• BIST
    116.531
  • Altın
    158,593
  • Dolar
    3,7404
  • Euro
    4,4932
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Diyanetin Fetvası! Üzerine
"Tüm bunların memnun etmediği bir kesim var ki, onları tanıdığınızda asıl dertlerinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz."
06 Ocak 2018 / 09:49

Ömer Arslan'ın yazısı;

Başlı başlına büyük bir sorun olan yalan, onu söyleyenin inanması durumunda daha büyük bir probleme dönüşür. Yalanla muhatap olanların ise, yalanı dinlemesi yalan söylemesinden daha zor olur. Ancak yalana karşı herhangi bir duyarlılığı olmayan veya bunu dert etmeyenlerin elbette bundan alabilecekleri bir ders yoktur. Böyle insanların, hayatlarının diğer kısmında da içinde doğrular bulunmakla beraber, genel anlamda yalan üzerine kurulu bir yaşamlarının bulunduğunu söylemek çok ta yanlış olmasa gerektir.

Hafta içinde Türkiye gündemine yerleşen Diyanet’in açıklamaları, tartışmaları beraberinde getirdi ki hala tartışılmaya ve medyada tutulmaya devam ediliyor. Diyanet’in sitesinde yer alan Dini Kavramlar Sözlüğünde yer alan “Buluğ” kavramını açıklarken “Sözlükte ‘ulaşmak, yetişmek, iş gayesine varmak gibi' anlamlara gelen bulûğ, fıkıh terimi olarak, bir kimsenin çocukluk dönemini bitirip, ergenlik çağına ulaşması demektir. Bulûğ çağına ulaşan kimseye baliğ denir. Ergenlik yaşı çocuğun vücut yapısına ve iklim şartlarına göre değişebilir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir. Bu yaşa ulaştıktan sonra erkeğin ihtilam olması, baba olabilme devresine girmesi; kızın da adet görmesi, gebe kalabilme çağına ulaşması fiilî olarak baliğ olmalarıdır. Ancak erkek ve kızlar 15 yaşlarına ulaştıklarında, kendilerinde bu erginlik alametleri görülmese de baliğ olduklarına hükmedilir. Buluğ, kişinin dinen mükellef sayılıp, yetişkin insan statüsünü kazandığı dönemdir. Bu çağa ulaşan ve akıllı olan kimse artık tam eda ehliyeti kazanır. Böylece, ibadet, helal ve haram gibi dinî hükümlere muhatap; cezai, malî ve hukukî yükümlülüklere ehil olur.”  tanımını yaptı. Türkiye’nin gündemine ise Diyanet’in 9 yaşında kız çocukları evlendirilebilir fetvası şeklinde lanse edildi.

Öncelikle elbette devletin resmi kişi ve kurumlarının muğlak cümleler kurarak açıklama yapmasının yansıması olarak görülebilir bir durum. Açıklamadan direk olarak böyle bir şey çıkmasa dahi, bu tarafa da çekilebilecek bir açıklama olduğu da görülmüş olacak ki, Diyanet İşleri Başkanlığı resmi sitesinden bir açıklama yaparak, “Kız çocuklarını anne olma ve aile kurma sorumluluğuna sahip olmadan, psikolojik ve biyolojik olgunluğa erişmeden evlendirmek, nikâhta rıza ve irade hürriyetini şart koşan İslam dini ile bağdaşmaz. Nitekim Başkanlığımız, tarihi boyunca erken yaşta evliliklere asla onay vermemiştir, vermeyecektir.” ifadelerine yer verdi. Hatta yetmedi bu hafta camilerde “Dünyadaki cennetim: Aile” hutbesi verildi.

Tüm bunların memnun etmediği bir kesim var ki, onları tanıdığınızda asıl dertlerinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Diyanet veya paralelindeki kişi ve kurumlar üzerinden İslam’a olan kinlerini kusmaktan bir an bile geri durmuyorlar. Sürekli pusuda kalarak böyle açık bulma peşindeler. Bu açığı yakaladılar mı, üzerine gitmekten, pişirip pişirip tekrar sunmaktan asla vazgeçmiyorlar.  Ki mesela bu cenahın sesi olan gazetelerden Cumhuriyet gazetesi bir saat içinde sosyal medya hesabından 21 defa haberi geçmişti. Yine aynı çizgideki gazete ve hesaplar da birden fazla kez haberi geçiyorlardı.

Elbette bu ülkede insanların İslami olsun olmasın eleştiri ve protesto hakları vardır. Şiddete, aşağılamaya varmadığı müddetçe bütün eleştiri ve protestolarda temel hak ve özgürlükler kapsamına alınmıştır. Protestodaki amaç ise yanlışı düzeltmek, yanlışı yapanı düzeltmektir. Bunlar anlaşılabilir ve desteklenebilir durumlar.

Fakat bu adı geçen cenahın böyle bir derdi yok. Geçen seneler de Ensar Vakfı’nda yaşanan bir cinsel taciz olayında vakfın tamamen kapanmasını istedikleri gibi bu sefer de Diyanetin kapatılmasını istediler. Hal böyle olunca, meselenin duruma itirazın ötesinde olduğunu anlamak çok güç olmadı. Özellikle sosyal medyada Diyanet kapatılsın söylemi bir anda gündeme oturdu. Bazı yerlerde toplu taşıma araçlarında eylemler yapıldı, pankartlar açıldı. Özellikle sosyal medyada İstanbul’da bazı kişilerin vapurda yaptıkları eylemde bir bayanın vapurun ortasındaki yolculara propagandası büyük beğeni topladı.

Olayın üzerinden yaklaşık bir hafta geçmesine ve Diyanetin birçok açıdan açıklama yapmasına rağmen hala birçok haber sitesinde, sosyal medya da popüler olan birçok hesaptan paylaşılmaya devam ediyorlar.  Bu olaya tepki gösteren kesimleri ise linç ediyorlar. Olmadık hakaretler ve küfürler etmekten...

Yazının devamı için tıklayınız...

Bu haber 303 kez okudu
YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorum - Analiz Kategorideki Diğer Haberler
Dayatma yemin metni ile Meclis'ten kovmak
"Zana’nın tahliye ve vekilliği, hatalarından dersler çıkarmış “Yeni Türkiye” olarak ifade edilen sürecin Kürtler tarafına yansımasıydı. Şimdi tersinden bir sürecin sembolüne döndü. Hem de “Türkiye milleti” gibi meşru ve haklı bir söylem üzerinden."
Afrin soruları
"Bu şartlar altında Suriye’de üretilecek çözümden Türkiye ne kadar pay istiyor? Daha da önemlisi, askeri seçeneğe başvurarak bunu alabileceğine inanıyor mu?"
Kuraklığın lafı yetti gıda fiyatları artıyor
Hükümet, gıda fiyatlarını düşürmek için kırmızı et, hububat, bakliyat gibi birçok üründe gümrük vergilerini düşürdü. 2018'de beklenen kuraklık, ramazan ayının hasat öncesine denk gelmesi özellikle yılın ilk yarısında gıda fiyatlarının artıracak gibi.
Adı Resmi Gazete’de yayınlanmış ama kimsenin tanımadığı bir adamın hikayesi...
"Başına gelenlerle kimsenin ilgilenmediği, bu kadar kritik günlerden geçerken de mağduriyeti kimsenin umurunda olmayan bu ülkenin sıradan bir genç vatandaşı o. Adı Resmi Gazete’de çıkmış olmasına rağmen..."
ABD’nin YPG yatırımı ve Afrin denklemi
ABD’nin yeni adımı YPG’nin bir örgüt formatından çıkarılarak bir orduya dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu hamle birkaç katmanda Suriye’nin ve bölgenin geleceğini etkileyecek bir mahiyete sahip.
Mısır'daki siyasi idamları durdurmak için somut adımlar atabilmek
İhvan'ın tutuklu liderleri ve onların aileleri kendi sınavlarını başarıyla vermekteler. Ancak, hür dünyanın(!) yöneticileri, önderleri, aydınları, gazetecileri ve aktivistlerinin Mısır’daki idamlarla ilgili sınavlarını başarıyla verebildiğini söylemek mü
Ortadoğu yazarı: Biz muhalefetteyiz ama fikrimiz iktidarda
MHP'nin yayın organı Ortadoğu yazarı Yıldıray Çiçek "MHP bugün fikrinin iktidarını yaşamaktadır. Düşman cephesinin çıldırması da bu yüzdendir" dedi.
Bu hukuki ihtilafa bakacak bir merci yok
"Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne “Görev gaspı yapıyorsun” derse, bu ihtilafa bakacak daha üst bir mahkeme yok! Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin kararları “kesin ve bağlayıcı”dır. Aksi düşünülmediği için bir merci tayin edilmemiştir"
Adaletten sinyal bekleyenler...
"Eğer, bu konuda yeni bir içtihad ve kriter geliştirilmezse, müphemlik ortadan kaldırılmazsa “güçlü olanlar ya da güçlü tanıdıkları olanlar kurtuluyor” gibi şikayetler de bitmez."
Avrupa - Türkiye - Ortadoğu: Kim dönüşüyor, kim dönüştürüyor?
Mültecilerden radikalizme, başarısız devlet deneyimlerinden ekonomik darboğaza kadar Avrupa'nın komşu bölgelerinde yaşanan meseleler Avrupa'daki siyasal manzarayı dönüştürüyor, toplumsal kaygıları çok ciddi manada kaşıyor.
Bilmediğiniz şeyler var!
"Herhalde hiç kimse bize MHP ve Devlet Bahçeli’nin niyet konusunda ‘’Bilmediğiniz şeyler var’’ diyemez. Biz hem MHP’yi hem de Devlet Bahçeli’yi gayet iyi biliyoruz. Burada bilmediğimiz aslında AK Parti’nin ne istediğidir?"
Selvi: AİHM, Türkiye'yi Avrupa Konseyi'ne taşıyabilir
Selvi, AYM'nin tutuklu gazeteciler Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında verdiği 'hak ihlali' kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) de çıkabileceğini ve " AİHM’nin Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’ne taşıması tehlikesinden söz ediliyor" dedi
  • Güncel
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Eylem ve Etkinlikler
  • Dünya
Ehliyet sınavlarında 'tablet' dönemi başladı HDP'li Altan Tan hakkında 15 yıla kadar hapis istemi Hakkari'de kayak keyfi Kısmen buz tutan Gölcük Gölü havadan görüntülendi Kanal İstanbul'un güzergahı resmen belli oldu Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı kaldırıldı Bozdağ'dan 'Mor Beyin' açıklaması Van Gölü için 100 milyon liralık arıtma tesisi YÖK'ten görevlendirmelere ilişkin yönetmelik değişikliği Posof'ta eğitime kar engeli
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
YAZARLARIMIZTÜMÜ
ÇOK OKUNANLAR
    GAZETELER
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    Haksöz Haber Radyo Selam | Tevhidin Adaletin ve Özgürlüğün Sesi
    © Copyrigth 2015 yonelishaber.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası