenin olmadığı yerde keyfiliğin ve otoriterliğin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Ve maalesef geldiğimiz nokta bu korkuyu besleyecek riskler taşımaktadır.

FETÖ ile ilgili sürdürülen mücadelenin yöntemleri hakkında yapılan onca eleştiriye rağmen, hâlâ ciddi hatalar ve hukuksuzluklar yapılmaktadır. Soruşturmaların ve görevden almaların dayanağı olarak gösterilen; yapılan şikâyetler, kurum amirlerinin kanaatleri, çeşitli istihbarat raporları, kişilerin sosyal medya hesapları, kişilerin çeşitli sosyal ilişkileri, kişilerin yaşam biçimlerine dayalı olarak kullanılan kanaatler, üye olunan sendikanın toplumsal muhalefet içerisinde yer alıp almadığı ve Bylock hesapları… gibi gerekçelerin hukuksal boyutları bizce tartışmalıdır ve adaletli bir yargılamayı mümkün kılmamaktadır. Fakat maalesef ceza mahkemesi kararı ile tespiti yapılmayan ve adli süreçten geçirilmeyen kesin ihraç gibi ağır yaptırım türlerine bu süreçte çokça şahit olduk. Suça karışmış kişiler kadar suç ile hiç ilgisi olmayan kişilerin kesin ihraç edilmelerinin masumiyet karinesi ilkesiyle bağdaşmadığı ortadayken yüzlerce insanın bu şekilde mağdur edildiğini de biliyoruz.

Son çıkan KHK’da ise terör suçlarından yargılanan kişilere giydirilecek tek tip elbise konusu ülke gündemine oturmuş bulunmaktadır. Öncelikle bu düzenlemenin doğru bir düzenleme olmadığını vurgulamak isteriz. İnsanlık adına utanılacak olan Guantanamo kampındaki uygulamalar örnek gösterilerek suçu tamamen sabit olmamış kişilere yönelik bu uygulama, masumiyet karinesi ilkesine uygun değildir ve kabul edilemez. 

Keza  aylardır tartıştığımız Bylock garabeti nihayet fark edilmiş ve 11480 kişinin haksız yere bu suçtan soruşturmaya tabi tutulduğu ortaya çıkmıştır. Şayet bu gerçek ortaya çıkmamış olsaydı bu kişilere de tek tip elbise giydirilecekti. Dolayısıyla sürecin nasıl bir keyfilikle işletildiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Gelinen noktada sürecin bütün boyutlarını değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacının olduğunu bir kez daha müşahede etmekteyiz. Bizce olağanüstü halin gerektirdiği sınırlı tedbirler bir politikaya dönüşmemeli ve kalıcı hale getirilmemelidir. OHAL’in sağladığı dokunulmazlık zırhı kaldırılmalı, hak ihlaline yol açan sorumlular yargılanmalıdır. Tutuklama kararlarının geçerli hukuki dayanaklarıyla bir zorunluluktan kaynaklandığı hukuksal olarak kanıtlanmalıdır. Delilden yoksun, sadece spekülasyona veya kurum içi kanaat diye nitelendirilen görüşler ile verilen tutuklama kararları tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmalıdır.

Hukuki ve idari başvuru süreçleri, şeffaf bir biçimde sürdürülmeli, tüm belge ve bilgilerin taraflara açık olması sağlanmalıdır. Ceza infaz kurumlarında hak ihlallerinin yaşanmasına müsaade edilmemeli ve ceza infaz kurumlarındaki kapasite aşımının da bir hak ihlali olduğu unutulmamalıdır.

Sonuç olarak bu OHAL sürecinin uzamasının beraberinde getireceği riskler hesaplanarak siyasal ve sosyal sorunlara kalıcı çözümler üretmenin yolları aranmalıdır. Türkiye’nin olağanüstü hal yasalarıyla yönetilmesinin sürdürülebilir olmadığı bilinmelidir. Aksi takdirde siyasal olarak gittikçe otoriterleşen bir yapıya doğru gidileceğini, aşırıya kaçan güvenlikçi politikalarla sosyal zeminimizin tahrip edileceğini ve bunun sonucunda da ciddi bir güven bunalımı yaşanacağı bilinmelidir.

Süleyman Nazlıcan

ÖZGÜRDER DİYARBAKIR ŞUBE BAŞKANI

Bu haber 885 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Basın Açıklamaları Kategorideki Diğer Haberler
Açıklanan Asgari Ücret Adalete, Ahlaka ve Vicdana Aykırıdır!
"Türk-İş'in periyodik bir şekilde yaptığı ve kamuoyunca güvenirliliği sağlanmış olan araştırmanın da gösterdiği gibi yapılan asgari ücret zammı maalesef açlık sınırını dahi yakalayamamıştır."
“Müslümanlara yönelik yargısız infazlar devam ediyor”
İslami davadan yargılanan Müslümanlara yönelik uygulanan hukuk dışı uygulamalar yayımlanan yazılı bir açıklama ile kınandı.
14 Barodan ortak açıklama: Etkin bir soruşturma talep ediyoruz
Bölge illerinden 14 barodan gözaltında intihar ettiği iddia edilen Murat Araç’ın ölümüne ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Darbe girişimi öncesindeki bütün siyasi davalar şaibe altındadır
HAK İNİSİYATİFİ, FETÖ yapılanmasına yakın emniyet ve yargı mensuplarının gördüğü soruşturma ve davalarda hukuksuzluklar yaşandığını belirterek davaların yeniden görülmesi çağrısını yaptı.
Mustafa Sabri’den, Atıf Hoca’ya Değerlerimize Sahip Çıkılmalı!
Çorum Özgür-Der, yazılı bir basın açıklaması yaparak Kemalist çevrelerin baskı ve manipülasyonu sonucunda Mustafa Sabri Efendi adını taşıyan bir okulun isminin değiştirilmesine tepki gösterdi.
"24 Kasım’ı Hiç Kutlamadık, Kutlamayacağız!"
12 Eylül cuntası tarafından 1981’de 24 Kasım’ın ‘Öğretmenler Günü’ olarak ilan edildiğini biliyoruz. Cuntacılar bu vesileyle Latin Alfabesinin kabulünü ‘Öğretmenler Günü’ adı altında tüm yurtta kutlamışlar ve kutlattırmışlardır.
Özgür-Der’den Mustafa Armağan Hakkında Açıklama
Özgür-Der yazılı bir basın açıklaması yaparak Derin Tarih dergisinde Mustafa Kemal ile ilgili yer verdiği belgelerden ötürü Mustafa Armağan’ın cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bozkurt İşareti Yapan Ücretli Öğretmen Hakkında Cevap Bekleyen Sorular!
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Yunus Memiş'ten bozkurt işareti yapan ücretli öğretmen hakkında kimi sorular sordu ve kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Çatışmasızlık Yalanı İle İdlib’te Siviller Katlediliyor!
"Düne kadar dünya mazlumlarının sesi olduğunu ve politikalarında insani diplomasiyi öne çıkaracağını söyleyen ve bu doğrultuda yürüyen Türkiye’ye ne oldu da yanı başında yaşanan bu katliamlara artık ses çıkarmıyor!"
Mağduriyet Oluşturan Uygulamalardan Vazgeçilmelidir!
Özgür Eğitim-Sen, yaptığı yazılı açıklama ile bölgeden yaklaşık bin öğretmenin sürgün edilme kararına tepki gösterdi. Eşlerin farklı şehirlere sürgün edilmesinin aile yapısını dağıttığına dikkat çekilen açıklamada mağduriyetlere yol açılmaması çağrısında
STK'lardan öğretmen sürgünlerine tepki
Bölge illerinden yaklaşık 1000 öğretmenin sürgün edilme kararına ilişkin Diyarbakır Barosu, Hak İnsiyatifi, TİHV, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Mali Müşavirler Odası ve İHD ortak bir basın açıklaması yaparak sürgün kararının durdurulmasını talep etti
Özgür-Der: Sürgün cezası hak ihlali değil midir?
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, başta Diyarbakır olmak üzere bölge illerindeki öğretmen sürgünlerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada sürgün cezasının aileleri de mağdur ettiği belirtilirken, soruşturmaların bile tamamlanmadığına dikkat çekildi.
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası